Bıçak parası rüşvet sayılacak

Güncelleme Tarihi:

Bıçak parası rüşvet sayılacak
Oluşturulma Tarihi: Ocak 18, 2012 09:30

Memurların, vatandaştan para almaları ‘görevi kötüye kullanmadan’ çıkacak; ‘rüşvete’ girecek. Böylece hastasını ameliyat için para alan doktor, tapu işlemlerini hızlandıran memur, 1 ila 3 yıl hapis yerine; 4 ila 12 yıl hapis cezası alacak.

Haberin Devamı

Buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon gibi ev halkının kullandığı eşyalar haciz edilemeyecek. 887 TL’nin altında borcu olanlara doğrudan icra takibi yapılamayacak. Önce borcun ödenmesi için davet yazısı gönderilecek. Kaçak elektrik kullanımı ‘hırsızlık suçu’ kapsamından çıkacak.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından kamuoyuna açıklanan yargı paketi icradan iflasa, çeklerden kaçak elektriğe kadar ekonomi alanında da çok önemli düzenlemeler içeriyor.  Ergin’in yaklaşık 100 madde olduğunu söylediği ancak tamamını paylaşmadığı yasa taslağından satırbaşları şöyle:

KAÇAK ELEKTRİK HIRSIZLIKTAN ÇIKACAK

-   Türk Ceza Kanunu’na göre hırsızlık suçu kapsamına giren ‘kaçak elektrik kullanma’, yeni düzenlemeyle TCK. 163. Madde, ‘karşılıksız yararlanma’ kapsamına alınacak. Hırsızlık sayılırken öngörülen 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası değişmeyecek.  Ancak borcun faiziyle birlikte ödenmesi durumunda hapis cezası verilmeyecek. Aynı suçun 5 yıl içinde tekrarlanması durumunda kişi hapis cezası alacak.

Haberin Devamı

MEMURUN SUÇU RÜŞVETE GİRECEK

-   Kamu görevlilerinin yapmak zorunda oldukları işler için vatandaştan para almaları ‘görevi kötüye kullanma’ suçu kapsamından çıkacak. Bunun yerine ‘rüşvet’ kapsamına alınacak. Böylece uygulanan hapis cezası da 1 yıldan 3 yıla kadar iken; 4 yıldan 12 yıla çıkacak.

Doktorun ameliyatı para karşılığı yapması, icra memurunun görevi için para alması, tapu veya gümrük memurunun işlemleri para karşılığı hızlandırması artık ‘rüşvet’ sayılacak.

RÜŞVET VERENE CEZA YOK!

Ancak vatandaş, haklı bir işinin, zamanında veya hiç görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek kamu görevlisine ‘rüşvet’ vermiş ise suçlu sayılmayacak.  Bu durumda menfaat sağlayan kamu görevlisinin suçunun ne olduğu, rüşvet mi icbar suretiyle irtikap mı, konusuna da açıklık getiriliyor.

BORU HATLARINA DOKUNANIN CEZASI ARTACAK

-   Petrol boru hattından hırsızlık yapmanın cezası 3 ile 7 yıl hapis iken; taslakla 5 ila 12 yıl olacak. Hırsızlığın örgütlü olması durumunda ceza 3 ila 15 yıl’dan 7.5 ila 18 yıla çıkacak.

Haberin Devamı

-  Petrol boru hattına zarar verilmesi durumunda 1 ila 6 yıl olan hapis cezası 4 ila 12 yıla çıkacak.

-   Karşılıksız çek verenlere hapis veya para cezası verilmeyecek. Sadece çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanacak.

İCRADA DAVETSİZ 6 MİLYON DOSYA VAR

Türkiye’de yılda ortalama 6.5 milyon icra takibi başlatıldığını açıklayan Bakan Ergin, bunun 6 milyonunun ilamsız yani habersiz yapıldığını vurguladı. İlamsız takip dosyalarının yüzde 42’sini yani 2.5 milyonunu 800 TL’nin altındaki dosyaların oluşturduğuna dikkat çekti.  2012 itibariyle icra dairelerinde toplam 12 milyon 700 bin dosya olduğunu belirtti.

887 TL’NİN ALTINA DAVET MEKTUBU

100 TL’lik bir borcun, ödeme emri tebliğiyle birlikte 234 TL’ye; haciz ve satış sonrası ödenmesi durumunda ise 542 TL’ye çıktığına dikkat çekti. İşte icradaki dosya sayısının azaltılması amacıyla;

Haberin Devamı

-          Brüt asgari ücretin yani 887 TL’nin altındaki borçlar için icraya başvurmadan önce borçluya ‘davet’ yazısı gönderilecek. Bu yazıda borcun 5 iş günü içinde ödenmesi  istenecek.  Davet gönderilmeden icra takibine başlanamayacak.

BORÇLU, YEDİEMİN OLACAK!

-          Borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli olan hiçbir ev eşyası haczedilemeyecek. Ancak para, banknot, altın ve gümüş gibi değerli şeyler haczedilecek.

Haczedilen taşınır malların toplam değeri, aylık brüt asgari ücretin 5 katının altında kalıyorsa (4 bin 432) borçluya yediemin olarak bırakılacak. Böylece hem eşyaların depolara kaldırılması külfetinden kurtulunacak hem de bu eşyaların ‘çok ucuza’ satışının önüne geçilecek.

Haberin Devamı

İCRA İHALESİNE UZAKTAN KATILMA

Hacizli mal satış prosedürü yeniden düzenlenerek, hacizli malların satış ilanının elektronik ortamda da yapılması sağlanacak.

Açık artırmaya, ihalenin yapılacağı yere gitmeden, elektronik ortamda da teklif verme olanağı getirilecek.

İCRADA PARA TEMASI KESİLECEK

İcra dairelerinin para ile teması, zorunlu haller dışında, tamamen kesilecek. Her türlü tahsilat ve ödeme bankalar aracılığıyla yapılacak.

2 MİLYON DOSYA TEMİZLENECEK

Bakan Ergin, yaklaşık 100 maddelik bu paketin yasalaşmasından, hali hazırda 2 milyon dosyanın etkileneceğini söyledi.

İşte düzenlemeden etkilenecek alanlar ve dosya sayıları:

-   Karşılıksız çek keşide etmekten kaynaklanan dosya sayısı 2 milyon.

Haberin Devamı

-  İcra dosyası sayısı 1 milyon.

-  Kabahat sayısı 260 bin.

-  Elektrik hırsızlığından ilk derece mahkemelerine gelen yıllık dosya sayısı 70 bin.

- Ön ödeme kapsamına girecek dosya sayısı 65 bin.

- Elektrik hırsızlığından Yargıtay Ceza Daireleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosya sayısı 53 bin.

-  Suç olmaktan çıkan fiillere ilişkin dosya sayısı bin 500

TUTUKLAMADA “AYRINTILI GEREKÇE” DEVRİ BAŞLIYOR

Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in açıkladığı yeni yargı reform paketi, Türkiye kamuoyunun tartıştığı pekçok suç ve yargı düzenlemesini kapsıyor.

Yeni pakette yer alan düzenlemelerin, Türkiye’de çok konuşulan dava ve soruşturmalara etkileri şöyle olacak;

Mahkemelerin kapsamı geniş, dolayısıyla da yargılama süresi uzun davalarda verdiği tutuklama kararlarını yakından ilgilendiriyor. Yargılama sürecinin uzaması, dolayısıyla tutukluluk sürelerinin de uzaması, tepki çekiyordu. Getirilen yeni düzenleme ile, tutuklama kararı veren mahkeme, bu kararının hangi delile ve gerekçeye dayandığını ayrıntılı ve “somut olgularla” yazmak durumunda.  Bu da, kamuoyunda ortaya çıkan “keyfi tutuklama” imajını ortadan kaldıracak. Üstelik hakimlerin tutuklama kararı verirken, daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin benzer davalarda aldığı tutumu gözönüne almaları da sağlanacak. AİHM’de Türkiye konusundaki davaların büyük kısmını, uzun tutukluluk süreleri ve yargılama süresinin uzunluğu oluşturuyor.

HAFİF SUÇLARDA TUTUKLAMA YERİNE “ADLİ KONTROL”

Mevcut sistemde cezası üç yıla kadar olan suçlarda tutuklama yoluna gidilmesi yerine, adli kontrol uygulanıyordu. Şimdi, hapishanelerdeki tutuklu sayılarının azaltılması için adli kontrol sistemi uygulamasının kapsamı, üst sınırı 3 yıl olan suçlardan, 5 yıl olan suçlara kadar genişletiliyor. Böylece hafif suç şüphelilerinin tutukevine konulmak yerine, güvenlik makamlarına imza vererek hayatına kontrollü şekilde devam etmesinin kapsamı genişletiliyor.

PKK GÖSTERİLERİNDE TAŞ ATAN ÇOCUKLARIN CEZASI DÜŞECEK

Mevcut düzenlemede, bir terör örgütü üyesi olmadan, örgüt adına suç işleyenler, işledikleri suçun yanısıra, bir de “örgüt üyesi olmak” suçuyla cezalandırılıyorlardı (TCK 6. Madde). Şimdi, örgüte üyeliği kesinleşmeyen, ancak örgüt adına suç işleyenler öncelikle esas suçlarından ceza alacaklar. Örgüt üyesi olmakdan alacakları ceza ise yarı yarıya indirilecek. Bu en çok, PKK’nın talimatıyla Güneydoğu’da gerçekleşen sokak gösterilerinde kullanılan çocukları ilgilendiriyor. Örgüt üyesi olmadıkları halde gösteriye katılan ve taş atan çocuklara mevcut düzenlemede 10 yıla kadar hapis cezası verilebiliyordu.

ŞENER VE ŞIK’IN YARGILANDIKLARI MADDELERDE DE DEĞİŞİKLİK

Benzer bir düzenleme örgüte yardım ve yataklık suçunu düzenleyen TCK’nın 7. Maddesinde de yapılıyor. Mevcut sistemde, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmadan örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişiler aynı zamanda “örgüt üyesi” olmaktan da ceza alıyorlar. Şimdi bu durum kaldırılıyor. Sadece işledikleri suçtan ceza alacaklar, buna ek olarak örgüt üyesi olmaktan alacakları  ceza üçte iki oranına kadar indirilebilecek. Örneğin, Ahmet Şık ve Nedim Şener gibi gazeteciler de TCK’nın 6. Ve 7. Maddesi kapsamında yargılanıyorlar.

ÖZEL YETKİLİ SAVCILAR EN FAZLA 3 AY GİZLİLİK KARARI VEREBİLECEK

Yargı sisteminde kamuoyunda en çok eleştirilen konulardan biri de, özel yetkili savcıların koydukları gizlilik kararları. Mevcut sistemde özel yetkili savcılar, iddianame açıklanana kadar gizlilik kararı verebiliyorlar. Ancak baze-ı kapsamlı davalarda iddianamenin hazırlanması bile birkaç yıl sürebiliyor. Şimdi savcıların, şüphelinin ifade tutanağına, bilirkişi raporuna ve diğer delillere koyduğu gizlilik kararı en fazla 3 ay olabilecek. İddianame hazır olmasa bile, bu unsurlar üzerindeki gizlilik kararı 3 ay sonunda kalkacak.

ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELERDE SAVUNMA HAKKI GENİŞLİYOR

Yine özel yetkili mahkemelerde eleştirilen konuların başında, sanıkların savunma sürelerindeki kısıtlamalar geliyordu. Yeni yapılacak düzenleme ile, kovuşturma aşamasında sanık ya da avukatına hakim tarafından verilen süre kısıtlaması kaldırılıyor.

YUMURTA ATAN ÜNİVERSİTELİLERE CEZA ERTELEME

Kamuoyunun gündeminde yer alan bir başka konu ise, protesto için yumurta atan, pankart açan üniversite öğrencileri hakkında verilen tutuklama ve hapis cezalarıydı. Bu gençlerin büyük çoğunluğu  terörle mücadele kanununun 7. Maddesinden yargılanıyorlardı. Şimdi yapılan yeni düzenleme ile,

BASIN SUÇLARINA AF GELİYOR

Kamuoyunu yakından ilgilendiren davalar konusunda, iddianameler yayınlanmadan delillere ilişkin haber yapan, ifadeleri yazan gazeteciler hakkında “yargıyı etkileme” gerekçesiyle çok sayıda dava açılmıştı. Şimdi yeni düzenleme ile, bu suçlara, tekrar edilmemesi şartıyla af geliyor. Gazeteci ler hakkında,  yayın yoluyla işlediği suç  gerekçesiyle açılan dava ve soruşturmaların çok büyük kısmı, bu düzenleme sayesinde ertelenecek. Gazetecinin 3 yıl içinde (daha önce 5 yıldı) aynı suçu işlememesi halinde, tüm soruşturma ya da davalar yok hükmünde sayılacak.

MOLOTOF SİLAH SAYILACAK

Gösterilerde molotof kokteyli kullanan, ya da molotof ile saldırı yapanlar hakkındaki cezalar, mevcut düzenlemede molotof “silah” sayılmadığı için daha düşük kalıyordu. Türk Ceza Kanunu’nun ilgili 6. Maddesine eklenecek “yangın çıkarıcı” ibaresi ile, Molotof da “silah” kapsamına alınıyor. Böylece  kullananlara yönelik cezalar da çok ağırlaştırılıyor.

YABANCI DADILARIN, MÜLTECİLERİN TÜRKİYE’YE KAÇAK GİRMESİ ARTIK “KABAHAT”

Yeni düzenleme ile yabancıların Türkiye’ye kaçak girişleri “suç” kapsamından çıkartılarak, “kabahat” kapsamına alınıyor. Dolayısıyla da cezalar hapisten, para cezasına çevriliyor. Bu çerçevede, örneğin Türkiye’ye kaçak girip çalışan yabancılar hapse atılmak yerine, para cezasına çarptırılacaklar.

İZİNSİZ SEYAHAT ACENTASI İŞLETMEK, REHBERLİK YAPMAK ARTIK KABAHAT

Resmi izin almadan seyahat acentası işletmek ya da belgesi olmadan rehberlik yapmak da “suç” kapsamından çıkarılıp, “kabahat” kapsamına alınıyor. Dolayısıyla da cezalar hapisten, para cezasına dönüştürülüyor.

GÖSTERİDE YABANCI DEVLET BAYRAĞI YAPMAK DA “KABAHAT” OLUYOR

Yeni düzenleme ile, daha önce yargılamayı gerektiren bazı fiilerde, yargıç önüne çıkma şartı ortadan kaldırılıyor. Mesela;

·         bir gösteride yabancı bir devlet bayrağını yakanlar/yabancı bayrağa hakaret edenler,

·         baktığı hastanın suça karıştığını bilip de söylemeyen doktor

·         Mevcut işi dışında, ek iş olarak ticaret yapan kamu görevlileri

·         Yedieminlik görevini kötüye kullananlar

·         İzin verilmeyen yere cenazesini gömenler bu kapsamdan yararlanacaklar.

Yeni düzenlemeye göre, bu fiileri işleyenler, önceden bir sabıkaları olmamaları şartıyla, hakim önüne çıkmadan, öngörülen para cezasını ödeyerek, soruşturma ve yargılamadan kurtulabilecekler.

ÖMÜR BOYU “SABIKALILIK” KALKIYOR

Mevcut yasalar uyarınca kişilerin sabıkaları suçun üzerinden ancak 80 yıl geçmesi ya da kişinin ölümü halinde siliniyordu. Yeni düzenleme ile, “ömür boyu sabıkalılık” durumu da kalkacak. Buna göre, mahkumiyet kararları genel kural olarak 5 yıl sonunda, yüzkızartıcı suçlarda 15 yıl sonunda silinecek. Ancak bu düzenleme, ilgili kanun değişikliği Resmi Gazete’de yayınlandıktan bir yıl sonra resmen yürürlüğe girecek. Böylece adli karışıklığın önlenmesi sağlanacak.

YAYIN DURDURMA KARARI KALKIYOR

Mevcut sistemde, “suç işlemeye alenen teşvik, işlenmiş olan suçları ve suçluları övme, terör örgütünün propagandasını “ fiilerini işleyen süreli yayınlara, ileriye dönük olarak da yayın durdurma cezası veriliyordu. Ancak AİHM, ileriye yönelik verilen bu cezaların “sansür” olduğuna hükmetti. Bu çerçevede yapılan yeni düzenleme ile, ileriye yönelik bu yayın durdurmalar kaldırılacak.

GÜL: YASALAR SIKINTILARA ÇÖZÜM GETİRİR

Cumhurbaşkanı Gül, “Yeni yargı paketi de gündeme geliyor. Yargıdaki sorunların da bu sürecin hızlanmasıyla azalacağı söyleniyor. Vatandaşın temel beklentisi ne olmalı?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Yargılama süreçlerinin hızlı olması çok önemli biliyorsunuz. Uzun tutukluluklar çok tenkit konusu oluyor, haklı olarak. Dolayısıyla yargılama süreçlerinin hızlandırılması, süratli yapılması, nihayetinde kimin suçlu kimin suçsuz, kısa süre içinde ayırt edilmesi çok önemli. Ümit ediyorum ki bütün bu yeni sunulacak yasalar bunlara çözüm getirir. Zaten bu yönde herkes çağrılarda bulunuyor. Sabah biraz dinledim. Gördüğüm kadarıyla buna hizmet edecek değişiklikler bunlar. Nihayetinde mahkemeler yargının ayrı bir bağımsız alanı var. Önemli olan onların işini kolaylaştırmak, süratli hale getirmek ve onların yargılama sürecini en hızlı ve en düzgün yapabilmeleri için her türlü imkanı sağlamak bu çok önemli.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!