Mimar Sinan

Güncelleme Tarihi:

Mimar Sinan
Oluşturulma Tarihi: Haziran 27, 2007 10:06

Köprüleri ve su yolları

Haberin Devamı

MİMAR SİNAN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

 

Sinan cami, medrese, türbe gibi dini yapıların yanı sıra köprüler, sukemerleri, maksimler de inşa etmiştir. Tezkirelerden ve diğer belgelerden Sinan’ın 12 köprü yaptığı anlaşılmaktadır. Bunlardan Büyükçekmece Köprüsü dışında hiçbirinin kitabesinde Sinan’ın adı bulunmamaktadır. Bu köprüler içinde en ünlüleri Büyükçekmece Köprüsü ile Bosna-Hersek Visegrad’daki Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü’dür. Büyükçekmece Köprüsü, Büyükçekmece Gölü ile deniz arasındaki boğaz üzerinde uç uca inşa ettiği dört köprüden oluşur. Kanunî Sultan Süleyman’ın kendisinden Büyükçekmece’de bir köprü yapılmasını istemesi üzerine Sinan, Tezkiretü’l-Bünyan’da "Deryadan canibi hem sığ hem sağ yerdir. Deryadan tarafa köprü yapılmak ahsendür deyu köprüyü resm edüp arz eyledim" demektedir. Sinan köprüyü ucuza mal etmek için altıgen biçiminde, yaklaşık 50 m. genişlikte üç ada oluşturmuş ve birbirinden bağımsız dört köprü inşa etmiştir. Köprülerin genişliği 7,17 m. ve toplam uzunluğu 635, 57 m.’dir. Büyükçekmece tarafındaki birinci ve ikinci köprü yedişer, üçüncü köprü beş, dördüncü köprü ise dokuz gözlü olarak inşa edilmiştir. Hikáyesi Ivo Andriç’in Drina Köprüsü adlı romanına konu olan Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü, Saraybosna’nın 110 km kadar doğusundaki Visegrad’da Drina Nehri üzerindedir. Kasabayı çevreleyen dağların hemen ardındaki Sokolovic köyünden 10 yaşlarındayken devşirilen Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa tarafından doğduğu topraklara bir armağan olarak yaptırılmıştır. Kesme taştan köprünün toplam uzunluğu 179 m., dıştan dışa genişliği 7, 20 m., yol genişliği 6 m.’dir. Nehir içinde 10 gözü olan köprünün kemer açıklıkları 11-15 m. arasında değişir. Köprünün ortasının iki yanında dışa taşan bir yazıt sahanlığı ile bir sofa yer alır. Köprünün yapım tarihi sahanlıktaki iki yazıttan birinde 1571, diğerinde 1577 olarak yazılıdır. Meriç üzerinde Cisri Mustafa Paşa’daki (bugün Svilengrad, Bulgaristan) 295 m. uzunluğundaki Mustafa Paşa Köprüsü, Halkalı’daki Odabaşı Köprüsü, Gebze Dil Iskelesi yakınındaki Kanunî Sultan Süleyman Köprüsü, Lüleburgaz’daki Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü, Silivri’deki Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü, Alpullu’daki Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü, Haramidere’de Kapuağası Köprüsü, Edirne’de Kanunî Sultan Süleyman ve Yalnızgöz köprüleri Sinan’ın inşa ettiği diğer köprülerdir. Sinan ayrıca Bolvadin’deki Roma köprüsüne 175 m. uzunluğunda 22 gözlü bir bölüm eklemiştir.

Haberin Devamı

 

Haberin Devamı

Sinan tarafından yapıldığı bilinen suyolları Edirne’deki Taşlımüsellim, Istanbul’daki Süleymaniye ve Kırkçeşme suyollarıdır. Taşlımüsellim suyolu iki koldan oluşmaktadır. Biri Sinanköy, ötesi Taşlımüsellim köyü güneyinden çıkan iki kol, Küçük Döllük köyünün kuzeydoğusunda birleştikten sonra Taşlık’taki maksime ulaşmaktadır. Sinanköy kolunun uzunluğu 6 km, Taşlımüsellim kolunun uzunluğu 15 km, birleştikten sonraki bölümün uzunluğu 20 km’dir. Yol üzerinde toplam uzunluğu 3, 8 km’yi bulan 5 tünel uzunlukları 20 m. ile 105 m. arasında değişen 12 sukemeri yer almaktadır. Kemerlerin toplam uzunluğu 520 m.’dir.

