GeriEğitim 'Namaz odaları'nın gerekçesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    4
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Namaz odaları'nın gerekçesi

Okullarda “namaz odası” yaygınlaşıyor. Çünkü, namaz odası açılan okulların yöneticilerine ceza verilmiyor. Onun nedeni de 1977 yılında gönderildiği anlaşılan genelgeye dayanıyor.

'Namaz odaları'nın gerekçesi
refid:8085023 ilişkili resim dosyası

Son dönemde gazetelerde, televizyonlarda okullarda açılan “namaz odaları” haberleri yayımlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri bu gelişmeleri tebessümle izliyor, “Bizim yapacak bir şeyimiz yok” diyorlar.

Lise de namaz odası olur mu? İşte oluyor. 1980 askeri harekatı yapılmış, 28 Şubat gibi önemli bir süreç yaşanmış, kısa süre öncesine kadar sorun olmayan, hatta belki parmakla gösterilebilecek kadar az olan okullardaki namaz odası, son dönemde çığ gibi büyüyor.

Bunun öncülüğünü özel okullar yapmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerine ihbarlar yapıldı. Müfettişler okullara gönderildi. Araştırma-soruşturma derken, “namaz odası”nın da yasal bir dayanağı bulunduğu ortaya çıktı…

UYGULAMALI EĞİTİM GENELGESİ
Uzun yıllar TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanlığı görevinde de bulunan ve 22 Temmuz seçimlerinde listeye alınmayan Tayyar Altıkulaç'ın, Milli Eğitim Bakanlığı Din Eğitimi Genel Müdürü olarak, "Din Bilgisi dersinin uygulanışı" konusunda Talim ve Terbiye Kurulu'ndan görüş istedi.

Kuruldan önerisi doğrultusunda “uygun görüş” görüş alan Altıkulaç, 23 Kasım 1976 tarihinde Valiliklere gönderdiği genelgede "Din Bilgisi Dersinin Uygulanışı"nı şöyle tanımladı:

"Dinin pratik kısmını teorik kısmından ayırmanın mümkün olamıyacağı cihetle, namaz,abdest gibi konular işlenirken öğretmen ve öğrenciler okulun müsait bir yerinde veya sınıfta uygulama çalışmaları yapabilirler."

MÜSTEŞARIN GENELGESİ
Okullarda namaz kılmak isteyen öğrencilere kolaylık sağlanması için de 13 Aralık 1977 tarihinde Milli Eğitim Bakanı adına Müsteşar Abdurrahman Demirtaş tarafından valiliklere genelge gönderildi. Genelge, Tebliğler Dergisi'nde de yayımlandı. O genelgeyi Milli Eğitim Bakanlığı’nda buldum. O genelgede şöyle deniliyor:

"Bazı öğrenci velileri, Bakanlığımıza zaman zaman yaptıkları müracaatlarda ibadet etmek isteyen çocukları içir okul müdürlüklerince gereken kolaylıkların gösterilmesini talep etmektedirler.
Bakanlığımıza bağlı okullarda ders saatleri dışında ibadetini yerine getirmek isteyen öğrencilere okul idarelerince mümkün olan kolaylıkların gösterilmesi gerekmektedir."

NAMAZ ODASI YÜRÜRLÜKTE
 12 Eylül 1980 harekatından sonra Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi zorunlu oldu, sınıflarda uygulamalı namaz kılınmasını öngören Altıkulaç'ın genelgesi yürürlükten kaldırıldı. Ancak, okullarda namaz odası açılmasına olanak sağlayan Müsteşar Abdurrahman Demirtaş'ın 30 yıl önceki genelgesinin ise halen yürürlükte bulunduğu ortaya çıktı. Bir yetkili, "bu durumda okullarda okul yönetiminin namaz odası açması, onlara her türlü kolaylığı göstermesi zorunlu" dedi.

Bu genelgenin yürürlükte olduğunu öğrenen özellikle cemaatlerle ilişkili olduğu öne sürülen özel okullarda genelge dayanak gösterilerek "namaz odası" açılırken, Devlet okullarında da öğrencilerin istekleri doğrultusunda namaz odası oluşturulmaya başlandı. Bir okul müdürü, "bazı veliler, bizim elimizde bile bulunmayan 30 yıl önceki genelgeyle geliyor, bunun gereğinin yerine getirilmesini istiyor. Bakanlık, bu konuda mutlaka yeni bir düzenleme yapmalı. Aksi halde yakın bir gelecekte namaz odası olmayan okul kalmaz" diyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni bir karar aldı. Artık okullarda “namaz odası” haberleri yayımlandığı zaman bunun için müfettiş göndermeyecek. Çünkü, yapılan işlemin yasaya aykırı bir durumu olmadığı, hatta bırakın namaz odası açılmasını, açılmamasının neredeyse suç olduğu değerlendiriliyor.

ÖZEL OKULLARIN DA İSTEĞİ VAR
Ankara Özel Okul Sahipleri Derneği Başkanı Yücel Kalınyazgan, kendini eğitime adamış emekli bir asker. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın da devre arkadaşı.

Küçük bir okulla başlayan eğitim serüveni, bugün farklı boyutlara ulaşmış durumda. Ana okulundan, fen lisesine kadar Yüce okulları da hızla büyüyor.

Öğrencilerle sohbet için gittiğim Yüce Okullarında, okulun kurucusu Yücel Kalınyazgan’la sohbet ederken, özel okulların içinde bulunduğu durumu da öğreniyorum. Türkiye’de özel okulların kapasitesi 500 bin civarında olmasına rağmen, bunun ancak 250 bininin kullanılabildiğini vurguluyor, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel okullardan hizmet satın alması doğru olur” diyor. Bunun için alınması gerekli önlemleri de anlatıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın gündeminde de özel okullardan hizmet satın alınması önümüzdeki günlerde gündeme getirilecek konuların başında olacak…

MAKEDONYA’YA BİLKENT DAMGASI
Makedonya’da Türkçe eğitim yapılan okullar bulunuyor. Bu okullarda 230 civarında öğretmen görev yapıyor. İşte, bu öğretmenlerin daha yaygın ve etkili çalışma yapabilmesi için TİKA ile Bilkent Üniversitesi’nin işbirliğiyle önemli hizmetler götürülüyor.

Bilkent Üniversitesi Bölge Ülkeler Direktörü Prof.Dr. Rasim Özyürek başkanlığında bir grup öğretmen, Makedonya’da bulunan öğretmenlerle birlikteydi. Onlara ders işlemede yeni yaklaşımları, yeni teknikleri anlatıyor, öğretmenler arasında işbirliği artırılıyor.

İşte, bir hafta süren Bilkent Üniversitesi’nin koordinesinde yürütülen çalışmadan dönen Prof.Dr. Rasim Özyürek, yapılan çalışmaları “Çalıkuşu” Romanındaki Feride’ye benzetiyor, yapılan çalışmaların artarak devam edeceğini vurguluyor.

Eğitimde işte bunlar da oluyor…

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle