GÜNEYDOÄžU'DA 4 BÄ°N KÄ°LOMETRE - 4

Güncelleme Tarihi:

GÃœNEYDOÄžUDA 4 BÄ°N KÄ°LOMETRE - 4
OluÅŸturulma Tarihi: Haziran 09, 2008 00:40

Diyarbakır-Bismil-Batman-Midyat-İdil-Cizre-Kasrik Boğazı-Güçlükonak-Şırnak-Uludere-Şenoba-Habur-Çukurca-Hakkari-Yüksekova-Van... Bu isimler yıllardır dillerde. Çoğu kez "terörle" birlikte anılan bu coğrafyada 4 bin kilometre yol gittik. Günlerce kapı kapı dolaştık. Unutulmayacak olaylara, konuşmalara tanıklık ettik. Uzaklardan görülmeyen, ancak yakınına gidince yüze tokat gibi çarpan gerçekleri gördük. Birinci ağızlardan dinledik.

Haberin Devamı

‘BÖLÜNME Mİ, NEREYE GİDECEĞİZ Kİ?’

Şırnak’ın eski Adalet Parti Belediye Başkanlarından Ahmet Öyman ise şöyle konuşuyor:’ Şimdi size sayıyorum..Benim, 5 çocuğumun beşi de devlet de. Hem de önemli yerlerde olanlar var. Vatanına milletine gururla hizmet ediyorlar. Hepsi, Türklerle evli. Çocukları var. Şimdi bölünsün diyenlere bu en güzel yanıt değil mi? Kim nereye gidecek? Bu ülkede milyonlar birbirine kız aldı kız verdi. Yazık değil mi böyle radikallerin arasına sıkışmaya. Radikallerin söylemleri ile her iki tarafta da çok tehlikeli. Böyle olunca aklı başında insanlar da küsüyor gördükleri muamele ile. Kürt yoktur diyenler var. Bu şehrin tamamı Kürtçe konuşuyor. E var işte. Ne gerek var…varsın, yoksun iddialaşmasına’

ŞIRNAKLILARIN BAZI TV’LERE İSYANI

Haberin Devamı

Sabah oluyor. 1991-1993 arasında tarihinin en kötü günlerini yaşayan Şırnak’ın merkezi şimdi sakin. Cumhuriyet meydanında ise sinirli tipler birden yanıma yaklaşıyor ve ‘Söyleyin o bazı televizyonculara burayı hep terör ve çatışma kenti gibi gösteren yayınları yapmasınlar. Operasyonlarda gelip bu meydandan biz sıfır noktasındayız diyerek halkı kandırdılar. Üstten geçen helikopteri de şimdi Irak’a girdi diye yutturdular. Sonra hepsini kovduk. Yeter burası terör

GÃœNEYDOÄžUDA 4 BÄ°N KÄ°LOMETRE - 4

Şırnak şehir meydanında bir seyyar satıcı. Şırnaklılar bazı tv’lerin kendilerini terörist şehir gibi gösteren canlı yayınlarından bunalmış durumda

ÅŸehri deÄŸil.’Â

Şırnak’ta adını vermek istemeyen bir devlet yetkilisi de aynı şikayetlerde bulunuyor. Şırnaklılar imajlarının bu şekilde pompalanmasında son derece rahatsız.

Şehrin en lüks oteli ise ‘polis evi’. Burada yatırım yok. İnsanlar ciddi derecede işsiz. Giden göçen yerlisi de şehre pek sahip çıkmamış anlatılanlara göre. Kömür madeninin özelleştirilmesinde herkes şikayetçi. Çünkü iş alanı iyice daralmış.


‘KÖYLERE DÖNMEK İSTİYORUZ’

AKP Şırnak İl Başkanı Mustafa İlter de Ankara’nın Şırnak ile yakından ilgilenmesini istiyor. İlter’e göre sorun demokratik haklar değil öncelikle iş imkanının sağlanması. Bir de vatandaşın devleti gücünden korkmamasının sağlanması önemli diyor. Şırnak civarında Cudi, Gabar ve Namaz dağı’nda boşaltılan köylerden göçenlere sahip çıkılması ve bu köylere dönüşün sağlanması da kritik bir belirleyici AKP’li Başkan’a göre.

Haberin Devamı

Ama tabii bu kadar yoğun çatışmaların olduğu bir bölgeye nasıl dönüş olabilir o da ayrı bir soru. Şırnak’ın yolları kötü. Dış şehirlere bağlantıları kötü. Açılan ihalelerde 11 yıl olmuş ve taş taş üstüne konulmamış. Ama, su (10 gün suyu akmaya yerler var) ve yol sorunu çözülse Şırnak’ta önemli bir aşama kaydedilebilir.

12 ÇOCUKLU İŞSİZ

Tabii bu arada AKP binasında çok sayıda işsiz oturduğunu söylemek gerekiyor. Hele bir tanesi unutulacak gibi değil. İşsiz ve tam 12 çocuğu var. Şikayetçi işsizliğinden. Ona, ‘Sen trilyon da kazansan bu 12 çocuğa nasıl bakacaksın. Bunları yaparken hiç düşünmedin mi, Allah bağışlasın, ama niye 12 çocuk?’ diye soruyorum.

Haberin Devamı

Verdiği yanıt aynen şöyle: ‘Abi haklısın ama zamanında bizim düzende ağaya karşı etkin olmak için ne kadar nüfusun varsa o kadar iyi olur. Çok çocuk güçtür. Ayrıca yaylada evde her çocuğun hayvanlar ve bahçede ayrı görevleri olur. Terör nedeni ile yayla olmayınca herkes ortada kalmıştır.’

GÃœNEYDOÄžUDA 4 BÄ°N KÄ°LOMETRE - 4

Şırnak’tan bir ses: ‘Benim beş çocuğum var. Beşi de devlette önemli görevlerde. Türklerle evli. Kim nereye gidecek, kim bölünecek?’

Bir yer sofrasında yemek de yediğimiz DTP İl başkanı Halil İrmez ile sohbet gergin başlıyor. Merkezlerinde Şırnak’ın yerli kadınlarının yanına oturuyorum. Tam o sırada kızgın bir genç kız hışımla soruyor: ‘Ne yazacaksınız.?’ Düşünceler tepkiler’ deyince ‘tepkiler mi, yok burada bize tepki’ diye karşılık veriyor. Bir genç ama işte bu noktada belki de kırılma noktasında. Yani kazanmak için devletin bu çocukların bir saniye bile yanından ayrılmaması gerekiyor. Yoksa başka mihraklar anında devreye giriyor. Halil İrmez de, ‘bölünme hele yeni Ortadoğu düzeninde olmayacak diyor ve şöyle devam ediyor. ‘Bize tahammül edin. DTP buradaki en anahtar konumdaki yapıdır barış adına demokrasi adına. Çocuğunun biri dağda PKK’da biri askerde TSK’da olan var. Halimizi görüyorsunuz. Böyle bir ihaneti ülkeyi böldürmeye kalkanlara önce biz karşı çıkarız. Ama, biz diyoruz ki, temel eğitim hakkı, Kürtçe eğitim olsun diyoruz. Bunlar birbirinden farklı ve bölünme ile ilgili değil. Ayrıca Bestler Cudi hattında çok ciddi maden rezervleri var. Bunlar için devlet adım atabilir ve ciddi iş imkanları ortaya çıkabilir.’

Haberin Devamı

Bu, ‘bölünme olmaz ama temel haklarımızı istiyoruz’ söylemlerini çok duydum bölgede. Ancak, bunların ne kadar samimi olduğunu zaman gösterecek ve bu zaman sürecinde de, DTP’lilerin bunu ispat edebilmesi ve güven sağlayabilmesi için kendilerini muhakkak PKK’dan ayrı bir çizgiye getirmeleri önemli.

Şırnak’tan artık Hakkari istikametine doğru çıkma zamanı geliyor. Şoförüm gittikçe sabırsızlanıyor ve ‘Abi, bu yolun şakası yok. Geç kalmaya gelmez. Geç kalmadan yola çıkmamız lazım. Yol zorlu, tehlikeli ve birbirinden keskin virajlar var. Kaç tane askeri kontrol noktasını geçeceğiz bilmiyoruz. PKK’nın yoğunlukla eylem yaptığı hatta sınıra sıfır noktasında yaklaşık 100 km gideceğiz. Sağımızda uçsuz bucaksız dağlar. PKK’nın Kuzey Irak’tan sızdığı dağlar. Zamanında, İngilizler kirli hesap yapmadan 5 km içeriye veya dışarıya sınırı çizse sınır olmayacak hırçın dağlar.

Haberin Devamı

BU ÃœLKENÄ°N KAHRAMAN EVLATLARI

Yollar öylesine tutulmuş ki eskisi gibi değil. Şu anda siz bu satırları okurken, 2 bin 2 bin 500 rakımda sınıra sıfır noktalarında bu ülkenin kahraman asker evlatları olduğu konusunda en ufak bir şüpheniz olmasın. Onlarcası ile konuştum. Kimi birazdan dağlara timle birlikte göreve çıkacaktı. Kimi ise, görevden yeni gelmişti. Kimi de, bana göndereceği mektubu verdi daha çabuk ulaşır diye ailesine.

Kimbilir, belki de ertesinde şehit olacak askerlerimizden biri ile konuştum. Şırnak’ın dağlarından nice haberler geldi sonrasında ‘şehitler var’ diye.

TRT GENEL MÜDÜRÜ’NE ÇAĞRI

Bir asker bu noktalarda bir istekte bulundu. Bu da bizim için görev oldu. TRT Genel Müdürü’ne dedi ki, ‘Burada Irak’ın radyoları çıkıyor müdürüm. TRT fm yok. Bunu TRT gücü ile yapamaz mı. Bizim ülkemizin sesini de Irak’a duyuramaz mı, biz niye Iraklıların radyosunu dinleyelim ki’

YARIN: "KİM GİDER KÜRTÇE KURSUNA?"


ÖNCEKİ BÖLÜMLER                                                                       :

BİRİNCİ BÖLÜM: GÜNEYDOĞU'DA 4 BİN KİLOMETRE

İKİNCİ BÖLÜM: BİR OĞLU ASKERDE BİR OĞLU DAĞDA

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: GÜNEYDOĞU AJAN KAYNIYOR












Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!