Hear 2. Ve 3. Hali Nedir? Hear Fiilinin İkinci Ve Üçüncü Zaman Halleri İle Örnek Cümleler

Güncelleme Tarihi:

Hear 2. Ve 3. Hali Nedir Hear Fiilinin İkinci Ve Üçüncü Zaman Halleri İle Örnek Cümleler
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 29, 2023 17:53

Türkçe anlamı “duymak” olan hear fiilinin cümle içinde sıklıkla kullanılır. Bunun haricinde konuşma esnasında ve yazarken çok fazla kullanılan bir kelimedir. Bundan dolayı kullanırken farklı zaman formlarıyla değişimini iyi bilmek gerekir. Sizin için Hear 2. ve 3. hali nedir? Hear fiilinin ikinci ve üçüncü zaman halleri ile örnek cümlelerini derledik.

Haberin Devamı

Hear fiilinin kurulmak istenen İngilizce cümleler içinde en doğru şekilde kullanabilmek için öncelikle bu fiilin ikinci ve üçüncü zaman çekimini iyi bilmek gerekir. Aksi takdirde doğru bir cümle kurulması mümkün olmayacaktır. 

 Hear 2. ve 3. Hali Nedir? 

 Geçmişte yaşanmış olan bir olaydan bahsedildiğinde, yani past simple tense söz konusu durumda ise hear fiili ikinci haliyle kullanılır. Hear fiilinin ikinci hali ise “heard” şeklinde olmaktadır. 

 Hear fiilinin üçüncü hali de, ikinci haliyle aynı olup“heard” şeklinde yazılmaktadır. Heard şekli past perfect tense yahut present perfect tense söz konusu olduğunda kullanılır. Elbette bunun haricinde kullanımları da mevcut olmaktadır. 

 Hear Fiilinin İkinci ve Üçüncü Zaman Halleri İle Örnek Cümleler 

Haberin Devamı

 Hear fiilinin en iyi şekilde anlaşılması noktasında örnekler son derece yararlı olacaktır. Bu kapsamda hear fiilinin ikinci hali olan "heard" ın cümle içerisinde kullanımı şu şekildedir: 

 I heard a noise that night which was scared me to death.

 (O gece beni ölümüne korkutan bir ses duydum.) 

 Did you hear that voice? Who might it be?

 (O sesi duydun mu? Kim olabilir?) 

 He didn’t hear anything so he could tell nothing to the police officer about the murder.

 (Hiçbir şey duymadı, bu yüzden polis memuruna cinayet hakkında hiçbir şey söyleyemedi.) 

 Hear fiilinin üçüncü hali olan halinin cümle içerisinde kullanımı; 

 He has never heard that band before.

 (O grubu daha önce hiç duymamıştı.) 

 The man had heard the door opening before he went to his bed.

 (Adam, yatağına gitmeden önce kapının açıldığını duymuştu.)

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!