İZMİR HABERLERİ

Efes 2018 Tatbikatı'nın gündüz bölümü nefes kesti (3)

DHA
10.05.2018 - 15:58Son Güncelleme :
DHA

GENELKURMAY BAŞKANI AKAR'DAN ÖNEMLİ MESAJLAR
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından gerçekleştirilen Efes Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı'nın başarıyla sonlanmasından sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, açıklamalarda bulundu. Tatbikatın, dost ve kardeş 23 ülkenin katılımıyla yapıldığını belirten Akar, "Savaş insanlıkla birlikte var olup, tarih boyunca yöntem uygulama bakımından sürekli değişen, kapsamlı, dinamik bir olgudur. Bu yapısı gereği savaşa dair ortaya atılan teorilerde zamanla çeşitli değişimler yaşanmış, birçok teorisyen, devlet adamı ve düşünürün değerlendirmeleri de bu değişimi şekillendirmiştir. Çinli bir düşünürün söylediği gibi 'Mükemmellik yüz savaşın yüzünü de kazanmak değildir, asıl maharet savaşmadan düşmana boyun eğdirmektir'. Bu sözde de belirtildiği gibi güçlü bir ordunun en büyük başarısı caydırıcı niteliği ile savaşlara meydan vermeden sorunların çözümüne katkı sağlamasıdır" dedi.
Konuşmasında 'küresel güvenlik' vurgusu yapan Orgeneral Akar, şunları söyledi: 
"Küresel güvenlik ve istikrara dair sorunların çözümüne katkı sağlayabilecek, etkin, caydırıcı ve saygın bir orduyu güçlü kılan en önemli unsurlardan biri de teorik alanda aldığı eğitimi uygulamaya dönüştürebilendir. Nitelikli, çok yönlü personel sahip olmaktır. Tarih boyunca geliştirdikleri yeni savaş strateji ve taktiklerini muharebe sahasına yansıtabilen eğitimli personele sahip olan orduların zafere ulaştığı görülmektedir. Türk ordularının kazanmış olduğu zaferlerde bunların örneklerini görmek mümkünüdür. Sultan Alparslan'ın Anadolu'nun kapılarını açtığı Malazgirt Savaşı'nda Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinde, Barbaros Hayrettin Paşa'nın Preveze Deniz Savaşı'nda, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda elde ettiği başarılarda önceden kazanılmış deneyimlerin, geliştirilen savaş strateji, taktik ve tekniklerinin ve aldıkları eğitimi sahaya yansıtabilen askerlerin hayati rolü olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de ifade ettiği gibi askerlerin sanatını anlamada başarı, yazılı kuralların hükümlerini uygulama anında hatırlayabilmek ve uygulama alanında deneyim ve alışkanlık kazanmakla mümkün olur. Bu bağlamda harp sanatına ilişkin deneyim ve alışkanlıkların kazanılmasının en etkin yolu tatbikatlardır."
TATBİKATLARIN ÖNEMİ
Tatbikatların, barışta, personeli savaşa hazırlamada en önemli faaliyet olduğunu belirten Akar, "Personel savaş zamanında neyi nerede ne zaman ve nasıl yapacağını tatbikatlar sayesinde uygulama yoluyla öğrenir ve pekiştirir. Özellikle birden fazla kuvvetin ve ülkenin katıldığı müşterek ve birleşik tatbikatlar bir ordunun tüm unsurlarıyla topyekun bir biçimde nasıl hareket edebileceğini göstermesi açısından büyük öneme haizdir. Güvenlik yönünden geleceğin belirsizlik içeren karmaşık ortamında sınır ötesi tehdit ve tehlikelere karşı dost ve müttefik ülkelerle ortak çalışma platformlarının oluşturulması kaçınılmazdır. Bu kapsamda ileri askeri uygulamalar içeren Efes - 2018 Tatbikatı, NATO içinde seçkin bir yere sahip olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin imkan ve kabiliyetleri ile dost ve müttefik ülkelerle harekat icra edebilme becerisini göstermesi ve ortak gayretlerin arazide denenmesi bakımından önemli bir faaliyettir" dedi.
YENİ MÜCADELE YÖNTEMLERİ 
Yaşanılan çağda bilgi ve teknoloji alanındaki gelişmelerin kitle imha silahlarının yayılmasını, siber saldırıları, terörizm ve suç örgütleri gibi unsurları doğrudan; yasa dışı göç, iklim değişikliği, enerji güvenliği ve benzeri unsurları ise dolaylı olarak etkilediğini kaydeden Akar, şöyle devam etti:
"Genel güvenlik ortamını şekillendirmekte buna bağlı olarak bugünün ve yakın geleceğin harekat ortamı hızla değişen karmaşık, öngörülmesi güç, hibrit bir yapıya dönüşmektedir. Bu karmaşık ortamda her türlü tehdit ve tehlikeye karşı koymak, bunlarla mücadele etmek, alışılagelmiş savunmaya dayalı yöntemler yerine milli güç unsurlarının birbirlerini tamamlayacak ve destekleyecek şekilde kullanılmasını esas alan, kapsamlı yaklaşım stratejilerinin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Harekatın başarısı harekat ortamındaki asker ve sivil bütün kurum kuruluşların katıldığı, işbirliği diyalog ve koordinasyonlu çalışmasına bağlıdır. Aksi taktirde salt askeri harekatın etkisi ve devamlılık sınırlı olacaktır." 
'SURİYE VE IRAK'TAKİ İSTİKRARSIZLIK NEDENİYLE EN FAZLA ZARARI TÜRKİYE GÖRÜYOR'
Terörün sadece Türkiye'nin sorunu olmadığını vurgulayan Orgeneral Akar, şunları söyledi: 
"Bölgesel güvenlik ve istikrardaki dalgalanmanın küresel etkilere neden olduğu, geleceğin güvenlik boyutunun ülkemizin çevresindeki coğrafyada şekillenmeye başladığı bugünkü konjonktürde Türkiye çok boyutlu ve çeşitli terör tehdidiyle doğrudan doğruya karşı karşıya bulunmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki terör sadece Türkiye'nin değil, tüm dünyanın sorunudur. Türk Silahlı Kuvvetleri bu duygu ve düşüncelerle en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörle mücadele etmekte kararlıdır. Özellikle 2011 yılından beri Suriye ve Irak'ta devam eden istikrarsızlık ve buna bağlı otorite boşluğundan istifade ile kendileri için güvenli alanlar oluşturan DEAŞ ve aslında birbirinden farkı olmayan PKK, PYD, YPG gibi terör örgütleri bölgedeki istikrarsızlığın en temel nedeni ve kaynağı haline dönüşmüşlerdir. Türkiye ilk günden itibaren her fırsatta dost ve müttefiklerine bu konuda gerekli önlemlerin zamanında ve birlikte alınması gerektiği, aksi taktirde bu bölgelerin hepimizi olumsuz etkileyecek birer bataklığa dönüşeceği uyarısında bulunmuştur. Bugün tüm dünya bu konuda gereken adımların zamanında atılmamasının bedelini ödemektedir. Ancak Suriye ve Irak'ta devam eden istikrarsızlık nedeniyle en fazla zararı da maalesef ülkemiz Türkiye görmektedir."
'TÜRKİYE, 40 MİLYAR DOLAR HARCADI'
Türkiye'de halen 3 milyondan fazla Suriyeli ve Iraklı'ya ev sahipliği yapıldığını vurgulayan Akar, "Yaklaşık 40 milyar dolar harcayarak mülteci krizinin Avrupa’ya ve dünyanın diğer yerlerine yayılmasının önüne geçen Türkiye'nin bu özverili insani çabaları müttefikleri tarafından maalesef yeterince desteklenmemiştir. Oysa Türkiye daima bölgesel barış ve istikrar için çaba sarf etmiş, iyi komşuluk ilişkilerini savunmuş, Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini daima desteklemiştir. Bu tutumumuz baki kalmakla birlikte gelinen noktada ülkemizin ve milletimizin güvenliğini sağlamak ve aynı zamanda bölgede güvenlik ve istikrarı tesis etmek maksadıyla sınır ötesi harekat kaçınılmaz hale gelmiştir" dedi.
'DEAŞ'A SURİYE'DE BÜYÜK DARBE VURULDU'
Terör örgütleri DEAŞ ve PKK'ya yönelik operasyonlara da değinen Akar, şöyle konuştu:
"Bu süreçte Türkiye, DEAŞ ve yıkıcı ideolojisine karşı yürütülen küresel savaşta ön safta yer almış, sınırlarını DEAŞ'tan temizlemek için Özgür Suriye Ordusu'nu destekleyerek 2016 yılında Fırat Kalkanı Harekatı'nı başlatmıştır. Bu harekat sırasında sivilleri korumak için her türlü tedbir alınarak 3 bin civarında DEAŞ'lı terörist etkisiz hale getirilmiş, DEAŞ'a böylece Suriye'de büyük bir darbe vurulmuştur. Kendisine yönelik her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmekte kararlı olduğunu Fırat Kalkanı Harekatı'yla gösteren Türk Silahlı Kuvvetleri, aynı azim ve kararlılıkla hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla 20 Ocak 2018 tarihinde de Zeytin Dalı Harekatı'nı başlatmıştır. Zeytin Dalı Harekatı ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1624 sayılı kararı ve BM sözleşmesinin 51. maddesinde yer alan meşru müdafaa çerçevesinde Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmektedir. Şanlı tarihimiz ve kültürsüz gereği harekatın planlanmasında ve icrasında sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereçler hedef alınmıştır." 
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sivil ve masum kişilere hiçbir ülkenin göstermediği dikkat ve hassasiyetle davrandığını da vurgulayan Orgeneral Akar, şöyle devam etti:
"Harekat sırasında Hava Kuvvetleri'miz ve kara ateş destek vasıtalarımız tarafından uluslararası hukuk ve anlaşmalarla yasaklanan hiçbir mühimmat kullanılmamıştır. Zaten esasen bu tür mühimmat Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde de bulunmamaktadır. Bu harekatın sivillere zarar vermeden üstün bir başarıyla icra edilmesinde yerli ve milli silah sistemlerinin özellikle de insansız hava araçlarının etkin şekilde kullanılmasının payı büyüktür. ‘Afrin, Afrinlilerindir’ gerçeğinden hareketle yıllarca terör örgütlerinin zulüm ve baskısı nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Afrin halkı, bölge mayın ve el yapımı patlayıcılarından temizlendikçe evlerine güven ve huzurla dönmektedir. Bundan hiçbir engel yoktur. Bölgede Türk Silahlı Kuvvetleri'nin katkısı ile sağlık hizmeti başta olmak üzere temel ihtiyaçların süratle karşılanmasına ve diğer yardım malzemelerinin ulaştırılmasına yönelik çalışmalar ile insani yardım faaliyetleri aralıksız sürdürülmektedir. Bu vesile ile Zeytin Dalı Harekatı'nın başarıyla yürütülmesinde en büyük pay sahibi aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle kahraman gazilerimizi şükranla anıyor, harekatın planlanmasında hazırlanmasında icrasında emeği geçen tüm arkadaşlarımı başarılarından dolayı kutluyor, alınlarından öpüyorum." 
'TSK, FETÖ MENSUPLARINDAN TEMİZLENDİKÇE ÇOK DAHA GÜÇLENMEKTE'
Türkiye'nin PKK, PYD, YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin yanı sıra evrime uğramış terörizmin ilk örneği olan ve ülkenin tüm kurum ve kuruluşlarına sızmış bulunan FETÖ ile de aralıksız mücadele ettiğini kaydeden Akar, "Her fırsatta Türk Silahlı Kuvvetleri'ni zayıflatmak ve yıpratmak için çalışan içimizdeki hain, alçak FETÖ mensupları 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'ne, demokrasimize ve onun köklü değerleriyle saygın kurumlarına kast ederek asil milletimizin özgürlüğünü hedef almıştır. Ancak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kahraman evlatları ve asil milletimiz birlik içerisinde yüksek siyasi direktifler doğrultusunda FETÖ'ye karşı durmuş, demokrasiye sahip çıkarak bu örgütü başarısızlığa uğratmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri, FETÖ mensuplarından temizlendikçe çok daha güçlenmektedir. Bu tatbikat da gösterilen başarı da bunun en son somut kanıtı olmuştur" diye konuştu.
'EGE DENİZİ İÇİN ÇABA GÖSTERİYORUZ'
Emir Çaka Bey, Turgut Reis, Barbaros Hayrettin Paşa ve Kılıç Ali Paşa gibi büyük amirallerin başarıları sayesinde denizlerin 'mavi vatan' olduğunu vurgulayan Genelkurmay Başkanı Akar, şunları söyledi:
"Denizlerin kullanımı konusunda Türkiye, Ege başta olmak üzere denizlerde mevcut sorunların uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözüme kavuşturulmasından yana olduğunu her fırsatta dile getirmekte, Ege Denizi'nin bir barış, dostluk ve iş birliği denizi olması için iyi niyetle her türlü çabayı göstermektedir. Bununla birlikte tüm denizlerimizde ülkemizin ve milletimizin uluslararası hukuk ve anlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini koruma azim ve kararlılığında olan Türk Silahlı Kuvvetleri, bir oldubittiye asla müsaade etmeyecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Doğu Akdeniz'e de Türkiye'nin ve KKTC'nin hak ve menfaatlerini korumaya, Kıbrıs adasında uluslararası garanti ve ittifak anlaşmaları doğrultusunda barış ve güvenliğin teminatı olmaya devam edecektir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetleri, gerek Ege Denizi'nde gerek Doğu Akdeniz'de her türlü tedbiri kararlılıkla almaktadır. Savaş ve güvenliğin sürekli değişen doğasına karşı değişmeyen tek ihtiyaç dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de eğitimli çok yönlü personel ihtiyacı olacaktır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en önemli gücü sahip olduğu eğitimli personeldir. En büyük taktir güvenilmek, en büyük başarı da bu güvene layık olmaktır. Bu anlayışı benimsemiş olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kahraman ve fedakar mensupları yurt içinde ve sınır ötesinde üstün başarılarla icra edilen terörle mücadele harekatıyla, başta Afganistan olmak üzere uluslararası barışı destekleme harekatlarında aldıkları eğitimin niteliğini ve çok yönlü yeteneklerini her defasında ispatlamış ve daima asil milletimizin ve dünyanın takdirine mazhar olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri, Efes-2018 Tatbikatı'nı başarıyla icra ederek, her zaman milletinin emrinde, daima görevinin başında olduğunu bugün bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri asil milletimizin sevgi ve güveninden aldığı güçle karada, denizde ve havada ülke sınırlarımızın güvenliğini sağlama, şehit kanlarıyla sulanmış, bayraklaşan vatan topraklarının bütünlüğüne, egemenlik ve bağımsızlığımıza yönelecek her türlü tehdidi yok etme azim ve kararlılığındadır." 
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın konuşmasının ardından mehter takımı ve Türk Yıldızları gösteri sundu. 
GEMİYE ZİYARET
Türk Silahlı Kuvvetleri'nce gerçekleştirilen Efes Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı'nın başarıyla sonlandırılmasının ardından Orgeneral Akar, yerli ve milli imkanlarla yapılan, tatbikatta ilk kez kullanılan çıkarma gemisi 'TCG Bayraktar'da, gemi personeliyle beraber öğle yemeği yedi. Akar, yemek sırasında personelle sohbet etti. Gemi gezisine yabancı ülkelerin genelkurmay başkanları da eşlik etti.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, tatbikatta gösterdikleri başarı dolayısıyla personeli tebrik edip, başarılarının devamını diledi.

Taylan YILDIRIM/İZMİR, (DHA)

FOTOĞRAFLI

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Hurriyet.com.tr’nin İzmir haberleri bölümünde, DHA’nın abonelerine gönderdiği İzmir haberleri otomatik olarak derlenmektedir. hurriyet.com.tr editörleri otomatik akış içinde Efes 2018 Tatbikatı'nın gündüz bölümü nefes kesti (3) haberine editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.

İZMİR NAMAZ VAKİTLERİ

10 Mayıs 2018, Perşembe
  • İmsak
    04:21
  • Guneş
    05:58
  • Öğle
    13:14
  • İkindi
    17:03
  • Akşam
    20:18
  • Yatsı
    21:48
Sayfa Başı