Merhaba
Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

Hürriyet'i Takip Et

Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

‘Bir sağdan bir soldan astık’ açıklaması

Fevzi KIZILKOYUN / ANKARA
22 Kasım 2012
    Evren: Ben ihtilal yaptım

    12 Eylül duruşmasına Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya telekonferans yöntemiyle katıldı. Evren'in avukatı sanıkların sadece darbe suçundan sorgulanabileceğini söyledi. Mahkeme Başkanı da sanıklara sistematik işkencenin sorulmayacağını belirtti. İlk ifadeyi Şahinkaya verdi. Şahinkaya ifadesinde ''Ben kurucu iktidarım, sanık sıfatım yoktur. O gün Türk Milleti için en doğru olanı yaptık'' dedi. Şahinkaya'dan sonra ifade veren Kenan Evren, ''Biz ihtilale teşebbüs etmedik, yaptık'' dedi. 12 Eylül Davası'nda bugünkü duruşma tamamlandı.

    12 Eylül duruşmasında dün sanıklar Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya ilk savunmalarını yaptı. Her iki sanık da “Bu mahkeme bizi yargılayamaz. Bizi tarih yargılar” diyerek, hiçbir soruya yanıt vermeyeceklerini belirtti. Evren, “Biz teşebbüs etmedik, ihtilal yaptık. Bugün olsa yine ihtilal yapardık” açıklamasını yaptı.
    Duruşmaya Evren ve Şahinkaya telekonferans ile katılırken, müdahiller, sanık avukatları, müdahil avukatları ve gazeteciler salonda hazır bulundu.

    Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dünkü duruşmada sanıkların sorguları yapıldı. Evren elleri titreyerek yaptığı savunmada özetle şöyle konuştu:

    YİNE YAPARDIM

    “12 Eylül ihtilalini yapan TSK’nin üst komuta heyeti kurucu iktidar olarak Milli Güvenlik Konseyi’ni (MGK) oluşturmuştur. MGK, kurucu iktidar olarak anayasal kanunları çıkarmış, yeni anayasal düzeni oluşturmaya başlamıştır. Kurucu Meclisin oluşturulması yeni anayasanın yapılması ve halk oyuyla yürürlüğe konulması ile yeni anayasal düzen tamamlanmıştır. Ben kurucu iktidar olan MGK’nın Başkanıydım. Devlet Başkanıyım. Daha sonra 7. Cumhurbaşkanı olarak görevime devam ettim. MGK’nın 1982 anayasası ile hükmü bağlanmış tasarruflarının suç olduğunun iddia edilemeyeceğini herkes bilir.

    BİZ TEŞEBBÜS ETMEDİK İHTİLAL YAPTIK

    Benim ve silah arkadaşlarımın 80 tarihinde ve sonrasındaki tasarruflarından dolayı yetkilerini 82 anayasasından alan yargı suç isnadında bulunma ve yargılama yetkisi yoktur. Biz ihtilal yaptık. İhtilale teşebbüs etmedik. Bu aynı şey değil. Ben 12 Eylül haraketinin hesabını büyük Türk Milletine verdim. Beni bundan sonra tarih yargılar. 12 Eylül hareketini herkes siyasi ve etik olarak istediği gibi değerlendirebilir. 12 Eylül’de beceriksiz siyasilerin yorumlarını, 12 Eylül sonrası yaşananlar yalanlamaktadır. Demokrasinin yaşandığı yerde ihtilal olmaz. TSK iktidar olmanın meraklısı değildir. 12 Eylül’ün bugüne kadar darbe öncesinde yaşananları bir daha yaşanmaması bunu göstermektedir. Biz o gün doğru olanı yaptık. Bugün olsa yine aynı şekilde o ihtilali yapardık”

    SAĞDAN-SOLDAN ASTIK AÇIKLAMASI

    Mahkeme heyetinin, “Kamuoyunda bilinen şekliyle ‘adaletli olsun diye bir sağdan bir soldan astık’ cümlesi size mi ait” sorusuna ise Evren, “Evet söyledim” yanıtını verdi. Heyetin, “Ne amaçla söylediniz? Adam asma eylemi bu kadar basite indirgenebilir mi?” demesi üzerine ise Evren, “Bitaraf olduğumuzu göstermek için yaptık. Sağ-sol demesinler diye taraf olmadığımızı göstermek için bir sağdan bir soldan, bir sağdan bir soldan, bir sağdan bir soldan.” dedi. Evren’in bu açıklaması salonda tepkilere de neden oldu. Bazı müdahiller, “Aferin size, insanları asıp şimdi de karşımızda övünerek anlatıyorsunuz” diye çıkışması üzerine mahkeme heyeti müdahale etti.

    Elindeki metni okuyan Şahinkaya ise özetle şunları söyledi:

    O GÜN EN DOĞRU OLANI YAPTIK

    “Ben anayasa ile kurulmuş Milli Güvenlik Kurulu (MGK) üyesiyim. MGK kurucu iktidardır. Anayasa ile hükme bağlanmış olan kurucu iktidarların tasarrufları suç konusu olamaz. Silah arkadaşlarım yetkisini anayasadan almaktadır, mahkemenin bizi yargılama yetkisi yoktur. 12 Eylül müdahalesi Türk ve dünya tarihinde yerini almış büyük bir olaydır. Tarihi olayları ancak tarih yargılar. TSK, Türk milletine olan görevini yerine getirdi. O gün Türk Milleti için en doğru olanı yaptık. Sanık sıfatım yoktur, ben kurucu iktidarım. Bu çerçevede hiçbir soruya yanıt vermeyeceğim. Savcı tarafından alınan ifademi tekrarlıyorum.”
    Müdahil avukatlar, Şahinkaya’ya çapraz sorgulama tekniğiyle 500’ü aşkın soru yöneltti. Şahinkaya, bu soruların hiçbirine cevap vermedi.

    DURUŞMADAN NOTLAR...

    12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, Yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı davanın bugünkü duruşması başladı.

    Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanıkların avukatı Bülent Hayri Acar, müdahilliğine karar verilen TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, CHP, MHP, DİSK ve HAK-İŞ'in de arasında bulunduğu tüzel kişilerin avukatları ile diğer bazı müdahiller ve avukatları katılıyor. Sanıkların görüntüleri, 4 LCD ekran aracılığıyla mahkemeye yansıtılıyor.

    Evren ve Şahinkaya, sesli ve görüntülü iletişim sistemiyle savunmalarını yapıyor. Sanıklar, yansıtılan görüntülerde dün olduğu gibi yataklarında görünüyor.

    AVUKATLAR TARTIŞTI

    Duruşmada avukatlar arasında tartışma çıktı. Avukatlardan Fikret Babaoğlu, sanıkların avukatları Bülent Acar'ın “rehavet içinde olduğunu” söyledi ve müvekkillerini uyarmasını istedi. Avukat Acar ise bu sözlere, “Rehavet ne demek” diye tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, Avukat Babaoğlu'nu, ses tonunu ayarlaması ve sanık avukatlarına yönelik el hareketi yapmaması konusunda uyardı.

    EVREN VE ŞAHİNKAYA SADECE DARBEDEN SORGULANACAK

    Evren'in avukatı, işkence iddiaları için ''Sorgu sadece darbeden yapılabilir. İşkence iddiaları ayrı bir soruşturmanın konusudur'' dedi.

    Müdahil avukatlardan Fikret Babaoğlu söz alarak, sanıkların sistematik işkence ve kötü muamele suçları yönünden de savunmalarının yapılması gerektiğini öne sürdü. Mahkeme heyeti, Cumhuriyet savcısı ve sanık avukatının da talebi doğrultusunda talebin reddine karar verdi.

    Avukatın bu itirazı üzerine mahkeme başkanı sanıkların sadece darbe suçlamasından yargılanacağını söyledi. Sanıklar sistematik işkenceden sorgulanmayacak.

    Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, sanıklara ''Ülke yönetimine el koymakla suçlanıyorsunuz'' dedi.

    Mahkeme Başkanı ile Kenan Evren arasında şöyle bir diyalog geçti:
    Mahkeme Başkanı:
    Savunmanızı kendiniz mi yapacaksınız?
    Kenan Evren: Avukatımın yapmasını talep ediyorum. Ben bu konuda bir şey söylemek istemiyorum.
    Mahkeme Başkanı: Avukatınla birlikte mi yapacaksın?
    Kenan Evren: Bizim bu işkencelerle ilgimiz yok.
    Mahkeme Başkanı: Bunu sormuyorum.
    Kenan Evren: Evet savunmamı avukatımla birlikte yapacağız.

    Müdahil avukat, savunma yaparken sanıkların birbirini duymamasını istedi. Bu talep reddedildi.

    ŞAHİNKAYA RAHATSIZLANDI

    Tahsin Şahinkaya rahatsızlanınca tıbbi müdahale yapıldı. Duruşmada, Kenan Evren savunmasını yapmadan önce İstanbul'daki naip hakim, sanık Tahsin Şahinkaya'nın ilaç alması gerektiğini söyledi. Mahkeme, savunmalar öncesinde duruşmaya kısa bir ara verdi.

    İŞTE ŞAHİNKAYA'NIN İFADESİ

    Müdahil avukatlardan Arif Ali Cangı, “Sanıklar arasındaki astlık ve üstlük ilişkisi dikkate alındığında, sanıkların savunmasına Ali Tahsin Şahinkaya'dan başlanmasını” istedi. Mahkeme, talebi yerinde gördüğünü tutanağa geçirdi. Önce Ali Tahsin Şahinkaya savunma yaptı.

    Şahinkaya, yazılı metin üzerinden savunmasını yaptı. Şahinkaya savunmasında şunları söyledi:

    * Ben anayasa ile kurulmuş Milli Güvenlik Kurulu üyesiyim
    * Milli Güvenlik Konseyi kurucu iktidardır
    * Kurucu iktidarların tasarrufları suç konusu olamaz
    * Silah arkadaşlarım yetkisini anayasadan almaktadır
    * Mahkemenin bizi yargılama yetkisi yoktur
    * 12 Eylül müdahalesi Türk ve dünya tarihinde yerini almış büyük bir olaydır.Tarihi olayları ancak tarih yargılar
    * TSK Türk milletine olan görevini yerine getirdi.
    * O gün Türk Milleti için en doğru olanı yaptık
    * Türk Silahlı Kuvvetleri, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu ve 'en büyük eserim' dediği Türkiye Cumhuriyeti'nin koruyucusu ve kollayıcısıdır.
    * Büyük önderin en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti büyük Türk milletiyle birlikte sonsuza kadar yaşayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın
    * Sanık sıfatım yoktur, ben kurucu iktidarım
    * Bu çerçevede hiçbir soruya yanıt vermeyeceğim
    * Savcı tarafından alınan ifademi tekrarlıyorum

    SORULARA YANIT VERMEDİ

    Şahinkaya'nın ifadesini tamamlamasının ardından sorulara geçildi. Müdahil avukatlarından Kavili de Şahinkaya'ya bir dizi soru yöneltti. Şahinkaya, sorulara bir kez daha yanıt vermeyeceğini bildirdi. Sorular sorulduğu sırada Şahinkaya'nın zaman zaman gözlerini kapattığı dikkati çekti.

    Heyetin, Şahinkaya'ya yönelttiği sorular şunlar:

