Acil servislerde hasta sayısı iki katına çıktı... Uzmanlardan kritik açıklama: Virüs potpurisi yaşıyoruz

Güncelleme Tarihi:

Oluşturulma Tarihi: Aralık 23, 2023 10:53

Tekirdağ Çorlu Devlet Hastanesi Başhekimi ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Doğan, üst solunum yolları enfeksiyonları hastalıklarında artış olduğunu ve acil servise başvuran hastaların sayısının 2 katına çıktığını belirterek, "Virüs potpurisi yaşıyoruz" dedi. Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Dinçer Yıldızdaş ise, kışın gelmesiyle çocuk acil ve yoğun bakımlarda, solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs) ve influenza enfeksiyonuna bağlı vakalarda artış yaşandığını söyledi.

Haberin Devamı

Çorlu Devlet Hastanesi Başhekimi ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Doğan, son günlerde gribal enfeksiyon nedeniyle hastanenin acil servislerine başvuran hasta sayısının 2 katına çıktığını söyledi. Önceki dönemlerde günde 750 ile 1000 arasında olan acil servise başvuranların sayısının 1750 ile 2 bine yükseldiğini söyleyen Doç. Dr. Doğan, "Kış mevsimi biraz geç geldi. Bununla beraber de mevsimsel dönüşümün getirmiş olduğu üst solunum yolları enfeksiyonları ve gribal enfeksiyonların varlığında, seyrinde bir artış var. Bu yıl biraz daha çoklu etkenlerle karşı karşıyayız. Yani biz hastanemize influenza virüs, koronavirüs, adenovirüs, rinovirüs ve benzeri üst solunum yolu enfeksiyonuyla başvuran hastalarımız oluyor. Haliyle bir enfeksiyon tablosundan iyileşip kişi bir müddetten sonra farklı bir etkene maruz kalabiliyor. Buna bağlı olarak da hastalıkların seyri biraz daha uzuyor. Uzamış ateşle karşılaşabiliyoruz ve iyileşiyor gibi olup sonra tekrar eden bir klinik tabloyla gelebiliyor. Kas ağrıları, eklem ağrıları, halsizlik şikayetleri var. Vücut, dönemin özelliklerini, yani bir virüs potpurisi yaşıyoruz" dedi.

Haberin Devamı

Acil servislerde hasta sayısı iki katına çıktı... Uzmanlardan kritik açıklama: Virüs potpurisi yaşıyoruz

'ÇOCUKLAR KENDİLERİNİ KORUYAMIYOR'

Doç. Dr. Doğan, çocuklara dikkati çekerek, "Özellikle şu hikayeyi çok fazla duyuyoruz; çocuk hastaydı geldi, anne, sonra baba hasta oldu. Hepimiz iyileştik, çocuk tekrar enfekte oldu. Toplu yaşam ortamlarında, çocuklarımız kendilerini koruyamıyorlar. Çocuklarımızın eve getirdiği virüsler, aile içinde de bir döngüye sebebiyet veriyor. Peki bu durumu nasıl daha hafif atlatabiliriz? Mevcut tablo bir virüs tablosu, antibiyotikler bu durumda işe yaramıyor. Ne yapacağız? Bir, semptomlarımıza yönelik semptom tedavi, semptomatik tedavi alacağız. İki, bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirecek besin öğeleriyle besleneceğiz, yeterli uyku uyuyacağız. Biraz dijitalden, elektronikten uzak kalacağız. Özellikle ileriki yaştakilerin dijitale fiziksel olarak çok fazla vakit harcadıklarını düşünmüyorum. Ama önce genç çocuklarım, bilgisayar başında uzun süre vakit geçirmekteler. Bazen bu süreçte beslenmeyi dahi unutuyorlar. Enfeksiyon süreçlerinde vücut çok ciddi sıvı kaybına maruz kalır. Mutlak suretle yeteri kadar sıvı tüketmeliyiz. Almamız gereken tedbir şudur; eğer ki enfeksiyon bulguları varsa mutlak suretle maske, maske önünde bir engel var takamıyoruz, o zaman sosyal mesafeyi koruyalım. Klinik tablosu biraz daha gürültülü giden çocukları, mümkünse birkaç gün okula göndermeyelim, toparlayıncaya kadar. Tabii ki toplu yaşam alanlarında, kapalı ortamlarda özellikle virüs yayılımı daha fazla olur. Aynı zaman diliminde çok fazla kişiyle etkileyebilir" diye konuştu.

Haberin Devamı

Acil servislerde hasta sayısı iki katına çıktı... Uzmanlardan kritik açıklama: Virüs potpurisi yaşıyoruz

'BİRDEN FAZLA VİRÜS OLUŞMAKTA'

Üst solumun yollarındaki hastalıklara birden fazla virüsün neden olduğunu söyleyen Doğan, "Bakanlığın da bu konuda değerlendirmeleri var. Tek bir virüse bağlı değil, birden fazla virüse bağlı oluşmakta. Yani mevsim özelliğine uygun bir süreç yaşıyoruz diyelim" dedi.

Alt solunum yolu olarak enfeksiyonlarıyla çok karşılaşmadıklarını belirten Doğan, "Bir zatürre tablosu değil. Üst solunum enfeksiyonu biraz kalıcı oluyor. Buna bağlı olarak da öksürük biraz uzayabiliyor. Bu nedenle ne yapacağız? Soluk borumuzu biraz daha nemli tutacağız. Biraz daha fazla sıvı tüketeceğiz, pastil kullanacağız. Bunlarla öksürük semptomlarını baskılayacağız, gerekirse öksürük şuruplarından yararlanacağız. Yoğun bakımlık vaka yaşamıyoruz fakat özellikle çocuklarda tablo biraz daha gürültülü seyrediyorsa, bu çocuğu yatırıp takip etmek gerekebiliyor. Çünkü daha sonrasında komplike olup üzerine bakteriyel enfeksiyonlar eklenebiliyor" ifadelerini kullandı. 

Haberin Devamı

Acil servislerde hasta sayısı iki katına çıktı... Uzmanlardan kritik açıklama: Virüs potpurisi yaşıyoruz

RSV VE İNFLUENZAYLA İLGİLİ UYARI

Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Dinçer Yıldızdaş ise, kışın gelmesiyle çocuk acil ve yoğun bakımlarda, solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs) ve influenza enfeksiyonuna bağlı vakalarda artış yaşandığını söyledi. Prof. Dr. Yıldızdaş, 2 yaş altı çocuklarda daha ağır seyreden RSV ve influenzayla ilgili uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Yıldızdaş, "Belirtiler varsa mutlaka doktora danışılması gerekir. Doktor önerisi olmadan çocuklarda ilaç kullanımı daha büyük sorunlara yol açabilir o nedenle aileler ezbere ilaç kullanmamalı" dedi.

Haberin Devamı

Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği ile Sancaktepe Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı iş birliği ile Çekmeköy Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilen sempozyumda, kritik çocuk acil ve yoğun bakım hastalarının tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. Sempozyum için İstanbul'a gelen Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Yoğun Bakım Bilim Dalı ve Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Dinçer Yıldızdaş, Demirören Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Mevsimsel RSV ve influenza nedeniyle çocuk acil başvuruları ve yoğun bakım yatışlarının arttığına işaret eden Prof. Dr. Yıldızdaş, özellikle 2 yaş altı çocuklarla yenidoğan ve 6-9 aylık bebeklerin bu enfeksiyonları ağır geçirme riskinin yüksek olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yıldızdaş, yüksek ateş, nefes darlığı, sık nefes alma ve öksürük belirtilerinin bir arada bulunabildiğine değinerek "Bu belirtiler varsa mutlaka doktora danışılması gerekir. Doktor önerisi olmadan çocuklarda ilaç kullanımı daha büyük sorunlara yol açabilir o nedenle aileler ezbere ilaç kullanmamalı" dedi.

Haberin Devamı

Acil servislerde hasta sayısı iki katına çıktı... Uzmanlardan kritik açıklama: Virüs potpurisi yaşıyoruz

KRİTİK HASTADA ERKEN TANI HAYATA BAĞLIYOR

Bu günlerde çocuk acil ve çocuk yoğun bakım servislerinde RSV ve influenza kaynaklı vakaların çok fazla artış gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Yıldızdaş, "Ateş, burun akıntısı, öksürük ve nefes darlığıyla geliyorlar. Çok yüksek ateşi olan ve solunumda zorlanmaya başlayan acile başvuruları ve yoğun bakım yatışları arttı." diye konuştu.

"SOLUNUM YETMEZLİĞİ ÇOCUKLARDA KALP DURMA NEDENİ"

Solunum yetmezliğinin, çocuklarda kalp durmasının en sık nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yıldızdaş, "O nedenle bu bulguları olan çocuklara erkenden oksijen tedavileri başlandığında, bu hastaların daha hızlı iyileştiklerini, yaşam oranlarının çok daha iyi olduğunu görüyoruz. Tabii ki şu andaki durum Kovid-19 gibi değil. Kovid 19 çok daha ciddi bir salgındı. Bu mevsimsel ataklar her zaman, çocuklarda solum yetmezliği geliştiği için oksijen ihtiyacı ve ciddi solunum desteği yaptığımız, yüksek akış nazal kanül oksijen ve hatta mekanik ventilasyon ihtiyacının arttığı dönemler oluyor maalesef. Acildeki hasta sayısının artmasıyla beraber otomatik olarak, yoğun bakımlara yatışlar da artıyor. Muhtemelen biraz daha yükselecek" diye konuştu.

"ATEŞ TEK BAŞINA AYIRICI DEĞİL"

Viral enfeksiyonlarda diğer bakteriyel enfeksiyonlara göre her zaman yüksek ateş görülmeyebildiğini de belirten Prof. Dr. Yıldızdaş, "Ateş bizim için önemli önemli. Ama bunun dışında burun akıntısı, gribal enfeksiyon öyküsü, öksürüğünün tipi, özelliği, nefes darlığı ve solunum problemleri gibi belirtileri hep beraber değerlendirmek gerekiyor. Zaten hasta yoğunluğunun arttığı bir dönem. Çocuk acillere gerçekten ateşi yüksek seyreden ve bu belirtilerin gözlendiği çocukların getirilmesi daha uygun. Nefes darlığı, sık nefes alma, ateş varsa acile mutlaka başvurması gereken hastalar bunlar. Ama hafif bir ateş nedeniyle acile gelmeye gerek yok. Aile hekimliği ya da poliklinlikte de çözülebilir, takip edilebilir" dedi.

"ÇOCUKLAR ERİŞKİNLERDEN AĞIR GEÇİRİYOR"

Gribal ya da viral enfeksiyonları çocukların erişkinlere nazaran daha ağır geçirmesinin nedeninin bağışıklık sistemi ve anatomik yapıyla yakından ilişkili olduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Yıldızdaş, "Ufacık çocuk bir gribal enfeksiyon geliştiği zaman hava yolunda bir milimetrelik bir ödem bile gelişse, hava yolu direncini çok ciddi artırıyor. Ama biz erişkinlerde bir milimetrelik ödem çok fazla rahatsız etmiyor. O nedenle çocuklarda viral enfeksiyonlar, gribal enfeksiyonlar, erişkinlere göre çok daha ağır seyredebiliyor. Bizim için ilk 2 yaşa kadar, 1 yaşında mesela bronşiyolit dediğimiz tablolarla çok sık hasta geliyor. Yine pnömoniler gelebiliyor. Zaten en sık hastalığı ağır geçiren grup bu yaş çocuklar. Daha fazla solunum desteğine ihtiyaç duyuluyor bu grupta. Yeni doğana yakın bebekler ile 6-9 ay arası bebeklerde de çok daha ağır seyredebiliyor. O nedenle 2 yaşa kadarki çocukların çok daha yakından takip edilmesi gerekli" şeklinde konuştu.

"EZBERE İLAÇ KULLANMAK TEHLİKELİ"

Ailelerin kendi başlarına karar verip çocuğa ilaç vermemesi gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Yıldızdaş, sözlerini şöyle noktaladı: "Doktoruna danışmadan herhangi bir ilaç kullanılmamalı. Her ilaç her çocukta aynı etkiyi göstermeyebilir, farklı yan etkilere sebep olabilir. Mutlaka hekime, bu bir aile hekimi olabilir, çocuk doktoru olabilir, acil doktoru olabilir, başvurulması gerekiyor. Gereksiz ilaç kullanımından kaçırmak lazım. Hele ki çok ufak çocuklarda zaten organ fonksiyonları erişkinlerden daha farklı. Daha gelişmemiş olan çocuklar, ilaçların yan etkilerini çok daha ağır geçirebiliyorlar."

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!