GeriGündem Baykal: Parlamentonun kişilik sergilemesi zorunlu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    7
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Baykal: Parlamentonun kişilik sergilemesi zorunlu

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in Anayasa değişikliği teklifinin 2. tur görüşmeleri öncesi katkıda bulunulması yönündeki çağrısına ilişkin, “Bir yandan oy veriyorsun bir yandan 'Bunu değiştirmeye açığız' diyorsun böyle bir şey olur mu?” dedi.

Baykal, NTV'de yayımlanan “Canlı Gaste” programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
“Anayasa değişikliği teklifinin 2. tur görüşmelerinde Meclis'in 330 oyun altına düşüp düşmeyeceği” sorusuna Baykal, “Olması gerekir” yanıtını verdi. İçinde bulunulan durumun parlamentonun “kişilik sergilemesini zorunlu kıldığını” savunan Baykal, “Parlamentomuzda böyle bir yeteneğin, potansiyelin olduğunu biliyorum. 1 Mart 2003 tezkeresinin oylanması sırasında hiçbir planlama olmadan herkes kendi kararını alarak hükümetin getirdiği tezkerenin Türkiye için çok sakıncalı olduğunu, tehlikeli ilişkilere yol açacağını, bunun tarihi sorumluluğunu üstlenemeyeceğini kararlaştırdı ve o doğrultuda davrandı. Muhteşem bir olaydı” diye konuştu.

Getirilen Anayasa düzenlemelerinin Türkiye'nin tarihi çizgisini, demokratikleşme, hukuk devletini oluşturma doğrultusunda kat ettiği mesafeyi “allak bullak edeceğini” ifade eden Deniz Baykal, “Bir kişisel, keyfi otoriter rejimin alt yapısını oluşturacaktır. Bu yanlış bir şeydir. Kişiye endeksli yapı yapılmaz. Bunu kim kullanırsa kullansın yanlıştır. Türkiye'nin buna izin vermemesi gerekir”dedi.

Baykal, “Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in TBMM Genel Kurulunda Anayasa değişikliği teklifinin 2. tur görüşmeleri öncesi yapılacak katkıdan memnuniyet duyacakları yönündeki çağrısına” ilişkin soru üzerine de şunları söyledi:
“AKP yönetimi parlamentoda yaşanan süreç içinde giderek artan tedirginliğe sürükleniyor. Sayısal oy durumu dolayısıyla bunu söylemiyorum. Elbette sayısal oy durumu da önemli. Giderek bıçak sırtı bir dengeye yer yer düştü. Önümüzdeki dönemde de düşer kaygısı paylaşılıyor. AKP'nin tek başına yapmaya çalıştığı bir Anayasa değişikliği olarak gözüktü. Anayasamızın üç önemli gücünden en özen gösterilmesi gerekli olan yargıyı alt üst edecek bir düzenleme, büyük bir düzenleme, sakıncalı, vahim bir düzenleme. Böyle bir düzenlemeyi de AKP'den başka destekleyen kimse yok. CHP yok, MHP yok. Bu bir ideolojik ayrım meselesi değil BDP yok. Türkiye demokrasisi, hukuk devleti bu noktada bir birlik dayanışma açıklıyor. Bütün yargı kurumları buna şiddetle karşı, aklı başında ne kadar üniversite öğretim görevlisi varsa buna karşı. Destek olanlar da 'Yanlış bu ama ne yapalım' diyerek destek oluyor. Dünyanın sayılı anayasa hukukçuları karşı. Yalnız kaldı AKP. Bu yalnızlık duygusunu aşmak istiyorlar. Bu yalnızlığın haklı sebepleri var. Onların da böyle ciddi bir uzlaşma beklentisi yok zaten. İyi niyet ifadesi, zamanında sergilemedikleri uzlaşmacı tavrı iş işten geçtikten sonra ve yalnız kaldıkça sergiliyormuş gibi, PR yapmaya dönük, halkla ilişkiler yapmaya dönük söylemler. Bir yandan oy veriyorsun bir yandan 'Bunu değiştirmeye açığız' diyorsun, böyle bir şey olur mu? Herkesin düşüncesi ortada itirazların nerede yoğunlaştığı ortada.”

“ASIL MESELE YARGIDIR”

Anayasa değişikliği teklifindeki yargıyı ilgilendiren üç maddenin kaldırılmasına yönelik teklifi “samimiyetle” yaptıklarını dile getiren Baykal, “Şu anda bu ayrımı yapsınlar yine destek veririz” dedi.
Teklifin Meclis'ten geçip geçmemesi konusunda AK Parti'nin bir tedirginlik içinde olduğunu iddia eden Baykal, teklifin geçmesiyle konunun Anayasa Mahkemesi'ne gideceğini ve mahkemenin çeşitli kararlar alabileceğini söyledi. “Asıl mesele yargıdır” diyen Baykal, Anayasa Mahkemesinin yapısının değiştirilmesi ile istenilenin yapılabileceğini kaydetti.

Referandumun siyasi ve hukuki sonuçlarına ilişkin soru üzerine de Deniz Baykal, şunları söyledi:
“Biz de gireriz alay ederek bu referandumda oy veririz. Oy veririz tabii ki ne yapacağız? Bunlar her zaman yapılabilir, makul düzenlemeler. Orada da yanlışlıklar yapılıyor. Bir iş birliği olsaydı arkadaşlarımız düzeltme konusunda yardımcı olabilirlerdi.
Asıl mesele yargıdır. Niye yargı? Yargı ile bitiyor mu iş? Hayır bitmiyor. Yargı başlangıç, açılış, ilk adım. Bunlar aslında tüm Anayasa'yı değiştirmek istiyorlar. Niye şimdi bu kadar kavgayı gürültüyü, göze aldılar da sadece bu üç maddeyi getiriyorlar. O üç madde bundan sonraki Anayasa değişikliklerini hatta Anayasa'nın 'Değiştirilemez' denilen temel maddelerini de yeni Anayasa Mahkemesi sayesinde açma imkanı getirecektir. İki aşamalı, Anayasa'yı allak bullak etme projesidir. Yargı denetim altına alındıktan sonra Anayasa'nın değiştirilemez maddelerini değiştirmeye kalkarsanız dahi bunun hesabını kim soracak size? Nerede bunun hesabı olacak. Bütün bunların hepsi aşılabilir hale gelecek bu Anayasa Mahkemesi artık bir engel olmaktan çıkıp hizmet veren bir kurum haline dönüştürülünce. Bir YÖK, bir RTÜK haline gelince Anayasa Mahkemesi, artık Anayasa Mahkemesi yokmuş gibi davranma, hareket etme şansına sahip olacaklar.”

Yaşanan krizlerin, sorunların mutlaka yapılacak genel seçimlere yansıyacağını vurgulayan Baykal, “Şu anda kendi kendilerine ilham vermek için yüksek sesle şarkı söylüyorlar. Yok, 'Yüzde 60 alırız, 70 alırız' diye. Çok ciddi bir sürpriz bekliyor onları” diye konuştu.
Baykal, seçimlere yönelik tahminin sorulması üzerine, seçeneklerin ne olacağının daha oturmaması nedeniyle ciddi kamuoyu araştırmalarının yapılmadığını belirtti. Baykal, “İlk sondajlar çok umut verici görünüyor. O doğrultuda vatandaşın muhtemel tavrı ile ilgili dediğim gibi, belli şartlar altında yapılmış olan araştırmalar çok ciddi bir tepki ile karşılaşabilecekleri izlenimi veriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle