GeriGündem Açık Toplum Vakfı'ndan Can Paker'e zehir zemberek sözler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    7
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Açık Toplum Vakfı'ndan Can Paker'e zehir zemberek sözler

Açık Toplum Vakfı'ndan Can Paker'e zehir zemberek sözler
refid:24510759 ilişkili resim dosyası

Açık Toplum Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirdiği araştırmalarla bir dönem sık sık gündemi belirleyen Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nın yönetim kurulu başkanı Can Paker, biyografisi kapsamında gündeme getirdiği iddialar nedeniyle geçmişte Türkiye şubesinin başkanlığını da yürüttüğü Açık Toplum’la ters düştü.

Paker’in kitapta yer alan Açık Toplum Vakıfları Başkanı George Soros’un “Yahudi olduğu için Açık Toplum’u İsrail’in politikalarına uygun hareket etmeye ve Türkiye-İsrail krizi sırasında AK Parti hükümetine muhalefet etmeye zorladığı” yönündeki ifadelerine vakıftan sert bir açıklamayla cevap geldi.

Açıklamada, “George Soros’un Yahudi olduğu için İsrail’in çıkarlarına göre hareket ettiği ve Açık Toplum Vakfı’nı bu doğrultuda tavır almaya zorladığı saçma sapan bir iddiadır. George Soros, vatandaşı olduğu ABD’nin uyguladığı bazı politikalara karşı çıktığı gibi, İsrail devletinin uyguladığı politikalara da sert eleştiriler yöneltmiş biridir. Bu, aynı zamanda, utanç verici bir iddiadır. Bu iddiayı ciddiye alanlara, tartışmaya açanlara ve gazetelerdeki köşelerine taşıyanlara, antisemitizmin bir ırkçılık çeşidi sayıldığını hatırlatmak isteriz” denildi.

Açık Toplum’un bu açıklaması Paker’in Türkiye Gazetesi muhabiri Fatih Vural’ın imzasıyla geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan “Geriye Bakmak Yok - Can Paker Kitabı” isimli biyografisinin, “Kopuş ‘One Minute’ ve Mavi Marmara’yla mı başladı?” başlıklı kısmında yer alan iddialara yanıt niteliği taşıyor.

İşte Açık Toplum Vakfı'nın yanıt verdiği o iddialar...
(Fotoğrafın büyüğünü görmek için üzerine tıklayın)

TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ GERİLİNCE…

GEORGE SOROS, AÇIK TOPLUM VAKFI VE TESEV

Macaristan asıllı ABD’li George Soros, küresel çapta bir yatırımcı ve sivil toplum girişimcisi olarak tanınıyor. Aynı anda Soros Fon Yönetimi ve Açık Toplum Vakıfları’nın başkanlığını yürüten Soros’un bu faaliyetleri zaman zaman eleştirilere de neden oluyor.

Başta kendi ülkesi Macaristan olmak üzere birçok ülkede liberal siyasi hareketleri destekleyen Soros’un adı Türkiye'de son olarak Gezi Parkı eylemleri sırasında “faiz lobisi” iddialarıyla birlikte gündeme geldi.

Kendisini, “Bilimsel araştırmalara dayalı bulgular ile politika kararları arasında bağ kurulması için araştırmalar yürütmek, özgür düşünce ve bilgi birikiminin en geniş anlamda yayılmasına yönelik konferans, açık oturum, yuvarlak masa toplantıları düzenlemek amacıyla kurulmuş bir düşünce üretim merkezi” olarak tanıtan ve temelleri Dr. Nejat Eczacıbaşı tarafından atılan TESEV ise 1994 yılında kuruldu.

Özellikle 2000’li yıllarda yaptığı ve desteklediği araştırmalarla büyük ses getiren TESEV’in Açık Toplum ile birçok ortak projesi bulunuyor. Baskın Oran imzalı “Türkiye İnsan Hakları Bilançosu 2005 İzleme Raporu”, Ruşen Çakır, İrfan Bozan ve Balkan Talu imzalı “İmam Hatip Liseleri: Efsaneler ve Gerçekler”, Ferhat Kentel, Meltem Ahıska ve Fırat Genç imzalı “Milletin Bölünmez Bütünlüğü: Demokratikleşme Sürecinde Parçalanan Milliyetçilik(ler)” ile Binnaz Toprak ve Ali Çarkoğlu imzalı “Değişen Türkiye’de Din Toplum ve Siyaset” gibi araştırmalar yayımlandıkları dönemde büyük ses getiren TESEV-Açık Toplum işbirliği projeleri arasında yer alıyor.

Kitaba göre George Soros’un bir “Macar Yahudisi” olması nedeniyle, İsrail ve Türkiye arasında yaşanan “One Minute” ve “Mavi Marmara” krizlerinin ardından Açık Toplum Vakfı, AK Parti hükümetine karşı muhalefet için harekete geçti.

Hatta biyografi yayınlanmadan önce basında yer alan alıntılarda 2010 yılında TESEV’in yanı sıra, Açık Toplum Vakfı’nın Türkiye şubesinin de başkanlığını yürüten Paker’e “Balyoz Darbe Planı’yla ilgili tarafsız duruşunun ardından AK Parti’ye yakın olduğu gerekçesiyle bir indirme harekatı düzenlendiği” de öne sürülmüştü.

“SEN AK PARTİ’YE ÇOK YAKIN GÖRÜLÜYORSUN”
Dahası bu harekatın son darbesini de dünyanın dört bir yanındaki Açık Toplum kurumlarının genel direktörü Aryeh Neier’in, “Sen Türkiye’de AK Parti’ye çok yakın biri olarak görülüyorsun. Halbuki biz AK Parti’ye muhalefet etmek istiyoruz. Onun için senin Açık Toplum Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan da uzaklaşmanı istiyoruz” sözleriyle vurduğu iddia edilmişti.

Paker’in anlattığına göre, Açık Toplum Türkiye’nin başına Osman Kavala’nın getirilmesi önerildi. Paker, Kavala’nın iş yoğunluğu nedeniyle muhtemelen bu teklifi geri çevireceğini belirtti. Bir başka olası isim olan Hakan Altınay da kısa bir süre önce Soros Vakfı ve Brookings Enstitüsü’nün ortaklaşa yürüttüğü bir araştırma kapsamında fon aldığı için “çıkar çatışması” gerekçesiyle reddedildi. Sonunda Murat Sungar’ın ismi üzerinde uzlaşıldı.

“YAŞLANDIĞI İÇİN AYRILDI, YÖNETİM KURULU BAŞKANI OLDU”
Öte yandan Paker’in TESEV yönetim kurulundaki yardımcısı İshak Alaton da Paker’e “TESEV’i bırak” baskısı yapmaya başladı.

Alaton’un Alarko Holding’de yapılan son TESEV Genel Kurulu toplantısındaki, “Ben TESEV Yönetim Kurulu’ndan ayrılıyorum. Artık çok yaşlandım. Ama Can Paker’e de tavsiyem, uzun yıllar hizmet etti, o da yönetim kurulu başkanlığını bıraksın. Onursal başkan olsun. Yönetim kurulu başkanlığını devretsin” şeklindeki çıkışını aktaran Paker, kurumun geleceğini garantide görmediği için bu öneriyi reddettiğini anlattı.

Alaton’un TESEV’den ayrılmasını istemesinden kısa süre önce, kendisine bir yazı gönderdiğini ve “Sen Açık Toplum’dan ayrıl. Hakan da Açık Toplum’dan gitsin. Sen, TESEV’de kal” dediğini de belirten Paker, “TESEV’de kalmamı istiyor, üç gün sonra, ‘Orada da başkanlığı devret’ diyor. Yaşlandığı için TESEV’den ayrılan İshak Bey, Açık Toplum’un Yönetim Kurulu Başkanı oldu! “ sözleriyle tartışmayı daha da alevlendirdi.

Açık Toplum Vakfı'nın yaptığı açıklamanın tam metni

"Can Paker'i konu alan Geriye Bakmak Yok kitabı ve basındaki yansımaları hakkında aşağıdaki noktaları kamuoyunun dikkatine sunmak isteriz. Açık Toplum Vakfı’nın, siyasi partilere muhalefet etmesi ya da destek olması söz konusu olamaz. Açık Toplum Vakfı, açık toplum değerlerini önemseyen insanların beraber çalıştığı bir vakıftır. Açık Toplum Vakfı'nın karar verici kurullarında, farklı görüşlere sahip, farklı siyasi partilerde faaliyet göstermiş insanlar yer almıştır. Geçmişte olduğu gibi bugün de tüm arkadaşlarımız özgür ve bağımsız bireyler olarak çalışmalarımıza katılmaktadırlar.

Açık Toplum düşüncesi, basın ve ifade özgürlüğüyle yargının bağımsız ve adil çalışmasının demokrasinin temel şartları olduğunu kabul eder. Dolayısıyla Açık Toplum Vakfı’nın basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı uygulamalar konusunda duyarsız kalması söz konusu olamaz. Özellikle, siyasi niteliği olan davalarda savunma hakkının tam manasıyla kullanılması, yargının adil çalıştığına kamuoyunun inanması demokrasinin gereğidir. Bu nedenledir ki Açık Toplum Vakfı, görüşlerine katılmasa da, herkesin adil yargılanıp, yargılanmadığını izler, önemser. "Başkasının Hakkından Bana Ne" adlı belgeselimizde bu konudaki duyarlılığımızı kamuoyu ile paylaşmaya çalıştık, izlenmesini tavsiye ederiz. Bizi sadece sevdiğimiz, hemfikir olduğumuz kişilerin hakları ilgilendirmiyor. Tanımadığımız, ve hatta sevmediğimiz, insanların da adil yargılanma hakkını savunmamız gerektiğine inanıyoruz.

George Soros'un Yahudi olduğu için İsrail'in çıkarlarına göre hareket ettiği ve Açık Toplum Vakfı’nı bu doğrultuda tavır almaya zorladığı saçma sapan bir iddiadır. George Soros, vatandaşı olduğu ABD’nin uyguladığı bazı politikalarına karşı çıktığı gibi, İsrail devletinin uyguladığı politikalara da sert eleştiriler yöneltmiş biridir. Bu, aynı zamanda, utanç verici bir iddiadır. Bu iddiayı ciddiye alanlara, tartışmaya açanlara ve gazetelerdeki köşelerine taşıyanlara, antisemitizmin bir ırkçılık çeşidi sayıldığını hatırlatmak isteriz.

Türkiye kamuoyuna saygıyla duyururuz."

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle