Şimdi okul seçme zamanı

Güncelleme Tarihi:

Şimdi okul seçme zamanı
Oluşturulma Tarihi: Mart 10, 2013 13:01

Günümüzde anne-babalık giderek kimi açılardan daha kolaylaşırken kimi açılardan daha da zorlaşıyor.

Haberin Devamı

Modern dünyanın gelişmeleri anne-babaları sürekli yeni bilgiler ve bakış açıları kazanmaya ve buna uygun olarak çok sayıda kararlar vermeye zorluyor. Karar verme zorunlulukları, anne-babalık hassasiyetleri ile de birleşince, kimi ailelerde kısa süreli krizlerin yaşanması kaçınılmaz hale geliyor.
Birçok aile için bugünlerin en önemli karar konusu da çocuğu için okul seçme ile ilgili. Özellikle devlet okullarına gidecek veliler açısından durum biraz daha az sorunlu. Gidilecek okul, merkezi bir sistemle belirlendiği için karar vermelerini gerektirecek bir durum çoğunlukla yok. Ancak, özel okullara gönderme düşüncesi olan ebeveynler için durum daha farklı. Özel okulların sayısı her geçen gün arttı ve bu okullar sürekli yeni uygulamalar yaparak bilinirliklerini arttırmaya çalıştılar. Doğaldır ki, anne-babaların da kafaları giderek daha da çok karıştı.

Haberin Devamı

Kafaların karışmasının en önemli nedenlerinden birinin, eğitim kurumlarının yaklaşımlarından kaynaklandığını söylemek mümkün. Çünkü, eğitim kurumlarının sıklıkla yapmaya çalıştıkları şeylerden birisi “fark yaratmaya çalışmak” olarak karşımıza çıkıyor. Fark yaratmak adına sürekli görseli güçlü çalışmalar yapılıyor ve hatta yer yer agresif pazarlama stratejileri ile anne-babalar taciz edilebiliyor.
Sonuçta, fark yaratmak elbette ki önemli bir şey. Ama, özü itibariyle fark yaratma düşüncesi bir pazarlama yaklaşımıdır. Eğitimde aslolan fark yaratmak değil, pedagojik doğruları yapmaktır. Fark yaratmak ve farklı olmaya çalışmak, potansiyel veli kitlesinin algısını yönetmekle ilgilidir. Oysa eğitim, sadece bir pazarlama ürünü olarak görülmemeli ve hedefe giden her yol mübah olarak kabul edilmemeli. Eğer pedagojik doğruları yaparak fark yaratılıyorsa elbette ki buna saygı göstermek gerekir.

Anne-babalar ne tür kaygılar taşıyor?

Okul seçmek öyle bir karar ki, çoğu anne-baba, doğru karar verdiğine inandığında kendini vicdanen huzurlu, yanlış karar verdiğine inandığında da huzursuz hisseder. Çocuk en değerli varlığıdır ve doğaldır ki onun için her şeyin en iyisini ister. Bu da kaçınılmaz olarak okul seçme sürecini birçok anne-baba için sorular ve kaygılarla dolu hale getirir. Makul sayılabilecek kaygılardan bazıları şunlar:
• Çocuğum için en doğru okul hangisi acaba?
• Ekonomik olarak gerekli koşulları sonuna kadar sağlayabilecek miyim?
• Ulaşım, yemek, sosyal etkinlikler, SBS, YGS, LYS gibi sınav performansları nasıl?
• Öğretmeni yeterince ilgili ve bilgili olabilecek mi?

Haberin Devamı

Kaygıların tümünü makul olarak değerlendirmek her zaman mümkün de değil. Sonuçta, aşırıya kaçan kaygılar oldukça ilginç soruları da beraberinde getirebilir. Bunlardan bazıları da şöyle:
• Anaokulu için gelip okulun üniversite başarısını sorgulama
• Okulun kurucusunun asıl işinin ne olduğunu sorgulama
• Öğretmenlerle bireysel görüşmeler yapmayı isteme
• Okulda bir gün geçirip olup biten her şeyi izlemeye alma
• Çocuğun birkaç gün okula gelip giderek alışma durumuna bakma
• Çocuğun okulu sevdiğini düşünerek evi bir yakadan diğer yakaya taşımaya kalkma

Okul seçmeye nereden başlamak gerekir?

Okul seçme ile ilgili süreçler, anne ve babanın birlikte hareket etmesini gerektirir. Buna bağlı olarak, anne-babanın birlikte oturup üç temel konuda fikir birliği sağlamaları önemli:
1 - Çocuklarının doğası, yetenekleri, ilgi ve yönelimleri, güçlü ve zayıf yanları,
2 - Anne-baba olarak eğitimden beklentileri,
3 - İdealize ettikleri ve çocuklarına iyi gelecek bir okulun taşıması gereken özellikler.

Haberin Devamı

Okul seçmede dikkate alınacak kriterler nelerdir?

Okul seçmede pek çok kriter belirleyici olabilir. Bu kriterlerin öncelik düzeyi aileden aileye değişebilir. Burada önemli olan şey, çocuğun doğası ve eğitim beklentileri ile okulun karakterini buluşturabilmek. Bu da, okullarla ilgili hangi kriterlerin incelenmesi gerektiğini bilmekle mümkün. Okulların değerlendirmesini yaparken aşağıdaki kriterler anne-babalara bazı fikirler verebilir:
• Okulun misyon ve vizyonu, eğitim felsefesi ve modeli öğrenilmeli. Bunun için genellikle okulların web sayfalarının ziyaret edilmesi belirli bir fikir verir. Okula gittiğinizde de bu kavramlara dair neler yaptıklarını sorgulayabilirsiniz.
• Okulu, fiziksel ortam ve donanım açısından incelemek gerekir. Güvenlik, temizlik, oyun alanları, sınıfların büyüklüğü, ısı ve aydınlatma durumları, rehberlik biriminin olup olmaması, mutfak ve tuvalet ortamları görülmeli.
• Temelde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim Terbiye Kurulu’nun belirlediği programlar uygulanmak zorunda. Her ne kadar farklı modeller ve programlardan söz edilse de, MEB Programları esastır. Bu noktada, okulların farklı uygulamalarının neler olduğu, hangi gerekçelerle böyle bir uygulamaya gidildiği ve nasıl sonuçlar aldığı ile ilgili sorgulamalar yapılmalı. Branş eğitimleri ve kulüp çalışmaları da ayrıca incelenmeli.
• Eğitim kadrosu ile ilgili bilgiler de önemli. Sınıf öğretmenleri ve branş öğretmenlerinin sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, öğretmenlere sunulan hizmetiçi eğitim imkanları vb. bilgiler de karar verme süreçlerindeki en güçlü belirleyicilerdendir.
• Okulda rehber uzman olup olmaması, rehberlik kapsamında hem çocuklara hem de ailelere yönelik yürütülen hizmetler hakkında bilgi edinilmeli.
• Yıl içerisinde ne tür sosyal etkinlikler yapıldığı da önemli bir bilgi. Eğitim, sadece derslerle başlayıp biten bir süreç değil. Sosyal etkinlikler de eğitimin en değerli parçalarıdır. Çocukların birçok becerisi bu tür etkinlikler aracılığıyla gelişir. Bu nedenle, okulun sosyal etkinlikler adına ne tür zenginlikler taşıdığı da bilinmeli.
• Güvenlik, yemek, servis, temizlik hizmetleri ile ilgili neler yapıldığı, bunları yürüten personelin sayı ve niteliği de çoğu zaman gözden kaçırılan ama son derece önemli faktörlerdir. Birçok öğrencinin en fazla sorun yaşadığı konular bu tür lojistik hizmetler olabiliyor.

Haberin Devamı

Okulu seçerken anne-babaların yapması gerekenler

Okul seçme süreci ile ilgili olarak anne-babaların ilgisini çekebilecek bazı öneri ve yaklaşımlar sunmak mümkün. Elbette ki, önerilerin tümünü uygulamaya geçirmek zor olabilir. Ancak, bunlardan kendilerine uygun olanları dikkate alabilir ve verecekleri kararda kullanabilirler:

• Okulun faaliyetlerine katılın. Okul seçme aslında son anda değil, sürece yayılmış bir anlayışla yapılırsa daha sağlıklı olur. Bu da seçenek olarak görülen okulların faaliyetlerinin takip edilmesi ve bazılarına katılma şeklinde olabilir.
• Okulu gezin. Bu gezide elbette ki okulun yönlendirmesi esas olacaktır. Ancak, size gezdirilen yerlerin dışındaki alanları da görmek istediğinizi nazikçe ifade edebilirsiniz.
• Ailelerle görüşün. Seçenekler arasında görülen okullara önceki yıllarda devam eden çocukların aileleri ile mümkün olabiliyorsa görüşülmeli. Ancak bu görüşmelerde elde edilen bilgilerin az çok subjektif olabileceği unutulmamalı. İmkan varsa, başka velilerle de görüşmeler zenginleştirilmeli.
• Okulun tanıtım amaçlı olarak hazırlamış olduğu belge ve dokümantasyonlardan isteyin. Bu belge ve dökümantasyonları okuyun ve olası yeni sorularınızı bu kapsamda hazırlayın. Böylece, yazılanların ötesindeki bilgilerin neler olduğunu bilme şansına sahip olabilirsiniz.
• Bilgileri kaydedin. Anne-babalar, tüm çabalarının sonrasında elde ettikleri her bilgiyi kaydetmeli ve yeterli araştırmayı yaptıklarına kanaat getirdiklerinde bu bilgileri biraraya getirerek okulları karşılaştırmalıdırlar. Hangi okulun hangi alanda diğerlerine göre güçlü, hangi alanlarda ise zayıf olduğunu gerçekçi bir şekilde değerlendirmelidirler. Sonuçta, en iyi olduklarını düşündükleri birkaç okulu belirleyip, ihtiyaç hissediyorlarsa bu okulları son kez ziyaret edip kararlarını olgunlaştırmalılar.

Haberin Devamı

Son aşama eşlerin uzlaşması

Çocuğun gideceği okula karar vermede son aşama, eşlerin birbirleri ile uzlaşmasıdır. Bu uzlaşmanın en önemli belirleyicisi de, o ailenin temel değerleri ile eşlerin çocuğa ve eğitime bakış açılarıdır. Sağlıklı çocuk yetiştirmek, anne-babanın ortak bir çocuk yetiştirme felsefesine sahip olmasını gerektirir.
Bu felsefenin ne olduğuna anne-baba birlikte karar verebilir. Ortak felsefe, çocukla ilgili eylemlerin belirli bir bilince dayalı olmasını sağlar. Bu açıdan bakıldığında, anaokulu seçmede son aşama, anne-babanın elde ettikleri bilgilerle çocuk yetiştirme felsefelerini karşılaştırmalarına dayanır. Aksi halde okullarla ilgili iyi-kötü ve doğru-yanlış tanımlamalarını yapmak zaman zaman çok zorlayıcı ve hatta gereksiz olabilir.
Günümüzün çocukları, geçmişin çocuklarına göre birçok açıdan çok daha şanslı aslında. Onlar, bir yandan oldukça zengin imkanlara, diğer yandan da daha bilinçli anne-babalara sahipler. Anne-babalar çocuklarının geleceği için duydukları kaygıları, bilgilerini arttırarak azaltabilirler. Ayrıca, anne-babalar ellerinden geleni yaptıktan ve bir karar verdikten sonra da artık kaygılanmayı bir kenara bırakıp sürecin keyfini çıkarmalıdırlar.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!