Dünya Haberleri

    El Kaide esirlerini Apo gibi götürdüler

    Faruk ZABCI / AFGANİSTAN, (DHA)
    30.12.2001 - 02:07 | Son Güncelleme:

    Amerikan 10'uncu Dağ Komandoları, Şıbırgan Cezaevi'nde bulunan 5 bini aşkın esirden bir bölümünü Kandahar'a naklederken, hepsinin başlarına çuvallar geçirerek yüzlerini sakladı.

    Afganistan'da Taliban yönetimine son verilmesinin ardından ABD'li komandolar, yakalanan El Kaide örgütü militanlarını sorgulamak için topluyor. Çetebaşı Abdullah Öcalan'ın Kenya'dan Türkiye'ye getirilirken gözlerinin bağlanması gibi, ABD askerleri de aralarında bir İspanyol'un da bulunduğu El Kaide esirlerininin başlarına, yüzleri gözükmesin diye çuvallar geçirdi. Cenk Kalesi isyanında yakalanan 82 esir arasındaki Amerikalı John Walker'ı, 3 bin 350 Taliban ve El-Kaide teröristinin bulunduğu Şıbırgan Cezaevi'nde görüntüleyen DHA (Doğan Haber Ajansı) Muhabiri Faruk Zabcı, Afganistan'da Amerikan 10'uncu Dağ Komandoları'nın El Kaide esirlerini toplayıp Kandahar'a götürmesini de görüntüledi. Zabcı olayı şöyle anlattı:

    TÜRK-AFGAN HASTANESİ

    ‘‘Özbek General Raşid Dostum'un komutanlarının katıldığı bir Buzkaşi oyununu izlemekten dönüyorduk. Yaklaşık 5 bin esirin tutulduğu Şıbırgan Cezaevi girişinde ABD komandolarına rastladık. 40'a yakın komando, Kandahar'dan Şıbırgan'daki El Kaide teröristlerini toplamaya gelmişti. Amerikalılar, esirleri kendi teslim aldığından Cenevre Anlaşması 13'üncü maddesi gereği, yüzlerinin çekilmesine karşı çıktı. Buna rağmen 6 aracın beklediği cezaevi önünden ayrılmadık. Bir süre sonra, cezaevinin kapısı açıldı ve içerden El Kaide esirlerinin bulunduğu kamyon görüldü. 25 teröristin bulunduğu araç yola çıkıp, durunca gözlerimize inanamadık. Hava alsınlar diye arkası açık tutulan kamyonda başları çuvallarla örtülmüş, elleri bağlı El Kaide militanları, Amerikan komandolarının arkasında oturuyorlardı. Konvoy Şıbırgan şehir merkezine girdikten sonra, yaralı Cenk Kalesi esirlerinin bakıldığı Türk-Afgan Hastanesi önünde durdu. Sıra hastanede tedavi gören 8 El-Kaide teröristinin toplanmasına gelmişti. Amerikalı asker doktorlar, yüzlerine maskeler takarak hastaneye girdiler ve teröristleri Kandahar yakınlarındaki Rhino Kampı'na götürmeden önce son muayenelerini yaptılar.

    ÇOK NAZİK DAVRANDILAR

    Amerikalı komandolar çok nazik davranıyorlardı. Hastaneden çıkan elleri bağlı, yaralı terörist hastalara çok yardımcı oldular. Yürüyemeyenlerin kollarına girdiler veya sedyeyle taşıdılar. Teröristlerin bazıları sedye yardımıyla kamyona çıkarıldı. Bir Arap terörist, ‘‘Allah'ım, Allah'ım’’ derken, bir başka terörist ise yarasına rağmen yardım görmeden kamyona çıkmayı denedi. Esirlerle konuşmamıza izin verilmediği için ancak konuşmalardan kimliklerini anlamaya çalıştık. 8 esir kamyona bindirildikten sonra sıra, çuvalların başlarına geçirilmesine geldi. Bizim orada olmamızdan dolayı, komadoların komutanı çuvallara karşı çıktı. Konvoy yola çıkarken, Halkla İlişkiler Subayı Yüzbaşı Rob Riggle, 10'uncu Dağ Komandoları'nın esirleri teslim alıp Kandahar'a götürdüklerini açıklayarak, ‘Esirler ABD'ye tehdit oluşturmuşlardır. İstihbarata sahiptirler ve sorgulanmaları gerekir' dedi.

    Ellerini bile sürmediler

    ABD'li askerler Cenk Kalesi isyanında yakalanan birçoğu yaralı El Kaide örgütü mensuplarını sorgulamak için Kandahar'a götürürken, salgın hastalık ihtimaline karşı önlem aldılar. 8 yaralı esirin tedavi gördükleri Türk-Afgan Hastanesi'nden çıkarılması sırasında, ellerine eldiven taktılar. Ayrıca bu esirleri ABD'li doktorlar da muayene ettiler. Bir çoğu Şıbırgan Cezaevi'nden alınan alınan esirler, susuzluk nedeniyle uzun süredir yıkanmadıkları için çevreye ağır kokular yayıyorlardı.

    İspanyol Taliban

    Afganistan'da kanlı Cenk Kalesi isyanında ele geçen Amerikalı John Walker'ın ardından, bir de ‘‘İspanyol Taliban’’ yakalandı. El Kaide örgütüne bağlı esirler arasında bulunan Arap asıllı Madritli Rizvan Abdullah, çatışmalar sırasında ayağından yaralandı. İspanyol terörist de diğerleri gibi ABD'li komandolar tarafından Kandahar'a götürüldü.

    Yüzlerini kapattık

    Amerikalı yetkililer, esirlerin fotoğraflarını çekmemize, ‘‘yüzlerini kapatarak’’ yayınlamamız şartıyla izin verdiler. Çünkü esirler sorgulanacaktı ve güvenlik gereği yüzlerinin gizlenmesi gerekiyordu. Biz de bu hassasiyete uyup, esirlerin yüzlerini kapattık.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı