Aktör Demirel’di

Güncelleme Tarihi:

Aktör Demirel’di
Oluşturulma Tarihi: Ekim 20, 2012 00:00

Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, 28 Şubat süreciyle ilgili dönemin Refah Partisi Ankara Milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan’ı dinledi.

Haberin Devamı

Ceylan “28 Şubat A’dan Z’ye Süleyman Demirel’in senaryosudur. Koordinatör de, prodüktör de, ana aktör de Demirel’dir” dedi.

28 Şubat döneminde Refah Partisi Ankara Milletvekili olan ve parti kapatılınca milletvekilliği düşürülen Hasan Hüseyin Ceylan, “28 Şubat A’dan Z’ye Süleyman Demirel’in senaryosudur. Koordinatör de, prodüktör de, ana aktör de Demirel’dir. O dönem, Sincan’da tankları yürütenler, bugün Sincan Cezaevi’ndeler. Bu, kaderin cilvesidir” dedi. Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, 28 Şubat süreciyle ilgili olarak dün de dinlemelere devam etti. Ceylan, o dönemde 38 davada yargılandığını belirterek, hapse giren tek milletvekili olduğunu söyledi. Ceylan şunları söyledi:

28 ŞUBAT PLANLI YAPILDI

“O dönem Genelkurmay İkinci Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, 28 Şubat’tan 4-5 ay önce gazeteci Yavuz Donat’la görüştü. Benim adımı vererek, ‘Bunun gibi milletvekilleri hapse atılmalı’ dedi. Medyanın o süreçte oynadığı rol, 28 Şubat’ın planlı yapıldığını gösterdi. O dönem manşetler emirle atıldı ve asılsız haberler yapıldı. Erbakan o MGK toplantısının ertesi günü aralarında dönemin genel başkan yardımcısı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de bulunduğu parti yetkilileriyle toplantı yaptı.
Cumartesi günü 14 kişi, 12 saat süren toplantı yaptık.
Toplantının birinci saatinde dönemin MGK Genel Sekreteri İlhan Kılıç Paşa, resmi üniformasıyla partiye geldi. Elinde sarı bir zarf, iki sayfalık metin... Bunu Başbakan Necmettin Erbakan’a imzalatmaya geldi. ‘Kesinlikle imzalamayın’ kararı çıktı. Bir saat kadar bekledi, gitti. Akşam bir daha geldi, yine imzalatamadı. Pazar günü de resmi üniformasıyla Erbakan’ın Balgat’taki evine iki kez geldi. Kılıç Paşa, pazartesi günü de Başbakanlığa geldi. Erbakan, 17 Haziran 1997’de beni çağırdı. ‘Erbakan Hoca, hüngür hüngür ağlayarak, ‘bu istifa fevkalade önemlidir’ dedi. İstifa etmeyeceğimi söyledim. ‘İhraç etmek bizim itikadımızda yasaktır, yarın ahirette hesabı sorulur, siz istifa edin’ dedi. Yüreğim kan ağladı. Bu komisyon soruşturma komisyonuna dönüştürülmeli ve o dönem siyasilerin mal varlığı araştırılmalı.”

Haberin Devamı

Kavakçı Komisyonu kurulsun

Haberin Devamı

TÜRBANI nedeniyle Meclis’te yemin ettirilmeyen eski FP İstanbul Milletvekili Merve Kavakçı, “Dönemin iktidarı yok oldu, o gün benimle aynı sıraları paylaşan siyaset arkadaşlarım iktidar oldu. Bizlerin 28 Şubat’ı hâlâ devam ediyor” dedi. TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’nda konuşan Kavakçı, Meclis’te “Kavakçı Komisyonu” kurulmasını önerdi ve şu açıklamalarda bulundu: “Ben bu yola yalnız çıkmadım. Partimin kararıyla aday oldum, ancak kısa zamanda da bu yola yalnız devam edeceğimi anladım (Yalnızlaştırıldınız mı sorusu üzerine) Evet, yalnızlaştırıldım, yalnız kaldım, kalmaya da devam ediyorum. 28 Şubat medyası gibi içinden çıktığım İslamcı mı, dindar mı, Müslüman mı, muhafazakâr mı diyelim, bu kesimin medyası tarafından da yalnızlaştırıldım, yalnızım. Abdulah Gül, Başkanlık Divanı kararı diyerek bana, ‘Septioğlu’nun (Dönemin geçici Meclis Başkanı) gidip elini öpeceksin, yemin ettirirse edeceksin, ettirmezse etmeyeceksin’ dedi. Recai Kutan da bana ‘yemin etmeyeceksin, parti böyle bir karar verdi’ deyince kendisine şiddetli bir ses tonuyla cevap verdim. Yemin etmeme Çiçek, ‘Bilmediğiniz şeyler var’ diye itiraz etti. Aydın Menderes de yemin etmememi istiyordu.” ? ANKARA

Haberin Devamı

Kendini beğenmiş gruptuk

GAZETECİ Ergun Babahan, 28 Şubat sürecinde Sabah Plaza’da halktan kopuk bir yaşam sürdüklerini belirterek, “Barı, havuzu olan plazamızda aşırı tüketimin neden olduğu kendini beğenmiş bir gruptuk. Saat 3’te işi bitirir, 7’ye kadar tavla oynar, bir an önce eğlenceye katılırdık” dedi. Babahan, komisyonda dün şunları söyledi: “Ankara’daki bir gazetecinin herhangi üst düzey bir komutanla yaptığı görüşme gazetede manşet olurdu. Yıllarca otobüsle gidip gelmiş insanlarken, lüks evlerimiz, lüks arabalarımız oldu. Ben bu özeleştirileri 2002’den sonra yapmaya başladım. Mesut Yılmaz’ın Başbakanlığı döneminde MİT Müsteşarı’nın atanması sürecinde bazı gazeteciler etkili olmaya başladı. Tuncay Özkan ile Uğur Dündar arasında bu konuda bir rekabet olduğu o dönemde yazılıp çizildi. Uzan Grubu Türkiye’de bir askeri darbe yapılacağını düşünüyordu. Hatta Cem Uzan, darbe olmayacağı haberini alınca ‘Allah kahretsin, darbe yapmaktan vazgeçmişler’ diyerek cep telefonunu denize fırlattı.”

2007’de Atalay kurtardı

Haberin Devamı

MERVE Kavakçı dün TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’nda, 2007 yılında bir konferansa katılmak için geldiği İstanbul’da tutuklanmanın eşiğinden döndüğünü de açıkladı. Dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın son anda müdahale ettiğini belirten Kavakçı, 2004 yılında da “Başörtüsüz Demokrasi” kitabının basılmaması için dönemin bir bakanının devreye girdiğini söyledi. Kavakçı, Meclis’te yemin ettirilmemesini adı konulmamış darbe olarak niteledi.
Komisyona eşi Cihangir İslam ile elele gelen Kavakçı, çantasından üzerinde “Merve Kavakçı Olayı” yazan dosyayı çıkardı. Eşi de çantasından çıkardığı belgeleri Komisyon Başkanı Nimet Baş’ın önüne koydurdu.


 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!