« Hürriyet.com.tr

Futbolun ve kahvenin izinde

Brezilya’nın okyanus kenarındaki liman kenti Santos, dünyanın en uzun botanik plajı, müzeye dönüştürülen ‘Kahve Borsası’ ve tüm şehre hâkim Serrat Tepesi ile gezginleri çekiyor. Futbolla yatıp kalkan şehrin spor kulübü Santos FC; Pele, Roberto Carlos ve son olarak Neymar’ı dünya futboluna kazandıran takım olarak ziyaret etmeye değer.

Dilek TAŞ AYDIN
X

FIFA Dünya Kupası nedeniyle son bir aydır dünyanın gündeminde olan Brezilya’da hayat tam anlamıyla futbolla akıyor, tüm ülke futbolla yatıp futbolla kalkıyor. Ülkenin en önemli liman kentlerinden ve orta üstü gelir grubu Sao Paulo’luların yazlık şehri olan Santos’ta futbolun ayrı bir yeri var. Şehrin takımı Santos FC; Pele, Roberto Carlos ve son olarak da 2014 Dünya Kupası’nda harikalar yaratan genç oyuncu Neymar gibi futbol tarihine geçen önemli isimlerin yetiştiği kulüp olarak tanınıyor. Ünlü futbolcuların geçiş yeri olan bu şehirde bir futbol müzesi olması da şaşırtıcı değil. Sao Paulo’dan bir saat uzaklıktaki bu güzel şehre ulaştığınızda futbola ilginiz olsa da olmasa da efsane futbolcu Pele’ye adanan bu müzeye uğrayın. İçeride Pele’nin formasından oynadığı maçların görüntülerine kadar her şeyi bulmak mümkün. Santos, bu haliyle sadece Dünya Kupası nedeniyle değil her daim futbola adanan bir şehir.

EN UZUN BOTANİK PLAJ

Futbolun ve kahvenin izinde

Santos’u gezginlerin listesine yerleştiren tek şey futbol değil. Brezilya’nın güneydoğusunda kalan ve Sao Paulo’dan bir saat uzaklıktaki şehir, ülkenin en uzun sahil şeridine sahip. Denizin bittiği yerde başlayan yüksek yapılarsa burayı tipik bir Güney Amerika şehri yapıyor. Çiçeklerle süslü plajları ve koyu renk kumlarıyla dikkat çeken Santos’ta yıllık ortalama sıcaklık 20-22 derece arasında. 5 bin 335 metre uzunluğundaki sahil şeridiyle Guinness Rekorlar Kitabı’nda Brezilya’nın en uzun plajı olarak geçiyor. Kilometrelerce uzunluktaki sahilde dalgalar kıyıdan çekilince koyu renkli kumların üzerinde adeta bir ayna etkisi yaratıyor. Gökdelenlerin gölgesi plaja yansıyıncaysa fotografik bir görüntü oluşuyor. Santos’a giderseniz burada okyanusun dalgalı sularıyla mutlaka tanışın. Ancak Santos sahil şeridinin ülkenin en güzel plajı olduğunu söylemek doğru olmaz. Bu bölgede deniz kirliliğine sık rastlandığı biliniyor.

BU MÜZEDE KAHVENİN KOKUSU VAR

Futbolun ve kahvenin izinde

Sao Paulo’dan Santos’a geldiğinizde dikkatinizi çeken en önemli şey gelir düzeyinin yükselmesi oluyor. Ülkenin ticaret şehri Sao Paulo’daki eski yapıların yerini nispeten daha yeni ve modern binalar alıyor.

Sahili ve futbolun dışında geçmişte şehirde kahvenin de ayrı bir yeri var. Dünyanın en önemli kahve üreticilerinden biri olan ülkede Santos, ticaretten payını en çok alan yer olmuş. Brezilya’da üretilen kahve Santos limanından tüm dünyaya ihraç ediliyor. Öyle ki ülkenin ‘Kahve Borsası’ Santos’ta bulunuyormuş. Şimdilerde Kahve Müzesi’ne çevrilen bu mekân dışarıdan çok alımlı durmuyor ancak içine girdiğinizde eski kahve makineleri, kahve fiyatlarının tartışıldığı salon ve yüzlerce çeşit kahveyle sizi geçmişe getiriyor. Müze içinde bulunan siyah - beyaz fotoğrafların yanında poz vererek eski kahve tüccarları ve tarım işçileriyle aynı kareye girebilirsiniz. İçirideki kafe ise nefis kahve kokusuyla sizi kendine çekiyor.

Her ne kadar Kahve Borsası bu şehirde yer alsa da kahve kültürünün Brezilya genelinde çok gelişmiş olduğunu söylemek doğru olmaz. Ancak Kahve Borsası’nın hemen çevresindeki kafelerde şimdiye kadar içmediğiniz lezzette bir kahveyle tanışacağınızı garanti edebilirim. Özellikle de güneş tepenize vurduğu saatlerde buzlu kahvelerin tadına bakabilirsiniz.

DİKEY ŞEHİR SAO PAULO

Futbolun ve kahvenin izinde

Santos’a gitmek için İstanbul’dan Sao Paulo’ya 14 saatlik bir uçuşla gidebilir sonrasında bir saatte şehre ulaşabilirsiniz. Eğer Brezilya’ya ilk defa ayak basacaksanız, Sao Paulo sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Tam anlamıyla gökdelenler şehri olan Sao Paulo, Güney Amerika şehirlerinin dinamik ve enerjik görüntüsünden eser yok. Şehirleri olduğu gibi sevenler için ideal. Ancak beklentilerinizi yüksek tutarsanız burada hayal kırıklığına uğrayacağınız bir gerçek. Şehre renk katan tek şeyse duvarlardaki graffitiler. Öylesine dikey şehir olarak gelişmiş ki ‘favela’ adı verilen gecekondular bile yüksek binalardan oluşuyor.

Luz Tren Garı, şehrin en hareketli yerlerinden. Sao Paulo halkı günün hemen hemen her saati tarihi binada yer alan istasyonu dolduruyor. Etrafındaysa ‘favela’ denilen gecekondular dikkat çekiyor. Sao Paulo, yüksek işsizlik oranı ve sokaklarda yaşayan çok sayıda insanla ekonomik durum hakkında bilgi veriyor. Ülke her ne kadar BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) ülkeleri arasında yer alsa da Sao Paulo sokaklarındaki görüntü bunu kanıtlar nitelikte değil. Ortalama bir Brezilyalının nasıl yaşadığını görmek içinse semt pazarlarına uğramakta fayda var. Ancak dikkatli olun. Şehirde işsizlik oranları gibi suç oranları da yüksek. Meyve-sebze hali ise hem Sao Paulo’luların yaşamları hakkında bilgi almak hem de renkli fotoğraf kareleri yakalamak için ideal. Şimdiye kadar hiç görmediğiniz tropik meyveleri bulacağınız bu mekânda pazarcılar meyveleri size tattırmak için bekliyor.

KIRMIZIYI GÖSTER, YEMEĞİ BİTİR!

Futbolun ve kahvenin izinde

Brezilya mutfağında et önemli bir yer tutuyor. Özellikle Sao Paulo’da iyi bir et restoranına giderseniz memnun ayrılırsınız. Ancak masadaki kırmızı işaretlere dikkat edin. Geleneksel et restoranlarında masanıza oturduğunuz andan itibaren servis başlıyor. Masalar arasında dolaşan garsonlar ellerinde et şişleriyle dolaşarak servis yapıyor. Masanın üzerinde bir tarafı kırmızı diğer tarafı yeşil olan küçük plakalar ise en önemli detay. Masanızdaki plakayı kırmızıya çevirmediğiniz sürece et servisi devam ediyor. Eğer bu geleneği bilmiyorsanız yemek servisinin sabaha kadar sürmesi işten bile değil...

Kaynak: Dilek TAŞ AYDIN