GeriEğitim Yeniçağa genetik ve dijital alan damgasını vuracak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeniçağa genetik ve dijital alan damgasını vuracak

Gelecekte hangi meslekler ön plana çıkacak, hangi mesleklerin önemi azalacak? Üniversite öğrencileri tercihlerini yaparken neleri gözönünde bulundursunlar?

Yeniçağa genetik ve dijital alan damgasını vuracak
refid:22623674 ilişkili resim dosyası

Üniversite rektörlerine ve uzmanlara bu soruları sorduktan sonra Fütürist Ufuk Tarhan da adaylara gelecek 10-15 yılda öne çıkacak mesleklerle ilgili ipuçları verirken, “Her şeye rağmen geleceğin güzel geleceğine inanın. En büyük önemi kendinizi keşfe, insan olmaya verin” diyor.
http://image.hurriyetegitim.com/Upload/BackOffice/Image/haber_ici_fotolar/ufuk-tarhan.jpg
Tarhan,  “Gelecek, 5-10-15 senede ‘Sibernasyon, Dijital, Hologram, Nano, Genetik, Robot’ dediğimiz yeniçağların etkilerini birbirine geçmiş vaziyette yaşayacağız. 30-40 yıl içinde Uzay Çağına adım atacağımız, 130 yaşında insanların hala aktif olduğu bir dünyayı hayal etmemiz çok “uçuk” sayılmıyor artık” diyor. Tarhan’ın geleceğin meslekleri ile ilgili önerileri şöyle:

Gençler ve onlara rehberlik edenler tercih belirlerken şunlara çok dikkat etmeli:

Gelecekte yepyeni meslekler, beceriler doğacakAncak dikkat edilmesi gereken ve tasarlanması gereken yapı şöyle olmalı;

Bir meslek için eğitim alınırken o mesleğin hangi alan/konu için icra edileceği de ta başında belirlenmeli. Eğitim alınırken o konuda/alanda derinleşilerek, uzmanlaşılmalı.  Örneğin “endüstri mühendisiyim” demek/olmak yetmeyecek. “Rüzgar Türbinleri Konusunda Uzman Endüstri Mühendisiyim” diyebilmek gerekecek. Bu nedenle çok yakın gelecekte sade üniversite diplomaları iyice yetersiz kalacak. Her meslek için üzerine/yanına/sırasında mutlaka yüksek lisans, doktora yapmak ve okurken o alanda derinleşilmesi gerekecek. Gençler okurken sevdikleri ve tutkuyla ilerleyecekleri alana paralel yürüyecek bir eğitim/öğrenme/staj/deneyim geliştirme sürecini kotarmalılar.

“Henüz ne sevdiğimi bilemiyorum” diyenler de korkmadan, bunalmadan ilerlesinler. Her halükarda samimiyetle, öğrendiklerini iyi ve derinlemesine kavrayıp,  içselleştirsinler. Ancak sevdikleri alanı bulma konusunu çözmek için de kesintisiz çaba sarf etsinler (Gerekiyorsa muhakkak danışmanlık alsınlar, bu da en az eğitim almak kadar önemlidir).

Aslında tüm alan ve meslekler birbiriyle ilintilidir, bağlantılıdır. Bütün disiplinler, beceriler birbirine ihtiyaç duyar. Bu yüzden gençler, o ana kadar tam tercihlerine uygun değil gibi olsa da öğrendiklerini daha sonra mutlaka asıl kullanabilecekleri, sevdikleri alana bir köprüyle bağlayacaklardır. Yeter ki disiplinli, araştırmacı ve teknoloji ile entegrasyonu önemseyerek, beceri geliştirerek, bilinçli ilerleyebilsinler.


Ön plana çıkacak meslekler ve alanlar

* Mühendislik, doktorluk  yine, yeniden en gözde mesleklerden olacaklar. Ancak çeşitleri artacak, icra edilişleri değişecek. Ancak her türlü mühendislik ve tıp hizmeti çok önemli olacak (Bir ya da birkaç alanda derinleşmek/ uzmanlaşmak şartıyla).

*  Bilgisayar, uygulama kodu yazabilmek, programcı olmak tam bir altın bilezik haline gelecek. Uygulama yazılımcılığı yepyeni kulvarlar açacak. Holografik, augmented programlar yapabilenler uçacak.

* Yakın gelecekte; mobil cihazlar üzerinde yazılım, uygulama geliştirebilen ve kurgulayabilenlere “havada-karada işsizlik yok!”

* Bildiğimiz, normal grafik tasarımcılığının yanında 3D, holografik tasarımlar yapabilenler, ressamlık, fotoğrafçılık, video, illüstrasyon, animasyon, vb. görsel her şeyle ilgili tüm mesleklerde patlama yaşanacak.

Fütürist iş modeli, deneyim tasarımcılığı olmazsa olmaz meslekler arasına girecek. ? Pazarlamacılar ama belli alanlarda/
konularda uzmanlaşanlar dijitalleşmeyi, sosyal medyayı, mobilleşmeyi çok iyi kavramış olanlar altın çağlarını yaşayacak. Bu meslek kendini adeta baştan yaratacak. Koku pazarlaması “next big thing” olacak.

* Senaristlik, Transmedia Hikaye Anlatıcılığı, Deneyim Kurguculuğu en popüler meslekler olarak her alanda yükselecek.

* İçerik Küratörlüğü kıymetli meslekler arasında yerini alacak

* Enerji, Siber, Nano, Genetik, Robot ve Uzay alanlarının her birinde ve alt kırılımlarında belli bölümlere hakim hukukçular, avukatlar, sertifikasyon ve akreditasyon uzmanları çok aranacak. ? Yenilenebilir Enerji alanındaki hemen
her kalem iş, yepyeni ve çok önemli olacak meslekler doğuracak.

* Eğlence, müzik sektörü ve ihtiyacı her türlü iş etkinliğinde dahi şart olup, patlayacağından, oyun kurguculuğu, format tasarımcıları, gamification, transmedia vb. konularına eli değen siber altın tutmuş gibi olacak.

* Hızlı değişim, dijitalleşme vb. nedeniyle dönüşen iş ve yaşam koşulları çok sayıda ruhsal sorun, bunalımlı insan da yaratacak. Bu nedenle Psikoloji, Felsefe, Sosyoloji vb. alanlar yeniden çok gözde olacaklar.

* Gıda ve ilaç sektörleri zaman içinde converge edip (yakınsaklaşacak), iç içe geçeceğinden bu alanlarda kazanılacak her türlü uzmanlık, beceri en değerlilerden olacak.

Giderek daha az hareket edileceğinden fiziksel kondisyon, welness, spor vb. alanlardaki uzmanlar da daima rahat iş bulanlar arasında olacak.

Tematik tatil, eğlendirebilme, oynatabilme, gezdirebilme hatta bunu sanal olarak da yaptırabilme ve bütünleştirebilme çok ayrıştırıcı meslekler yaratacak. İşi ve eğlenceyi en verimli birleştiren ve bu konuda müşterisine yaratıcı tasarımlar ve uygulamalar sunanlar sıçramalar yapacaklar.

Sanal güvenlik uzmanları BT’cilerin yerini alacak.

Sivil Toplum Örgütlerindeki, çevrecilikle, filantropiyle ilgili her türlü alanda yapılacak iş, geliştirilecek uzmanlık yeniçağın revaçta mesleklerini yaratacak.


* Bilgisayarlara, robotlara, iş zekasına, teknolojiye önemi azalacak alanlar devredilebilecek, insanların fiziksel bulunma ihtiyacını gerektirecek her türlü işin önemi azalacak.

* Tarım ve sanayi işçiliği iyice azalacak, beyaz yakalı çalışanlarda (kurumsal alanda) müthiş azalma olacak.

* Ücretli, maaşlı çalışma modeli yaygınlığını yitirecek. Kontratlı, taşeron olarak hizmet verenler çoğalacak. Bu nedenle meslek, uzmanlık alanı kadar; ne modelde iş yapılacağına
da odaklanmak gerekecek.

Merak ettikleriniz

- YGS’den yaklaşık 174 puan aldım. Genel lise mezunuyum. Meslek veya sağlık yüksek okullarını tercih edebilir miyim? Başka tercih edebileceğim hangi bölümler var?


140 puan barajını geçtiğiniz için 2 yıllık bölümleri tercih edebilirsiniz.

-
Tıp fakültelerinin kontenjanlarında bir artış oldu mu?


Tıp fakültelerinde geçen yıla göre 690 kişilik bir artış var.

-
Benden daha düşük puan almış biri, benim alt sıralara yazdığım bölümlerden birini ilk sıraya yazdığında daha mı avantajlı oluyor?


Hayır. Yerleştirme puanı kimin yüksekse onun yerleşme önceliği vardır. Yani sizin puanınız yüksekse alt tercihlere de yazsanız, öncelik üst tercihlere yazanda değil sizde olur.

-
MF ile öğrenci alan hemşirelik ile YGS-2’den öğrenci alan hemşirelik arasında bir fark var mı? Biri fakülte, biri yüksekokul, bunu biliyorum. Ama her ikisi arasında nasıl bir fark var?


Kesinlikle hiçbir farkı yok. Tek farkı YGS puan türü ile hemşireliklere meslek liseliler ek puanla giriyor.

-
Dil-1 sralamam 8857. Puanım 405 küsürlerde. Ham puanım 360, yerleştirme puanım ise 405. İstanbul Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü’ne girebilir miyim?


İstanbul Üniversitesi Almanca Mütercim Tercümanlık için şansınızın az olduğunu düşünüyorum. Aynı üniversitenin Fransızca Mütercim Tercümanlık programına yerleşebilirsiniz.

-
Y-TM1 sıralamam 90 bin. Y-TM2 sıralamam 88 bin geldi. Özel hukukların hangilerine girebilirim, uzmanlar yüzde 10’luk düşüş bekliyor nasıl yansır acaba?


İstanbul Kültür, Melikşah, İstanbul Bilgi, Hasan Kalyoncu, Doğuş ve daha birçok vakıf üniversitesine yerleşebilirsiniz.

-
Gıda mühendisliği tercih edilmeli midir? Geleceği, iş imkanı ve ders sistemi bakımından bilgi verir misiniz?


Bu bölümü bitirdikten sonra iş bulmak istiyorsanız mutlaka yabancı dil öğrenmelisiniz ve yüksek lisans yapmalısınız.

Seçeceğiniz bölümün geleceğini araştırın

Üniversite tercihlerini yaparken sadece dört yıllık üniversite hayatını değil, bütün geleceğini etkileyecek kararı veren adaylar oldukça zorlanıyor. Bazen bu sorumluluğu aile ve rehber öğretmenleriyle paylaşma yolunu seçiyor. Bazen de seçim işi tamamen rehber öğretmenlere bırakılıyor. Hedefi olan ve bu hedefe yakın puanlar alanlar daha rahat tercih yapabiliyor.


Puan durumu istekleri doğrultusunda olmayanlar için ise iş daha da zorlaşıyor. Oysa yapılması gereken öncelikle adayın gelecekte kendisini mutlu edebilecek ve geçerliliğini koruyacak bir meslek seçmesi. Bu doğrultuda doğru tercih yapabilmek için de seçilecek bölüm ve mesleğin sizin isteklerinizi karşılayıp karşılamadığının ve geleceğinin iyi araştırılması gerekiyor. Mesleğin şartları, iş olanakları, maddi getirisi gibi konular gözönünde bulundurulmalı. Buna karar vermek için uzmanlar ve ailelere danışmanın yanı sıra meslek mensupları ile görüşmek de etkili yöntemlerden biri. Hatta vakit varsa meslek mensubunun yanında birkaç gün geçirmek bile geleceğinize yön verecek kararınızı etkileyebilir.

Uzmandan

Kontenjan durumunu iyi inceleyin

Cihan Yeşilyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)


Adayların bu yıl yükseköğretim programlarının toplam kontenjanlarının artış ya da azalışlarını takip etmelerinde yarar var. Örneğin sınıf öğretmenliği bölümünün toplam kontenjanı 2011’de 10 bin 600 iken 2012’de 6 bin 612’ye düşmüş durumda. Kontenjanlarda gidilen bu değişiklik sınıf öğretmenliği bölümünün başarı sıralarının yükselmesine yol açabilecektir. Aynı azalış ilköğretim matematik öğretmenliği (bir önceki yıla göre 1582’lik bir azalma var), okul öncesi öğretmenliği (bir önceki yıla göre 1158’lik bir azalma) ve fen bilgisi öğretmenliği (2529’luk bir azalma) bölümleri için de geçerli. Genel lise mezunlarından 2 yıllık tercih yapacak çok sayıda aday bulunuyor. Bu adayların kılavuzda Tablo 3-A olarak belirtilen 2 yıllık programlarda önceliğin meslek liselilerde olduğunu, Tablo 3-B’de yer alan 2 yıllık bölümlerde ise böyle bir önceliğin olmadığını ve her adayın puanına göre değerlendirildiğini unutmamaları gerekiyor.Yükseköğretim programlarında her yıl sürpriz yerleşmeler de olmakta. Özellikle vakıf üniversitelerinin başarı sıralarında sürpriz düşüşler ya da yükselişler beklenmeli. Bu bağlamda üniversite adayları çok geniş bir yelpazeden tercihlerini oluşturmalılar. Örneğin; 50 bininci olan bir aday 25 bininci başarı sırası ile alan bir bölümü tercihlerine yazarak listesini oluşturmaya başlayabilir ve kendi başarı sırasının oldukça altında olan 100 bininci bir bölümü de son sıraya yazarak tercihlerini bitirebilir.

Rektörden

Şehir dışı tercihlerde mutlaka ailenizin fikrini alın

Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç (Dicle Üniversitesi Rektörü)


Kendinizi mutlu hissedeceğiniz bir mesleğe yönelin. Bunun için de kendinizi iyi tanıyın, yeteneklerinizi, kişisel özelliklerinizi, becerilerinizi iyi analiz edin. Meslek tercihi insanın tüm hayatını etkileyen bir seçim olduğu için çok yönlü düşünülerek karar alınmalı. Önceliklerinizi belirleyin, seçenekleriniz arasında sonra eleme yapın. Tercih edeceğiniz bölümün mezuniyet sonrası çalışma koşullarını iyi araştırın, üniversiteyi mutlaka yerinde görün.

Öncelikle kendi puanınızın Türkiye sıralamasının ve tercih edeceğiniz bölümün sıralamasına uygun olup olmadığına bakın. Sonra da özel şartları gözönüne alın. Örneğin okumak istediğiniz şehri mutlaka ailenizle konuşarak karar verin. Üniversite de, bölüm de seçimde önemli. Üniversiteler hakkında kulaktan dolma edindiğiniz bilgilerle tercih yapmayın. Mutlaka kapsamlı ve sağlıklı bir araştırmadan sonra karar verin. Öğrencilik yapacağınız şehir, aradığınız özellikler de üniversite tercihlerinde en az bölüm seçimi kadar önemlidir. Ailenizin yaşadığı şehre uzaklık, ulaşım ve sosyal imkanları mutlaka araştırın. Gelecekte sağlık sektörü ile ilgili mesleklerin ön plana çıkacağını düşünüyorum. Hemşirelik, Acil Tıp Teknisyenliği, Optisyenlik, Beslenme ve Diyetetik gibi bölümlere talep artacaktır. Özellikle Sağlık Meslek Lisesi’nde okuyan öğrenciler Sağlık Meslek Yüksekokulları ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarında tercih edecekleri bölümlerden mezun olduklarında çok ihtiyaç duyulan teknik ara eleman oluyorlar. Mezuniyet sonrası da iş olanakları oldukça fazla. Sağlık dışında lojistik bölümünün de önem kazanacağını düşünüyorum.

Tercih Efsaneleri

Barajı aşarsan üniversite seni kabul ediyormuş

- Barajı geçemezsen de gidip konuşursan kaydını alıyormuş

- Tanıdık varsa kaydını yaptırabilirsin


ÖSYS merkezi sınavlar uygular ve merkezi yerleştirmeler yapar. Üniversite devlet ya da vakıf olsun farketmeksizin ÖSYM tarafından öğrenciler yerleştirilir. Vakıf üniversitesinde tanıdığınızın olması vs. gibi ayrıcalıklar edinemezsiniz. Tercih listeleri taranır ve ÖSYM’nin açıkladığı puanlar ve kontenjanlar etrafında yerleştirmeler yapılır. Hiçbir üniversite kendi başına öğrenci kabul etme ya da reddetme ayrıcalığına sahip değildir.

Fen Bilgisi Öğretmenliği

Meslek

Programın amacı, çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere, fen bilgisi konularıyla (fizik, kimya, biyoloji) ilgili eğitim veren kişiler yetiştirmektir. fen bilgisi öğretmeninin görevi, fen bilgisi konusu ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların, hangi yaş düzeylerindeki öğrenci gruplarına hangi yöntemlerle kazandırılacağını bilerek, MEB tarafından onaylanan öğretim programlarını uygulamaktır. Fen bilgisi öğretmeninin hem alanıyla ilgili hem de öğretmenlik mesleği ile ilgili niteliklere sahip olması gerekir. Fen bilimlerine ilgi duyan ve bu alanda başarılı, bildiklerini başkalarına açık bir biçimde aktarabilen, insanlarla iyi iletişim kurabilen; sevecen, hoşgörülü, sabırlı kimseler olmaları gerekir. Öğrenim süresi 4 yıldır. Temel fizik, kimya, matematik bilgisi yanında sınıf yönetimi, fen teknolojisi ve toplum, ben bilimlerinde özel konular, bilgisayar ve pedagojik formasyon alanının tüm dersleri okutulmaktadır. Mezunların büyük çoğunluğu Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilköğretim okullarında, fen bilgisi branşında çalışırlar. İlköğretimin zorunlu hale gelmesi ile alanda yetişen elemanlara ihtiyaç artmıştır. Fen bilgisi öğretmenleri dershanelerde de görev yapabilirler.

Ailem baskı yapmadı

Berrak Arı (ODTÜ Fen Bilgisi öğretmenliği mezunu)


Bahçelievler Lisesi’nin ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Fen Bilgisi Ögretmenliği’nden mezun oldum. Tabii fen bilgisi gibi bir branşı ODTÜ ‘de okumak ise ayrıcalıktır diye düşünüyorum. ODTÜ Ankara’da bir üniversite ama kendi içinde bağımsız bir şehir gibidir. Kampüs hayatının yaşanabileceği nadir üniversitelerden biridir. Şu anda devlet planlama teşkilatına bağlı ulusal ajansın Avrupa Birliği ülkeleriyle birlikte gerçekleştirdiği bir projede Comenius asistanı olarak Almanya’da, Alman okulunda çalışıyorum. 10 aylık bir program bu. Bu programa başvururken ülke tercihi yapılıyor. Ben Almanya’yı istedim ve burası oldu. Burada ODTÜ’nün avantajını kullandım. Benim üniversitemin eğitim dili yüzde 100 İngilizce olduğu için dil sınavından muaftım. Ailem de meslek seçimimde hiçbir zaman bana baskıcı davranmadı. Bence ÖSYS’ye hazırlanan öğrencilerin aklı hep karışık oluyor. Ama biraz gözlem her şeyi yoluna koyuyor diye düşünüyorum . Ne yapmak istediğini kişinin kendine sorması çok önemli. Bu nedenle ÖSYS’ye giren öğrencilere verebileceğim en önemli tavsiye önce kendilerini tanımaya çalışsınlar. Hayatlarında neleri yapmaktan zevk alırlar, hangi meslek onlar için ideal vb. onları araştırsınlar.

Merak ettikleriniz

* Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü’nü tercih etmeyi düşünüyorum. Bu bölüm hakkında ve mezun olduktan sonraki iş imkanları hakkında bilgi verebilir misiniz?


Uluslararası ticaret yapan işletmelerde, ekonomi, finans, pazarlama, hukuk gibi ticaretin değişik alanlarında çalışan kişiler yetiştiren programdır.

Mezunlar:

Çalıştığı kamu ya da özel sektör kurum/kuruluşun uluslararası ticaretteki mevcut yapısını ortaya koyar,

Uluslararası ticaret uygulamalarını takip ederek, işlerinde kullanır,

Uluslararası ticaret uygulamaları, para piyasası, kanun, tüzük ve yönetmelikleri takip ederek bilgilerini güncel tutar,

Çalıştığı kamu ya da özel sektör kurum/kuruluşun yurtdışı alım ve satım işlerinin yürütülmesi işlerini yapar. Uluslararası ticaret yönetimi meslek elemanı olmak isteyenlerin, ekonomiye ilgi duyan, ayrıntılara dikkat eden, sorumluluk sahibi, girişimci kimseler olmaları, bir yabancı dil öğrenmeye yetenekli ve ilgili, kimseler olmaları gerekmektedir. Uluslararası ticaret yönetimi eğitimi alanlar bankaların kambiyo birimleri, ihracatçı birlikleri ve üye kuruluşları, serbest bölgeler, dış ticaret sermaye şirketleri ile özel kuruluşların ihracat-ithalat birimleri, gümrük ve uluslararası ticaret ve nakliyat firmaları gibi kurum ve kuruluşlarda istihdam edilmektedirler.

* Sağlık Meslek Lisesi Hemşirelik Bölümü 2011 mezunuyum. İki yıllık direk geçiş hakkım var mı, varsa yerleşme ihtimalim nedir? Fizyoterapi, anestezi, paramedik düşünüyorum. Ve eğer olursa bu bölümleri dört yıllığa tamamlama imkanım var mı?


2012 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu Tablo 6-C’de sınavsız yerleşebileceğiniz önlisans alanları belirtilmektedir. Sınavsız geçişte, öncelikler söz konusudur: Kendi mesleki teknik eğitim bölgeniz içindeki programlara öncelik vermeniz gerekir. Sınavsız geçişte yeni mezun olan adaylar da önceliklidir. Önlisans bölümlerini, Dikey Geçiş Sınavı’na (DGS) girerek ilgili lisans alanlarına tamamlamak mümkündür.

* Hukuk okumak istiyorum. Bu sene olacağını düşünmüyorum artık seneye bir daha deneyeceğim. Sizce benim gibi çok konuşan, birilerine yararlı olmak, sorunlarına çözüm bulmak isteyen birine başka hangi meslek uygun olur?


Bildiğiniz gibi birçok meslek grubunda etkili iletişim kurabilme, ikna edebilme, çözüm odaklılık gibi beceriler son derece önemlidir. Eğer hukuk eğitiminin gerçekten size uygun olduğunu düşünüyor ve hedefliyorsanız önümüzdeki yıl planlı ve sıkı bir çalışmayla hedefinize ulaşabilirsiniz. Ayrıca bir uzmanla görüşmeniz, size uygun olduğunu düşünebileceğiniz farklı meslek grupları konusunda da yeni düşünceler geliştirmenizi sağlayabilir.

* Radyo-telvizyon ve sinema bölümünde okumak istiyorum. İzmir’de yaşıyorum ve burada bence çok kaliteli imkanlar sunan bir üniversite var. Fakat mesleğin merkezinin İstanbul olması kafamı karıştırıyor. RTS için düşünürsek, kaliteli bir eğitimin ardından sahaya atılmak mı, standart bir eğitimle sürekli sahada bulunmak mı önemli?


İş hayatında artık asıl önemli olan şey işinin gerektirdiği özelliklere sahip olabilmek ve sürekli kendini çağın gerektirdiği koşullara göre yenileyebilmek. Kısacası işini iyi yapabilmektir. Üniversitelerin eğitim kalitesi elbette önemlidir. Ancak çok kaliteli eğitim verdiği düşünülen üniversitelerden mezun olan birçok kişi, daha düşük eğitim verildiği düşünülen üniversitelerden mezun olan kişiler kadar başarılı olamayabilmektedirler. Bizim tavsiyemiz daha kaliteli olduğunu düşündüğünüz üniversiteyi tercih etmenizdir. Bu nedenle tercih etmeyi düşündüğünüz üniversitenin olanaklarını ve avantajlarını iyi incelemeniz gerekir.

* Sosyoloji veya uluslararası ilişliker bölümünü düşünüyorum. Fakat ikisi arasında tercih yapamıyorum. İkisinden birini ya da ikisini de neden
okumamalıyım veya okumalıyım?


Sosyoloji, “Sosyolog” ünvanı veren bir bölümdür. Mezunlar kamu kuruluşlarında ve özel kurumlarında sosyolog olarak çalışabilirler. Sosyoloji bölümü mezunları dershanelerde Felsefe Grubu Öğretmeni olarak çalışabilirler. Ayrıca pedagojik formasyon almaları halinde MEB’de ve özel okullarda da Felsefe Grubu Öğretmeni olarak görev alabilirler. Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunları ise KPSS’den yeterli puanı aldıkları takdirde bakanlıklarda ve müsteşarlıklarda iş imkanı bulabilirler. Özel sektörlerin çeşitli kademelerinde de yönetici olarak görev alabilirler. Ancak bunun için bu alandan mezun öğrenciler kendilerini yabancı dil, bilgisayar vs. alanlarda yetiştirmeleri önemlidir.

LYS sonuçları açıklandı, sıra tercihi listesi hazırlamada


LYS sonuçları açıklandı. Sıra tercih listesi hazırlamada. Bunun için hurriyetegitim.cıom'da "Tercih Sihirbazı'nı kullanarak hangi okul ve bölümleri listenize alabileceğinizi görebilir, buna göre tercih listesini hazırlayabilirsiniz. Sistem şöyle çalışıyor: hurriyeteğitim.com'a girdikten sonra "Tercih Sihirbazı'nı tıklayın. Daha sonra başarı sıralarınızı girerek okumak istediğğinizi şehirleri seçmeniz gerekiyor. Son adım olarak tercih etmeyi düşündüğünüz üniversiteleri seçtikten sonra puan türünüzü de belirtip hangi bölüm ve üniversitelere yerleşebileceğinizi görebilirsiniz.

Yapabileceğiniz mesleği tercih edin


Tercih
dönemi en sık yapılan hatalardan biri de “ne olursa olsun yerleşeyim” düşüncesidir. Adaylar, yoğun sınav yorgunluğunun ardından istedikleri olmasa da herhangi bir üniversiteye girmek için çaba harcarlar. Ancak, üniversiteye yerleştikten sonra büyük bölümü mutsuz olur.

Tercih listesi oluşturulurken o mesleğin ortamını, iş bulma koşullarını dikkate almakta yarar var. Bu dönemde yapılan en önemli hatalardan biri de seçilen üniversitenin şehrinin pek önemsenmemesi. Oysa üniversitenin konumu, yurt durumu ve sosyal çevresi bazen hayal kırıklığı da yaratabiliyor.


İsim benzerliklerine dikkat!

Rektörden

Prof. Dr. Candeğer Yılmaz (Ege Üniversitesi Rektörü)

Üniversiteler öğrencilerin sadece eğitim aldıkları kurumlar değildir, içinde bulunduğu şehirle birlikte büyük bir sosyal yaşamın parçasıdır. Gençler, dernekler ve kulüpler gibi bünyesinde daha çok aktivite alanı bulunan üniversiteleri tercih sıralamasında öne koymalıdır. Okul, sadece dersten ibaret değildir. Sosyal faaliyetler de eğitimin bir parçasıdır.


Gençler; daha bilinçli tercih yapmak için tercih öncesi mutlaka ön hazırlık yapmalı. Tercih sıralamasında önce istekleri sonra taban puanı, puan türü, kontenjan, özel şartlar gibi hususları gözönünde bulundurmalıdır. “Ne olursa olsun yerleşeyim” dememeli, çevreden etkilenmemeli. Tercihte ayrıntılara dikkat edilmeli, isim benzerlikleri en çok yapılan hataları oluşturmaktadır.Eğitim diline ve bursluluk şartlarına iyi bakılmalı.  Üniversitenin konumuna, ulaşımına ve barınmaya dikkat edilmelidir. Gençlerin tercihlerini etkileyen karar süreçlerinin içinde, aldıkları puanlar kadar hangi bölümü ya da mesleği tercih edecekleri başta olmak üzere pek çok etmen bulunuyor.

Adayların tercih etmek istedikleri programların bulunduğu üniversitelerin web sayfasını dikkatle incelemeleri; bölümleri, ders programları, akademisyenleri, öğrenci kulüpleri, şehir hayatı hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmalılar. Üniversitelerin broşürlerinden veya daha önce yerleşmiş tanıdık öğrencilerden tavsiye alınarak, bilgi sahibi de olabilirler.

Tercih listesinde en önemli etken istektir

Öğrenciye iş ve sosyal yaşamında başarıyı getirecek doğru tercih; gerçekten ilgisini çeken, kişiliği ve merakları ile uyumlu bir alan veya meslek olacaktır. Adaylar, üniversiteleri ziyaret etmeli,  bölümlerden, öğrencilerden, mezunlardan bilgi almalı. Gelecek planı yaparken, sadece nasıl iş bulabileceklerini değil, nasıl bir fark yaratabileceklerini düşünmeliler.

Tercih listesinde en belirleyici etken istek olmalı. İsteklerin belirlenmesinde adayın kendini tanıması, yeteneklerini keşfetmesi, çalışmak istediği mesleğin özelliklerini bilmesi önemlidir. “Üniversite olsun da, neresi olursa olsun!” düşüncesi yanlış adımların atılmasını doğurur. Bölümün istihdam olanakları, öğretim kadrosu, yatay geçiş koşulları çok önemlidir.

Gelecekte enformatik, yönetim bilişim sistemleri, görsel iletişim tasarımı, AB uzmanlığı, mekatronik mühendisliği, sermaye piyasası uzmanlığı, uluslararası finans bölümleri öne çıkacak.

Tercih Efsaneleri

- O üniversite bursunu kesiyormuş: Tercih listenizde vakıf üniversitelerine yer veriyorsanız bursla ilgili sorularınızı sadece üniversitenin kendisinden alabilirsiniz. Kulaktan dolma haberlerle burs olanaklarına inanmayın. Burs aldıysanız ne kadar süreli geçerli olduğunu, bursunuzu kaybetmemek için ne yapmanız gerektiğini, hangi durumlarda bursunuzu kaybettiğinizi vb. soruları, üniversitelerin yetkili birimlerinden edinin. Sonrasında çözülemeyecek sorunlarla karşılaşmamak adına bu detayı önemseyin. ? Üniversite ve bölüm kendi puanını daha açıklamadı: Üniversiteler öğrenci seçemediği gibi puanlarını da kendileri belirleyemezler. Puan ve kontenjanlar her üniversite için aynı tarihte ve aynı klavuzda ÖSYM tarafından belirlenir ve açıklanır.


Moleküler Biyolog ve Genetik Mühendisi

Meslek

- Canlı hücre içindeki malzemeleri (DNA, Protein, Enzim vb.), hücre yapısının işlevini ve hücreler arasındaki etkileşimi  laboratuar ortamında inceleyerek ortaya çıkarır.  Canlıları moleküler düzeyde (atom düzeyinde) inceler ve tıbbi, biyolojik ve çevresel sorunlara çözüm getirici çalışmalar yapar. Tıbbi bozukluklara neden olan geni araştırarak, tanılamada bulunur (Genetik tanı yapılması). Hücre büyümesinin kontrol altına alınmasına yönelik çalışmaları yürütür. Genetik (tarım, tıp, vb. alanda) değişim üzerine araştırmalar yapar, Moleküler Biyoloji ve Genetikçiler (Moleküler Biyologlar); laboratuar ortamında çalışır.  Çalışma ortamı kapalı olup, kimyasal M E S maddelerin yaymış olduğu koku vardır. Birinci derecede verilerle uğraşır. Araştırma yaptığı konuya göre laboratuarda gece geç saatlere kadar çalışma yapılması da  söz konusu. Meslek eğitim süresi 4 yıl olup, yabancı dil hazırlık sınıfı okunması durumunda  5 yıl eğitim görülmektedir. Eğitim süresince; fen dersleri ağırlıklı eğitim verilir. Teorik eğitimin yanı sıra laboratuar çalışmaları oldukça yoğundur. Öğrenciler ilk yıl; genel biyoloji, moleküler biyoloji, kimya, istatistik gibi dersler alır. Diğer yıllarda ise tıbbi mikrobiyoloji, genetik, toprak mikrobiyolojisi gibi daha derinlemesine ve uzmanlık dersleri görülmektedir.


Şimdilik iş alanları çok geniş değil

Ulaş Alp Yıldırım (Haliç  Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü 4. Sınıf öğrencisi)

Evrimle ilgileniyorum bu nedenle bu bölümü tercih ettim. Özellikle temel bilimlere ilgisi olan sabırlı bir şekilde çalışabilecek adaylar burayı tercih edebilir. Labaratuvar koşullarında uzun süre çalışmaları gerekir, çeşitli kimyasallara maruz kalabilirler.  Yalnızca okul dönemi değil, tatil dönemlerinde de staj yapmaları gerekir. Yüksek lisans ve doktora bitiren kadar çok büyük kazançları hedeflemeyenler için de iyi bir bölüm. Bu bölümün iş sahası şimdilik çok geniş değil, ancak yüksek eğitim yapılırsa düzgün maaşlar kazanılabilir.


Uzmandan

Puanlar düşecek mi?

Celil Vardar (Final Eğitim Kurumları Tanıtım ve Rehberlik Koordinatörü)

Geçen yıl adayların sınav puanlarına eklenen AOBP 0,15 katsayısıyla çarpılarak Yerleştirme puanları oluşmuştu bu yıl ise 0,12 ile çarpılarak eklendi. Bu nedenle doğal olarak üst puanlarda 15 puan civarında bir düşüş olacaktır. Ancak yığınsal dağılımlara baktığımızda 200 civarındaki puanlarda düşüş 50 puana kadar varabiliyor. Örneğin; Geçen yıl MF-1’de 552 puan alarak 830 gibi bir başarı sırasına sahip olan öğrencinin bu yıl puanı 534 olacak; MF-1’de geçen yıla göre bu puan aralığındaki taban puanlarda 18 puan düşüş yaşandı. Başarı sırası 151205 olan bir aday bu yıl 280 puan almış. Oysa aynı başarı sırasına sahip aday geçen yıl 330 puan almıştı. Geçen yıla göre bu puan aralığında 50 puanlık bir fark oluşacaktır. TM  ve TS puanlarında da benzeri bir durumla karşılaşıyoruz. Dil puanlarında ise durum biraz daha farklı gelişmiş. Adayların, puanlardaki yığınsal dağılımlar konusunda yeterli veriye ulaşıncaya kadar uzmanları beklemesi gerekiyor. Tercih listesi oluştururken başarı sırasını ölçü almalıyız. Puanlar çok düşecek bu yıl.


LYS sonuçları açıklandı, sıra tercih listesi hazırlamada

- LYS sonuçları açıklandı. Sıra tercih listesi hazırlamada. Bunun için hurriyetegitim.com’da ‘Tercih Sihirbazı’nı kullanarak hangi okul vebölümleri listenize alabileceğinizi görebilir, buna göre tercih listesini hazırlayabilirsiniz. Sistem şöyle çalışıyor: hurriyetegitim.com’a girdikten sonra ‘Tercih Sihirbazı’nı tıklayın. Daha sonra başarı sıralarınızı girerek okumak istediğiniz şehirleri seçmeniz gerekiyor. Son adım olarak tercih etmeyi düşündüğünüz üniversiteleri seçtikten sonra puan türünüzü de belirtip hangi bölüm ve üniversitelere yerleşebileceğinizi görebilirsiniz.


Merak ettikleriniz

- Vakıf üniversitesini tercih edeceğim. İstediğim bölümün puanı benim aldığımdan 15 puan yüksek. Bana bu bölümün gelme olasılığı nedir?

- Bu yıl başarı sıralarında bir miktar düşme bekliyoruz. O yüzden şansınızın olduğunu düşünüyorum…


- İş olanaklarına bakıldığı zaman ODTÜ İktisat Bölümü mü, yoksa İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mi daha avantajlı olur?

- İkisi de çok iyi okullar. Ancak çok farklı iki alandan bahsediyorsunuz. Okul ve bölüm kararını verirken ders içeriklerine bakmalı ve kendinizi 10 yıl sonra o mesleği yaparken düşünmelisiniz. En sağlıklı kararı düşünerek ve araştırarak verebilirsiniz…


- LYS’den ilk 40 bin içindeyim. Bu sıralamaya göre gıda mühendisliği bölümünü tercih etmek istiyorum. Bu meslek hakkında düşünceleriniz nelerdir? Ve bu mesleğin geleceği hakkında yorum yapabilir misiniz?

- Gıda mühendisliğinde iş bulabilmeniz kendinizi geliştirmenize bağlı. Günümüzde dil bilmeyen bir mezunun iş bulması çok zor. Dil öğrenmek, master yapmak iş bulmanızı kolaylaştırır. Eğer kendinizi yetiştirmezseniz dil öğrenemeden mezun olursanız bu bölümde iş olanağı sınırlı.


- Oğlumun düşündüğü bölümler Moleküler Biyoloji ve Genetik ile  Mekatronik mühendisliği. Ne dersiniz?

- Çok farklı iki bölümden bahsediyorsunuz. Genetik okuduğunda dahçok araştırmacı olabilir ya da laboratuarlardçalışabilir. Mekatronik okursa mühendis olarak alanda çalışır. Her iki bölümün de geleceğin mesleklerinden  ve önü açık olduğunu düşünüyorum… 


- Gaziantep Gastronomi ve Mutfak Sanatları istiyorum. Ama puanım 380 gibi. Bu sene bölümün puanının artmasından çok endişeliyim. Tek tercihim Antep’te olacak.

- Son yıllarda çok popüler bir bölüm. Adaylar tarafından talep görüyor. Sizin tek tercih yapmanız girme şansınızı arttırmaz. Başka bölümleri de tercih listenize almalısınız. Tek tercih yapmanız risk oluşturur.

- 3 yıldır hukuk için tercih yapmadım ve malesef ki bu sene de yetmeyecek puanım. Hukuk, iktisat ya da uluslararası ilişkiler bölümünü yazmayı düşünüyorum. Fakat kararsızım, bu bölümler hakkında bilgisizim. Buralardan mezunların iş imkanları nedir? Mutlaka devlet kurumunda mı iş bulacağım?

- Özel sektörde iş bulabilirsiniz. Bankalarda ya da diğer özel şirketlerde çalışabilirsiniz. Dediğiniz bölümlerde iş bulmanın koşulu dil bilmekten geçiyor. O yüzden İngilizce öğrenmek için çabalamalısınız.


- Özel üniversitelere burs kesilme olasılığı nedir? Kriterler nelerdir?

- Her vakıf üniversitesinin burs koşulu farklıdır. O yüzden hangi üniversiteleri tercih edecekseniz o üniversitelerden bilgi almanızı öneririm.


- İzmir Maltepe ve Yeni Yüzyıl Üniversitelerinde bu sene ilk kez tıp eğitimi verilecek. Yüzde 100 burslu alacakları öğrencilerin Türkiye başarı sıralamaları kaç binlerde olabili? Ayrıca devlet üniversitelerinden (tıp) mezun olmayla özel üniversitelerden mezun olma arasındaki farklar nedir?

- Bildiğin gibi tıp eğitiminde önemli  olan öğrencilerin olabildiğince çok vaka tanıyabilecekleri bir ortam olmasıdır. Bu noktada devlet ya da vakıf (Türkiye’de özel üniversite yoktur) fark etmez. Önemli olan alanda önemli araştırmalar yapmış olan akademik kadro ve mümkün olduğunca vaka görebilme  olanağıdır. Yeni açılan bölümler için, bulundukları bölgelerdeki muadil durumda bulunan üniversitelerin Tıp Fakülteleri’nin taban puanlarını dikkate almanı öneririz.


Müdahaleci aileler, tercih sürecini zorlaştırıyor

Uzmanlara göre, tercihlerde aileler adayları çok etkiliyor. Çoğunlukla çocuğu için en iyisini düşünürken, müdale ve kendi istedikleri meslekler konusunda baskı yapmak bazen ters de tepiyor. Adayların beklentisi ve yaşamsal öncelikleri, ailenin beklenti ve öncelik sırasıyla uyuşmayabiliyor.

Aday, “Benim meslek ve  iş yaşamından beklentim statü ve liderliktir” derken; aile “Meslek ve iş yaşamından beklenti maddi doyum olmalıdır” diyebiliyor. Bu durumda da uzmanlar orta yolu bulup, adayı iyi tanıyıp yönlendirmenin daha iyi olduğu düşüncesindeler.

Tercih efsaneleri

O bölümde çok para var: Bazı bölümlerin para kazanmak için çok ideal olduğu belirtilir ve ısrarla adayın o bölümü yazması istenir. İşini iyi yapan ve yetkin olanların her alanda para kazanması mümkün. Çevrenizde söz konusu bölümden mezun çok para kazanan insanlar olabilir. Ancak buna güvenerek bölüm tericihi yapamamalısınız.

Geleceğin mesleği: Her dönem gleceğin meslekleri olarak bazı meslekler karşınıza çıkar. Evet, gelecekte popüler olacak meslekler olabilir. "Teknoloji çağında hızlı değişimler söz konusu ve bunlar da meslekleri ve geçerliliklerini etkiliyor. Ancak yapacağınız işi çalışırken öğreneceksiniz. Üniversite bölümleri size iş öğretmeyecek, size bakış açısı ve uzmanlık kazandıracak. Var olan bölümler içeriklerini geliştirerek zaten yeni mesleklere ayak uyduracak. Geleceğin mesleklerinden birine sahip olmak istiyorsanız üniversite yıllarınızda o işlerde bolca staj yapın.

İnsanlara güveniyor ve bilimsel merak duyuyorsanız bu meslek size göre

- Pınar Aydoğan (Psikolog): Üniversiteye başladığım zaman ne kadar doğru bir karar verdiğimi her ders sonrası sınıftan beni heyecanlandıran bilgilerle çıktığım zaman anladım. Öğrendiklerim sayesinde bakışaçım genişledi ve hayata daha farklı pencerelerden bakmayı öğrendim. En önemlisi de artık empati kurarak karşımdaki insanı anlamaya çalışabiliyorum. Bunun işin en zevkli kısmı olduğunu söyleyebilirim. Üniversitede hocalarımız vaka örnekleri vererek, bu örneklerdeki insanların davranışlarının ve kişilik oluşumlarının analizini yapmamızı isterlerdi. Kendini bir süreliğine o örnekteki kişinin yerine koyup onun neler düşünebileceğini, nasıl bir kişilik geliştireceğini veya var olan kişisel problemlerinin altındaki nedenleri düşünürdük. Artık insanlara yüzeysel değil, daha irdeleyici, derin ve empatik yaklaşıyorum. Sanırım bu bölümde okumamın en büyük kazançlarından biri de bu oldu. Şimdi mezun oldum.  Amacım ‘klinik psikoloji’ alanında yüksek lisans yaparak bir klinik psikolog olmak. Yani sadece neden aramak değil, aynı zamanda çözüm de aramak. Eğer insanları seviyor ve onları her şeyiyle bir bütün olarak anlamak istiyorsanız, iletişim becerinize güveniyor ve bilimsel merakınızı bir türlü durduramıyorsanız psikoloji bölümü tam size göre. Umarım siz de ‘insan’la ilgili çıktığınız bu sonsuz yolculukta mutlu olursunuz.

Rektörden

Üniversitenin bulunduğu bölgenin hava şartları da çok önemli

- Prof. Dr. Peyami Battal (Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü): Adaylar üniversite ve meslekle ilgili seçim yaparken, öncelikle kendi durumunun doğru analizini yapmalı. Ekonomik durumunu çok iyi analiz etmeli. Çünkü birçok öğrenci kazandıktan sonra, barınma imkanı bulamadığı için eğitim öğretimine devam edemiyor. Hatta hava şartlarının sağlık durumuna uygun olup olmadığını da ciddi ciddi araştırmalı. Bazı öğrencilerimiz bizi kazanıp geldikten sonra sağlık sorunları nedeniyle çok rahat edemediğini biliyoruz. Gıda, gen mühendisliği iletişim gelecekte  önem kazanacak.

Meslek seçimi konusunda da her  aday kendi kabiliyetlerini çok iyi  değerlendirmeli. Tercihlerini yaparken  sevdikleri bölümleri tercih etmeleri adayların gelecekteki başarıları ve yaşamları bakımından oldukça önemlidir. Tercih edilen bölümün öğretim
elemanı bakımından yeterliliği mutlaka araştırılmalı. Ayrıca bölümün ulusal ve uluslararası geçerliliğine dikkat etmeli. Gelecekte iş alanı da önemli. Çünkü mezun olduktan sonra iş bulamayan insanlar bunalım yaşıyorlar. Adaylar kabiliyetleri doğrultusunda tercih yapmışsa iş hayatında çok başarılı olabiliyorlar.

Tercihlerde üniversite de, bölüm de önemli. Ancak, her şey insanın kendinde şekillenir. Çok iyi bir üniversiteden ve bölümden mezun olup başarılı olamayan çok insan olduğu gibi, vasat bir yerden mezun olup başarılı olmuş çok insan da vardır. Gelecekte enerji mühendisliği ile ilgili alanlar, yazılım mühendisliği, sağlıkla ilgili birçok alan uzun süre önemini koruyacak. İşletmecilik (özellikle sanal işletme), iletişimcilik (özellikle sanal ortamda), nano-teknoloji, gen mühendisliği, gıda mühendisliği ve yöneticilik gibi bölümlerin ön plana çıkacağı kanısındayım.

Uzmandan

İyi düşünün ve doğru karar verin

- Banu Gürün (Uğur Dershaneleri Genel Müdür Yardımcısı): Puanınızı unutun gitsin: Girmiş olduğunuz sınav, sıralama mantığı üzerine kuruludur. Dolayısıyla sonucunuzu değerlendirirken bakmanız gereken tek şey yerleştirme puanlarınızın bulunduğu sütundaki başarı sıralarınız. Tercihlerinizi yaparken, ilgili puan türündeki başarı sıranızı gözönünde bulundurun. İstemediklerinizi yazmayın: “Puanım ziyan olmasın” anlayışıyla ilgi duymadığınız, istemediğiniz bir bölümü ya da üniversiteyi tercih listenizde tutmak, kendinize yapacağınız en büyük haksızlıktır. Tercih listenizde sadece istediğiniz bölümlere ve üniversitelere yer verin. En çok istediğiniz bölüme ilk sıralarda yer verebilirsiniz: 30 tercih yapma hakkınız var. İyi bir araştırma sonucunda oluşturulan tercih listelerinde 30 hakkınızın tamamını kullanmanız zaten çok da mümkün olmayacaktır. Bu yüzden en çok istediğiniz bölüme, sıralamanızdan ne kadar farklı olursa olsun ilk sıralarda yer verebilirsiniz. “O bölümü çok istiyorum ama sıralamam epey farklı, yerleşmem çok zor. Sıralamamın daha yakın olduğu bir bölümü ilk sıraya yazıp avantaj elde etmek istiyorum” demeyin. Çünkü bir bölümü ilk sıraya yazmak, size teknik bir avantaj sağlamaz. Bu durum en yaygın tercih efsanelerinden biridir. Esas olan sizi mutlu edecek olması: Tercih listenizi okumak istediğiniz şehre, üniversiteye ve bölüme kadar genişletebilirsiniz. Esas olan, tercih listenizin son sırasındaki tercihin bile, isteklerinizi karşılayan ve yerleştirildiğiniz taktirde sizi mutlu edecek olması... Tercih paradigmaları nedeniyle her yıl birçok üniversite öğrencisi ve mezunu yeniden üniversite sınavlarına girerek, kendileri için en doğru kariyer hedefinin peşinde koşuyor. Şu anda kendiniz için en doğru seçimi, en akıllıca tercihi yapma hakkı sizin. İyi düşünün ve doğru karar verin.

Sabırlı ve hoşgörülü olanların mesleği: Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

- Programın amacı kişinin özelliklerini ortaya çıkarmak ve buna bağlı olarak kendini geliştirebilecekleri mesleklere yönlendirmektir. Bu dalı seçeceklerin kendileriyle barışık, insanı seven, tarafsız yaklaşımlar sergileyebilen, sabırlı, hoşgörülü,  insan ilişkileri ve organizasyon yetenekleri kuvvetli olması başarıları için büyük etken olacaktır. Öğrenim süresi 4 yıldır. Rehberlik Uzmanı ve Psikolojik Danışman, sağlık ve sosyal yardım kuruluşlarında, çocuk mahkemelerinde, yuva ve kreşlerde, resmi ve özel okullarda, dershanelerde görev alabilirler.

Merak ettikleriniz

- Mimarlık bölümü hakkında bilgi verir misiniz? Özellikle mesleğin 4 yıl sonra ülkemizdeki ve diğer ülkelerdeki durumu, maddi kazancı nedir? Piyasada çok mimar var, bunun bana dezavantajı nedir?

- Her çeşit binanın isteğe ve olanaklara göre plan ve projelerinin hazırlanmasını, yapımının denetlenmesini yürütecek donanımlı elemanların yetiştirildiği bir programdır. Mimar, ihtiyaç sahibinin isteklerini dinleyerek, maddi olanaklarını ve yürürlükteki imar planını dikkate alarak proje hazırlar. Yapılacak binanın proje ve kontrolünü yapar. Mimarlar, kamu kesiminde genellikle Bayındırlık ve İskan, Ulaştırma Bakanlıkları ve belediyelerde görev alabilirler. Özel sektör kuruluşlarında ve serbest çalışabilirler. Ülkemizde mimarlara ihtiyaç duyulmaktadır.  Geçerliliği her zaman olacak bir meslektir.
Mesleğin Gerektirdiği Özellikler: Şekil ve uzay ilişkilerini görebilmesi, göz, el koordinasyonunda bulunması gerekiyor. Görsel sanatlara ilgi duyması, yaratıcı, estetik görüş sahibi, tasarım yeteneği olan, yeniliklere ve eleştirilere açık, dikkatli adaylar bu mesleği tercih edebilir.

- Diş hekimliği bölümü hakkında bilgi verir misiniz? Özellikle mesleğin 5 yıl sonra ülkemizdeki ve diğer ülkelerdeki durumu, maddi getirisi ve mezun olunan üniversite önemli mi?

- Diş Hekimliği Fakültesi, ağız boşluğunun ve diş sağlığının korunması, diş ve diş eti hastalıklarının tedavisi, diş ve çene ameliyatları ile protez yapımı konularında eğitim ve araştırma yapar. Diş Hekimi, kliniğe gelen hastanın şikayeti ve hastalığın tespitine göre diş çekimi, dolgu, dişeti hastalıkları, çarpık ve eğri dişleri düzeltmek ve protez yapmak gibi konularla ilgilenir. Eğitim süresi beş yıldır. Diş Hekimleri, günümüzde konuları ile ilgili bir branşta uzmanlaşmaktadırlar. Serbest çalışabilecekleri gibi bir devlet kuruluşunda da görev alabilirler.

Mesleğin Gelecek 10 Yıldaki Durumu: Ağız ve diş sağlığına verilen önem gün geçtikçe artmaktadır. Bu meslek dalının iş olanakları gelecekte de geçerliliğini arttırarak devam ettirecektir.

Mesleğin Gerektirdiği Özellikler: El ve parmakları ustaca kullanabilmesi, cisimler ve şekiller arasında bağlantı kurabilmesi, hoşgörülü, sabırlı olması bu meslek için önemli. Estetik anlayışı, beyin ve el koordinasyonu yüksek, dikkatini bir noktada uzun süre yoğunlaştıran, sorumluluk duygusu gelişmiş, hoşgörülü ve iletişim kurma becerisine sahip olanlar bu mesleği tercih edebilir?

- Bu sene çok programlı bir lisenin muhasebe ve finansman bölümünden mezun oldum.  YGS-6’dan 181 puan alarak barajı geçtim. LYS’ye girmedim. Sınavsız geçiş hakkımı kullanarak iki yıllık bir üniversiteye gitmek istiyorum. Gidebileceğim bölümler hakkında kesin bir bilgiye ulaşamadım. Edindiğim kadarıyla işletme, sivil hava ulaştırma işletmeciliği, deniz liman işletmeciliği gibi bölümlere gidebiliyormuşum. Ben sivil havacılık veya işletme istiyorum. Sınavsız geçiş ile girebilir miyim?

- Kılavuzda Tablo 6-C’yi incelemeniz gerekir.

Geleceğinizi tasarlamadan tercih yapmayın

Her yıl temmuz ayının bu dönemi adayların geleceklerini belirlemek için son kararları aldığı zamanlardır. Aileler, uzmanlar ve adaylar Temmuz’un bu ikinci haftasında büyük telaş yaşarlar.

Adayların üniversiteli olmadan önceki bu son duraklarında her şeyi iyi inceleyip, gözden geçirmeleri gerekiyor. Uzmanlar, adayların aklından geçen sorulara yanıt bulmaları ve hangi mesleğe yönelecekleri hakkında iyi destek almaları uyarsında bulunuyorlar. “Hangi mesleğe yönelmeliyim, yabancı dil eğitimini en iyi hangi üniversitede alırım, bu mesleğin gelecekteki durumu ne olur?” soruları sorulurken adayın öncelikle kendine “Benim güçlü ve zayıf yönlerim neler olmalı?” sorusunu sorup yanıtlarını öyle aramaları gerekiyor. Her yeni teknoloji yeni iş imkanları getirirken meslek edinme sürecinde adayların geleceklerini tasarlarken bazı mesleklerin de şekil değiştirdiğini gözönüne almaları şart.

Uzmandan

Kılavuzu çok iyi inceleyin

Cihan Yeşilyurt  (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)


2012 Yükseköğretim ve Kontenjanları Kılavuzu 250 sayfadan fazla. Yükseköğretim programları ile ilgili bütün özel koşullar yazıyor. Tercihte bulunacak öğrencilerin bu özel koşulları okumadıklarını ve bazen çok mağdur olduklarını görüyoruz. Adayların mutlaka ÖSYM’nin sayfasından bu kılavuzu indirmeleri ve özelikle özel koşulları incelemeleri gerekiyor. Üniversite adayları meslek seçimi ile ilgili inanılmaz kararsızlık yaşıyorlar. Örneğin Matematik Öğretmenliği ile Kimya Mühendisliği arasında kalanlar var. Oysa o kadar iki farklı alan ki. Adayların, kararsızlıklarını azaltmak için yükseköğretim programlarının ders içeriklerini incelemeleri, o bölümde okuyan-mezun olmuş kişilerle görüşmeleri ve kendilerini o mesleği yaparken düşünmeleri sağlıklı meslek seçimi yapmalarına yardımcı olacaktır.
Anne babaların tercih sürecine çok müdahil olduklarını da gözlemliyoruz. Zaman zaman tercihlerle ilgili çatışmalar yaşanıyor.

Ailelerin bu önemli süreçte çocuklarına destek vermeleri elbette gerekiyor. Ancak bu desteğin dozu iyi ayarlanmalı ve genç adına karar vermek şekline dönüşmemeli.Üniversite adaylarının, “Benim yerime siz olsaydınız ne yapardınız, nasıl bir tercih listesi hazırlardınız?” şeklindeki sorularla kendilerinin vermeleri gereken kararı Rehber Öğretmenlere bıraktıklarını görüyoruz. Rehberlik ancak yollar gösterebilir son kararı verecek olan öğrencinin kendisidir...

Meslek

Planlama ve tasarım meraklıları için Endüstri Mühendisliği ideal


Ürün ve hizmet üreten endüstri kuruluşlarında verimi yükseltmek için insan, makine ve malzemeden oluşan sistemlerin etkili bir biçimde kullanılmasını sağlayan yöntem ve tekniklerin, araştırılması ve geliştirilmesinde görev alırlar.  Endüstri mühendisleri, fabrikalarda iş analizleri yaparlar. İnsan ve üretim araçlarının en uygun şekilde yerleştirilmesi ile üretimin miktar ve kalitesini arttırmaya çalışırlar.  Ülkemizde endüstri mühendislerine gittikçe daha fazla gereksinim duyulmaktadır. İnsan ihtiyaçlarına karşı duyarlı, planlama, tasarım, eşgüdüm, çok yönlü karar alabilme konularında başarılı olanların tercih edeceği bu meslek,  yaratıcı olanlar için ideal. İleriyi görebilme ve fırsatları sezme yeteneği olan adayların yeni ve güncel teknolojileri takip edebilmesi ve bundan hoşlanması, grup çalışmasına açık olması, yabancı dil (özellikle İngilizce) bilgisinin olması tercih ediliyor.

Farklı bölüme de yönelebilirsiniz

Mete Kılıç (Endüstri Mühendisliği’nde master yapıp, çalışıyor)


İstanbul Erkek Lisesi’nden 2007 yılında mezun oldum. Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü (KIT) Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezunum. Eylül ayında University of Pennsylvannia, Wharton School’da finans doktorasına başlıyorum. 2007 yılından beri Almanya’dayım. Almanya’da Endüstri Mühendisliği öğreniminin kapsamı biraz farklı.

Öğrencilere istekleri doğrultusunda işletme ve iktisat konularına da geniş bir şekilde yönelme fırsatı sunuyor. Karlsruhe ise Almanya’da bu bölümün okunabileceği üniversiteler arasında ilk üçte, hatta birçok sıralamada birinci. Şu anda hem Goethe Üniversitesi’nde (Frankfurt) finans konusunda master eğitimime devam ediyorum, hem de yine aynı okulda iktisat okuyan öğrencilerin aldığı istatistik dersini veriyorum. Almanya’da öğrenim ve çalışmayı birlikte götüren birçok insan var. Üniversitede eğer bir alanda iyiyseniz size öğretime
katkıda bulunma imkanı sağlıyor. Karlsruhe’deki son senemde mikroekonomi ve istatistik dersleri veriyordum, Frankfurt’ta istatistikle devam ediyorum. Bu yıl master programım da bitiyor ve finans alanında doktora için Amerika’ya gitmek istiyorum.

Tercih efsaneleri

O bölüm çok mezun veriyor iş bulamazsın: İş bulabilmek için mezun olunan üniversite ve bölümün kaç kişiyi mezun ettiğinin çok da önemi yok. Hangi bölüm olursa olsun mezun sayısı değil mezun öğrencinin ne kadar nitelikli olduğu önemli.  Bu efsaneye maruz kalan bölümlerin başında işletme ve iktisat geliyor. Örgün öğretimin yanı sıra açıköğretim fakülteleriyle birlikte bu bölümlerin her yıl fazla sayıda mezun verdiği doğrudur. Ancak bunu iş bulmak için bir engel olarak görmemelisiniz. Çünkü her mezun hemen işe alınmıyor. İş başvurularında artık sizin kişisel gelişiminiz ve kendinizi ne kadar geliştirdiğiniz önemli. Alanınıza ne kadar hakimseniz ve bölümden-bölüm dışından kendinize ne kattığınız gibi sorular karşınıza geliyor.

Rektörden

Meslek seçimini şansa ve başkalarının kararına bırakmayın

Pof. Dr. Davut Aydın (Anadolu Üniversitesi Rektörü)

Meslek seçerken sahip olduğunuz kapasiteleri dikkate alın. Bu seçimi şansa veya rastlantıya bırakmayın ve başkalarının kararlarına göre davranmayın.  Çünkü, meslek seçimi insan yaşamında önemli bir karar verme aşaması ve dönüm noktasıdır. Kendi özelliklerinizi iyi bilin. Yetenek, ilgi, değer, beklenti gibi kişisel nitelik ve yaşam koşullarını inceleyip, ona göre doğru karar verin. Seçilen meslek fizyolojik ihtiyaç kadar psikolojik ve sosyal ihtiyaçları karşılayarak doyum sağlamalı. Kendi özelliklerinize en uygun meslek alanına karar verdikten sonra, doğal olarak bu mesleğin gerektirdiği eğitim sürecini de dikkate alın. O mesleği yapan kişilerden mutlaka görüş alın, üniversitelerin akademik personelini iyi inceleyin. Psikolojik danışma ve rehberlik uzmanlarından yardım alın.


Eğitim alacağınız şehir çok önemli

Üniversiteye ve bu üniversitenin bulunduğu şehrin olanaklarını da dikkate alın. Mesleki eğitiminiz süresince

dinize en uygun ve geniş ortamı sağlayan üniversite ve şehre karar verin. Günümüzde, üniversite adaylarının seçebileceği çok sayıda meslek söz konusudur. Toplumların ihtiyaçlarına ve koşullarına göre bu mesleklerden bazıları diğerlerine göre gelecekte daha çok önem kazanır. Günümüzde küreselleşme paralelinde iletişim, ekonomi, psikoloji, mühendislik ve çeşitli hizmet sektörleri ön plana geçebilir. Hangi meslek alanı olursa olsun günümüz rekabet ortamında bireylerin sahip olduğu yeterlilikler ve çok yönlü olarak kendilerini geliştirmeleri önem kazanıyor.

Merak ettikleriniz

- Sıralamam 75 binle 90 bin arası olacak. İnşaat veya Endüstri Mühendisliği’nin sıralaması konusunda fikriniz var mı? YGS sıralamam 120 bin. ? 75 bin-120 bin başarı sırası esas alındığında İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’nden başlayarak 50 civarında ve Yalova Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nden başlayarak da 30 civarında programı tercih listenize alabilirsiniz.

- Gümrük İşletme Bölümü olan okullar hangileri ve bu bölümün iş imkanları nelerdir? ? Gümrük İşletme Programı’nın amacı, gümrük mevzuatı konularında çalışacak uzmanları yetiştirmektir. Gümrük İşletme mezunları gümrük komisyoncusu, ithalat ve ihracat bürolarında uzman eleman, kamu kuruluşlarında ise memur olarak; Maliye ve Gümrük Bakanlığı’na bağlı gümrüklerde, özel sektöre ait ithalat ve ihracat bürolarında çalışabilirler veya serbest olarak gümrük komisyonculuğu yapabilirler. Trakya Üniversitesi’nde bu bölüm var. Geçen yılki taban puanı 0,15’li AOBP’ye göre 354 puan civarında ve başarı sırası da 196 bin olmuş.

- Kuzenim, Uçak Mühendisi ya da Uzay Mühendisi olmak istiyor. Acaba bu bölümlerin iş olanakları nasıldır? Bitirince nerelerde çalışabilirler? Hangi üniversiteyi tercih etmesi gerekir? ? İsimleri farklı olmasına rağmen Havacılık ve Uzay Mühendisliği ile birbirine yakın fonksiyonları yerine getirirler. Gelişen hava ulaşım araçlarının yapımı, bakımı, tasarımı ve araçların güvenli bir biçimde seyredebilmesi için gerekli önlemleri alabilecek insan gücünü yetiştirir.Askeri ve sivil uçakların bakımı ve onarımının yanı sıra, uçak sanayinin geliştireceği yeni tip uçakların dizayn ve imalatı konularında, uçaklar ve havacılık konularında araştırma yapmak gibi çalışma alanlarına sahiptirler.THY ve diğer havayolu şirketleri, uçak motoru fabrikaları, ikmal bakım merkezleri, Sivil Havacılık Teşkilatı gibi resmi ve özel kuruluşlarda yüksek iş bulma olanaklarına sahiptirler. Ülkemizde uçak sanayinin gelişmesine bağlı olarak uçak mühendislerine büyük ihtiyaç duyulacaktır. Mesleği seçecek kişilerde şu özellikler aranır: Yeni ve güncel teknolojileri takip edebilmesi ve bundan hoşlanması. Beyin ve el koordinasyonunun yüksek olması. Dikkatli ve dikkatini bir noktada uzun süre yoğunlaştırabilmesi. Sorumluluk duygusu yüksek, titiz, sabırlı olması. Matematik ve fen bilimlerine ilgili ve bu konularda başarılı olması. Yaratıcı olması gerekir. Uçak Mühendisliği ve Uzay Mühendisliği programları İstanbul Teknik Üniversitesi’nde var.

- Ankara, Konya ve İzmir’deki üniversitelerde bulunan “Uluslararası Ticaret” bölümleri tercihi için siz olsanız nasıl (üniversitedeki nitelik tercihi, puanlama ya da sıralama bursların tercihi ve eğitim kalitesi açısından) bir tercih yapardınız? İdeal tercih sıralamanız nasıl olurdu? ? YGS-6  puanıyla alan programlar 5 tane. TM-1 puanıyla öğrenci alan ve Uluslararası Ticaret  ya da  Uluslararası Ticaret ve Finansman,Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik adıyla pek çok program var. Büyük çoğunluğu da vakıf üniversitelerinde. Bu  durumda ailenizle görüşüp kararı siz vermelisiniz.

- Aktüerya, Sermaye Piyasası, Sağlık Kurumları Yöneticiliği, Denizcilik İşletmeleri Yönetimi. Sizce hangileri veya hangisi? ? Türkiye’de sigortacılık ve bankacılık gelişiyor. Bu nedenle Aktüerya gelişecek. Sermaye piyasası için başka birtakım beceriler de gerekebilir. Sağlık Kurumları yöneticiliği de özellikle sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi sürecinde iş alanı büyüyecek bir program olabilir.

- LYS- 2 puanım 350 . Siyasal Bilimler ve Kamu Yönetimi Bölümü’nü düşünüyorum. Sizce bu bölümün geleceği nedir? Sizin tavsiyeniz var mı? ? Kamu Yönetimi, devlet teşkilatının çeşitli kademelerinde idari görev alacak, sistemin ekonomik ve sosyal yönden gelişmesinden sorumlu, siyasal, hukuki ve sosyal bilimler formasyonuna sahip elemanlar yetiştiren ve bu konularda araştırma yapılan bir bölümdür. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, nitelikli insan ve yurttaşı her türlü değerin kaynağı olarak görür; bu çerçevede hem kamu, hem de özel sektörde ülkemizin siyasal, toplumsal ve ekonomik yaşamında etkin rol ve görev üstlenecek üst düzey yöneticiler, bürokratlar ve akademisyenler yetiştirmeyi amaçlar. Mezunlar çalıştıkları kurumlardaki pozisyonlarına göre ‘kaymakam’, ‘müfettiş’ ve yönetici olarak görev yaparlar. Devlet sektöründe çalışan kamu yöneticisi, hükümet tarafından uygulanmak üzere gönderilen kanun ve emirlerin ilgili dairelere iletilmesini ve bunların uygulanmasını sağlar, yanlış ve eksik uygulama olup olmadığını denetler; halkın dilek ve şikayetlerini dinler, ilgili yerlere havale eder. Özellikle vali ve kaymakam gibi kamu yöneticileri, bulundukları il veya ilçelerin güvenliğinden, ekonomik ve sosyal yönden gelişmelerinden sorumludurlar. Diğer resmi ve özel kuruluşların yönetim birimlerinde yönetici olarak çalışanlar ise, kanun ve yönetmeliklerin uygulanmasını sağlamak, bu konuda diğer personeli denetlemek gibi görevler yaparlar.

İstatistikle matematik-bilgisayar bilimleri arasındaki farklar nedir?

- İstatistik bölümü, gözlenebilen durumlardan yararlanarak, gözlenemeyen durumlar hakkında yorum yapılabilecek verileri toplayıp, bu verileri çeşitli alanlarda kullanmak üzere düzenleyebilecek uzmanları yetiştirir. Matematik-bilgisayar bölümünde ise iki farklı disiplin birarada verilmekte ve eksikliği hissedilen yazılım geliştirme elemanlarının yetişmesi hedeflenmektedir.

Tercihlerde puan değil başarı sırası önemli


Üniversite tercihleri yapılırken her adayın kafasını karıştıran bir soru da “Puan mı, başarı sırası mı önemli?” olur. Öncelikle söylemek gerekirse puan değil, başarı sırası önemli. Puanların oluşumunda kullanılan veriler testlerin soru çözüm ortalamalarına ve standart sapmalarına göre her yıl değişebiliyor.


Fakat puanlardan yola çıkılarak yapılan sıralamalar büyük ölçüde değişmiyor. Bu nedenle adaylar mutlaka bir veri kullanmak istiyorlarsa kendi başarı sıralarıyla geçen yılki başarı sıraları arasında bir ilişki kurmaları doğru olur. Çünkü bu sınavların asıl amacı adayları belli bir puana göre sıralamak ve yerleştirmede bir ölçüt elde etmek.

Tercih efsaneleri

Çok istediğin bölümü 3 kere yazmalısın:
Bir bölümü bir defa yazmanız şansınızı denemek için yeterlidir. Çünkü o bölümü yazan sayısı ve yazanların puanları belli, ÖSYM’nin yerleştirme stratejisi de belli.  Bölümü ne kadar çok istediğinizi ve şansınızı tercih listesinde birden fazla kez yazarak değil aldığınız puan ile gösterebilirsiniz.

O bölümde işsiz kalırsın:
  Türkiye’de işsiz sorunu olduğunu hepimiz biliyoruz. İş tanımları, iş açıkları her geçen gün değişim gösteriyor. Fakülteler altında farklı isimlerde fakat aynı içerikte birçok bölüm bulunuyor. İş dünyasının artık kişisel gelişime önem verdiğini ve üniversite tecrübesi ile kişisel gelişiminizi gözönüne alarak iş başvurularını elediğini söyleyebiliriz. Tercih etmek istediğiniz bölüm ilgi alanınızda ve keyifle okuyabileceğiniz, üzerine bir şeyler katabileceğiniz bir bölüm ise işsiz kalırım korkusu ile ondan vazgeçmeyin.


Severek ve keyifle 4 yıl geçireceğeniz bölüm üzerine üniversite yıllarında yaptığınız stajlar ve yabancı dil eğitimleri ile işsiz kalma problemini rahatlıkla aşabilirsiniz.

Meslek

Her zaman ihtiyaç var


İnsanların sağlığını koruma ve sağlık koruma yöntemlerini geliştirme, hastalık ve sakatlıkları iyileştirme alanında çalışacak ve araştırma yapacak sağlık personelini (hekim) yetiştirmeyi amaçlayan bir bölüm. Tıp doktorluğu diploması alan bir kişi “Pratisyen Doktor” unvanını alır.


ÖSYM tarafından yapılan Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’nda (TUS) başarılı olduğu takdirde Dâhiliye, Nöroloji, Göz Hastalıkları, Ortopedi, Kadın doğum vb. alanlarda uzmanlaşabilir. Hekim ve sağlık personelinin sayısının yetersiz olması ve yurt genelinde dengesiz dağılımı nedeniyle sağlık hizmetlerinde istenen gelişme sağlanamamaktadır. Pratisyen ya da uzman hekim olarak iyi yetişmiş tıp doktorlarına büyük ihtiyaç  vardır. Devlet hastaneleri ve özel hastaneler, klinik vb. sağlık kuruluşlarında pratisyen / uzman hekim olarak çalışabilirler. Ülkemizin sağlık personeline, özellikle hekime olan ihtiyacı gittikçe artmaktadır. Geçerliliğini ve popülerliliğini koruyacak bir meslek dalıdır. Beyin - el koordinasyonu yüksek olan, fen bilimleri, anatomi ve fizyolojiye ilgi duyan, bilimsel araştırma meraklısı, sorumluğu yüksek, insan ihtiyaçlarına karşı duyarlı adaylar için ideal meslek.

Hekimlik en zor mesleklerden  biridir

Seha Saygili  (İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu):
Lise derslerinde biyoloji ve fizik  derslerine olan ilgim beni tıp fakültesine yönlendirdi. Hekimlik teorik olarak kişiyi geliştirmesinin yanında, insanlara faydalı sağlık gibi çok önemli bir alanda yararlı olma fikri bana çok yakın geldi. Fakülte yılları zor olduğu kadar keyifli de geçti. Her yeni bilgi, staj yeni uzmanlar ile tanışmamıza vesile oldu, bir yandan bilgilerimizi arttırırken bir yandan kendimize örnek olabilecek farklı insanlar ile tanıştık.


Verilen emek ve zaman hekimlikte büyüktür

İyi hekimlik pratiği ile ilgili tek bir doğru bulunmuyor.  İki bin nüfuslu bir ilçede sağlık ocağı hekimliği yaparken de bir üniversite salonunda uzman olduğun konuyla ilgili ders anlatırken de hekim olarak paha biçilemeyecek derece önemli işler ortaya çıkarılabilinir. Bulunduğun noktada elinden gelenin en iyisini yapmak ve günlük koşuşturma içinde kendini güncellemeyi gözardı etmemek olmalı bir hekimin hedefi. Her meslek zordur. Hekimlik başka bir meslekten daha zor değil ancak sorumluluk alanı geniş olması sebebi ile zaman zaman yıpratıcı olabilir. Karar vermeden önce ilgili kişilerle görüşmek yararlı olur. Üniversite konusundan bu kadar azimle çalışıp tüm boş zamanlarını bu hedefe yönelten arkadaşlar mutlaka başarılı olacaklar. Üniversite yıllarında ilgili oldukları branşı seçtikleri taktirde öğrenmeye yönelik motivasyonları artacak, sabırla çalışacaklar. Verdikleri zamanın ve emeğin kat ve kat üstünde olan  hekim önlüğünü  sırtlarında bulacaklardır.

Uzmandan

Açıköğretim kontenjanlı hale geldi, buraya yerleştirilen gitmezse puan kaybedecek



Celil Vardar (Final Eğitim Kurumları Tanıtım ve Rehberlik Koordinatörü):
Geçen yıl oluşan taban puanlar,adayların AOBP’leri 0,15 katsayısıyla çarpılarak elde edilen puanlardan oluştu. Bu yıl AOBP kaldırıldı, sadece OBP uygulanacak. Ayrıca OBP’nin çarpılacağı katsayı da tüm adaylar için aynı olacak. Alan içi alan dışı diye bir şey kalmadı artık herkese aynı katsayı uygulanacak. Bu nedenle bu yıl oluşacak puanlar geçen yılın puanlarına göre farklı olacak. Ancak puanlar nasıl hesaplanırsa hesaplansın başarı sıraları yine belirleyici olacak diyebiliriz. Örneğin geçen yıl 16.525.sıradaki bir adayın en son yerleştiği bir programa başarı sırası 25.000 olan bir adayın yerleşme olasılığı –adayların eğilimlerinde çok önemli bir değişiklik olmadığı ve aynı alanda eğitim veren çok sayıda yeni üniversite açılmadığı sürece- çok zayıftır. Bu konuda oluşabilecek muhtemel değişiklikler için adayların uzmanlara danışmalarında yarar var. Bu yıl yapılan kimi düzenlemeleri de hatırlamak gerekir: Örneğin YÖK, önümüzdeki yıldan geçerli olmak üzere Fen-Edebiyat Fakültelerine kaydolacak adaylara formasyon verilmeyeceğini karara bağladı. Eğitim Fakültelerinde bazı programların İkinci öğretim programları kapatıldı. Açıköğretim Fakültesi’nde neredeyse bütün lisans programları artık “kontenjanlı” hale geldi. Yani önceki yıllarda Açıköğretim Fakültesi’nin kontenjansız programlarına yerleştiğinde adayın ertesi yıl sınava girdiğinde OBP katsayısı değişmiyordu. Şimdi bu programlara yerleşildiği taktirde (kayıt yaptırıp yaptırmaması önemli değil, yerleşmiş olması yeterli) bir sonraki yıl sınava tekrar girdiğinde OBP’nin çarpılacağı katsayı 0,12 değil 0,06 olacak, yani puan kaybedecek.


Rektörden

Ait olunacak camia üniversite ile belirlenir


Prof. Dr. Muhammed Şahin (İTÜ Rektörü):


İyi bir üniversite eğitimi almayı hedefleyen adayların önemli bir kısmı aile ve çevrenin etkisi ile ilgisinin ve yeteneğinin olmadığı bir alana yönlendiriliyor. Ancak, sevmediği ve istemediği bir bölümde eğitim alan öğrencinin o alanda başarılı olması zor. Adaylar, tercihlerinde üniversitenin akademik kadrosundan, verdiği diplomanın yurtdışı eşdeğerliğine, bilimsel araştırma projelerinden laboratuvara, yurtdışı eğitim olanaklarından iş dünyasıyla olan yakın işbirliğine kadar birçok noktayı dikkate almalı, yapacakları seçimin geleceklerini doğrudan etkileyeceğini unutmamalı.

Adayların seçecekleri üniversite çok önemli. Rekabetin yoğun olarak yaşandığı alanlarda, mezun  olunan üniversite, iş bulmada önem taşıyor. Uluslararası düzeyde akredite olmuş, alanında öncü, seçkin akademisyenlerin yer aldığı bir üniversitede eğitim almak önünüzü açar. Üniversite, mezunlarının yaşamları boyunca taşıyacağı bir etikettir. Öğrenciler tercih yaparken ait olmak istedikleri camiaya karar vermelidir. Çünkü üniversite tercihi ait olunacak camia tercihi demektir.

İş dünyasının yoğun olarak faaliyet gösterdiği ve istihdam olanaklarının yüksek olduğu bir şehirde, öğrencilerin çeşitli sektörleri gözlemleme ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikleri yaşayarak geliştirebilmesine imkan vermektedir.

Petrol, Cevher Mühendisliği’ne ilgi artıyor

Gelecekte bilim ve teknoloji çok hızlı ilerliyor. Şu anda istihdamı yüksek olan birçok iş kolu bundan 5 yıl önce keşfedilmemişti. Günümüzde de gelecekte de mimarlık, makine, inşaat, elektronik haberleşme gibi temel bölümler hiçbir zaman önemini yitirmeyecek ancak farklı alanlarda uzmanlaşma getiren bölümlerin de yıldızı parlayacaktır. Örneğin İşletme Mühendisliği, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği, Cevher Hazırlama Mühendisliği, Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği, Kontrol Mühendisliği mezunlarının istihdam oranının artmasıyla bu bölümlere gösterilen  ilgi de artıyor.

