GeriGündem "Beni yakalayıp dövüp polis çağırdılar"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Beni yakalayıp dövüp polis çağırdılar"

"Beni yakalayıp dövüp polis çağırdılar"

Cinayet şüphelisi Zafer Pehlivan’ın Güleda’yı, ikinci kaçma girişiminin ardından darp ettiği anlarda duruma bir kişinin müdahale ettiği ve şüpheliyi polisin yanına götürdüğü ortaya çıktı.

Pehlivan’ın kan donduran ifadesi şöyle:

“Apartın önüne geldiğimizde tokat attım, omuzundan tuttum, ittirdim. Yere düştü. Bağırmaya ve ağlamaya başladı. Kafasını çarptı. Bunun üzerine korkup kaçmaya başladım. Tanımadığım bir erkek şahıs bana tekme ve tokat attı. Yere düştüm, beni kaldırdı. O sırada ambulans ve polisler geldi. Güleda ambulansa bindirilirken, şikâyetçi olmadığını söyledi. Hastaneye Güleda’nın yanına gittim. Sonra bizi karakola götürdüler. Güleda burada da şikâyetçi olmadı. Onu polis aracıyla evine götürdüler. Beni de ifademin ardından bıraktılar.”

SORUN KANUNDA DEĞİL UYGULAMADA TAKIM ELBİSE GİYEN SANIĞA İNDİRİM VAR

Isparta Fatih Mahallesi’ndeki apartta 18 Kasım Pazartesi günü 11.00 sıralarında, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisi Güleda Cankel (19), ayrılmak istediği erkek arkadaşı Zafer Pehlivan (19) tarafından boğazı sıkıldıktan sonra kalbinden bıçaklanarak canice öldürülmüştü. Güleda’nın hayatta kalmak için 17 saat mücadele ettiği, bu sürede 3 kez Pehlivan’ın elinden kaçmaya çalıştığı ve karakola götürüldükten sonra Güleda’nın şikâyetçi olmaması üzerine Pehlivan’ın serbest kaldığı ortaya çıkmıştı. Pehlivan tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Güleda ise memleketi Muğla’da toprağa verilmişti. Isparta Valiliği, Güleda’nın öldürülmesinde kamu görevlilerinin ihmali olduğu iddiaları üzerine inceleme başlattı.

HUKUKÇULAR ELEŞTİRDİ

Güleda cinayeti tartışma yaratırken, gözler bir kez daha kolluk, savcılık ve mahkemelerdeki uygulamalara çevrildi. Hukukçular, Hürriyet’e şu değerlendirmeleri yaptı:

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan: Genelde sanık ‘Beni aldattı, erkekliğime laf etti vb’ şeklinde savunma yapmaktadır. Bu savunma mahkemece dikkate alınıp haksız tahrik gerekçesiyle indirim sebebi olarak karara yansımaktadır. Mahkemeler, ‘objektif bakış’ ile karar vermeli, ‘eril zihniyetten’ çıkarak ‘vicdanen’ hüküm kurmalıdır. Faile bahane arayacak bir yargılama yapılmamalıdır.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Devrim Güngör: Zamanında yapılan adli müdahalelerin bu şiddetin sonuçlarının önlenmesi bakımından büyük bir önemi bulunmaktadır. TCK’da eşe karşı işlenen kasten yaralama suçu, şikayet aranmaksızın takip edilebilmektedir. Kolluğun şüphe ettikleri birinin durumunu re’sen Cumhuriyet savcısına bildirmesi gerekir. Savcının şiddet görenin şikayetini aramadan soruşturma başlatması mümkündür.

Uzman ceza avukatı Tülay Bekar: TCK ve kanunlarda değil uygulamada sıkıntı var. Güleda olayındaki gibi ‘Zaten şikayetçi olmadı’ diyen kollukta, soruşturma dosyasında ‘Sen de gece 23.00’te mini etekle dışarı çıkmasaydın’ diyen savcıda, ‘Adam takım elbise giymiş. Çokta üzülmüş. Hayatını karartmayalım’ diyen mahkeme üyelerinde sıkıntı var. Komşusu karısını, sevgilisini bıçaklarken artık dönük bakmayan halkımızda sıkıntı var.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle