Arınç: Genelkurmay felaket senaryosu için açıklama yapmalıdır

Güncelleme Tarihi:

Arınç: Genelkurmay felaket senaryosu için açıklama yapmalıdır
Oluşturulma Tarihi: Haziran 18, 2007 17:06

TBMM Başkanı Bülent Arınç, Hudson Enstitüsü'nde yapılan toplantıda Türkiye ile ilgili felaket senaryoları için çok kritik bir açıklamada bulundu. Büyükelçilik mensuplarının, askerlerin bu toplantıya katılmasının yararlı olabileceğini ifade eden Arınç, ancak toplantıdan sonra buraya katılanların, neler konuşulduğunu, askeri kurumlara, büyükelçiliklere bildirmesi gerektiğini belirtti. Arınç, Genelkurmay Başkanlığının konuyla ilgili açıklama yapması gerektiğini söyledi.

Haberin Devamı

TBMM Başkanı Bülent Arınç, 22. Dönem  Meclisinin her bakımdan takdire şayan olduğunu ve görevini hakkı ile  yapmanın gururunu taşıdığını belirterek, “22.  Dönemde verilen bin 110 kanun tasarısı ve bin 43 kanun  teklifinden, 914'ü kanunlaşmıştır” dedi.
         Arınç, TBMM Tören Salonunda düzenlediği basın toplantısında, Meclisin  22. Dönem yasama, denetim ve yönetim faaliyetlerinin değerlendirmesini  yaptı.
         Değerlendirme toplantısının 5 yıllık çalışmaların özetini kapsadığını  belirten Arınç, detaylı bilgilerin, dağıtılan faaliyet kitabı ile  TBMM'nin internet sitesinde yer aldığını söyledi.
         Geride bırakılan 5 yılın, Türkiye için son derece önemli bir dönem  olduğuna dikkati çeken Arınç, “Bu dönem içinde gerçekleştirilen  reformlar, yenilikler, düzenlemeler ve yaşanan siyasi olaylar, bu  yılların çok önemli bir dönem olduğunu göstermektedir” dedi.
         Arınç, bu önemli değişim sürecinde TBMM'nin, hayati roller üstlendiğini  ve bir anlamda siyasetin merkez üssü olduğunu belirtti.
         
         “22. DÖNEM, BİR REFORM MECLİSİDİR”
         
         Bülent Arınç, TBMM ile ilgili 2004 yılında aylık ortalama 2 bin haber  yayınlanırken, bu rakamın yüzde 500 artarak, 2007 yılında 10 bine  ulaştığını kaydetti.
         “Siyaset, parlamentoda üretilmeli ve oradan yönlendirilmelidir” diyen  Arınç, siyasetin denetiminin parlamentodan sağlanması gerektiğini,  gerçek demokrasinin bunu zorunlu kıldığını ifade etti.
         Meclisin gösterdiği performansın takdire şayan olduğunu belirten Arınç,  22. Dönemin bir reform Meclisi olduğunu söyledi.
         Bülent Arınç, bu dönemde çıkartılan 9 uyum paketinin Türkiye'nin  kaderini değiştirecek nitelikte reformlar olduğunu, bu reformlar  sayesinde Türkiye'nin, AB müzakerelerini yürüten saygın bir ülke  konumuna geldiğini bildirdi.
         Siyasi istikrar sayesinde ekonominin de istikrara kavuştuğunu ve  dünyanın ilgi odağı haline geldiğini vurgulayan Arınç, “Tüm bunlar, iyi  işleyen, görevini iyi yapan bir Meclis ve siyasi iradenin kararlılığı  sayesinde olmuştur. Bu nedenledir ki 22. Dönem Meclisi her bakımdan  takdire şayandır ve görevini hakkı ile yapmanın gururunu taşımaktadır”  diye konuştu.
         
         “914 KANUN ÇIKARILDI”
         
         Başkanlık Divanının 22. Dönemde 33 toplantı yaparak, 132 karar aldığını  bildiren Arınç, bu kararların, Meclisin en önemli projelerinin hayata  geçirilmesine hukuki zemin teşkil ettiğini belirtti.
         Arınç, 22. Dönemde verilen bin 110 kanun tasarısı ve bin 43 kanun  teklifinden, 914'ünün kanunlaştığını söyledi.
         22. Dönemde Cumhurbaşkanı tarafından 61 kanunun iade edildiğini,  bunların 32'sinin aynen, 17'sinin de üzerinde değişiklik yapılarak  Cumhurbaşkanına gönderildiğini kaydeden Arınç, Cumhurbaşkanı tarafından  iade edilen 12 kanunun ise yeniden görüşülmeyi beklediğini bildirdi.
         
         DOKUNULMAZLIK TEZKERELERİ İLE GENSORULAR...
         
         TBMM Başkanı Arınç, dokunulmazlık konusunda 296 Başbakanlık tezkeresi  geldiğini, bunlardan 12'si Başbakanlık tarafından geri alındığını,  224'ünün Genel Kurul gündeminde, 43'ünün komisyonlarda olduğunu,  17'sinin ise dönem sonuna bırakıldığını anlattı.
         Arınç, bu dönemde 8 gensoru önergesi verildiğini ve tamamının Genel  Kurul gündemine alınmasının reddedildiğini belirtti.
         
         DENETİM FAALİYETLERİ...
         
         Meclisin denetim çalışmaları hakkında bilgi veren Arınç, 22. Dönemde  verilen 22 bin 974 yazılı soru önergesinden 14 bin 385'inin  cevaplandırıldığını bildirdi.
         Arınç, verilen 2 bin 590 sözlü soru önergesinden 981'inin  cevaplandırıldığını, cevaplandırma oranının da yüzde 38 olduğunu  kaydetti.
         22. Dönemin, araştırma ve soruşturma komisyonları açısından da yoğun  geçtiğine dikkati çeken Arınç, verilen 37 Genel Görüşme Önergesinden  3'ünün kabul edildiğini söyledi.
         Verilen 434 Meclis Araştırma Önergesinden 65'inin kabul edilerek 27  Araştırma Komisyonu kurulduğunu, bu komisyonlarımızın 26'sının raporunu  tamamladığını, 20'sinin üzerinde genel görüşme yapıldığını kaydetti.
         Arınç, 13 Meclis soruşturma önergesinden 7'sinin kabul edildiğini ve 5  soruşturma komisyonu kurulduğunu, Komisyon raporlarının Genel Kurulda  görüşülerek, Yüce Divan'a sevk kararı verildiğini bildirdi.
         Vatandaşların sorunlarının çözümüne yardımcı olan Dilekçe Komisyonuna  gelen 12 bin 400 dilekçenin tamamını sonuçlandırıldığını bildiren Arınç,  İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu tarafından 61 alt komisyon  kurulduğunu, gelen 5 bin 465 başvurudan, tamamına yakınının  sonuçlandırıldığını söyledi.
         
         GENEL KURUL ÇALIŞMALARI
         
         TBMM Başkanı Arınç, yasama ve denetim çalışmaları yapmak için Meclisin  22. Dönemde 617 birleşim, 2 bin 366 oturum yaparak, 3 bin 384 saat 25  dakika çalıştığını, yapılan tüm bu çalışmalar için 158 bin 465 sayfa  tutanak tutulduğunu kaydetti.
         İhtisas komisyonlarının 2 bin 850 saat çalıştığını belirten Arınç, bu  yasama ve denetim faaliyetleri nedeniyle Kanunlar ve Kararlar Dairesi  Başkanlığı çalışanlarına teşekkür etti.
         
         PARLAMENTER DİPLOMASİSİ
         
         Bülent Arınç, Meclisin dış ilişkilerde etkinliğinin bu yasama yılında da  sürdüğünü belirterek, 4 yıldan beri sürdürülen “parlamenter  diplomasisi” çalışmalarının kurumsallaşmaya başladığına dikkati çekti.
         Dünya parlamentolarıyla oluşturulan dostluk gruplarının 86'ya ulaştığını  anımsatan Arınç, 22. Dönemde Meclisi, 38 Devlet Başkanı, 47 Meclis  Başkanı, 25 Başbakan, 144 büyükelçinin ziyaret ettiğini anımsatarak,  “Mecliste, tarihi boyunca hiçbir zaman bu denli yoğun dış temas  gerçekleşmemiştir” dedi.
         Arınç, Meclis Başkanı olarak 22. Dönemde toplam 41 yurtdışı, 113 yurtiçi  ziyaret yaptıklarını bildirdi.
         Göreve geldikleri günden günden bugüne kadar, 17 bin 487 randevudan 6  bin 429'unu kabul edebildiklerini anlatan Arınç, şunları kaydetti:
         “Bu dönem içerisinde Meclis Başkanı olarak toplam 14 bin 476 kişiyle  yüz yüze görüşme yaptık. Yani günlük ortalama 14 kişi ile görüşme  gerçekleştirmiş olduk.
         Ayrıca bu dönem içerisinde 206'sı yerli, 172'si yabancı olmak üzere  toplam 378 heyeti kabul ederken, 33'ü yabancı 159'u yerli, toplam 192  basın talebi tarafımızdan kabul edilmiştir.
         TBMM Başkanlığı İletişim Ofisi, 22. Dönem içerisinde 684 bilgi notu, 470  mesaj, 112 değerlendirme raporu, 279 basın duyurusu ve 137 konuşma metni  üreterek, 37 ayrı basın toplantısının organizasyonunu gerçekleştirdi.”
         
       BÜTÇE HARCAMALARI...
         
         TBMM Başkanı Arınç, planlanan birçok faaliyetin ve yatırımın  gerçekleşmesine rağmen 22. Dönem genel bütçe gerçekleşmesinde oldukça  verimli bir süreç yaşandığını söyledi.
         Bülent Arınç, “Titiz denetim, iyi planlama ve ihale sistemindeki sıkı  kontrol sonucu” bütçenin genelinde ortalama yüzde 10'luk tasarruf  sağlandığını ifade ederek, harcamaların ise yüzde 77.5 seviyesine  geriletildiğini bildirdi.
         Bu dönem içerisinde yapılan birçok önemli yatırıma rağmen, bütçenin  büyük oranda artmadığına dikkati çeken Arınç, “Tasarruf  politikalarımızla elde ettiğimiz kazanç, yatırıma dönüşmüştür.  Milletimizin parasını harcarken büyük bir sorumluluk bilinciyle hareket  ederek, şeffaf olmaya özen gösterdiğimizin bir kez daha  bilinmesini isterim” diye konuştu.
         
         SAĞLIK HARCAMALARI
         
         Baştabipliğin, 598 bin poliklinik, 307 bin laboratuvar hizmeti verdiğini  belirten Arınç, bu hizmetlerin özel sağlık kuruluşlarına yaptırılması  halinde yaklaşık 34 milyon YTL'nin bütçeden çıkacağını bildirdi.
         Fatura Kontrol Grubunun 572 bin fatura incelemesi yaptığını belirten  Arınç, bu incelemelere ek olarak yapılan yönetmelik değişiklikleri ve  eczanelerle yapılan yeni sözleşmeler sonucunda TBMM sağlık  harcamalarında 24 milyon YTL tasarruf sağlandığını kaydetti.
         
