Hedefleri Avcı ve sosyalistler

Güncelleme Tarihi:

Hedefleri Avcı ve sosyalistler
Oluşturulma Tarihi: Ekim 01, 2010 00:00

14 Eylül’de kendi pasaportuyla İsviçre’ye giden Mahir Sayın, Devrimci Karargâh örgütüyle alakası olmadığını açıkladı.

Hürriyet’e konuşan Sayın, Ergenekoncuların yerini Fethullahçıların aldığını savundu ve “Ortada bir operasyon var ama var olduğu iddia edilen örgütle ilişkisi olmayan insanlar tutuklu. Bu kabul edilir bir şey değil. Bu operasyonun hedefi Hanefi Avcı ve sosyalistlerdir” dedi.

DEVRİMCİ Karargâh örgütü yöneticisi olduğu iddia edilen ve operasyondan önce Hanefi Avcı’dan gelen bilgiler doğrultusunda yurt dışına kaçtığı öne sürülen Mahir Sayın, Hürriyet’e konuştu. Sayın, “Biz komünist, Hanefi Avcı polis. Böyle bir örgütün içindeymişiz. Bunu yan yana getirenlerin klinik olarak akıl sağlıklarının sorgulanması gerekir” dedi. 14 Eylül’de kendisine ait pasaportla Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan İsviçre’ye giden Mahir Sayın, Devrimci Karargâh örgütünü ilk kez basından Selimiye Kışlası’na yönelik eylemin ardından duyduğunu söyledi. Böyle bir örgütün içinde yer almasının asla söz konusu olmadığını söyleyen Mahir Sayın şöyle konuştu;

Benim anlayışım farklı

Basından eylemlerini izlediğim kadar, bu örgüt öncü-savaşçı bir örgüt. Ben farklı bir sosyalist anlayışı savunuyorum. Ben çoğulcu bir sosyalizmi savunuyorum. Dolayısı ile bu örgütle hiçbir bağım olması mümkün değil. 27 yıldır yurt dışında yaşıyorum, İsviçre vatandaşıyım. Örgüt üyesi olduğu iddia edilen ve daha önceki operasyonlarda yakalanan kişilerin hiçbirini tanımıyorum. Zaten nesil olarak bizden farklılar. Ben 60 yaşındayım. Daha önce yakalanan kişilerin isimlerini sadece basından duydum.

Hiçbirimizin örgütle ilgisi yok

18 yaşında ODTÜ’ye girdim ve ertesi gün devrimci oldum. Bu kimliği hiçbir zaman inkar etmedim. Ancak son operasyonda yakalananlar ve ben dahil hiçbirimizin Devrimci Karargâh denen bu örgütle ilişkimiz yok. Ortada bir operasyon var ama var olduğu iddia edilen örgütle ilişkisi olmayan insanlar tutuklu. Bu kabul edilir bir şey değil. Bu operasyonun hedefi Hanefi Avcı ve sosyalistlerdir. Bir taşla bir çok kuş vurulmuştur.

1 numaranın dosyası garip

Örgüt iddianamesinin 1 numaralı sanığı Ulaş Erdoğan’ın sadece adi suçlarla ilgili sabıkası olması da “tuhaf”. Hırsızlık, sahtecilik, dolandırıcılık gibi suç kayıtları bir mafya örgütünün iddianamesinde yer alsa anlarım. Bunları duyunca gülüyorum. Sosyalist olduğunu söyleyen bir kişinin suç kaydından bunların bulunması olası değil. Hanefi Avcı ile ilişkisi bulunan Necdet Kılıç’ı uzun yıllardır tanırım. Kılıç, 12 Eylül öncesi Kurtuluş geleneğinden gelen bir arkadaşımızdır. Ne Devrimci Karargâh ne de herhangi bir örgütle ilişkisi yok. Tek derdi, birbirinden kopan eski Kurtuluşçu arkadaşları bir araya toplamaktı. Zaman zaman bir araya gelirdik. Beni de Mersin’de yapacağı pilav gününe davet etmişti.

Örgütte tek akıllı ben miyim?

Beni arayarak operasyon olacağı ve yurt dışına kaçmamı telkin ettiği iddiaları yalan. Aklı olanlar düşünsün. Öyle bir örgüt ki Hanefi Avcı bize bilgi veriyor. Fakat bu örgütte benden başka kimse yurt dışına kaçmıyor. Ne bana haber veren Necdet Kılıç ne de Hanefi Avcı. Hepsi tutuklanıyor. Bir tek ben kaçıyorum. Örgütteki herkes aptal, bir tek ben mi akıllıyım. İsviçre’ye kendi pasaportumla gittim. Uçak biletimi en az 15 gün önce aldım. İsviçre’ye de 1 ay önce gideceğimi tüm arkadaşlarım biliyor. Kaçacak insan biletini 15 gün önce alır mı? Bu bir tiyatro. Kendileri yazıp sahneye bizi koyuyorlar.

Yaşananlar örgüt operasyonu

Son yaşanan bir polis operasyonu değil. Bu bir örgüt operasyonu. Ben polis operasyonun ne olduğunu bilen bir insanım. Bu bir değersizleştirme operasyonu. Aslında bu tam anlamı ile bir andıç. Hedef haline getirdikleri isimleri bir torbaya koyarak andıçlıyorlar. Bunu 28 Şubat’ta iktidar olan güç yapıyordu. O tarihte iktidar da Çevik Bir ve onun bağlı olduğu iktidar andıçlamıştı beni. Şimdi iktidarda olan siyasal islamcılar andıçlıyorlar. Ergenekoncu denenlerin yerini şimdi Fethullahçılar aldı. Hanefi Avcı’yı diskalifiye etmek için sosyalistleri, sosyalistleri diskalifiye etmek için Avcı’yı kullanıyorlar.

Avcı, vicdanını dinliyor

Benim babam başkomiserdi. Ben polisi tanırım. Polisi babam sayesinde ufak yaşlarda tanıdım. Hanefi Avcı’nın yazdıklarını dolayısı ile anlayabiliyorum. Bir yere angaje olmayan polis, devlet memuru, devleti düşünür. Benim babam evde her gün devleti kurtarırdı. Polise bir şey oldu mu devlete bir şey oldu diye düşünürdü. Kitabında gördüğüm kadarı ile Hanefi Avcı, polise yandan yapılan müdahaleyi görüyor ve bunu deşifre ediyor. Çünkü, Fethullah Gülen cemaatinin yerleştiği bir polis yapısının sistemi çökerteceğini görüyor. Askerlerin arasına, birtakım illegal çetelerin sızması engellenseydi, bugün Ergenekon vb yapılardan söz edilir miydi? Ordu bu hale gelir miydi? Hanefi Avcı da polise sızan bir yapıdan, Fethullahçılar’dan bahsediyor. Bunun sistemi sıkıntıya sokacağını söylüyor. Avcı, mesleğinin ve vicdanının gereğini yapıyor. İmamları polis içine yerleştirirseniz polisin yapısını bozarsınız diyor.

Gülen ülkesine dönsün

Ben 27 yıl yurtdışında kaldım. Her anında ülke özlemi çektim. Ve sonunda döndüm. Fethullah Gülen, aranan bir kişi değil. Ülkesini seviyorsa neden dönmüyor? Operasyonu yurtdışından çevirmek daha kolay da ondan. CIA, FBI vb örgütlerle kol kola bunları yapmak kolay. Totaliter yapılar hep sistem içindeki yapılara sızarak ayrı bir yapı oluşturur. Cemaatin yaptığı da tam olarak budur. Polisin, askerin ve hukuk sisteminin içine sızarak ayrı bir faşist yapı oluşturmuşlardır. Bugünün Türkiyesi’ni anlamak için İran’a bakmak ve oradaki totaliter rejimin nasıl yerleştiğini görmek gerekir.

Türkiye’ye geleceğim

AVUKATLARIMLA görüştüm. Türkiye’ye dönersem tutuklanma olasılığımın yüksek olduğunu söylediler. Bunun için 15-20 gün daha buralardayım. Bu operasyonu ve yalanları anlatacağım. Her yerde konuşacağım. Operasyon dedikleri yalanları tek tek ortaya serip, insanlara anlatıp Türkiye’ye geleceğim.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!