Üniversiteye uyum sağlamak için birkaç tüyo

Güncelleme Tarihi:

Üniversiteye uyum sağlamak için birkaç tüyo
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 03, 2015 09:10

Üniversiteye yeni başlayacak arkadaşlar, biliyorum büyük çoğunluğunuz çok heyecanlısınız. Bu konuda haklısınız da. Çünkü yeni bir ortama giriyorsunuz. Bu sadece okulla alakalı bir durum değil, iş hayatında da buna benzer durumlar yaşayacaksınız. Ben, en azından üniversite için sizin geçeceğiniz bu yollardan, birkaç sene önce geçtim. Yani sizi en iyi anlayanlardan biriyim. Size bazı tavsiyelerde bulunmak isterim:

Haberin Devamı

İlk hafta okula gitmemezlik yapmayın

Öncelikle yeni okulunuza kayıt yaptırdığınızı varsayıyorum, hayırlı olsun. Sakın, ilk hafta ders olmaz deyip gitmemezlik yapmayın. İlk hafta en önemli haftadır. İlk hafta okula gittiğinizde göreceksiniz; sağda, solda, kantinde, bahçede stantlar olacak. Bunlar kulüp stantları. Bunlardan istediğinize gidip kayıt olabilirsiniz. Çok kulübe kaydoldum diye düşünmeyin, baktınız sarmadı, bir daha gitmezsiniz olur biter. İstediğiniz kadar kulübe üye olabilirsiniz. Zaten genel olarak kulüp sayıları oldukça tatmin edici olduğu için, illa hoşunuza gidecek bir kulüp bulursunuz. Özellikle bu kulüp işlerini, büyük şehirde büyüyüp de, üniversiteyi küçük şehirde kazananlara tavsiye ediyorum. İstanbul’da her imkânınızın olmasına alıştınız sonuçta, küçük şehirde o imkânların hepsini bulmak zor. Ama bir kulüplere bakın. Onlarca yaşıtınız var ve hepsinin vakti de, enerjisi de bol. Kulüplerle okulun en popüler öğrencisi bile olabilirsiniz. Bu söylediklerim şu anda size uzak gelebilir ama bilin ki; üniversitelere ünlü pop, sinema, spor yıldızlarını, vs. getirenlerin hepsi öğrenci. Özetle kulüpler sosyalleşmede bire bir.

Haberin Devamı

Toplanmayacak kadar dağılmayın

Yine genelde ilk haftalarda hocalar, kendilerine asistan seçer. Bir hocaya asistan olmak çok büyük ayrıcalık olabileceği gibi, çok büyük bir buhran da doğurabilir. Bu tamamen hocaya ve size bağlı. Ama bence bunu da denemekte fayda var. Küçük şehirlerden, büyük şehirlere gidecek arkadaşlara da birkaç tavsiyem olacak. Dağıtmayın desem komik olur. Dağıtacaksınız tabii ama toplanmayacak şekilde dağılmayın. Unutmayın ki size güvenen insanlar var. İstanbul, İzmir, Ankara ve Eskişehir’e çok dikkat edin. Çünkü buralar bir öğrenci için güzel imkânlara sahip olabilir. Kesinlikle ölçülü olun. Okuyup, büyük adam olma hayallerinizi çöpe atmayın.

Asla geçer not alsam yeter, demeyin!

Sıra size vereceğim en büyük tüyoya geldi: Bir an önce lise kafasından çıkın. Lise kafası derken, lise şakalarından falan bahsetmiyorum çünkü çoktan oralardan çıkmış olmanız lazım. Notlar da sevgililer kadar önemli. Sakın ama sakın ‘Geçer not alsam yeter’ demeyin. Çünkü öyle olmuyor. Bazı dersleriniz muhakkak ‘AA’ dediğimiz en yüksek puan diliminde olmalı, AA olmasa bile yine de yüksek notlar almak gerekiyor. Aksi halde ortalama düşüyor.
Çan eğrisi, bologna süreci nedir? Bunları çok iyi bilmeniz gerekiyor. Ayrıca ders başarı notlarının da harf sistemiyle olduğunu aklınıza şimdiden kazıyın. Unutmayın ki, üniversiteler özerktir. Yani kendi içlerinde bağımsızlardır. Bu da her üniversitenin kendi kuralları olduğu anlamına geliyor. Bunlar da öyle basit kurallar değil. Geçme-kalma kuralları, müfredat kuralları, vs. her okulda farklılık gösterebilir. Bu konu çok hassas. Asla kulaktan dolma bilgilerle iş yapmayın. Hepinizin danışman hocaları olacak. Bu konuları sorun, anlatsın size. Tekrar ediyorum bu konu çok hassas. Atlarsanız, üzülürsünüz. Ben atladım, sonucunda sınıf tekrarı yaptım. Ama ben çok üzülmedim, gamsızmışsam demek ki...

Haberin Devamı

Yurt seçerken dikkat edin

Farklı şehirdeyseniz, bir de barınma sorununuz var. Eğer kalacak bir yeriniz yoksa daha şehre girer girmez, yurt sahipleri kokunuzu alır. Telefonlarınızı, mail adreslerinizi bulurlar. İletişim araçlarıyla ya da direkt yüz yüze; Fark etmez. Onlar sizi bulur ve size yurtlarından bahsederler. Yurt seçerken de dikkatli davranmanız lâzım. Genelde şehir dışındaki öğrenciliğin ilk senesi yurtta geçer. Yurdunuzu iyi seçin. Bulabiliyorsanız o yurtta kalmış birilerine danışın. Zamanla okuldaki arkadaşlıklarınız artacak ve kendinize eve çıkabileceğiniz bir ya da birkaç arkadaş edinebileceksiniz. Ama unutmayın ki, ev arkadaşlığı ile okul arkadaşlığı çok farklıdır. Bu yüzden can ciğer birçok arkadaşlık bitti maalesef. Ama sizinki de böyle kötü sonuçlanacak değil tabii.
Son olarak, hayatınızın belki en sefil, belki en fakir, belki en saadet dolu, belki en paralı dönemlerini geçirebilirsiniz. Ben bilmem, ama bildiğim bir şey var ki, asla unutamayacağınız bir zaman dilimi olacak, üniversite hayatı.
Hadi, hepinize kolay gelsin.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!