GeriEkonomi 2010'dan önce AB'ye girersiniz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

2010'dan önce AB'ye girersiniz

Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu toplantılarında yayınlanan bir rapor, Türkiye'ye AB konusunda moral verdi. Raporda, Türkiye'nin üzerine düşenleri yapması halinde 2010'dan önce AB'ye tam üye olacağı belirtildi. Raporda ayrıca, Türkiye'nin borç korkusunu atlattı.

DÜNYA Ekonomik Forumu'na (WEF) göre Türkiye, Avrupa Birliği'nin (AB) genişleme sürecinde geri dönülemez bir noktada bulunuyor. Davos toplantıları çerçevesinde, Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan bir değerlendirme yazısında, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği sürecinde, sağlıklı şekilde ilerlediği belirtildi. Değerlendirmede, 2004 yılı sonuna kadar üzerine düşenleri gerçekleştirmesi halinde Türkiye'nin, 2010 yılından önce AB'nin tam üyesi olabileceği vurgulandı. Türkiye'nin stratejik önemi nedeniyle, batı ve AB içinde çok büyük bir öneme sahip olduğunun ifade edildiği değerlendirmede, AB'nin Türkiye'yi izole edemiyeceği ancak Türkiye'nin de, eğer tam üye olmak istiyorsa, şartları yerine getirmesi gerektiği belirtildi.

BORÇ FELAKETİ GEÇTİ

Yine WEF tarafından, gelişmekte olan ülkelere ilişkin olarak merkezi Washington'da bulunan Küresel Kalkınma Merkezi'ne (Centre for Global Development) yaptırılan çalışmaya göre, Türkiye ve Brezilya, Arjantin'in uğradığı borç felaketinden kurtulmayı başarabildi.

Çalışmada, Türkiye, Brezilya ve Arjantin gibi ülkelerin geçen yıllarda artan bir borç yükü altına girdikleri ve bu borç yükünü çevirebilmek için, uluslarası piyasalardan borçlanma yoluna gittikleri kaydedildi. Bu ülkelerdeki yüksek borçların, faizleri yükselterek işsizliğe neden olduğu da anlatıldı.

Çalışmaya göre, Arjantin'deki aşırı borç yükünün yoksulluk felaketine neden olurken, Arjantin'de kriz sonrasında bir çok aile günlük 2 dolardan az bir gelirle yaşamaya başladı.

Türkiye ve Brezilya'nın ise borçlarını sürdürebilme ve ödeyebilme kapasitesine sahip bulunduğu belirtilirken, gerek Türkiye gerekse Brezilya'daki yüksek borç yapısının, vergi mükelleflerinin yükümlülüklerini artırdığı, ayrıca KDV oranlarının yüksekliği nedeniyle yoksul kesimlerin olumsuz etkilendiği kaydedildi.

Babacan: Hedefimiz Euro

Davos'ta bulunan Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, hükümetin ve Türkiye'nin hedefinin Euro'ya geçmek olduğunu belirterek, bunun için AB üyeliğinin şart olmadığını da anımsattı. Babacan, Türkiye'nin öncelikli hedefinin AB üyeliği olduğunu da kaydederek, ‘‘Türkiye'nin vizyonunun tam ve belirlenmiş’’ olduğunu anlattı. Babacan, ‘‘Euro kullanan ülke olmak temel vizyonumuz. Hazır mıyız, beklemek mi gerekir, bunlar da tartışılabilir ama öncelikle, Maastricht kriterlerine ulaşmamız gerekiyor’’ dedi.

ÖNCELİK ENFLASYON

Ali Babacan, Ajans France Press'e (AFP) de açıklama yaptı. Türkiye'nin 2005 yılında enflasyonu tek haneli rakama indirmeyi planladığını belirten Babacan, ‘‘Makro ekonomik istikrar için fiyat istikrarına dikkat etmeliyiz’’ dedi. Babacan, enflasyonu 2003 yılında yüzde 20'ye, 2004'te yüzde 12'ye, 2004'te ise yüzde 8'e indirmeyi planladıklarını bildirdi.

Türkiye'nin geçtiğimiz 30 yılda yüksek enflasyon deneyimi yaşadığına dikkat çeken Babacan, ‘‘Bu süreçte enflasyon ile büyüme arasında negatif ilişkiyi gördük’’ diye konuştu.

Babacan, AB ülkeleri ile Türkiye arasında kişi başına gelir açısından büyük bir fark olduğunu belirterek, bu farkın kapatılması için ekonomik esnekliğin arttırılmasının gerekliliğine işaret etti.

Babacan hükümetin, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılan anlaşmaları da kapsayan Ekonomik Reform Programı'na devam edeceğini vurguladı. Babacan, bazı konularda IMF ile yapılan anlaşmaları da aşacaklarını bu yıl 100'den fazla özelleştirme yapacaklarını söyledi.