 

Süleymaniye suyolları, camii 1557’de ibadete açılan Süleymaniye Külliyesi’ne su temin etmek amacıyla inşa edilmiş ve aynı yıl bitirilmiştir. Halkalı suları tesislerinden biri olan Süleymaniye suyolları şehrin kuzeybatısındaki çeşitli kaynakların sularını Aypah ve Çınar adlarıyla anılan ve Taşlıtarla’da Çiçoz kubbesinde birleşen iki kolla iletilen suları bazı ara dağıtımlardan sonra Süleymaniye Camii’ne ulaştırır. Aypah kolu IV. yy Doğu Roma yapısı olduğu sanılan Mazul Kemer üzerinden Avasköy Kemeri ve Ali Paşa kemerlerinden geçerek Çiçoz kubbesine ulaşır. Çınar kolu ise Veysi Paşa Kemeri, Kahvecibaba Kemeri, Karakemer ve Kumrulu Kemer ile çeşitli galerilerden ve 1.300 m. uzunluğundaki taş lağımdan geçerek Aypah kolu ile birleşir. Rami kışlası güneyindeki galerilerden geçerek Edirnekapı’da surlardan içeri girerek Löküncüler, Karagümrük, Fatih Camii avlusu Bozdoğan Kemeri üzerinden Şehzade Camii’ne su verdikten sonra Süleymaniye’deki maksime ulaşır. Bu suyolu üzerindeki 11 gözlü ve tek katlı Kara Kemer’le tek açıklıklı Kumrulu Kemer özellikle dikkat çekmektedir.

 

Haberin Devamı

Kırkçeşme suyolları Sinan’ın yaptığı en mükemmel su tesisidir. Káğıthane Deresi’nin Belgrad Ormanı’ndaki kollarının sularını Eğrikapı’daki maksime, oradan şehrin çeşitli yerlerine ulaştırır. Toplam uzunluğu 55 km.’den fazla olan suyolu üzerinde yer alan kemerlerin en önemlileri Paşa Kemeri (uzunluk 102 m., yükseklik 11 m., iki katlı), Kırık Kemer de denen Kovuk Kemer (uzunluk 408 m., yükseklik 35 m., üç katlı), Kurt Kemeri (uzunluk 275 m., yükseklik 7 m., tek katlı), Uzun Kemer (uzunluk 711 m., yükseklik 25 m., iki katlı), Muallak Kemer de denen Mağlova Kemeri (uzunluk 258 m. temelden yüksekliği 47 m., iki katlı), Güzelcekemer’dir (uzunluk 165 m. temelden yüksekliği 34, 5 m., iki katlı). Kırkçeşme tesisleri gerek hacim, gerekse masraf açısından Mimar Sinan’ın en büyük eseridir. Süleymaniye Külliyesi 35 milyon akçeye çıkarken Kırkçeşme tesisleri için harcanan para 50 milyon akçedir.

 

Haberin Devamı

MİMARLIK ANLAYIŞI VE ÜSLUBU

 

Sinan’ın yaratıcılığı kubbeli strüktüre kazandırdığı yeni estetik ifadede yatar. Onun için önemli olan kubbe biçimi değil, kubbeli strüktürün biçimlenmesidir. Bu özelliği ile yapı elemanları yapı bütününde birbirlerini tamamlayarak gelişmekte ve yapı, adeta havaya asılı bir kubbeyle taçlanmaktadır. Onun genel mimarlık anlayışı her zaman akılcılık ve insanilik ölçütlerine bağlı kalmış, estetik değerler adeta taşıyıcı sistemin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Yapıyı süsten arındırarak gerçek mimari ve konstrüksiyonu öne çıkarmayı temel bir anlayış olarak benimsediği söylenebilir. Onun başlıca endişesi her yapıyı kendine özgü biçimiyle ele almak, biçim ve konstrüksiyon birliğini, iç ve dış mekán bütünlüğünü kurmak, malzeme kullanımında akılcılık ve sadelik olarak belirmektedir. Ancak bu genel ilkeler çerçevesinde her yapıya kendine özgü özellikler kazandırdığı da tartışılmaz bir gerçektir. Her uygulamada ayrı bir sistem analizine yönelmiş, her yapıya özgü yer seçimi, kütle kompozisyonu, iç mekán değerlendirilmesi, cephe düzenlemesi gibi sorunlarda değişik çözümler ortaya koymuştur.

 

Haberin Devamı

Sinan’ın yapılarında uyguladığı yapım tekniği kendinden önce var olanla hemen hemen aynıdır. Ancak daha önceki yapılarda görülmeyen yoğunlukta demir kullandığı görülmektedir. Daha önce kemer gergilerinde kullanılan demir, onun yapılarında kágir kapıyı güçlendirmek için düz tavanlarda, kubbe ve tonozlarda da kullanılmıştır. Malzeme kullanımında çeşitli renk ve dokuda değişik malzemeler kullanmak yerine, aynı malzemeye çeşitli biçimlerde zenginlik getirmeyi tercih etmiştir. Ağırbaşlı ve sade bir anlatımı amaçlamış, yalnızca dekoratif bir görünüm elde etme amacına yönelik uygulamalardan kaçınmıştır. Yapılarındaki süslemeler eğri yüzeylere geçerken uyguladığı mukarnaslar ve kapı çevrelerinde genellikle sade taş bordürlere yer vermiştir. Sinan ayrıca statik kaygılardan kaynaklanan kalın taşıyıcı duvarların kesitlerini inceltmiş, kubbenin beden duvarına oturuşunda veya cephe kuruluşunda eskinin boşluk bırakmayan anlayışını terk ederek bu noktalarda pencere dizileri oluşturmuş ferah ve aydınlık bir iç mekán yaratmaya özen göstermiştir.

 

MAĞLOVA KEMERİ

 

Kırkçeşme suyolunun bir parçası olarak Alibeyköy Deresi üzerinde inşa edilen Mağlova Kemeri eşsiz bir mimari tasarımın ürünüdür. Adının kaynağı hakkında değişik görüşler ileri sürülen bu sukemeri Tezkiretü’l-Bünyan’da "Muallak Kemer" olarak geçer. 258 m. uzunluğunda 47 m. yüksekliğinde iki katlı olarak inşa edilmiştir. Her katta dört büyük göz ile çok sayıda küçük açıklıklar ve hafifletme kemerleri bulunmaktadır. Üst gözlerde kemer açıklığı 13,45 m., alttakilerde 16,75 m.’dir. Taşkınlara mukavemet edebilmesi için ayaklar üzerinde de açıklıklar bırakılmış, sel sularının ayaklar önünde oyuntu yapmaması için menba tarafında ayaklara özel bir biçim verilmiştir. Üst kemerin duvar kalınlığı 3 m., alt kemerinkiyse 4,5 m. olarak tutulmuştur. Çok yüksek ve narin olan kemerlerin devrilmelerini önlemek için ayaklar tabana doğru piramit biçiminde genişletilmiş, böylece kemerlerin alışılmamış ölçüde ince tutulması sağlanmıştır. Ayaklar içinden bir geçit yapılarak alt kemerin üstünün köprü olarak kullanılması sağlanmış ve geçit ustalıklı bir biçimde yamaçlara bağlanmıştır. En üstten geçen galeriyse kemerin içine gömülmüş ve üstü 1 m. yüksekliğinde bir taş çatı ile örtülmüştür.

 

SİNAN’IN KORUMACI YÖNÜ İÇİN TIKLAYIN

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!