Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'na sert tepki

Güncelleme Tarihi:

Bahçeliden Kılıçdaroğluna sert tepki
Oluşturulma Tarihi: Mart 09, 2010 10:44

MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında iktidarı eleştirdi. Toplantının ardından CHP'li Kılıçdaroğlu'nun 'genel af' açıklamasının hatırlatılması üzerine Bahçeli 'Bu bir PKK talebidir, AB dayatmasıdır. CHP duruşunu netleştirmelidir' diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Başbakan  Erdoğan'a son olarak diyeceğim şudur: Senin hakkından, inen kepenklerinin  arkasında gözü yaşlı ve sabırla önüne konulacak sandığı bekleyen esnafımız  gelecektir. Sana bu millet hakkını helal etmeyecek, hayatının geri kalanında  vicdan azabıyla baş başa kalmaktan başka seçeneğin olmayacaktır” dedi. 

Partisinin MHP grup toplantısında konuşan Bahçeli, Hakkari'nin Şemdinli  ilçesinde PKK terör örgütü tarafından döşenen mayının patlaması sonucu bir  askerin şehit, 3 askerin de yaralandığını hatırlattı.

GENEL AF TALEBİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “genel af” taleplerine ilişkin, “Bu, PKK talebidir, AB dayatmasıdır” dedi.

Bahçeli, partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Şanlıurfa'da bir mitinginiz olacak. Bunun devamı gelecek mi, Diyarbakır'a gidecek misiniz?” sorusuna Bahçeli, “Evet. Türkiye'nin her tarafına gideceğim inşallah” karşılığını verdi.

Bahçeli, “Genel af söylemleri CHP tarafından da dile getirilmeye başlandı. Siz nasıl karşılıyorsunuz?” şeklindeki soruya ise şu yanıtı verdi:

“Bu, PKK talebidir, AB dayatmasıdır. CHP, nerede, neye, nasıl duracağını netleştirmelidir. Böyle gelişi güzel, coğrafyaya dağılmış şekliyle siyaset üretilmez. Herkes nerede konuşacaksa konuşsun ama esas söz Başkent olmalıdır.”

Elazığ'ın Karakoçan ve  Kovancılar ilçelerinde meydana gelen deprem felaketine de değinen Bahçeli,  “Terör saldırısında şehit olan Mehmetçiğimize ve bu doğal afetle hayatını  kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar,  milletimize başsağlığı diliyorum” diye konuştu.

Yaşanan bu depremle birlikte, Türkiye'nin talihsiz bir gerçeği ile tekrar  ve acilen yüzleşmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, can ve mal kayıplarının  sorumluluğunu yalnızca bugünkü yönetime yükleyecek bir siyasi fırsatçılığın  peşinde olmadıklarını söyledi.

Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ancak görülmemiş kalkınma ve gelişme iddialarının ne kadar temelsiz  olduğunu da görmek lazımdır. 6 şiddetindeki bu depremin neden olduğu tahribatın  boyutu, milletimizin uzun yıllardır nasıl ihmal edildiğini, medeniyetten nasıl  mahrum bırakıldığını gösterdiği gibi yaşadığımız acı derslerden hala sonuç  çıkaramadığımızın da uyarısı olmuştur.

Depremin zamanını ve tesirini önlem değilse de tahribatını asgariye  indirmek insanoğlunun elindedir. Bu konuda şuurlanmış toplumlarla, sorumluluk  üstlenmiş yöneticilerin bulunduğu ülkelerdeki depremlerin en az hasarla nasıl  atlatılacağı yaşanan örneklerle sabittir. Elbette ki ülkemizin ihmal edilmiş  sorunlarının boyutları ve çeşitliliği büyüktür. Ancak insan hayatının doğrudan  etkilendiği bu konuda mutlaka tedbirler alınmalıdır. Bu olayın İstanbul gibi  dünyanın en büyük metropollerinden birinde beklenen depremde, alınacak tedbirleri  hızlandırması temennimizdir. Allah'tan milletimize böylesi acıları bir daha  yaşatmamasını niyaz ediyorum”
       
"İŞSİZLİK VAHİM BOYUTA ULAŞTI”
         
Devlet Bahçeli, AK Parti ile birlikte, “hukuk düzeninin çiğnendiğini ve  dejenere olduğunu, siyasetin değerlerden koptuğunu ve ayrıştığını, ekonomik  yapının ise tükendiğini ve ümitleri bitirdiğini” ileri sürdü.

“İktidarın ekonomi politikasının, Türkiye'yi işsizliğin yoksulluğun ve  sefaletin karanlık mahzenine kapattığını” iddia eden Bahçeli, “PKK açılımıyla  zaten yaralı hale gelen toplumsal birliğimizi ve dirliğimizi temelinden infilak  ettirecek özelliği bulunan işsizlik meselesi bugün çok vahim bir boyut almıştır”  dedi.

Başbakan Erdoğan'ın bu soruna hala duyarsız olduğunu ileri süren Bahçeli,  “Erdoğan'ın siparişini verdiği başka tartışma alanlarında kendini aklamanın  peşine düştüğü” görüşünü savundu. Bahçeli, “Türkiye'nin bir numaralı sorunu  olan işsizlik, AKP'nin gündeminde yoktur. Bundan sonra olma ihtimali de  görülmemektedir” diye konuştu.

Vatandaşların büyük çoğunluğunun, kendi dertlerinin çözümü için AK  Parti'nin yakasına yapışması gerekirken, iktidar partisi tarafından kurgulanan  kamplaşma ve gerginlik oyunun içine düştüğünü iddia eden Bahçeli, şunları  söyledi:

“Doğal olarak yaratılan yüksek gerilimli siyasi atmosfer içinde,  ekonomik açmazlar hak ettiği ilgiyi görmemiş aynı zamanda ciddiyetle ve önemle  ele alınmamıştır. AKP, işsizliğin etki ve kuvvetini zayıflatmak yerine, her şeyi  ters yüz etmiş, mağdur ettiği milyonlarca kardeşimizi alçakça kandırmıştır. Artık  utanma ve haya duygusunu kaybeden zihniyet sahipleri, işsiz kardeşlerimizin kaygı  verici hayat şartlarıyla dalga geçer gibi konuşmakta, 'laf üretmiyoruz, iş  üretiyoruz' diyerek sabırları zorlamaya başlamışlardır. Başbakan Erdoğan'ın kimin
 için iş ürettiği, kimlerin işini  takip ettiği esasen milletimiz tarafından  bilinmektedir. Hal böyleyken, laf cambazlığı konusunda maharet sahibi olan bu  zihniyetin iş üretmekten bahsetmesi; yeni yolsuzluk kanallarının açılacağını,  akraba ve yakınlara yeni iş alanlarının oluşacağını işaret etmektedir. İş  üretmekten bizim de milletimizin de anladığı budur. İşsiz vatandaşlarımız için  yeni iş sahaları, çalışabilecekleri iş yerlerinin tesisi ve kurulabilmesi  şimdilik hayaldir. Çünkü Başbakan Erdoğan, yandaşları istihdam etmekten ve onlara  milletimizin kaynaklarını peşkeş çekmekten, başını kaldırıp durumları çok acil  hale gelen milyonlarca işsizimizle ilgilenmeye vakit bulamıyor.”
       
"ZANNEDERSİNİZ Kİ İŞSİZLİK GELİP GEÇİCİ”
         
MHP Lideri Bahçeli, iktidarın ısrarla işsizliği konuşmamaya özen  gösterdiğini öne sürerek, “Bunu gören herkes, sanki Türkiye'de böyle bir  felaketin yaşanmadığını düşünecektir. Zannedersiniz ki işsizlik gelip geçici bir  problemdir” dedi.

“Milletimizin; çapsız, heyecansız, bitkin, yorulmuş, buna rağmen cebini  de dolduran AKP kadrolarının, Türkiye'nin gelerek perspektifine engel olmasına  daha fazla katlanması düşünülmeyecektir” diyen Bahçeli, “iktidar partisinin bu  aczini ve yetersizliğini perdelemek amacıyla sinsi ve habis senaryolar tertip  etmekten çekinmediğini” ileri sürdü.

Hükümet etme zihniyetinin önceliği ve politika esaslarının belli olduğunu  dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:

“Bunun içinde ne Malatyalı işsiz kardeşim vardır, ne de yoksul  Kahramanmaraşlı hemşehrim bulunmaktadır. Pancar tarlalarında çalışmak için  gurbete çıkan Konyalı topraksız vatandaşım AKP'nin aklına dahi gelmemiştir.  Karınlarını doyurabilmek amacıyla, memleketlerinden koparak yüzlerce kilometre  uzağa fındık toplamaya giden Mardinli, Urfalı insanımız AKP'nin hatırında  değildir. Onun için varsa da yoksa da küresel şebekeler, ülkeler üzerinde sıcak  para operasyonları yapan para baronları, Peşmerge kalıntıları, Kandil kadroları,  Brüksel komiserleri ve okyanus ötesinden alacağı talimat listesi önemlidir.  Milliyetçi Hareket Partisi, böylesi bir zilleti reddetmektedir. Bu hayasız ve  seviyesiz yönetim anlayışıyla sonuna kadar mücadele edecek ve ilk fırsatta bu  devrin tüm sorumlularının lekeli alınlarını adaletin duvarına vuracaktır.”
       
MİLLET HAKKINI HELAL ETMEYECEK”
         
İşsizlik rakamları ile enflasyondaki artışa dikkati çeken Bahçeli,  sözlerine şöyle devam etti:

“Başbakan Erdoğan bilincini kaybetmiş bir şekilde, her şeyi çarpıtmaktan  ve yalanla, riyayla gerçekleri tahrif etmekten hiç çekinmemektedir. 'Bu ülkenin  fabrikaları tıkır tıkır işleyecek ve üretecek ve üretiyor. Bu ülkenin esnafı her  sabah umutla kepengini açıyor' diyecek kadar gözü dönen, nerede yaşadığını unutan  ve ülkemizi ne hale getirdiğini ihmal eden Başbakan Erdoğan'a son olarak  diyeceğim şudur: Senin hakkından, inen kepenklerinin arkasında gözü yaşlı ve  sabırla önüne konulacak sandığı bekleyen esnafımız gelecektir. Senin yakandan,  toprağında bereketi kalmayan, mahsulü tarlasında kalmış olan, güneşin altında  yanmış çiftçimiz tutacaktır. Senin hesabını, feryatlarına kulak tıkadığın  milyonlarca işsizimiz görecektir. Sana bu millet hakkını helal etmeyecek,  hayatının geri kalanında vicdan azabıyla baş başa kalmaktan başka seçeneğin  olmayacaktır. Sayın Erdoğan sen gideceksin. Devri iktidarın mutlaka sona  erecektir. O zaman Türkiye'de güneş başka doğacak ve üç hilal sevgi olacak, aş  olacak, iş olacak ve huzur halinde vatanımızın her köşesine yağacaktır.”
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!