Gül: Yabancının yatırım atmosferi düzelecek

Başbakan Abdullah Gül de dün Davos'a gitti. Gül, Davos'ta ekonomiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, 2003 yılının toparlanma yılı olacağını ifade ederek, şöyle konuştu:

‘‘Şu anda çamurlu yoldayız, asfalta çıkmak için çalışıyoruz. Bunun için de mali disiplin çok önemli. 28 Ocak'ta YPK'yı toplayacağız ve bütçeyi Meclis'e sevkedeceğiz. Orada şeffaflık, yeni kaynak, faiz dışı fazlanın nasıl tutturulacağı, mali denge, her şey görülecek. Artık otomatik ödenek ayırmaya son veriyoruz. Bir artış gerekirse Meclis'e gideceğiz. Bunlar faizin yükünü azaltmak, kendimizi disiplin altına almak için çok önemli.’’

Gül, Türkiye'nin çok cazip ve kárlı bir ülke olacağını vurgulayarak, yerli ve yabancı yatırımcı için atmosferin en uygun hale getirileceğini, İş Kanunu'nun da çıkarılacağını söyledi.

Global ekonominin motoru zorlanıyor

Davos toplantılarına katılan global iş dünyasının liderleri, global ekonomik büyümedeki yavaşlamadan kaygılı. ABD'nin Irak'a askeri operasyonu halinde dünya ekonomisindeki zayıflığın daha da kötüleşeceğinden endişeli işadamları, ‘‘Belirsizlik, ekonomi, dinamikler ve insanların ilerleme iradesini zorluyor’’ değerlendirmesini yapıyorlar. İş dünyası liderleri ve ekonomistlere göre, Irak ile çatışma çıkmasa da, dünya ekonomisinde sağlıklı büyümeye dönüşün yolu uzun ve çok yavaş olacak.

Dünya ekonomisini harekete geçirme, güçlendirme, yüklenmede ABD‘nin liderliğine işaret eden bu kesimlerin görüşleri özetle şöyle:

Amerika da olağan dinamizmini kaybetti, sorun, durgunluktan yeni yeni çıkarken, yüzde 4-5 büyüyebilmek. ABD ekonomisinin 2003’den fazla yüzde 2.8 büyüyebileceği, hatta geçen yılki gibi durgunlaşabileceği, Irak operasyonu halinde bunun olumsuzluklarını üzerinden atamazsa birkaç çeyrekte yüzde 1-2 küçülebileceği tahmin ediliyor.

Dünyanın birçok yerinde ekonomik bakımdan çok sert geçen üç yıldan sonra Irak'a müdahele ihtimali tüketiciler ve iş dünyasını daha da tereddütlü kılıyor, müdahale için beklemek esas kendisinden daha kötü.

ABD ekonomisinin çifte derinlikli durgunluğa girmesi çok kötü olur, dünya ekonomisinin motoru zorlanıyor, global ekonomiye pek de güç verebilecek gibi değil.

Menkul kıymetler borsalarındaki şişkinlikler sonrası düşüşlerin mahmurluğu ve geçen yılki son derece üzücü, zayıf büyümenin etkisiyle, büyüme sıfırlanabilir ya da kısa süreli küçülme olabilir. İş ortamı düzelir ve tüketici talebi güçlenirse ABD ekonomisi bu yıl belki yüzde 3.5 büyüyebilir.

Erdoğan: Rus şirketleri rafinerilerimizi istiyor

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Zirvesi toplantıları için gittiği Davos'ta Rus enerji şirketlerinin Türkiye'nin rafineri özelleştirmesiyle yakından ilgilendiklerini söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan isim vermese de bu Rus şirketleri arasında Rusya'nın enerji devi Gazprom'un bulunduğu bildirildi. Gazprom'un Tüpraş özelleştirmesinde yer almak istediği ve Mayıs ayında yapılacak özelleştirme ihalesine girebileceği öğrenildi. Recep Tayyip Recep Tayyip Erdoğan bu konuda şunları söyledi:

‘‘Rusya'nın enerji sektöründe önde gelen firmalarıyla görüşmelerimiz oldu. Rusya seyahatinden sonra enerji sektöründeki temsilcileri Türkiye'ye yönelik ilgilerini artırdılar. Bunun üzerine görüşmelere daha fazla cazibe kazandırmak için biz de onları Türkiye'ye davet ettik. Rafinerilerin özelleştirme kapsamında olması sebebiyle bunlara katılımını istedik. ‘Biz de bunu düşünüyoruz' dediler..’’

Rus şirketlerinin kendisine gerek finans, gerekse petro-kimya ürünlerinin üretimi konusunda veya rafinerilerle ilgili olarak özelleştirme çalışmaları yer alabiliriz dediklerini ifade eden AKP Lideri Recep Tayyip Erdoğan, bu kapsamda Rus enerji şirketlerinin temsilcilerinin önümüzdeki Şubat ayı içinde Türkiye’yi ziyaret edebileceklerini bildirdi.
Yorumları Göster
Yorumları Gizle