         “335 KADRO AZALMASI YAŞANMIŞTIR”
         
         “Liyakat ve ehliyet esasına dayanan personel politikası”  sürdürdüklerini belirten Arınç, “(Uzun vadede büyüyen değil,  uzmanlaşarak küçülen Meclis) anlayışımız gereği, göreve geldiğimiz  günden bugüne kadar kadro artırılmamış, aksine azaltılmıştır. Geçen  yasama yılında tarihi bir karar alarak boş bulunan 400 kadrodan 170'ini  iptal etmiştik. 22. Dönem geneline baktığımız zaman Meclisimizin tüm  birimlerinde toplam 335 kadro azalması yaşanmıştır” diye konuştu.
         Arınç, yıllardır kadro beklentisi içerisinde olan TBMM TV, Bilgi İşlem  ve yeni kurulan Araştırma Müdürlüğü gibi birimlerde çalışan personele bu  yıl kadro verilmesine rağmen kadro artışı olmadığına dikkati çekti.
         
         8 BİN 55 BASIN AKTİVİTESİ YAPILDI
         
         İletişim Daire Başkanlığının 22. Dönem boyunca yaklaşık 768 basın  toplantısı için çalışma yaptığını belirten Arınç, yaklaşık 8 bin 55  basın aktivitesi konusunda işlem gerçekleştirildiğini söyledi.
         Meclis Haber portalının kurulduğu günden beri 8 bin 773 haber  ürettiğini, 13 bin 690 fotoğraf servise koyduğunu bildiren Arınç,  fotoğraf birinin ise 137 bin 916 adet fotoğraf çekimi ve baskı işlemi  yaptığını kaydetti.
         İletişim Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan bilgi edinme birimine 3  bin 730 başvuru yapıldığını ve tamamı cevaplandırıldığını anlatan Arınç,  5 yıl boyunca çeşitli konularda 162 değişik yayın yapıldığını, Meclis  bülteninin aylık olarak hiç aksatmadan 48 sayı çıkardığını bildirdi.
         Önem verdikleri 81 kitabın tüm kütüphaneler, üniversiteler ve çeşitli  kurumlara ücretsiz dağıtıldığını kaydeden Arınç, bu dönem basılı eser  sayısının son 40 yılın en yoğun yayın faaliyeti olduğunu vurguladı.
         Arınç, TBMM TV'nin, 5. Yasama yılında rekor kırarak bin 150 saat yayın  yaptığını, 22. Dönemde 4 bin 665 saat yayın gerçekleştirdiğini belirtti.
         Bülent Arınç, milletvekillerine yasama ve denetim çalışmalarında bilgi  desteği vermek amacıyla oluşturulan Araştırma Merkezinin, bu yasama  yılında 5 araştırma raporu, 91 derleme, 43 bilgi notu ve 9 sözlü bilgi  ürettiğini söyledi.

Haberin Devamı

“DEVLETİN BAZI KURUMLARI KUTSALDIR VE DOKUNULMAZ, ELEŞTİRİLEMEZ, KARARLARI TARTIŞILAMAZ AMA DEVLETİN EN ÖNEMLİ KURUMU OLAN MECLİS, (GEREKİRSE YERDEN YERE VURULUR, KARARLARI YOK SAYILIR) BU ANLAYIŞ, YANLIŞTIR”

         TBMM Başkanı Bülent Arınç, “Devletin bazı  kurumları kutsaldır ve dokunulmaz, eleştirilemez, kararları tartışılamaz  ama devletin en önemli kurumu olan Meclis, (Gerekirse yerden yere  vurulur, kararları yok sayılır) Bu anlayış, yanlıştır” dedi.
         TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, 22. Yasama Dönemini  değerlendiren Arınç, ziyaretçi kabul salonlarından Meclise 5 yıl  boyunca 4 milyon 36 bin 13 vatandaşın giriş yaptığını bildirdi.  Meclisin, yıllık ortalama 807 bin, günlük ortalamada 2 bin 690 kişi  tarafından ziyaret edildiğini belirten Arınç, rehberler aracılığıyla  yaklaşık 63 bin kişiye Meclisin gezdirildiğini söyledi.
         Kültür, Sanat ve Yayın Kurulunun, resmi törenlerin yanı sıra 5 yıl  boyunca 120 faaliyet düzenleyerek, 21 basılı eser yayınladığını kaydeden  Arınç, bunların 28'inin bilimsel toplantı ve tören, 25'inin sergi,  13'ünün ise konser olduğunu kaydetti.
         Bilgi İşlem Müdürlüğü tarafından “METSİS” adı verilen bir proje  geliştirildiğine dikkati çeken Arınç, bu projeye göre Meclisin tüm  iletişim ve bilişim alt yapısının yeniden yapılandırılacağını söyledi.
         En son teknoloji ürünleriyle donatılacak bu projeyle, telefondan  kablosuz internete, el bilgisayarından güvenlik kamerasına kadar, tüm  sistemin yenileneceğini ifade eden Arınç, projenin yıl sonuna kadar  tamamlanacağını ve Türkiye'nin en iyi işleyen, en son teknoloji bilişim  alt yapılarından biri olacağını söyledi.
         