    -Bireysel olarak bir darbe yapmanın gerektiğine ne zaman inandınız? Bu kararınızı kimlerle paylaştınız? Darbe yapılması yönündeki karara hangi tarihli toplantıda, hangi komuta kademesiyle hangi komutanlarla karar verdiniz? Sizin dışınızda kalan, yani emir komuta zinciri dışındaki TSK görevlilerince veya TSK dışında bir silahlı güç tarafından darbe yapılsaydı buna o dönemdeki tepkiniz ne olurdu?
    -12 Eylül askeri darbesinin yapılmasıyla birlikte önceden isimleri tespit edilen kişilerin bulundukları yerden toplanmaya başlandıkları dikkate alındığında bu kişilerin listeleri ne şekilde oluşturulmuştur? Bunlar arasında suç işlediği iddia edilen kişilerin adresleri ve yerleri belli iken 12 Eylül 1980 öncesinde gözaltı ve yakalama işlemlerinin yapılmamasının nedeni nedir?
    -Komuta kademesinde 'Darbeyi daha önce yapacaktık, ancak olgunlaşmasını bekledik' şeklinde gazetelere demeçler verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İddianamede anlatım olarak yer verilen 16 Mart İstanbul Üniversitesi, 1 Mayıs 1977 Taksim, Sivas, Çorum, Kahramanmaraş olaylarında birçok aydın, yazar, gazeteci, öğretim üyesinin katledilmesinin toplumda darbe beklentisi yarattığı iddia edildiği de dikkate alındığında, bu olaylara göz yumulması söz konusu mudur? Veya bu olayların niteliğine uygun müdahaleler yapılmış mıdır?
    -Hemen her fırsatta, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından verilen beyanatlarda çok kısa zamanda demokratik düzene geçişi sağlamanın amaç edinildiği ifade edildiğine göre, askeri mahkemeler tarafından verilen idam kararlarının onaylanmasını demokratik düzene geçiş sonrasında milletin tercihleri ile oluşacak TBMM'ye bırakmak yerine Milli Güvenlik Konseyi eliyle yerine getirmenizin sebebi nedir?
    -12 Eylül askeri darbesi yapıldıktan sonra gözaltında ölümler yaşanmış, başta Diyarbakır ve Mamak cezaevlerinde işkence sonucu ölümler olmuştur. Bu olayların engellenmesi için bir çaba gösterdiniz mi?
    -12 Eylül 1980 askeri darbesinin yapılmasında, ABD veya bir başka ülkenin bilgisi veya onayı var mıdır?

    Şahinkaya, her sorunun ardından, yanıt vermeyeceğini söyledi.

    Sanık avukatı Bülent Acar söz alarak, “sanığın özgür iradesiyle soruları yanıtlamayacağını bildirdiğini” ifade etti ve “Sorulara cevap vermeyeceğini belirten, bunu ortaya koyan bir sanığa yönelik sorulara devam edilmesi demek, yasak sorgu usullerinin uygulanması demektir. Müvekkilime soru sorulmamasını talep ediyorum” dedi.

    Avukat Kavili ise sorgu bütünlüğüne karışılmaması yönünde ara karar verilmesini istedi. Avukatlar küfür olmadan soru sorulabileceği itirazında bulundu. Müdahil avukatlar, sanıkların uluslararası çetenin parçası olarak darbe yaptığını iddia etti.

    Müdahil avukatlar sanıkların kaldıkları odanın tümünün görünmesini istedi.

    Mahkeme, müdahillerin sanıklara soru sormaya devam etmelerini kararlaştırdı.

    EVREN'İN SAVUNMASI: DARBEYE TEŞEBBÜS ETMEDİK, YAPTIK

    Kenan Evren savunmasında şunları söyledi:

    * Ben kurucu iktidar olan MGK'nın başkanıydım.
    * 12 Eylül komuta zinciri içinde yapıldı
    * Yapılış nedeni Türk milletine bildiri ile açıklandı. Ben cumhurbaşkanıyım. 12 Eylül'ün hesabını millete verdim.
    * Mahkemeniz bizi yargılayamaz. Biz kurucu iktidarınız
    * İhtilale teşebbüs etmedik, yaptık
    * İhtilal yapmayı suç sayan bir kanun yok
    * Demokrasinin olduğu yerde ihtilal olmaz
    * Siyasiler beceriksizliklerini askere fatura edemez
    * Bugün olsa aynı şekilde ihtilal yapardık.
    * TSK iktidar olmanın meraklısı değildir
    * Mahkemenizin sorularına yanıt vermeyeceğim
    * Ülke o günkü olaylara layık değildi, gerekeni yaptık
    * Beni ancak tarih yargılar
    * Görevim mahkemeye yardımcı olmaktı, sanık değilim.
    * Savcılıkta verdiğim ifadeyi tekrarlıyorum. Sorularınıza cevap vermeyeceğim.
    *Yaptıklarımız suç değildi, pişman değilim.
    *Adaletli olsun diye bir sağdan bir soldan astık demedim. Adaletli karar verilmesini kast ettim.
    *Bayrak harekat planını kim hazırladı bilmiyorum.
    *Haydar Saltuk benim yerime bu talimatı verdi.
    *Darbe Planını 1. Ordu Komutanı Necdet Üruğ hazırladı.
    *Harekat planında kuvvet komutanlarının bir dehli yok.

    Evren ve Şahinkaya sanık yatağında...

    Her türlü hakkı saklıdır.

    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    22/11/2012 - 19:54
    O ZAMANIN ŞARTLARINA GÖRE YAPILMASI GEREKLI OLANI YAPTILAR. O GÜNLERİ BEN ÇOK İYİ HATIRLIYORUM . BUNLARI YAŞAYAN GÖREN BİLİR. ALLAH GÖSTERMESİN ÖYLE BİR DURUM SÖZ KONUSU OLSA VE YAŞANSA AYNIŞEY YİNE YAPILIR. HERGÜN BİR SAĞDAN BİR SOLDAN CAN ALINIYORDU. OKULLAR MİHRAK YUVASI OLMUŞTU .
    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    22/11/2012 - 13:37
    Siz daha çocuk yaşta camide dini eğitiminizi alırken dışarıda sol sağ kavgası yüzünden çıkan silahlı çatışmanın içinde kalıp yaşadığınız terörden kaçmak isterken kardeşinizin çenesine caminin demir parmakları battığında o çeneyi elinizle tutarak evinize kaçma duygusunu bilirmisiniz? Ben biliyorum
    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    22/11/2012 - 13:32
    DEVAM 5-83 SEÇİMLERİNİ SANDIK MANDIK ÇALINDI DEYİP İPTAL ETMEDİLER, 6-12 EYLÜLDEN SONRA 50 KİŞİ İDAM EDİLMİŞ OLUP BUNLARIN 17 TANESİ SİYASİ DİĞERLERİ TECAVÜZCÜ, VB ADİ SUÇLUDUR 7-BANA GENÇLİĞİMİ YAŞATMAYAN 12 EYLÜL ÖNCESİ LİDERLERİNE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM 8-EVREN VE ARK. ALLAH RAZI OLSUN
    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    22/11/2012 - 13:32
    Evet o günleri yaşayanlardan biri de benim.ortaköyde sahilde bir gün sağcıların solcuları ertesi gün solcuların sağcıları oturdukları kahvehaneleri tarayarak birbirlerini öldürdüklerini gördüm. Daha ortaokul sıralarında gözünüzün önünde TÜRKÇE öğretmeninin vurulduğunu kaç kişi gördü.Ben gördüm.
    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    22/11/2012 - 13:25
    DEVAM 3-82 REFERANDUMUNDA SANDIK BAŞKANIYDIM. SANDIK BAŞINDA NE ASKER NE POLİS VARDI HERKES OYUNU GÖSTERE GÖSTERE ÖZGÜRCE(HAYIR OYU ATANLAR)KULLANDI,KİMSE KİMSEYE BİRŞEY SÖYLEMEDİ 4-DARBECİ ZİHNİYETTE OLSALAR 83 YILINDA SEÇİME GİTMEZLERDİ
    Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
    22/11/2012 - 12:12
    Burda fikir üfüren liboşlara ve sözde demokratlara sözüm... Demokrasiye o kadar güçlü bir inancınız vardı da nasıl oldu da ülke o derece bölünmüş bir hale geldi o dönem? Bu millete yaranamazsın... hasta adam görünümüne bürünmüş bir mekanizmadan kurtulmak için bu şarttı. 2+2=4. acı ama gerçek.
     ADnet  
    Reklam için
    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding