’Ortam dinlemesi’ ile her şey mümkün

Güncelleme Tarihi:

’Ortam dinlemesi’ ile her şey mümkün
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 31, 2008 00:00

CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın odasındaki özel konuşmanın yayımlanmasıyla patlak veren ’derin kulak krizi’ artarak sürerken, bu konudaki en yetkili kişilerden birinin bilgisine başvurduk.

Sorularımızı yanıtlayan Telekomünikasyon İletişim Başkanı Fethi Şimşek, istihbarat birimlerinin ’ortam dinleme’ ile ’her yeri dinleyebileceğini’ kaydetti ve ekledi: "Bu yolla elde edilecek delille ilgili hakim kararı şarttır."

ÖNCE Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt olayı patlak verdi. Arkasından, CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP Genel Merkezi’ndeki odasında yaptığı özel konuşmaların dinlendiğini ve basına sızdırıldığını söyledi. Diğer yandan, başta Ergenekon olmak üzere çetelerle ilgili soruşturmalar için dinlenilen telefonların kayıtları da çarşaf çarşaf gazete sayfalarını süslüyor. Bir telekulak cenneti olarak bilinen Türkiye’de kim kimi dinliyor, dinlemeler nasıl yapılıyor, ’ortam dinlemesi’ nedir? TürkSat uydusunun fırlatılışı için Fransız Guyanası’nda bulunan ve CHP’deki dinlemenin ’telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespit edilmesi’ ile hiçbir ilgisi bulunmadığını söyleyen Telekomünikasyon İletişim Başkanı Fethi Şimşek, sorularımızı cevaplandırdı.

- Telefonların dinlenip dinlenmemesine kim karar veriyor, siz mi?

Hayır, dinlenecek telefon numaraları bize hakim kararıyla gelir. Bu kararda telefonun kime ait olduğunun da bildirilmesi gerekir.

’Katalog suçlar’ dinleme kapsamında

- İyi ama, çete mensuplarının kendi adlarına kayıtlı telefonları yok ki...

Bu doğru, ama çete mensuplarının hangi telefonları kullandığını tespit etmek zor değildir. Bunun için telefonun mutlaka kendi adına kayıtlı olması gerekmez. Zaten onu takdir eden mahkemedir. Bizim burada, ’Bu numara dinlenir, o dinlenmez’ diye bir tartışmaya girmemiz mümkün değildir. Ama yönetmeliklere uygun olmayan kararlara da itiraz ediyoruz elbette. Dinleme yapılacak suçlar bellidir. Biz bunlara katalog suçları diyoruz. Her türlü suç için dinleme olmaz. Dinleme süreleri zaten mahkeme kararıyla belirleniyor. Biz bu sürelere uyulup uyulmadığını kontrol ediyoruz. Arkasından da teknik kısma havale ediyoruz. Dinlemeyi teknik kısım yapıyor.

Dinleme zor iştir bazen itiraz ederiz

- Mahkeme kararıyla size gelen telefon numaralarına itiraz hakkınız var mı? Mesela, "Şu numaraların dinlenmesi uygun değildir" diyebiliyor musunuz?

Bize gelen kararlarda bulunması gereken unsurlar açıkça bellidir. Bu unsurları taşımayan kararlara itiraz yetkimiz vardır. Nitekim faaliyete başladığımız günden bu güne bu tür itirazlarımız olmuştur ve bu itirazlar haklı görülmüştür.

- Kolay bir iş midir telefon dinlemek? Teknik altyapıya sahip herhangi bir kurum dilediğini dinleyebilir mi?

Dinleme yapmak zor bir iştir. Bu işlerle ilgili olarak Türkiye’deki istihbarat birimlerinde beş binden fazla insan görevi yapıyor. Dinleme yapmak için birçok aktörün bir araya gelmesi gerekir.

Hakim kararı yoksa cezai müeyyidesi var

- Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, dinlendiğini iddia etti. Bizim şu an burada konuştuklarımız dinlenebilir mi?

Bizim buradaki konuşmalarımızın dinlenmesi hususu, apayrı bir konudur. Güvenlik ve istihbarat birimlerimiz ihtiyaç duydukları takdirde, yine yargı sürecini takip ederek ’ortam dinlemesi’ diye tabir edilen dinlemeyi yapabilirler. Ortam dinlemesi ile her yer dinlenebilir. Yasa buna imkán vermektedir. Ancak, bu yolla elde edilecek delillerin yasal bir nitelik kazanabilmesi için teknik izleme ile ilgili hakim kararı alınması şarttır. Aksi takdirde yapılan işlem yasaya aykırı olur ve cezai müeyyidesi vardır.

3 ay 10 gün sonra tüm kayıtlar silinir

- Sizin sonucu denetleme imkánınız var mı?

Hayır; biz zaten içeriğine de bakmayız, çünkü burada dinleme yapılmıyor. Hangi görevlilerin bu dinleme işini yaptığını da bilemeyiz biz. Biz emniyet, jandarma veya MİT’e aidiyet numaralarını bildiririz. Bundan sonraki bütün sorumluluk istihbarat birimlerine aittir. Çeker, ’tape’lendirir, siler. Suç oluşturan konuşma içeriklerini de savcının önüne bir dosya halinde koyar. Tedbir süresi genellikle üç aydır. Üç ayın sonunda, istihbarat birimlerine on günlük bir opsiyon daha tanıyoruz. Onuncu günün sonunda buradaki sistem otomatik olarak kayıtları siliyor. Tabii, istihbarat birimleri bu kayıtları kendi alt cihazlarına taşıyıp istediği analizi yapabilir. Ama burada üç ay artı on günün sonunda sistem otomatik olarak kayıtları siler.

Kripto kayıtlarına başkan bile ulaşamaz

- Yani dinleme kayıtları TİB’de de bulunuyor...

Bulunuyor ama ’tape’lendirilmemiş haldedir, yani ham kayıttır. Buna ulaşma yetkisi, hakim kararında yazan şahsa aittir. Bu kriptolara başkan olarak benim ulaşmam bile mümkün değildir. Ağrı’dan, Hakkari’den, İstanbul’dan, Edirne’den, Antalya’dan hangi birimin aidiyet numaralı görevlisi dinliyorsa sadece o ulaşıp çekebilir.

- Bu kayıtların savcılık dışında herhangi bir yere verilmemesi gerekiyor diyorsunuz ama gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanıyor. Nasıl yansıyor basına dinleme kayıtları?

Basına dosyalardan yansıyor. Çünkü, ’tape’lendirilen kayıtlar hazırlık dosyalarına konuluyor. Herhangi bir gizlilik kaydı yoksa, avukatların fotokopi alma yetkisi var.

Hakları ihlal edilen mahkemeye başvurur

- İlhan Selçuk gözaltına alındı. Telefon konuşmaları ertesi gün medyaya yansıdı. Üstelik son derece kişisel konuşmalardı...

Bizim dışımızdaki kurumlarla tartışmalara girmem. Ama bunun müeyyidesi vardır. Haklarının ihlál edildiğini düşünen kişiler gidip mahkemelere başvurulabilir ve bunu sızdıran kişilerle ilgili soruşturma yapılmasını isteyebilir.

11 kuruluş dinleme yapıyor

TÜRKİYE’de resmi istihbarat MİT, Jandarma ve Emniyet tarafından yürütülüyor. Bunun dışında, söz gelişi Liman Koruma gibi birimleri de dahil edersek, toplam 11 kuruluş dinleme yapabiliyor. Başta MİT, Jandarma ve Emniyet olmak üzere bu kurumların zaman zaman güç veya iktidar kavgası içine girdiği, bu nedenle, sadece başkalarını değil, birbirini dinlediği bile iddia edildi geçmiş dönemlerde. İşte bütün bunları denetim altına almak, yasadışı dinlemeleri ortadan kaldırmak, dinlemek isteyen kurumla dinlemeyi mümkün hale getirenler arasında iletişim kurulmasını sağlamak üzere Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) kuruldu ve başına da eski Cumhuriyet Savcısı Fethi Şimşek getirildi.

GİZLİ KULAKLAR ÜLKESİNDE, TARİHE GEÇMİŞ DİNLEME VAKALARI

27 Mayıs gecesi yakılan tutanaklar

Geceyarısına doğru, MİT’in Teknik Servis Şefi Mazhar Eymür’ün telefonu çaldı:

- Askerler harekete geçti.

Eymür, telaşla lojmanın karşısındaki ’özel dinleme’ bölümüne gitti. Yardımcısı Necdet Bey’i de çağırdı. İkisi birlikte bazı bant ve dinleme tutanaklarını imha ettiler. Eymür, o telaş içinde bir yandan da söyleniyordu:

- Kaç kere söyledim, ’Bizi bu işlere karıştırmayın’ diye, bir türlü dinletemedim.

Eymür’ün yakındığı işler, CHP yöneticilerinin telefonlarının dinlenmesiydi. Eymür, MİT’in ’teknik dinleme (audio surveillance)’ konusundaki en önemli uzmanıydı. Teknik Servis Şefliği’ni, 1948 yılında, Kavaklıdere’de iki katlı binanın birinci katındaki üç küçük odada kurmuştu. Bir kaç yıl sonra Kavaklıdere’deki dört katlı binaya geçildiğinde, Teknik Servis, Amerikalıların yardımıyla daha da büyümüştü (...) CHP’nin telefonlarının dinlendiğini gösteren tutanakların bazı kopyaları, Yassıada davaları sırasında günışığına çıktı.

(Gizli Kulaklar Ülkesi, Faruk Bildirici, İletişim Yayınları, 1998)

Yarın: Ergenekon için binlerce sayfa
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!