         ZİYARETÇİLERDEN 20 MİLYON YTL GELİR
         
         22. Dönem boyunca Milli Saraylar'a bağlı saray, köşk ve kasırları  yaklaşık 3 milyon kişinin ziyaret ettiğini anlatan Bülent Arınç, bu  ziyaretlerden yaklaşık 20 milyon YTL gelir elde edildiğini kaydetti.
         Ziyaretçi sayısının 2002 yılına oranla yüzde 70 arttığına dikkati çeken  Arınç, “Milli Saraylarda başlatılan yeni dönemin en önemli  unsurlarından bir tanesi de tanıtım faaliyetleri ile halkla ilişkiler  çalışmalarına verilen önemdi. Bu amaçla kurulan Milli Saraylar İletişim  Ofisi eliyle yürütülen çalışmalar neticesinde, kamuoyundaki Milli  Saraylar imajının olumlu yönde gelişmesi sağlanırken, artık saraylarımız  negatif görüntülerle değil, pozitif haber ve programlarla gündeme  taşınmaya başlandı” diye konuştu.
         TBMM'nin, tüm dünya parlamentoları arasında ilk defa ISO 9001:2000  Kalite Yönetim Sistemi Belgesi aldığına işaret eden Arınç, “Bir  zamanlar çürümüş depolarıyla haberlerin ilk sırasında yer alan Meclise  bağlı Milli Saraylar Daire Başkanlığı, ISO 9001:2000 Kalite Yönetim  Sistemi Belgesini alarak yeni bir dönem başlattı. HACCP Uluslararası  Gıda Güvencesi Belgesini alan ilk Meclis oldu” diye konuştu.
         Arınç, Meclisin tüm iletişim politikalarını belirlemek ve tek bir  merkezde toplamak için oluşturulan İletişim Ofisinin, aynı zamanda  üretilen projelerin koordinasyonunu da sağladığını söyledi.
         Tüm milletvekillerine dizüstü bilgisayar dağıtıldığını anımsatan Arınç,  her milletvekiline kendi adına internet sitesi oluşturulduğunu, TBMM  faaliyetlerinin kamuoyuna duyurulması amacıyla kamu kurumları içinde ilk  defa bir haber portalı oluşturulduğunu bildirdi.
         Öğrenciler arasında demokrasi bilincinin geliştirilmesi amacıyla Türkiye  Öğrenci Meclisi oluşturulduğunu belirten Arınç, bu çalışmanın, Birleşmiş  Milletler tarafından en iyi halkla ilişkiler faaliyeti seçildiğini  bildirdi.
         Meclisin ilk defa TBMM Onur Ödülü ve Üstün Hizmet Ödülü vermeye  başladığını hatırlatan Bülent Arınç, 2005 yılı Milli Egemenlik Yılı ilan  edilerek 85. Kuruluş Yıldönümü, ülke genelinde Meclis tarihinin en büyük  tanıtım kampanyasıyla kutlandığını söyledi.
         
         MECLİS BAŞKANININ TARAFSIZLIĞI...
         
         TBMM Başkanı Arınç, Meclise, Türkiye Koridoru, Milli Egemenlik Meşalesi,  TBMM Başkanlar Parkı, İstiklal Marşı Anıtı gibi kalıcı sanat eserleri  kazandırıldığını bildirdi.
         Meclis Başkanının tarafsızlığının, Anayasal bir zorunluluk olduğuna  dikkati çeken Bülent Arınç, şunları kaydetti:
         “Buna azami ölçüde dikkat ettiğimi, hatta kendi parti  milletvekillerimiz tarafından bile eleştirildiğimi söyleyebilirim.  Yönetimde tarafsız olmak, hiçbir şekilde görüş açıklamamak anlamına  gelmemektedir.
         Ben, siyasette bir taraf tuttum. Bu da parlamentonun hakları ve  demokrasinin korunması tarafıdır. 5 yıl boyunca bu ilkemden hiçbir zaman  vazgeçmedim. Bu ilkem nedeniyle hakkımda günlerce kampanyalar yürütüldü,  en ağır eleştirilere, hakaretlere maruz kaldım. Ancak Meclisin  saygınlığına gölge düşürecek her türlü teşebbüse karşı çıktım,  demokrasinin güçlenmesi için gerektiğinde bir paratoner gibi tüm  şimşekleri üzerime çektim.”
         
         “BİZİM İTİRAZIMIZ BUNADIR”
         
         “Türkiye'de en kolay, en acımasız eleştirilen kurum, siyaset kurumu ve  siyasetçidir” diyen Arınç, milletvekillerinin herkesin boy hedefi  olduğunu ifade etti.
         Milletvekillerinin yaptığı her davranış ve attığı her adımın ağır bir  şekilde eleştirildiğini belirten Arınç, “Bugün en düşük derecedeki bir  memuru bile eleştirmek suç teşkil ederken, milletvekillerine hakaret  etmeyi siyasetin doğası sayan bir anlayış vardır” dedi.
         Parlamentoların, tüm dünyada herkesin en çok saygı gösterdiği, hakkında  bir söz söylerken titiz davranılan kurumlar olduğunu belirten Arınç,  Türkiye'de en hoyratça eleştirilen kurum haline getirildiğini vurguladı.
         TBMM Başkanı Arınç, şöyle devam etti:
         “Her kurum, kendilerine ait günlerde görevleri dışında bile olsa her  konuda görüş bildirir, siyaset kurumunu sert bir şekilde eleştirmesi  doğal karşılanırken, parlamentonun kendisini savunması, haklarını koruma  refleksi nedense yanlış bulundu. Oysa bir parlamento başkanının millet  iradesine karşı yapılan eleştirilere ve yanlışlara karşı çıkmasından  daha doğal bir şey olamaz.
         Bize yöneltilen eleştirilerin yıllardır süregelen siyasi anlayışın bir  parçası olduğunu düşünüyorum. Siyasetçi eleştirilir, hakarete uğrar, boy  hedefi haline getirilir ama sesini çıkaramaz. Devletin bazı kurumları  kutsaldır ve dokunulmaz, eleştirilemez, kararları tartışılamaz ama  devletin en önemli kurumu olan Meclis, (Gerekirse yerden yere vurulur,  kararları yok sayılır) Bu anlayış, yanlıştır. Bu anlayış yıllarca  Meclisimizin saygınlığını zedeleyen anlayıştır.
         Bizim itirazımız bunadır. Bu itirazımız nedeniyle klasik protokolcü bir  Meclis Başkanı olmayı kabul etmedim. Siyasetin içinde, etkin, güçlü bir  Meclis olması için tüm gücümle çalıştım. Saygın bir Meclis, güvenilir  bir Meclis olmak için her alanda yenilikler yaptık.”
         Meclisin saygınlığının arttığını vurgulayan Arınç, “TBMM'nin saygınlık  çıtası yükseklere konmuştur. Bundan sonra bu parlamentoda temsil edilen  her bireyin yapacağı şey, bu çıtayı aşağı indirmemektir. Bu, hepimizin  görevidir. Yıllardır her fırsatta söylediğimiz gibi, Meclis,  demokrasinin sembolü ve hayat kaynağıdır. Meclisi korumak, demokrasiyi  korumaktır. Meclisimiz açık olduğu sürece, üzerinde bir vesayet olmadığı  sürece biliniz ki demokrasimiz iyi işlemektedir. Aksi halde bu ülkede  özgürlükten bahsetmek mümkün değildir” diye konuştu.
         Bülent Arınç, çalışmalara katkısı olan Başkanlık Divanı başta olmak  üzere, milletvekillerine ve personele teşekkür etti.
         “22. Dönem milletvekilleri, tarihe altın harflerle yazılacak işler  yapmışlardır” diyen TBMM Başkanı Arınç, milletini en iyi şekilde temsil  eden milletvekillerinin, her türlü takdiri ve onuru hak ettiklerini  söyledi.
         Arınç, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Haberin Devamı

“LÜTFEN KURUMLAR, GÖREVLERİNİ İYİ YERİNE GETİRSİNLER. DEMOKRASİ SORUN ÜRETMEK, ÇELME TAKMAK, KAOS ÇIKARMAK DEĞİLDİR. BEN YASAMAYI SIFIR HATAYLA YAPTIM. DİĞER KURUMLAR DA GÖREVLERİNİ EN AZ BENİM KADAR İTİNA İLE YAPSINLAR”

         TBMM Başkanı Bülent Arınç, Anayasa  Mahkemesine çağrıda bulunarak, cumhurbaşkanı seçimi sürecinde verilen  kararın gerekçesinin bir an önce yayınlanmasını istedi. Arınç, “Lütfen  kurumlar, görevlerini iyi yerine getirsinler. Demokrasi sorun üretmek,  çelme takmak, kaos çıkarmak değildir. Ben yasamayı sıfır hatayla yaptım.  diğer kurumlar da görevlerini en az benim kadar itina ile yapsınlar”  dedi.
         Arınç, TBMM Tören Salonunda düzenlediği 22. Dönem değerlendirme  toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.
         “Dokunulmazlıkların kaldırılmasına” yönelik bir soruyu yanıtlayan  Arınç, bu dönemin başından bu yana CHP'nin dokunulmazlıkların  kaldırılmasını talep ettiğini, diğer partilerin ise bu  dokunulmazlıkların rektörler, asker ve sivil bürokrasi için de dikkate  alınmasını istediğini anımsattı.
         Arınç, bu konudaki konuşmaların karşıdan karşıya yapıldığını ifade etti.
         Göreve geldiğinde Anayasa Uyum Komisyonuna AK Parti ve CHP'den üye  istediğini ancak CHP'nin üye bildirmediğini belirten Arınç,  dokunulmazlıklar konusunda bir konsensüs oluşamadığını söyledi.
         “ABD'deki Hudson Enstitüsü'nün Türkiye'ye yönelik senaryoya” ilişkin  değerlendirmesinin sorulması üzerine Bülent Arınç, bundan büyük üzüntü  duyduğunu dile getirdi.
         Arınç, Türkiye üzerine senaryo üretmenin yanlış olduğu kadar, buna  itiraz etmemenin, ilgili kuruluşlara bildirmemenin de o kadar yanlış  olduğunu vurguladı.
         TBMM Başkanı Arınç, TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış'ın,  yurtdışındaki bütün ziyaretlerini, kendisine yapılan ziyaretleri bir  rapor haline Başkanlığa ilettiğini, diğer komisyonların da aynı  uygulamayı yaptığını anlattı.
         Büyükelçilik mensuplarının, askerlerin bu toplantıya katılmasının  yararlı olabileceğini ifade eden Arınç, ancak toplantıdan sonra buraya  katılanları, neler konuşulduğunu, askeri kurumlara, büyükelçiliklere  bildirmesi gerektiğini belirtti. Arınç, Genelkurmay Başkanlığının  konuyla ilgili açıklama yapması gerektiğini söyledi.
         
       “TEK BAŞIMA KUVVET DEĞİLİM”
         
         Arınç, milletvekili listelerinin açıklanmasının ardından “Bülent  Arınç'ın güç kaybettiği” yönündeki yorumlara ilişkin olarak, “boş  laflar” değerlendirmesinde bulundu.
         “Ben tek başıma bir kuvvet değilim” diyen Arınç, insanların  kişisel meziyetleri olabileceğini, ama bütün kişisel avantajların, her  şeyi yapmak için yeterli olmadığını söyledi.
         Kendisine verilen görevleri en iyi şekilde yapmaya çalıştığını belirten  Arınç, “Yaptığım işi, sağlığım pahasına en iyi şekilde yapmaya  çalıştım. Listeye bakarak, 'Bülent Arınç'ın güç kaybettiğini veya güç  kazandığını' söylemek boş laflardır. Ekip güçlü olduğu zaman o ekibin  sağlayacağı başarıdan hepimiz faydalanırız. Siyaset matematik değildir.  Siyasette iki kere iki dört etmez. Onun için doluya koyarsanız almaz,  boşa koyarsanız dolmaz. Şu çok başarılıydı niye listeye konmadı  hesapları yaparsanız kendi sağlığınızdan olursunuz. Günü geldiğinde bir  değişim söz konusu olabilir” diye konuştu.
         
         “LİSTELERE İLGİSİZ KALDIM”
         
         Bir beklenti içinde olmadığını ifade eden Arınç, “Kendimle ilgili  hiçbir beklenti içinde değilim, kendimle ilgili bir endişe ve sıkıntı  içinde değilim. Kendi karakterimle, siyasi üslubumla, siyaset  anlayışımla güçlü olduğuma inanıyorum. Bu gücümü her zaman bir ekibin  içerisinde değerlendirmeyi arzu ederim” dedi.
         Milletvekili aday listelerinin belli aşamalardan sonra yapıldığına  dikkati çeken Arınç, “Ben Bülent Arınç olarak bu listelerin  yapılmasında baştan sonuna kadar ilgisiz kaldım, içinde olmadım. Çünkü  bulunduğum konum, içinde olmama engeldi” diye konuştu.
         “Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in milletvekili  adayı olmaması” konusundaki soru üzerine Arınç, “Aday olmama  konusundaki bireysel kararını saygıyla karşılıyorum” dedi.
         
         “NEREDE GEREKÇELİ KARAR?”
         
         “Meclis'in Cumhurbaşkanını seçememiş olmasına” ilişkin bir soruya da  yanıt veren TBMM Başkanı Arınç, mevcut Anayasa ve İçtüzüğe göre işlem  yapıldığını belirterek, “Benim yerime 15 Meclis Başkanı da gelse onlar  da aynısını yapacaklar” diye konuştu.
         Cumhurbaşkanlığı sürecinde “Ben Anayasayı uyguladım” diyen Arınç,  “Bunun böyle olmamasında bana bir kusur kimse gösteremez.  Milletvekillerine yönelik bir kusuru kimse söyleyemez. Son 3  cumhurbaşkanlığı seçiminde kimsenin aklına 367 gelmemişken, ne oldu ki  367'ye güç kazandırıldı ve Anayasa Mahkemesi '367 gereklidir' diye bir  karar verdi?” diye sordu.
         Kurumları rencide etmemeye çok özen gösterdiğini vurgulayan Arınç,  Anayasa Mahkemesinin, cumhurbaşkanı seçiminde 367'nin gerekli  görüldüğüne ilişkin kararın gerekçesinin henüz yayınlanmamasını  eleştirdi.
         Anayasa Mahkemesinin verdiği karara uyularak cumhurbaşkanı seçim  sürecinin yeniden tanzim edildiğini belirten Arınç, “Ama ne olur, rica  ediyorum ey Anayasa Mahkemesi, verdiğiniz bu kararın gerekçesini ne  zaman yayınlayacaksınız? Büyük bir merak içindeyim. Anayasanın 153.  maddesi, 'bu kararlar, gerekçesiyle yayınlanır' diyor. Sizin kısa  kararınızı ricalarımızla birlikte aldıktan sonra uyguladık. Nerede  gerekçeli karar? Ve o güzel gerekçelerinizi ne zaman okuyacağız?” diye  konuştu.
         
         “YALVARIYORUM, RİCA EDİYORUM...”
         
         22 Temmuz milletvekili genel seçimlerinden sonra yeni Meclisin  toplanarak Başkanlık Divanı ve Meclis Başkanlığı seçimini yapacağını  anımsatan Bülent Arınç, “O gerekçeleri bilelim ki Meclis başkanlığı  seçiminde ne yapacağız; o gerekçeleri bilelim ki bu karmaşa ve kaostan  Türk demokrasisi nasıl kurtulacak bir an önce yararlanalım. Ben bir  işlem yapıyorum, 5 dakika sonra bunun gerekçesini ve sonucunu herkes  biliyor. Ama bu gerekçeli kararı sizden okuyan, Resmi Gazetede gören var  mı? Yalvarıyorum, rica ediyorum o çok değerli kurumumuza, lütfen  gerekçeli kararınızı yayınlayın ki Türkiye demokrasisi bir kaosun içine  girmesin” dedi.
         Kendilerinin yüksek mahkemelerin kararlarına uyduklarını, bunu  Anayasanın emrettiğine işaret eden Arınç, yasama görevini yerine  getirirken, Meclise yön verecek yargı kararlarının gerekçelerinin  doyurucu olmasını, Anayasal gereklere uygun olmasını beklediklerini  bildirdi.
         
         “ALNIM AÇIK, BAŞIM DİK”
         
         “Meclis Başkanlığı seçiminin neye göre yapılacağını” soran TBMM  Başkanı Arınç, şöyle devam etti:
         “Yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkiler, Anayasa tabiriyle  medeni ilişkiler ise yasama bizde, yargı mahkemelerde, yürütme  Başbakanlık ve hükümette ise bana yasama yapma konusunda verdiğiniz  kararla engel oluşturdunuz. Ben o engeli aşmak istiyorum. Bana yol  gösteriniz, bunu bekliyoruz. Ben her gün çıkıp da meclis başkanı olarak,  Meclisin Çankaya kapısından yukarıya doğru 'nerede bu karar?' diye  bağıracak halim yok. Veya biraz daha yukarılara doğru 'şöyle şöyle  olmayacak mı?' diye bağırmak zorunda değilim. Herkes her şeyi biliyor.  Lütfen kurumlar, görevlerini iyi yerlerine getirsinler. Demokrasi sorun  üretmek, çelme takmak, kaos çıkarmak değildir. Ben yasamayı sıfır  hatayla yaptım. Diğer kurumlar da görevlerini en az benim kadar itina  ile yapsınlar.”
         Cumhurbaşkanı seçiminde Parlamentonun görevini yerine getirdiğini  vurgulayan Bülent Arınç, siyasi partilerin Genel Kurula girmeleri veya  girmemeleri konusundaki değerlendirmenin millet tarafından yapılacağını  söyledi.
         22 Temmuzdan sonra oluşacak yeni Meclisin, önce Başkanlık divanını,   ondan sonra da Cumhurbaşkanını seçeceğini ifade eden Arınç, “Seçmesin  mi istiyorsunuz? Böyle mi gitsin istiyorsunuz? Yani siyaset kurumu  kördüğüm olsun mu istiyorsunuz? Bundan birileri daha büyük kazanç mı  sağlasınlar? Türkiye'nin önü mü kesilsin? Türkiye'de kurumlararası  çatışma mı çıksın? Halkı ümitsizliğe mi düşürelim? Hayır... Mademki  arzunuz bu değil, herkes görevini anında, zamanında ve yerince yapmalı.  Cumhurbaşkanı seçimi konusunda benim alnım açık ve başım dik, tüm  milletvekillerimizin olduğu gibi” diye konuştu.

Haberin Devamı

“İADE EDİLEN VE BİR KELİMESİ BİLE DEĞİŞMEMİŞ BİR KANUN İÇİN TEKRAR 15 GÜNLÜK İNCELEME SÜRESİ OLABİLİR Mİ?”

         TBMM Başkanı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı  Ahmet Necdet Sezer'in, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun halkoyuna  sunulmasının uygun görüldüğüne ilişkin 15 Haziranda TBMM'ye bir yazı  gönderdiğini ancak yazının üzerinde 8 Haziran tarihi olduğunu söyledi.
         Arınç, 22. Yasama Dönemini değerlendirmesinin ardından gazetecilerin  sorularını yanıtladı.
         Mecliste 4/C statüsünde çalışan personelin durumuna ilişkin bir soruyu  yanıtlarken Arınç, bu statüdeki personelin 850 YTL ile bin 150 YTL  arasında maaş aldığını bildirdi.
         
         “BİTMEYEN SENFONİ...”
         
         Bülent Arınç, bu ücretin, polis ve öğretmen maaşı olduğunu ifade ederek,  “Parlamentoya giren herkes, bu statüyü bilmesine rağmen, sonradan 'biz  niye kadro alamadık' diye sızlanmaya başlar. Bu bitmeyen senfoni  gibidir. 4/C'lere 3 bin YTL verseniz, yine 'kadro derler'. Türkiye'de  personel rejimi yapılmadıkça, herkes kadro peşinde koşmaktadır. Oysa  garantileri var” diye konuştu.
         Merkezde ve Milli Saraylarda yaklaşık bin kişinin 4/C kapsamında  çalıştığına işaret eden Arınç, yeni kadro alarak, bu kişilere kadro  verme niyetinde olmadığını kaydetti. Arınç, “Benden sonra gelen Meclis  Başkanı, gözünü karartır, başka türlü hesaplar yapar, kendince doğru  görürse, alsın dağıtsın. Ben de sevinçlerini paylaşırım. Benim personel  politikamda bu yok” dedi.
         
         “İŞİ BU NOKTAYA GETİRENLER”
         
         “Meclis, Cumhurbaşkanını seçemedi...” diyerek sorusuna başlayan  gazeteciye Arınç, “Meclise seçtirtmediler” diye karşılık verdi.
         “Anayasa Mahkemesinin, CHP'nin Anayasa değişikliğine ilişkin yasanın  iptali istemini yarın görüşeceğinin ve Cumhurbaşkanı Sezer'in bu yasayı  referanduma götüreceğinin” anımsatılması üzerine Arınç, “367 kararını  gördükten sonra susmayı tercih ettiğini” belirtti.
         Kendisi gibi bazı Anayasa hukukçularının, bu sıfatı kullanmamaya  başladığını kaydeden Arınç, “Ben hukukçuyum, Anayasa hukukçusuyum”  diyecek, çok cesaretli insanların ortaya çıkamadığını ifade etti.
         Cumhurbaşkanı Sezer'in, referanduma götürme kararından sonra  gazetelerde, “Ayıkla pirincin taşını” ve “İpin ucu kaçmış” şeklinde  haberler çıktığını anımsatan Arınç, “Demek öyle karar verilmiş ki  pirinci ayıklamaya başlayacağız” dedi.
         TBMM Başkanı Arınç, bundan sonra ne olacağının, 10-15 soruyla  cevaplandırıldığını belirterek, bu soruların cevabını okuduktan sonra  aklının iyice karıştığını kaydetti.
         Bunun sorumlusunun kendileri değil, işi bu noktaya getirenler olduğunu  söyleyen Arınç, bunların kim olduğunu çok iyi bildiklerini, sağa, sola  saklanmamaları gerektiğini söyledi.
         
         “KELİME HATASI YÜZÜNDEN NEREDEYSE AZARLADI”
         
         Cumhurbaşkanı Sezer'in, TBMM'ye, “Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun  halkoyuna sunulmasının uygun görüldüğü, bu yasanın halkoyuna sunulmak  üzere Resmi Gazetede yayınlanması için Başbakanlığa gönderildiğine”  ilişkin bir yazı gönderdiğini belirten Arınç, bu yazının 15 Haziran,  saat 11.30'da geldiğini bildirdi.
         Yazıyı basın mensuplarına gösteren Arınç, bu yazının üzerinde ise 8  Haziran tarihinin olduğunu ifade etti.
         “Buna maddi bir yanlışlık” denilebileceğini belirten Arınç, böyle bir  yanlışlığın yapılmaması gerektiğini, Sezer'in çok titiz biri olduğunu  kaydetti.
         Arınç, yasama bölümünde sıfır hata ile çalıştıklarını, gönderdikleri bir  kanundaki kelime hatası nedeniyle Sezer'in kendilerini neredeyse  azarladığını söyledi. Yürürlük kelimesinde “r” harfini unuttuklarını  belirten Bülent Arınç, şöyle devam etti:
         “Bundan dolayı, 'kelime hatasına dikkat edin' diyen kurum, bu tarihi  yanlış yazmış olamaz. İhtimal nedir? 8 Haziranda bu hazırdı, şu veya bu  sebeple gönderilmedi. 15 günün son dakikasında gönderildi denilebilir.  Veya başka bir açıklama varsa o yapılabilir. Ben işin orasında değilim.  15 günlük süre, bizim içtihadımızda birinci defa gönderilen bir kanunun  incelenmesi için gerekli süredir, buna ihtiyaç da vardır. İade üzerine  gönderilen ve bir kelimesi bile değişmemiş bir kanun için tekrar 15  günlük inceleme süresi olabilir mi? Bir kısım hukukçular 'olabilir', bir  kısmı 'gerek yok' diyebilir. Bazı kanunlar, ertesi gün, bazıları 3. gün,  bazıları 8. günde bize gelmiştir. İkinci defa gönderilen kanun için 15  günlük süreyi beklemek, ihtiyaç olmayabilir. Ama Sayın Cumhurbaşkanı bu  hakkını kullanmıştır. 15'inde gelen bir şey niçin 8 Haziran tarihini  taşımaktadır? İpin ucu biraz kaçmışa ve pirincin taşını ayıklamaya,  süratle başlamamız gerekiyor.”
         
         KADROLAŞMA İDDİALARI...
         
         TBMM Başkanı Arınç, “CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'in,  Meclisteki kadrolaşma iddialarına ilişkin açıklamalarının”  anımsatılması üzerine, İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu yeğeni Burcu  Arınç'ın, herkesin kadrolu çalıştığı Milli Saraylarda sözleşmeli olarak  çalıştığını söyledi.
         “Herkesin oğluna, kızına, damadına kadro dağıttığı bir Mecliste, benim  bir mimar yeğenimin 4/B sözleşmeli olarak çalışması acaba ne kadar  üzücü. Allah'tan korkun” diyen Arınç, şöyle devam etti:
         “Elimde, bu parlamentoya çeşitli başkanlar dönemlerinde  girmiş, milletvekili, bakanlar ve genel başkanların oğlu, kızı, damadı,  damadının çocuklarından oluşan bir büyük liste var. Sayın Şimşek'e de  'Bu listeyi önce bir Genel Başkanına sor, ondan sonra grup  başkanvekillerine, tatmin olmadıysan ben sana tamamını vereyim'  demiştim. Ama ben namuslu bir insanım. Parlamentomuzda görevli olarak  çalışan bu insanları küçültmek ve onların isimlerini açıklamak istemem.  Ama bazı insanlar, böyle mal bulmuş mağribi gibi bir ismi ortaya koyarak  beni eleştirmek yoluna gittiler. Burada kaç Meclis Başkanının damadı,  yeğeni var biliyor musunuz? Ben sıradan bir üniversitenin değil, İTÜ  Mimarlık bölümünü bitirmiş ve 'Amca bana ne zaman kadro vereceksin?'  diye sorduğu zaman, ben onu işçi olarak çalıştırıyorum. Bunları  büyüterek, belden aşağı vurmak isteyenlere sadece teessüf ediyorum.”
         
         AĞABEYİ DE TOPLANTIDA
         
         TBMM Başkanı Arınç, CHP'li Şimşek'in, yeğeni ve ağabeyiyle ilgili TBMM  Başkanlığına sunduğu soru önergesine verdiği cevabı getirtti.
         Gelen cevabı okuyan Arınç, daha sonra salonda bulunan ağabeyi Ümit Doğay  Arınç'ın ayağa kalkması ve soruyu soran gazetecinin, kendisini görmesini  istedi.
         Bülent Arınç, ağabeyinin, basın toplantısını izlemek için Meclise  geldiğini belirterek, bilgisi, kişiliğiyle ağabeyinden onur ve gurur  duyduğunu söyledi.
         TBMM Başkanı Arınç, toplantının sonunda basın mensuplarıyla hatıra  fotoğrafı çektirdi.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!