Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Elif Çağlar'ın büyüsü altındayım

    Gökçe GÜNDÜÇ / hurriyet.com.tr
    16.11.2012 - 11:55 | Son Güncelleme:

    İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde kompozisyon bölümünü bitirdikten sonra yüksek lisansını New York The Aaron Copland School of Music'in caz performansı dalında ödülle tamamlayan Elif Çağlar, dün akşam garajistanbul sahnesindeydi.

    Önce onu daha da yakından tanıyalım sonra konsere geçeriz...

    "1980 doğumlu Elif Çağlar Muslu, ABD'de bulunduğu yıllarda efsanevi caz vokalisti Sheila Jordan'la çalıştı. New York, İstanbul ve birçok şehirdeki caz kulüplerinde konserler verdi, festivallere (Uluslararası İstanbul Caz Festivali, Cuny Big Band Festival, Alanya Caz Günleri, Bebek Şenligi, Kapadokya Caz Günleri, İstanbul Kısa Film Festivali, 16'ncı Altın Koza Film Festivali) katıldı. Türkiye'nin ilk İngilizce sözlü bestelerden oluşan caz albümü olan M-U-S-I-C ile geniş bir kitleye ulaştı."

    Sizi bilmem ama ben böyle metinler okuduğumda artık hiç etkilenmiyorum. Çünkü dahi bir sanatçı için yazılmış özgeçmişle, pek o kadar da yetenekli olmayan biri için yazılmış özgeçmiş arasında kağıt üzerinde pek fark göremiyorum. Süslü ve abartılı cümleler, gerçeği gizliyor. Bu genel değerlendirmenin ardından Elif Çağlar'a dönersek... Rahatlıkla diyebilirim ki:

    Yukarıda yazılanlar onu anlatmaya yetmiyor.

    Konsere geçersek...

    Elif Çağların büyüsü altındayım

    Dün akşamki, Çağlar'ın ikinci albümü çıkmadan evvel ilk albümündeki şarkıları seslendirdiği son konserlerden biriydi. 22.00'de başlayacağı duyuruldu ama (eminim hiç kimse şaşırmayacak), 22.30'da başladı. Duyurulan saatle başladığı saat arasında geçen dakikalarda içtiğim biranın da etkisi vardır, gözlerimi açık tutmakta zorlanmaya başladım. Kendimi "Buraya kadar geldin, 1- 2 şarkı dinler öyle kalkarsın" diye motive ediyordum ki Çağlar sahneye adım attı ve "Home" adlı parçasını söylemeye başladı. Bu şarkının henüz daha ortalarında üzerime çöken uyku halinden eser kalmamıştı. Konser bitene kadar ne ağzımı açabildim, ne gözümü sahneden ayırabildim. Sanırım hâlâ biraz o büyünün etkisi altındayım.

    Serkan Özyılmaz (piyano), Mert Fehmi Alatan (trompet), Barış Ertürk (saksofon), Kağan Yıldız (kontrbas), Onur Alatan (davul), Selin Sümbültepe (backvokal) ve Hande Everest'ten (backvokal) oluşan orkestrayı özellikle "Circus Love" ve "Universal Love" adlı şarkılarda dinlemeliydiniz. "Jamaica" şarkısına albümdeki gibi Bilal Kahraman eşlik etmedi, ama Ferhat Öz tıpkı albümdeki gibi "Should I Trust You"ya eşlik etmek için garajistanbul'daydı. O da gecenin sürpriziydi zaten.

    Tertemiz bir konser

    Konserde her şey albüm kaydındaki gibi tertemizdi. Hiç kimse enstrümanına elini sürerken ürkek davranmadı. Elif Çağlar, ağzını açarken bir kez bile tereddüt etmedi. Tek bir yanlış ses duyulmadı. Herkes ne yaptığını çok iyi biliyordu. Sadece kulaklarımızın algıladığı bir şey değildi bu, gözümüz de Çağlar'ın müziğe eşlik eden ellerindeydi. Müzik sanki bir rüzgardı da Çağlar'ın eli, bu rüzgarda dalgalanıyordu. Çağlar, o muhteşem sesini, öyle zorlanmaksızın çıkarıyordu ve sahnede öyle keyifli ve rahattı ki insan şarkı söylemeyi dünyanın en basit şeyi sanıveriyor, "Dur biraz da ben söyleyeyim" demek istiyordu.

    Sözün özü, Çağlar'ı Türkiye'nin son dönemlerde çıkardığı en iyi R&B ve caz vokali olarak gösterenler, haklı olabilir. Bence bir dahaki konserine gidip, kendiniz karar verin.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı