Gündem Haberleri

    Fransa'da ulusal kimliğin kökü İhtilal'de yatıyor

    Guardian
    23.12.2009 - 16:41 | Son Güncelleme:

    Agnes Poitier, The Guardian gazetesi için kaleme aldığı yorumunda Nicolas Sarkozy’nin gündeme getirdiği Fransız kimliği tartışmasının, anlamsız, boşuna ve genellikle ırkçılığa kayan bir tartışma olduğunu belirtti.

    Fransa’nın SOS Racisme (İmdat Irkçılık) isimli sivil toplum kuruluşu geçtiğimiz günlerde Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve göç bakanı Eric Besson’a ulusal kimlik tartışmalarına bir son vermelerini istedi.

     

    Başlangıçta Segolene Royale’in yakın danışmanlarından biri olan Besson, 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen önce Sarkozy’nin takımına katılmış ve Sarkozy’den daha Sarkozy’ci bir insan olarak hızla yükselmişti.

     

    Tartışmanın 4 Şubat tarihine kadar Fransa’nın belediye binalarında sürmesi ve ortaya çıkan çözüm önerilerinin kısa süre içinde yayımlanması bekleniyor. Poitier, bu tartışmanın da Sarkozy’nin gündeme getirdiği diğer büyük fikirler gibi başlarda şaşkınlık ve ilgi yarattığını ancak kısa süre içinde tartışmanın arkasındaki gerçeğin ortaya çıktığını ifade etti: Birkaç ay sonra Fransa’da yerel seçimler yapılacak.

     

    Fransa’da geçtiğimiz günlerde yapılan bir anket tartışmanın gelişiminden memnun olmadığını ifade ediyor. Poitier de tartışmaların büyük bir kısmının entelektüel içerikten yoksun, sevimsiz ve ırkçı yorumlardan ibaret olduğunu belirtti.

     

    Aslında, birkaç hafta önce, Sarkozy’nin partisinin üyesi eski Başbakan Alain Juppé de dahil olmak üzere pek çok kişi tartışmayı aptalca, anlamsız ve boş olmakla nitelendirdi. Juppé’nin tartışmayı gereksiz olarak nitelendirmekteki gerekçesi Fransızların büyük bir çoğunluğu için Fransız kelimesinin anlamının açık olmasıydı.

     

    “HÜRRİYET, EŞİTLİK, KARDEŞLİK”

    Tanımın kökleri Fransız İhtilali’nin savunduğu üç fikre, yani özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe dayanıyor. Poitier de Fransızların düşünme biçimlerini tartışmaların değil Fransa’nın tarihinde yaşanan olayların şekillendirdiğini belirterek devrimcilerin ve Birinci Cumhuriyetçilerin monarşiye karşı mücadelesinin ülkedeki ulusal kimlik inşasının temelini attığını ifade etti.

     

    O günden bu yana Fransa tarihinde yaşanan her olay bu kimlik tanımının güçlenmesini ve netleşmesini sağladı. Ancak Fransa tarihi ne kadar tartışmalı, çelişkili, düzensiz ve hareketli olursa olsun cumhuriyetçilik ve laiklik ilkeleri asla kaybedilmedi.

     

    Ulusal Nüfus Çalışmaları Enstitüsü’nin yaptığı bir araştırma da bugün Fransızların dörtte birinin büyükannesinin, büyükbabasının ya da her ikisinin Fransa’nın dışında doğduğuna işaret ediyor.

     

    Poitier buna kendini de örnek gösteriyor: büyük büyük büyükannesi İskoçyalı bir askerle evlenen Afrikalı-Amerikalı bir köle, ailede Cezayirli, Vietnamlı, İspanyol, Alman, İngiliz ve Amerikalı akrabalar ile birkaç korsan var. Ve bütün bunlar Poitier’yi elbette ki bir Fransız yapıyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı