5 soruda Obama’nın İsrail gezisi

Güncelleme Tarihi:

5 soruda Obama’nın İsrail gezisi
Oluşturulma Tarihi: Mart 18, 2013 00:00

ABD Başkanı Barack Obama, başkanlığının ikinci döneminde ilk yurtdışı gezisine çarşamba günü başlıyor.

Haberin Devamı

Obama’nın ziyareti öncesinde İsrail’de yeni hükümet kuruldu, savunma bakanlığına ise yasadışı yerleşimleri savunmasıyla tanınan eski genelkurmay başkanı Moşe Yaalon getirildi. İsrail’den sonra Filistin’in Ramallah kentine ve son olarak Ürdün’e geçecek Obama’nın gezisi   5 soruda şöyle:

Gezİnin tarİhİ açıdan ne önemİ var?
2009’da görevi devralan Obama’nın Başkan olarak bu ilk İsrail gezisi. Richard Nixon, Jimmy Carter, Bill Clinton ve George W. Bush’tan sonra İsrail’e gidecek olan beşinci Amerikan başkanı. Obama, üç gün İsrail’de kalırken Filistin’e de geçecek, cuma akşamı ise Ürdün’de olacak. First Lady Michelle Obama, Başkan’a eşlik etmiyor. Dışişleri Bakanı John Kerry ise gezinin başından sonuna Obama’nın yanında olacak.

Ana başlıklar ne?
ABD Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Ben Rhodes, gezinin asıl ayağı İsrail için üç ana başlık saydı: Güvenlik, istihbarat ve ekonomik konular. Türkçesi: İran’ın nükleer programının yarattığı güvenlik riski, Suriye’deki içsavaş konusunda elde bulunan en güncel istihbarat, başta Demir Kubbe füze savunma sistemi, ABD’nin İsrail’e sağladığı yıllık 3 milyar doları aşan ekonomik yardımın sonuçları.

Haberin Devamı

Obama neden Knesset’te konuşmuyor?
Daha önce İsrail’e giden başkanlar Bill Clinton ve George Bush’un aksine Obama, İsrail Parlamentosu’nda değil, öğrencilerin olacağı bir konferans salonunda konuşacak. Doğrudan İsrail halkına seslenmek istiyor. 2009 Kahire konuşmasıyla nasıl Müslüman dünyasına seslendiyse, Obama’nın bu kez Ortadoğu sorunu hakkında İsraililere söyleyeceklerinin tarihi bir önem taşıması bekleniyor. Gezinin Ramallah ayağı ise sembolik olmaktan ibaret.

Ürdün neden gezİye dahil?
Ürdün Kralı Abdullah son dönemde ABD’nin bölgedeki en yakın ortağı. Bunun en son  örneği, Türkiye’nin ABD’ye teslim etmediği Usame Bin Ladin’in damadı El Kaide sözcüsü Süleyman Abu Ghaith’in Ürdün’de yakalanması olayıydı. Washington, böylece Suriye krizi yüzünden mülteci akınına uğrayan Ürdün’e verdiği önemi göstermek istedi.

Arap Baharı ortamında Ürdün gİbİ
bir krallığa gitmesi çelişki değil mi?
Ben Rhodes buna şöyle yorum getirdi: “Ürdün’de demokratik reform süreci yolda. Biz Kral Abdullah’ın da ülkesindeki politik ve ekonomik reform ihtiyacını anladığına inanıyoruz. Bu konuda samimi.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!