Merak ettikleriniz

- Özel üniversitelerin burslu bölümlerini tercih etmeyi düşünüyorum. Hangi durumda bursumu kaybederim?

Bu konuda her üniversitede istenen kriterler farklı olabilir. Genellikle belli bir not ortalamasının sağlanması isteniyor. Tercih yapmadan önce ilgili üniversiteden bilgi almak daha sağlıklı olur.

- Meslek Lisesi mezunuyum. Sınavsız geçiş hakkımı kullanarak bir programa yerleşirsem önümüzdeki yıl ortaöğretim başarı puanım düşer mi?


Meslek lisesi mezunları sınavsız geçiş haklarının bulundğu kendi alanlarının devamı niteliğindeki önlisans programlarına yerleştirildiklerinde bir sonraki yıl puan kaybına uğramazlar.

- Tercih işlemlerini internetten bireysel olarak mı yoksa başvuru merkezlerine müracaat ederek mi yapmak daha sağlıklı?

ÖSYM’nin de kılavuzda açıkladığı gibi; internet kullanımında deneyimi olmayan ve yanlışlık yapmaktan çekinen adayların tercihlerini Başvuru Merkezleri aracılığıyla yapmaları daha doğru olacaktır. Tercihlerin internet üzerinden aday tarafından gönderilmesi durumunda yapılabilecek yanlışların sorumluluğu adaya ait olacaktır.

- Tercihlerimi ÖSYM’ye gönderdikten sonra değişiklik yapmak mümkün mü?

Tercih başvuru süresi içinde değişiklik yapmak mümkündür.

- 2 yıllık bir yüksekokul okuduktan sonra 4 yıllık bir bölüme geçiş yapabilir miyim?


Evet geçiş yapmanız mümkün. Ancak bu geçişi yapabilmek için yine ÖSYM'nin yapacağı Dikey Geçiş Sınavı'na 'DGS) girmek gerekir. Ayrıca DGS'ye giren her aday kendi alanının devamı niteliğindeki lisans programlarını tercih edebilir.

Geleceğinizi tasarlamadan tercih yapmayın


Her yıl Temmuz ayının bu günleri eğitim gündeminin en sıcak olduğu, gelecekle ilgili kritik kararların verildiği dönemdir.  Hem eğitimciler, hem anne baba, hem de öğrenciler büyük bir telaş yaşarlar. Gençlerin üniversiteli olmadan önceki bu son durağı aslında onlar için de bir keşif zamanıdır.


Hangi mesleğe yönelecekleri, mesleğin gelecekteki durumu, kendilerinin güçlü ve zayıf yönleri kuşkusuz tercihlerini yakından etkiler. 5 yıl önce var olmayan yeni mesleklerle tanışıyor, bazıları farklılaşıyor. Her yeni teknoloji, hem iş hızını, hem iş dünyasının biçimini değiştiriyor. İşte bu zor süreçte neler yapmalı? Rektörlerden, uzmanlardan size küçük ipuçlara devam.

Meslek

İkna gücü olanlar için hukuk ideal


Hukuk programının amacı; toplumda  bireylerin birbirleri ve devletle ilişkilerini düzenleyen yasaların uygulanması sırasında ortaya çıkacak anlaşmazlıkların çözümü konusunda çalışacak hukukçuları yetiştirmek ve bu alanda araştırma yapmaktır. Hukuk Fakültesi’nde başarılı olabilmek için öğrencinin lisede aldığı Türkçe ve Matematik derslerinin iyi olması beklenir. Ayrıca bu bölümü seçecek öğrencilerin üstün bir akademik yeteneğe, ikna gücüne, sağlam bir mantık ve seziye sahip olmaları gerekir. Hukuk Fakültesi’ne girmek isteyenler hukukun, sorumluluğu çok fazla olan bir meslek alanı olduğunu, sürekli çalışma, okuma ve araştırma gerektirdiğini öncelikle kabul etmelidirler. Sabır ve anlayış da bu alanda başarı için gerekli niteliklerdir.

Ortaokuldayken hukuk istedim

- Çağlar Kantemir (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi)
Ortaokul yıllarımda dinlemiş olduğum eski bir türküde geçen savcı kelimesini araştırmaya başlamamla hukuka olan ilgim doğmuştu. Hukuk, hukukla ilgilenmeyen insanların düşündüğü gibi sadece sözel zekâyı gerektiren bir anabilim dalı olmaktan daha çok analitik zekâ gerektiren bir bilim dalıdır. Gerek anlatılan derslerde gerekse yapılan sınavlarda soruların ezber bilgisini test eden değil çözümleyici düşünme yeteneğini ölçen nitelikte olmaları, benim yükseköğretim sırasında aradığımı bulduğumu gösterir. Üniversite öncesi döneme göre daha özgür olan ancak mesleğinde başarılı olabilmek için gerçekten büyük emek sarf etmesi gereken biri olmakla beraber her türlü insan ile tanışılabilecek ortama sahip olan kişidir hukukçu. Bu mesleği seçecek olanlar gerçekten ilgi duyduklarından emin olmaları gerekir. Hukukçu olmak için kesinlikle analitik düşünme yeteneği, gözlem gücü iyi olmalı, okumaktan zevk almalı, yasama çalışmalarını sıkı bir şekilde takip etmeli…


Uzmandan

Üniversitede sizi geliştirecek ortam olmalı

- Banu Gürün (Uğur Dershaneleri  Genel Müdür Yardımcısı)
Güçlü yönlerinize odaklanın: Meslek mensupları ile görüşün ve mümkünse mesleğin çalışma ortamını tanıyın. Bu süreçte en fazla yapılan hata, zayıf olan özelliklerimizden dolayı yaşadığımız motivasyon eksikliğimizdir.


Bu duygu, başarılı olabileceğimiz alanlar konusunda da körlük yaşamamıza neden olur. Güçlü olan, sizi farklı kılan yönlerinize odaklanın. Bu yönlerinizi açığa çıkartacak, parlatacak olan meslek gruplarına yoğunlaşmanız daha akıllıca olacaktır. Eğlenerek çalışmanın  verimliliğini unutmayın: Eğlenceli ve ilginç bulduğunuz, keyif aldığınız , yaşam önceliklerinizi ve beklentilerinizi karşılayacak meslek grupları ve alternatif iş ortamlarını göz önünde bulundurun. Aynı bölümü okumuş kişilerin farklı kariyer yolları olduğunu, (örneğin psikoloji eğitimi almış bir kişinin klinik alanda çalışırken, bir başka kişinin insan kaynakları alanına yönelebildiği gibi ) önemli olanın ait hissettiğiniz çalışma ortamının farkında olmanız.

Tercihlerinizde geleceğin dünyasını göz önünde bulundurun: Tercih listenizde yer vereceğiniz üniversitelerin olanakları ve size sağlayacağı faydalar sizin için belirleyici olsun. Üniversite eğitiminizde yabancı dille eğitim almış olmanın üniversite sonrası yaşamınızda sizi farklılaştıracak en önemli etkenlerden biri olduğunu unutmayın. Üniversite, hem akademik,hem de yaşam becerileri anlamında sizi geliştirecek bir ortam olmalı ve elbette iş yaşamı  becerileri de kazandırmalı. Seçeceğiniz üniversitenin güçlü yurt dışı bağlantıları olması ve yurt dışı  deneyimi yaşayabilmeniz olasılığı da, küreselleşme sürecinin doğal bir sonucu olarak üniversite seçimlerinizde sorgulanması gereken kriterlerdendir. Puan ve sıralamaya takılmayın:  En çok yapılan hatalardan biri, bir önceki yılın  puan ve sıralamalarını baz alarak sıralı tercih yapma alışkanlığıdır. Listenizin adı üzerindedir: Tercih Listesi. Yani sizin tercihlerinizin sorgulandığı  liste…Puan sıralaması yerine, istek sıralaması yapmanız, gelecekte daha mutlu bir yaşama sahip olmanızın ön koşuludur. Her kafadan ses çıkmasına izin vermeyin: Tercih sürecindeki tüm araştırmalarınız sırasında herkes kendi deneyimlerinden yola çıkarak bazı fikirler verecektir. Bu görüşlerin emin olun ki, büyük bir kısmı olumsuz deneyimlerin sonucudur. Tercih dönemindeki araştırmalarınız sırasında sadece uzman görüşleri sizin için belirleyici olsun.

Rektörden

Tercih yapmak kolaylaştı

- Prof. Dr. Yunus Söylet  (İstanbul  Üniversitesi Rektörü)
Öncelikle hayatta ne yapmak istediğinize odaklanın ve yapmayı düşündüğünüz mesleğin uzmanlarıyla görüşün. Aile ve rehber öğretmenlerinin görüşlerini almak da yararlı olur. Eğitim alacağınız bölümdeki kadronun zenginliğine dikkat edin. Çünkü üniversite yıllarında birinci dereceden bilgi kaynakları bu akademisyenler olacak. Günümüzde tercih yapmak çok daha kolaylaştı çünkü üniversitelere web siteleri ve sosyal medya kanalıyla kolayca ulaşıp bilgi almak mümkün. Kendilerini bir mesleğe hazırlayan gençler için eğitim alacakları bölümün hangisi olacağı büyük önem taşıyor. Hangi bölümü okurlarsa o bölümle ilgili diplomayı almaya hak kazanıyorlar. Ancak son yıllarda yan dal ve çift anadal gibi olanaklar, Farabi ve Erasmus gibi değişim programları hızla artıyor. Bu sayede öğrenciler, kazanmış oldukları bölümden farklı olarak kendi üniversiteleri içinde başka bölümlerde de eğitim alıp ikinci bir diploma sahibi olabiliyor. Düşündüğünüz meslekle ilgili geçmişte ve günümüzde yaşayan başarılı kişileri örnek alın, onların çalışmalarını inceleyin. Örneğin mimar olmak isteyen bir genç için Mimar Sinan’ın hayatı ve eserlerinden alınacak çok önemli dersler vardır.


Tercih edeceğiniz üniversitenin yeri önemli

Üniversite yılları sadece mesleki bilgilerin değil aynı zamanda hayata dair bilgilerin de öğrenildiği bir dönem. Bu dönemde bilim, kültür, sanat ve spor etkinliklerini takip edebilmek, genel kültür olarak kendilerini geliştirebilmesi çok önemli. Her dönem büyük ilgi gören tıp alanı elbette önemini koruyor ancak bunu sadece doktorlukla sınırlı görmemek gerekir. Bu alanla ilgili birçok branşın önemi de her geçen gün artıyor. Örneğin sağlık yönetimi giderek daha profesyonel bir yapıya kavuşuyor. Bu nedenle biz de İstanbul Üniversitesi olarak Sağlık Bilimleri Fakültemizi kurduk. Bilgisayar teknolojileri artık tüm meslekler için vazgeçilmez bir araç haline geldi. Aynı zamanda internet hayatımızın içine her geçen gün daha fazla giriyor. Gençlere web tasarımı ve yönetiminin yanı sıra elektronik ticaret gibi alanları da incelemelerini öneririm.

Merak Ettikleriniz

- Özel Yetenek Sınavını kazandığım ve okumaya başladığım takdirde gelecek yıl tekrar sınava girdiğimde puanım düşer mi?

- Özel Yetenek Sınavıyla da olsa bir yükseköğretim programına yerleştirildiğinizde (Açıköğretimin kontenjansız bölümleri hariç) Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanınız yarı yarıya düşer.

- Okul birincisi olmanın üniversite sınavını kazanma açısından bir avantajı var mı?

- Evet. Okul birincisi olmuş bir aday, genel kontenjana ek olarak yükseköğretim programlarından okul birincileri için ayrılacak kontenjanlardan da yararlanabilecek. Ancak okul birincileri için ayrılan kontenjanlar sınırlı. Bu nedenle tercihlerinin tümünü çok istenen proframlar arasından yapana okul birincileri puanlarının yüksek olmaması durumunda hiçbir programa kayıt hakkı kazanamayabilirler.

2012'de 4 yıllık bir üniversiteye yerleştim. Ancak liseden mezun olamadığım için kayıt yaptıramadım. 2013 Üniversite Sınavında puan kaybım olur mu?

Hayır. Liseden mezun olamadığı için üniversiteye kayıt yaptıramayan adaylar bir sonraki sene yerleştirilmemiş adaylar gibi işlem görmektedirler. Ancak bu durumu ÖSYM'ye bir belge ile bildirmeleri gerekir.

YARIN: Rektörlerden ve uzmanlardan tercih tüyoları ve tıp bölümü

Sınava giren 2 kişiden biri üniversiteli olacak


Üniversite kontenjanları geçen yıla göre yüzde 20 arttı. Özellikle devlet geçen yıl 671 bin 64 olan devlet üniversiteleri kontenjanları yüzde 22 artarken, kontenjanı 84 bin 49 olan vakıf üniversitelerindeki artış oranı ise yüzde 13 oldu. En fazla artışın devlet üniversitesinde olmasına rağmen, vakıf üniversitelerinde bursluluk oranın yükseltilmesi yüzleri güldürdü. Öğretmenlikte başarı sıralamasında ve puanlarda yükseliş bekleniyor.

Bütün bunlara bakılınca yine de adayların yüzünü güldüren sonuç sınava giren 2 kişiden biri üniversiteli olması. Adayların yol haritasını belirleyecek bu önemli günlerde 25 Temmuz’a kadar hafta içi hergün tercihler konusunda ipuçları vereceğiz.

Türkiye’nin her bölgesindeki üniversite rektörlerinden adaylara tercih önerileri, tercih listesi oluşturulurken dikkat edilmesi gerekenler konusunda rehber öğretmenlerden ipuçları sayfalarımızda yer alacak. Her gün bir adayın tercih listesini oluşturup, merak edilenlerin soru ve yanıtlarına sayfalarımızda yer vereceğiz.
Adayların en çok rağbet ettiği mesleklerin hangi özellik gerektirdiğini ve Türkiye’deki en yüksek ve düşük başarı sırasının yer alacağı yazı dizimizde tercihlerle ilgili yanlış bilinen efsaneler de olacak.

Hayalinde bilgisayar mühendisliği olanlar

Bilgisayar Mühendisliği: MF-4 puan türü ile öğrenci alıyor. Eğitim süresi 4 yıl. Eğitimin ilk yıllarında Matematik, Fizik, Kimya ve Bilgisayar Mühendisliği derslerine giriş dersleri veriliyor. Daha sonraki yıllarda sistem programcılığı ve donanım kısmını oluşturan ve uzmanlaşmayı gerektiren dersler sunuluyor. Üstün bir akademik yeteneği olan, sayı ve sembollerle akıl yürütme gücü olduğuna inanan, sabırlı, dikkatli olanların yapabileceği meslekte temel beceri olarak aktif dinleme, yazabilenler bu mesleği tercih edebilir. Bilgisayar mühendisleri büro ortamında çalışıp, birinci derecede verilerle uğraşırlar. İşi genelde oturarak yürütüp, sessiz ortamlarda görev yaparlar. Bilgisayar kullanımının hızla yaygınlaştığı günümüzde bilgisayar mühendisleri, eğitim, endüstri, ticaret, hizmet, danışmanlık alanlarında faaliyet gösteren özel kuruluşlarda, kamu kuruluşlarında, bankalarda, üniversitelerde, bilgisayar donanım ve yazılımı üreten ve pazarlayan firmalarda çalışabilirler.

Tercih efsaneleri


Puanlar ve sıralamalar açıklandığında tercih dönemi geldiğinde kulaktan kulağa tercih efsaneleri duyulmaya başlar. ÖSYM'nin sınavları ve sonuüları duyulmaya başlar. ÖSYM'nin sınavları ve sonuçları açıklamasından sonra öğrenciler tercih listelerini oluştururlar. Ancak tercih listesi hazırlanırken birçok hata yapılır. Hatalara neden olan efsanelerin bir kısmını hergün bu sayfalarımızda bulacaksınız. Siz siz olun bunlara göz atmadan listenizi oluşturmayın.
Puan ziyan olmasın: Popüler bölümler puanları ile sizi kandırmasın. Tercih listenizde önceliğiniz olan, severek okuyacağız, ilgi alanınız dahilindeki bölümlere öncelik verin. Aldığnız puan tercih etmek istediğiniz bölümün puanından yüksek ise "Puanın ziyan olur" efsanesine aldırmayın. Birçok öğrenci bu hataya düşüyor ve puanını karşılayan bölüme öncilek veriyor. Unutmayın ki puanınız bölümlerin kapısını açkak için anahtar. Açık kapılara kapılmadan istediğiniz doğrultusunda tercih sıralamanızı oluşturun.

Merak ettikleriniz


Sınav sonucumda bir problem olduğunu düşünüyorum. Bu durumda sonuca itiraz etme hakkım var mı? ? Adaylar, nedenlerini belirtmek koşuluyla, sınav sonuçlarının incelenmesini ÖSYM’den isteyebilirler. Bunun için kılavuzun sonuna eklenmiş olan Genel Amaçlı Dilekçe örneğini veya fotokopisini kullanmalısınız. Bu dilekçenin işleme konulabilmesi için, ÖSYM’nin T.C. Ziraat Bankası Güvenevler Şubesi/Ankara hesabına, kılavuzda belirtilen ücretin yatırıldığını gösterir banka dekontunun eklemelisiniz. Gerekli bilgileri yazarak hazırladığınız dilekçeyi PTT kanalıyla ÖSYM Sınav Hizmetleri Müdürlüğü 06538 Bilkent/Ankara adresine gönderebilirler ya da elden teslim edebilirsiniz. Yerleştirme sonuçlarının incelenmesini istiyorsanız bu
sonuçların ÖSYM tarafından açıklanmasından itibaren en geç 30 gün içinde başvurmalısınız. ? Kaç tercih yapma hakkım var? ? Toplamda 30 tercih hakkı var. Ama tamamını kullanmak zorunlu değil. 30’u aşmamak kaydıyla istediğiniz sayıda tercih yapabilirsiniz. ? Kılavuzda aynı isme sahip bazı bölümler, örneğin; Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Bankacılık ve Finans vb. hem YGS hem de MF veya TM puanlarıyla tercih ediliyor. Bunun nedeni nedir? ? Sözü edilen bölümlerden bazıları yüksekokula, bazıları ise fakülteye bağlı. Fakülteye bağlı olanlar MF ya da TM puan türlerine göre öğrenci alırken, yüksekokullara bağlı olan bölümler ise ?
YGS puan türlerine göre öğrenci alıyor. Yüksekokullara bağlı olan ve YGS puan türleriyle öğrenci alan bu bölümler ayrıca meslek lisesi çıkışlı öğrencilerin ek puanla yerleşebileceği bölümlerdir. ? Tercihleri oluştururken puana mı yoksa başarı sırasına mı bakmak gerekiyor? ? Puan hesaplama katsayıları her yıl Türkiye soru çözüm ortalamalarına bağlı olarak değişiyor. Aynı sayıda soru çözen bir aday her yıl farklı bir puan alabilir. Bu nedenle tercih yaparken bir önceki yıla ait taban puanlarla kıyaslama yapmak sağlıklı bir gösterge olmayabilir. ÖSYM, 2007’den itibaren yükseköğretim programlarının başarı sıralarını da kılavuzda yayınlamaya başladı. Kendi başarı sıranızı yükseköğretim programlarının bir önceki yıla ait başarı sıraları ile karşılaştırmak en doğru yöntem olur.

Uzmandan

Bazı bölümlerde sürpriz düşüşler olabilir

- Cihan Yeşilyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)
Bazı yükseköğretim programlarının kontenjanlarının azaltılması ve Fen Edebiyat Fakültelerinden formasyonun kaldırılması adaylar açısından bu süreci daha da kritik hale getirdi.Tercihte bulunacak adaylar sınav sonuç belgesindeki puanlara değil, başarı sıralarını göz önünde bulundurmalı. Puanlarda geçen yıla göre bazı değişiklikler olacağından yanılma payı daha yüksek olabilir. Kendi başarı sıraları ile kılavuzda yazan başarı sıralarını karşılaştırmalılar ve puanları kesinlikle dikkate almamalılar.Her yıl bazı bölümlerde sürpriz düşüş ya da yükselişler olabiliyor. Bu yıl ki tercihlerde de bazı bölümlerin başarı sıralarının beklenenden düşük ya da yüksek kalacağını söyleyebiliriz. Başarı sıralarında değişmeler olacağını unutmadan tercih listelerini çok geniş bir aralıkta yapmalı. 30 tercih yapıldığı için ilk birkaç tercihlerini kendi başarı sıralarının çok daha üstünden yapmaya başlayabilirler.


Ölü tercih yoktur

Çoğu aday yüksek başarı sırasından düşüğüne göre sıralama yapar ve aksi yapıldığında ölü tercih olacağını düşünür. Oysa ölü tercih diye bir şey yoktur ve tercihte önemli olan adayın istek sırasıdır. Yeni açılan programların herhangi bir puanı ve başarı sırası kılavuzda yazmaz. Bu nedenle adayların yeni açılan programları tamamen istek sırasına göre listelerine eklemeleri gerekir.
Bu yıl Açıköğretim Fakültesi’nin 4 yıllık İşletme İktisat gibi bölümlerine kontenjan konuldu. İşletme bölümünün 14 bin, İktisat bölümünün ise 3 bin kontenjanı bulunuyor. Adayların AÖF’yi tercihlerine yazarken çok dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü bu bölümler artık kontenjanlı olduğu için 2012’de yerleşildiği takdirde 2013’de sınava girdiklerinde puanları kırılacak. Her yıl tercih listelerini rehber öğretmenlerine kontrol ettirmedikleri için mağdur olan binlerce aday oluyor. Mağduriyet yaşanmaması için adayların mutlaka tercihlerini kontrolünü işin uzmanı olan rehber öğretmenlere yaptırmalarında yarar var.Son olarak adayların meslek seçimi ve üniversite seçimi ile ilgili kapsamlı bir araştırma yapmaları gerekiyor. Üniversitelerin kampüslerininin nerede olduğu, vakıf üniversitesi seçeceklerse yıllık maliyetinin ne olacağı, tercih edeceklerin bölümlerin ders içeriklerine mutlaka bakılmalı ve iyi bir araştırmadan sonra tercih listelerine alınmalı…

Rektörden

Bugünün değil, geleceğin mesleklerini düşünerek karar verin


Prof. Dr. Ahmet Acar (ODTÜ Rektörü): Öncelikle önünüze yeteneklerinizi ortaya koyabileceğiniz seçenekler koyun. Seçimi yaptıktan sonra kilitlenip kalmak çok iyi sonuç vermez. Bir üniversiteye gittiğiniz zaman o üniversitenin, ilginiz ve yetenekleriniz paralelinde, kendinizi geliştirebilmenize olanak sağlaması gerekir. Akademik kadro, kütüphane kapasitesi, burs, barınma olanakları önemli. Üniversitenin öğrenciyi sosyal ve çalışma hayatına hazırlayacak kültürel, düşünsel imkanları ve kampusunun gelişmişliği de önemli. Kendinizi ileride bir hakim olarak mı, avukat olarak mı; yoksa uluslararası bir şirketin hukuk bürosunda, hukuk ofisinde çalışan bir birey olarak mı ya da bir fabrikada, şantiyede mühendis olarak mı görmek istiyorsunuz? İyi düşünüp karar verin. İyi bir eğitim verecek program seçin, dar bir alana girip kısıtlanmayacağınız yan dal, çift ana dal yapabileceğiniz ve başka disiplinlerden seçmeli ders alabileceğiniz programları tercih edin. Mezunların önemli bir kısmı derecesini aldığı alanda çalışmıyor. Mühendisler bankacı oluyor, idari bilimlerden mezun olanlar teknik işlerde çalışabiliyorlar. Her zaman bir geçişgenlik söz konusu. Yaşam böyle dönemeçler çıkarıyor insanın önüne. Bu paralelde bu sene üniversiteye girecek olanların önemli bir kısmı bundan on sene sonra belki bugün düşünmediğimiz mesleklerde çalışacaklar. Onun için sadece bugünkü meslekleri değil belki 5-10 sene sonraki imkanlar ne olacak onları da öngörmek lazım.

Öncelikle bölüm seçin sonra üniversite

Uluslararası düzeyde eğitim – öğretim sunan ve bu özelliği ile birçok uluslararası sıralamada dünyanın en seçkin üniversiteleri arasında yer alan bir üniversitede farklı değerleri, farklı fikirleri öğrenirsiniz. Puanınıza göre değil, mutlaka sevdiğiniz veya seveceğinizi düşündüğünüz bir mesleği tercih edin. Bölümünü, kendi meslek alanını sevmeyen öğrencilerin mezun olduktan sonra işini sevmeyen, başarısız bireyler olduklarını görüyoruz. Bence üniversiteden önce bölüm önemli. İlginiz nedir, hangi konularda daha iyi olduğunuzu düşünüyor, nasıl bir çalışma ortamı hayal ediyorsanız ona göre tercih yapın.


Mezundan

Sabır isteyen bir meslek


Ata İsmet Özçelik (Boğaziçi Bilgisayar Mühendisliği Mezunu): İstanbul Erkek Lisesi’nin ardından Boğaziçi’nde okudum. Bilgisayar mühendisliği günümüzün en popüler mesleklerinden biri, ancak zor bir 4 yıl geçirdiğimi söyleyebilirim. Bolca sabır isteyen ve konsantre olunması gereken dersler var. Boğaziçi Üniversitesi ise hayatımı değiştiren okullardandır. Sadece mühendislik eğitimi değil hayata bakışınızı değiştiren, vizyon katan bir eğitimi var. Şu an Sony Eurasia’da Business Consultant olarak çalışıyorum. Şimdi geriye doğru baktığımda 2 yıl boyunca her gün düzenli olarak çalıştığımızı hatırlayınca ne kadar zor bir süreç olduğunu daha iyi anlıyorum, yine de iş hayatının daha yarışmacı ve zorlayıcı olduğunu düşünüyorum.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle