Babanı da al gel

Güncelleme Tarihi:

Babanı da al gel
Oluşturulma Tarihi: Şubat 12, 2012 00:00

Paul Auster'ı artık herkes tanıyor. Hürriyet Pazar Gazetesi'ne yaptığı "Ülkenize gelmem" açıklamasıyla iki haftadır gündemde. Başbakan'dan kitap yayıncılarına kadar topa girmeyen kalmadı. Bu arada 'Kış Günlüğü' adlı kitabı bir ayda ikinci baskısını yaptı. Biz gelecek mi gelmeyecek mi diye tartışırken, dünya bir başka Auster'ı heyecanla bekliyor: Ünlü yazarın albüm çıkarma hazırlığındaki güzeller güzeli şarkıcı kızı Sophie.

Haberin Devamı

Amerikalı ünlü yazar Pual Auster, kendi gibi yazar olan Norveç asıllı Siri Hustvedt'le evli. Bu evlilikten de Sophie adında bir kızı var. Sophie, 1987'de New York'un Brooklyn mahallesinde doğdu. Hem annesinin hem de babasının yaratıcı genlerini alan Sophie, sekiz yaşında şarkıcılık dersleri almaya başladı. Dokuz yaşında babasının yazıp yönettiği, Harvey Keitel ve Mira Sorvino'nun başrolde olduğu 'Lulu on The Bridge' (Köprüdeki Lulu) filmindeki küçük bir rolle sinema dünyasına adım attı. 12 yaşında şarkıcılıkla beraber oyunculuk dersleri de aldı. Ancak aklı müzikte kaldı; 16 yaşında tüm kariyerini müzik üstüne yapmaya karar verdi. Babası da onu destekledi. Bağlantılarını kullanarak kızını müzik grubu One Ring Zero'nun kurucuları Michael Hearst ve Joshua Camp'la çalıştırdı. İki yıl sonra, 18 yaşındaki Sophie kendi adını taşıyan ilk albümünü çıkardı. Babası albüme büyük destek verdi. Albümdeki şarkı sözlerinin ikisi Sophie'nin, üçü de Paul Auster'ın imzasını taşıyordu. Diğer şarkı sözleriyse Gauillaume Apollinaire, Philippe Soupault, Tristan Tzara, Robert Desnos ve Paul Eluard gibi Fransız sürrealistlerin şiirlerinden oluşuyordu. Bu şiirlerin çoğunu, daha önceki yıllarda İngilizce'ye çeviren de yine Paul Auster'dı....

Haberin Devamı

BEYAZPERDEDE GÖRECEĞİZ

Albüm büyük ilgi topladı. Sophie Auster'ın yumuşak sesi, Fiona Apple ve Dusty Springfield'e benzetilerek çok beğenildi. Auster, New York ve Paris'teki caz barlarda sahne almaya başladı. Konserlerinde, babası Paul Auster'la beraber edebiyat dünyasının önemli isimlerine de rastlayabiliyordunuz. Sophie, Rolling Stone gibi dergilerin kapaklarını süslemeye başladı. Bu arada filmlerde rol almaya devam etti. Babasının yazıp yönettiği 'The Inner Life of Martin Frost'la yıldızı daha da parladı. Tüm bunları yaparken bir yandan da Sarah Lawrence Üniversitesi'nde eğitimini tamamladı. Küçük Auster şu anda 'Broken Down Cabaret' adlı yeni albümü üstünde çalışıyor, Mango markasına modellik yapıyor. Ayrıca onu bu yıl içinde iki filmde göreceğiz; Grand Street ve Stealing Summers.

Haberin Devamı

AİLEM TÜM GÜN DÜŞÜNÜR

Sophie Auster'ın en büyük rol modelleri yazar anne ve babası. "Sanatçı bir ailem olduğu için çok mutluyum. Sevdikleri işi yapıyor ve yaptıklarının arkasında duruyorlar. Büyüyene kadar ne kadar ünlü olduklarını tam olarak anlamadım çünkü Amerika'da yazarlar daha kenarda kıyıda tutulur. Oyuncular ve şarkıcılar kadar göz önünde değillerdir. Ancak motivasyonum hiçbir zaman şan-şöhret olmadı. Müzik ve oyunculuk hayattaki en büyük tutkum. Yapabileceğim başka hiçbir şey yok" diyor. Ailesiyle arasındaki farkıysa şöyle anlatıyor: "Onlardan çok daha dışadönüğüm. Sahnede bir sürü insanın önünde olmak, kitap yazmanın kalbinde olan şeyden çok farklı. Annem ve babam çoğunlukla yalnız başlarına odalarında oturur, düşünür. Ben de şarkı sözü yazarken yalnız olurum ama benim işimi sunuş şeklim aileminkinden çok farklı. Kitabı yazarsınız, dünyaya yayılır ama siz kendinizi gizli tutabilirsiniz. Şarkıcılar kendilerini saklayamaz."

NE OLMUŞTU

Haberin Devamı

* Her şey, 29 Ocak'ta Hürriyet Pazar Gazetesi'nde yayınlanan Paul Auster röportajıyla başladı... Buket Şahin imzalı haberde Auster, "Hapiste yatan yazar ve gazeteciler yüzünden Türkiye’ye gelmeyi reddediyorum! Demokrat yasaları olmayan ülkelere gitmiyorum davet alsam da. Aynı sebeple Çin’den gelen davetleri de geri çeviriyorum. Bu hükümetleri protesto ediyorum" dedi ve bitmek tükenmek bilmeyen bir polemiğe davetiye çıkardı...

* Büyük yankı uyandıran röportaja Başbakan Tayyip Erdoğan bile kayıtsız kalmadı. Partisinin il başkanları toplantısında, "Hapiste yatan gazeteciler yüzünden Türkiye'ye gelmiyormuş, Çin'e de gitmiyormuş. Aman! Biz sana çok muhtacız sanki. Gelsen ne olur gelmesen ne olur? Bu yazar en son 2010'da İsrail'e gitmiş. Güya İsrail demokrat, laik, insan hak ve hürriyetlerinin sınırsız olduğu bir ülke. Sen ne cahil bir adamsın. İsrail tam bir din devleti" diye Auster'a çıkıştı.

Haberin Devamı

* Bunun üstüne Auster, New York Times'daki köşesinden Başbakan Erdoğan'a cevap yazdı: "Başbakan İsrail devleti ile ilgili ne düşünürse düşünsün, İsrail'de düşünce özgürlüğünün var olduğu bir gerçek ve orada hiçbir yazar ya da gazeteci tutuklu değil."

* Bu arada CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu yazara sahip çıktı, Türkiye'ye davet etti. Auster, Kılıçdaroğlu'na bir teşekkür mektubu gönderdi.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!