Dijital çağ öğrencilerin araştırma becerisini ne yönde etkiledi?

Güncelleme Tarihi:

Dijital çağ öğrencilerin araştırma becerisini ne yönde etkiledi
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 30, 2022 10:25

Araştırma genel olarak, karşılaşılan bir problemi çözmek veya gereksinim duyulan bilgiye ulaşabilmek için birey tarafından ortaya konulan sistematik çaba olarak tanımlanabilir. Sorgulama, mantık yürütme, düşünme gibi pek çok becerinin birlikte işe koyulduğu araştırma süreci, bir şeyi bilmenin en aktif ve yapılandırılmış yolu diyebiliriz.

Haberin Devamı

Dijital teknolojilerin öğrenme-öğretme ve araştırma süreçlerinde yaygın olarak kullanıldığı bugünlerde, öğrenciler için bilgiye erişim ve bilginin paylaşımına yönelik bir dönüşüm de söz konusu…

'DİJİTAL YERLİLER' ÖNCEKİ KUŞAKLARDAN FARKLI
Geride bıraktığımız yüzyılda meydana gelen teknolojik gelişmeler, günümüz toplumlarının yaşam tarzları, günlük rutinleri ve alışkanlıkları bağlamında çeşitli değişimleri de beraberinde getirdi. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası yapılan farklı kuşak tanımlamalarında bu değişimin sosyolojik yapı ve kültür üzerindeki açık etkisine yönelik ipuçlarına rastlanabilir. Sözün teknoloji ve insan etkileşimine geldiği, tam da bu noktada 2000’li yıllarda dünyaya gelen bugünün çocukları ve gençleri için ayrı bir başlık açmak yerinde olur. Zaman zaman “Dijital Yerliler” kimi zaman ise “Z Kuşağı” gibi kavramlarla tanımlandığı görülen bu bireylerin olay ve olguları algılayışları, davranış biçimleri, değer yargıları kendinden önceki kuşaklardan oldukça farklı. İnternet bağlantılı taşınabilir akıllı cihazlar ile özdeşleşen iletişim biçimleri, sosyalleşme tercihleri ve öğrenme yaklaşımları onları diğer kuşaklardan ayıran en belirgin özellikler arasında sayılabilir.

Haberin Devamı

ARAŞTIRMA VE BİLGİYE ERİŞİM TERCİHLERİ NASILDIR?
Dijital teknolojiler kullanılsın veya kullanılmasın, araştırma süreci her şeyden önce bireysel bir merak, ilgi veya ihtiyaç ile başlar. Araştırmaya temel oluşturan bu gereksinimler dijital çağ öğrencileri için her zaman akademik amaçlar doğrultusunda da gerçekleşmeyebilir. Araştırma, kimi zaman fizik problemlerine çözüm aramak, kimi zaman ise bir tarihsel analizlere yönelik bilgi edinme amaçlı yapılandırılmış sistematik süreçleri gerektirebilir. Öte yandan bir bilgisayar oyunu veya taraftarı olunan bir futbol takımı hakkında bilgi edinmeye çalışmak da birer araştırma biçimi olarak kabul edilebilir.

Dijital çağ öğrencilerinin araştırma ve bilgiye erişim için kullandıkları teknoloji tabanlı yöntemler kendilerinden önceki kuşakların sahip olduğu seçeneklere göre oldukça pratik ve farklı. Daha önceleri yetişkinlerin ancak herhangi bir kütüphaneyi ziyaret ederek, not tutmak veya fotokopi çekmek gibi yollarla basılı bir kaynaktan edinebildiği bilgiler, şimdilerde dünyanın her neresinde olursa olsun teknoloji aracılığı ile zaman ve yerden bağımsız bir biçimde erişilebilir durumda. Dolayısıyla dijital çağ öğrencileri, örneğin kütüphaneye gitmek gibi geleneksel bir yöntem yerine araştırma ve bilgiye erişimde öncelikle internet üzerinden elektronik kaynaklara erişimi tercih ediyor. Bu bakımdan onlar için arama motorları bir araştırmaya başlangıçta yola çıkılacak en ideal araçlardan birisi olarak görülebilir. Öte yandan bu durum Z kuşağı öğrenenlerinin kütüphaneleri hiç ziyaret etmedikleri veya etmeyecekleri anlamına da gelmemeli. Ders çalışma ve bir tür akademik sosyalleşme alanı olarak değerlendirdikleri kütüphanelerde genellikle kablosuz ağ bağlantılı dizüstü bilgisayarları yanlarında bulundururlar. Bu şekilde, bulundukları fiziksel ortam geleneksel dahi olsa bilgiye yine elektronik biçimde erişebilir, araştırma yapabilirler. Yeni nesil öğrenenlerin kitap ya da uzun metinler içeren kaynakları okuma konusunda genel olarak isteksiz oldukları, istatistikler ve bilimsel bulgularda ifade edilir. Bu nedenle okuma gerektiren araştırma ve bilgi edinme yöntemlerindense teknoloji aracılığıyla görseller ve kısa süreli görsel/işitsel bilgi kaynaklarına daha bir istekle yöneldikleri söylenebilir. (Okuma alışkanlıkları konusunda ebeveynlerinin dahil olduğu kuşaklara ilişkin de benzer bilimsel bulgular olduğunu belirtmek gerek.) Örneğin, araştırma ihtiyacı duydukları konuda izlenecek çevrim içi bir video onlar için ders kitapları veya diğer basılı bilgi kaynaklarına göre daha cazip ve işlevsel olur.

Haberin Devamı

MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜ
Teknoloji aracılığı ile dünyanın herhangi bir yerindeki bilgi kaynağına erişim olanağı, sürekli bir araştırma isteği ve merakı içinde olan dijital çağ öğrencileri için kullanışlı ve aynı zamanda konforlu bir olanak. Ancak elektronik ortamda yer alan bir bilgiye teknoloji aracılığı ile erişim görece kolay olmakla birlikte bu durum aynı zamanda etik boyutta farklı sorunsalların etkisine de açık. Teknolojik araçlar araştırma süreçlerinde bilgiye erişimi kolaylaştırdığı gibi o bilginin etik olmayan biçimlerde edinilmesini ve sunumunu da benzer biçimde kolaylaştırır. Dijital çağ öğrencilerinin yer aldığı öğretim süreçlerinde bu bağlamda en sık karşılaşılan olumsuz örneklerden birisi, araştırma sonucu ulaşılan dijital bilginin birebir kopyalanarak ödev veya araştırma raporlarına yapıştırılması olarak görülür. Aynı zamanda bilginin elde edildiği kaynağa atıf yapılmaması bir diğer istenmeyen durum olarak karşımıza çıkar.

Haberin Devamı

Başka bir husus, teknoloji aracılığı ile erişilen bilginin bilimsel geçerliğidir. İçerdiği bilgi miktarının her geçen gün artmakta olduğu internet için bilgi havuzu, bilgi deryası gibi benzetmeler sıklıkla kullanılır. Öte yandan internet ortamında yer alan her şeyin doğruluğu kesin olan ve bilimsel süzgeçten geçirilmiş bilgiler olarak tanımlanamayacağı da açık. Dolayısıyla daha erken yaşta devam edilen öğretim kademelerinden üniversite düzeyine kadar dijital çağ öğrencileri için bu riskin farkında olmaksızın araştırma yapmak sonuçları itibariyle ciddi bir sorun teşkil edebilir.

TEKNOLOJİ YARDIMCI ARAÇ ROLÜNDE KALMALI
Dijital çağın getirdiği olanaklar öğrencilerin araştırma becerileri üzerinde kuşkusuz etkili oldu, geleneksel metotlara göre daha işlevsel bir dönüşüm sağladı. Gelgelelim teknoloji, bu süreçlerde bilgi kaynaklarına erişim, yeni bilginin üretimi ve paylaşımını kolaylaştıran yardımcı bir araç rolünde kalmalı. Bilimsel alanda veya gündelik yaşamda karşılaşılan problemlerin araştırma yoluyla çözümünü etkileyen temel unsurun ise düşünme, sorgulama ve merak odaklı yaklaşımın benimsendiği, etik değerlere vurgu yapan bir eğitim anlayışı olduğu unutulmamalı.

Haberin Devamı

PROF. DR. CEM ÇUHADAR KİMDİR?
1997 yılında Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Elektronik-Bilgisayar Öğretmenliği Bölümü Bilgisayar Öğretmenliği programından mezun oldu. Trakya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bilgisayar Mühendisliği programındaki yüksek lisans öğreniminin ardından, Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi programında sürdürdüğü doktora öğrenimini 2008 yılında tamamladı. Eleştirel teknoloji felsefesi, eğitimde teknoloji entegrasyonu, mobil öğrenme gibi konularda çalışmalarını sürdüren Cem Çuhadar’ın ulusal ve uluslararası düzeyde makaleleri, bilimsel toplantılarda sunulan bildirileri, kitap bölümleri ve araştırma projeleri kapsamında gerçekleştirdiği akademik çalışmaları bulunuyor. Prof. Dr. Cem Çuhadar halen Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

BAKMADAN GEÇME!