GeriGündem Arap dünyasında lider olamaz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Arap dünyasında lider olamaz

Arap dünyasında lider olamaz
refid:15089459-spot ilişkili resim dosyası

Ortadoğu ve Filistin uzmanı Lamis Andoni, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Arap dünyasındaki liderlik boşluğunu kapatamayacağını ve Mısır'ın efsane lideri Cemal Abdül Nasır'ın yerini tutamayacağını belirtti.

El Cezire'de yayımlanan makalesinde, Andoni Türkiye'nin Gazze filo baskını ardından İsrail'e karşı olan sert tavrını ve Gazze'deki Filistin halkının mücadelesinde elde ettiği yeri tartışıyor. Andoni, Türkiye'nin Arap dünyasındaki liderlik boşluğunu doldurmaya çalıştığını ancak, Türk liderlerin bir zamanlar Ortadoğu ve Arap dünyasının efsane lideri, mısır Devlet Başkanı Nasır'ın yerini alamayacağını vurguladı.

İşte o makale:

"Bir süre önce düzenlenen bir kamuoyu yoklaması, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinlilerin yüzde 43’ünün bölgedeki ülkeler arasında mücadelelerine en çok destek veren ülkenin Türkiye olduğunu düşündüklerini ortaya koydu.

 

Anket, İsrail’in düzenlediği ve dokuz Türk’ün ölümüne neden olan kanlı yardım filosu baskınının ardından yapıldı. Bir zamanlar Arap dünyasının lideri olan Mısır, yüzde 13'le Türkiye’nin ardından ikinci sırayı alabildi.

 

Arap dünyasının başka yerlerinde benzer anketler düzenlenmemiş olmasına rağmen, basında çıkan haberler, köşe yazıları ve İsrail karşıtı gösterilerde sallanan Türk bayrakları, Türkiye’nin bölgede yükselen yeni güç olduğuna işaret ediyor.

 

Türkiye’nin konumu, İsrail’e karşı zayıflıkları ortaya çıkan Arap devletlerini utandırdığı gibi, Arapların hak ve taleplerini reddeden İsrail’in kibirliliği karşısında bu ülkelerin resmi duruşlarını da güçlendiriyor.

 

ILIMLILIK İÇİN BASKI

Türkiye İslamî eğilimleri olan bir parti tarafından yönetilse de Ankara'nın başta çok sayıdaki Arap ülkesinde muhalefete öncülük eden Mısır’daki Müslüman Kardeşler gibi İslami hareketler üzerindeki nüfuzu, bir çok kişi tarafından dengeleyici bir faktör olarak görülüyor.

 

Aslında, birçok İslamî görüşlü yazar AK Parti’yi uluslararası arenada hak ettiği yeri almaya çalışan, liberal İslamcı hareketin öncü kolu olarak kabul ediyor. Öte yandan, Türkiye’nin artan etkisi Arap dünyasının azalan gücünün ve Arap dünyasında güçlü bir liderin eksikliğini de kanıtlıyor.

 

İran ve Türkiye gibi bölgesel güçler, Mısır’ın 1979’da İsrail ile imzaladığı barış anlaşması, ABD’nin Irak işgali ve "Arap birliği" fikrindeki gerileme nedeniyle ortaya çıkan liderlik boşluğunu doldurmak istiyor.

 

ARAP SOKAKLARI
Arap ülkeleri Ankara’yı Avrupa’ya açılan bir köprü ve ABD ile İsrail arasında arabuluculuk potansiyeli olan bir ülke kabul ediyor. Ancak Arap sokaklarında, oluşan yeni Türkiye imajı Ankara'nın politikalarının ve açıklamalarının gerçekçilikten uzak bir gözle okunduğu fikrini uyandırıyor.

 

Gazze filosu baskınının ardından, Ankara'nın İsrail ile ilişkileri askıya alma tehdidi ve daha da önemlisi, açıkça Gazze ablukasının kaldırılmasını talep etmeleri, Türk liderlerin “İslam dünyasının Filistin’i özgürleştirme mücadelesinin” bayrağını taşıyor gibi görülmelerine neden oldu. 

 

Ancak Türkiye bu role ne sahip çıktı, ne de göz dikti. Türkiye’nin Filistin davasının lideri konumuna yerleşmesi, ülkelerinin rolünü ve gururunu ciddiye alan Türk liderlerle Batı ve ABD tarafından kabul edilebilmek için mücadele eden uysal Arap ülkeleri arasındaki karşılaştırmanın bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Arap toplumları her zaman, onlarca yıl süren kolonileştirme, Batı hegemonyası ve haksızlığına karşı verilen savaşta kendilerine liderlik edecek, İsrail ile Batı’yı karşısına alan devlet adamlarının hayalini kurdu.


İsrail'in Dökme Kurşun Operasyonu'nu başlatmasının ardından İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres'le Davos Ekonomik Forumu'nda karşı karşıya gelen, ardından uzun dönem müttefiki İsrail ile ortak askeri tatbikatları iptal eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Arapların gözünde bir anda öncü kahraman rolünü elde etti.

 

Ancak, artan kişisel nüfuzundan şüphesiz fayda gören Erdoğan, Batı’ya karşı Doğu’nun savunucusu rolünü üstlenmezken, Doğu ile Batı arasında köprü oluşturma amacını rafa kaldırmadı.

 

YENİ OSMANLI ARZUSU MU?

Bazı Arap aydınlar, Türkiye'yi eleştirenlerin "yeni-Osmanlıcılık" olarak tanımladığı dış politika anlayışının sadece Filistin gibi davaların savunulmasıyla sınırlı olmadığını, Türkiye'nin etki alanının genişletilmesini de hedeflediğini belirtiyor. Ancak Erdoğanbugüne kadar bölgedeki lider boşluğunu başarıyla doldurmuş olsa da Arap dünyasının ihtiyaç duyduğu isim olamaz.

 

Erdoğan, 1970’teki erken ölümüne kadar 1950 ve 60’lı yıllarda Arap toplulukları ve aydınları üzerinde rakipsiz bir nüfuza sahip olan Mısır’ın eski devlet başkanı Nasır değil. Ne o, ne de lafını sakınmayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Arap ve Müslümanların aradığı kurtarıcılar olamazlar.

 

Türkiye, Arap dünyasında istikrar sağlayıcı bir güç ancak bu güçten nasıl faydalanabileceğine sadece Arap dünyası karar verebilir. Türkiye’nin artan nüfuzu bir Arap liderin eksikliğini kapatamaz, Arapların çıkarlarını korumak Ankara’nın ne görevi, ne de rolü."

Yorumları Göster
Yorumları Gizle