GeriDünya Irak Meclisi'nin mart'taki gündemi 'ABD'nin askeri varlığı'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Irak Meclisi'nin mart'taki gündemi 'ABD'nin askeri varlığı'

Irak Meclisi'nin mart'taki gündemi 'ABD'nin askeri varlığı'

Irak Meclisi'nde, Mart'ta başlayacak oturumların ana gündemi, "ABD güçlerinin ülkedeki durumu" olacak. ABD'nin ülkedeki varlığı, Şii ve Sünni tarafları "askerlerin kalmalarını destekleyenlerle buna karşı çıkanlar" olarak ikiye böldü.

ABD Başkanı Donald Trump, 26 Aralık'ta Iraklı yetkililerden habersiz Enbar'daki askeri üsse yaptığı ziyarette Amerikan güçlerinin Irak'tan çıkmayacağını açıklamıştı. Trump, daha sonra yaptığı açıklamada da ABD askerlerinin Irak-Suriye sınırı üzerinde İran'ın faaliyetlerini gözleyeceğini belirtmişti. Trump'ın bu açıklamaları ülkede tartışılmaya devam ederken, Şii ve Sünni kanattan konuya dair farklı tepkiler söz konusu.

Şii kanadından İran'a yakın gruplar, gelecek ay oturumlara başlaması beklenen meclisi adres gösteriyor. Bunlar, "ABD'li güçlerin Irak’tan çıkarılması" yönünde karar aldırma tehdidinde bulunuyor.

İran'a yakın meclis gruplarına ve Tahran'a mesafeli olduğu bilinen Sadr Akımı lideri Mukteda es-Sadr'a bağlı Sairun Koalisyonu'nun da destek vereceği kaydediliyor. Sairun Koalisyonu, bir yandan da ABD ile Irak arasındaki güvenlik anlaşmasının sonlandırılması için meclisten karar aldırmaya çalışıyor.

Haşdi Şabi komutanlarından ve meclisteki Fetih Koalisyonu lideri Hadi el-Amiri, ABD'nin Irak'taki askeri varlığını "meydan okuma" olarak nitelendirirken, Asayib Ehlilhak Hareketi (Şii milis gücü) lideri Kays Hazeli de ABD'nin askeri varlığını sürdürmesi halinde "silahlı çatışmaya" hazır oldukları tehdidinde bulunmuştu. Haşdi Şabi içinde "radikal" kanat olarak da bilinen Hazali, resmi twitter hesabı üzerinden de ABD'nin Irak'taki Maslahatgüzarı Joey Hood'un Iraklı güçlerin yabancı askeri danışmanların yardımı olmadan güvenliği sağlamada yetersiz kaldığı sözlerine de tepki göstererek, bu açıklamanın Iraklı güçlere karşı hakaret olduğunu ifade etmişti.

Meclisin bir diğer büyük grubu Reform ve İmar Koalisyonu'nun lideri Ammar el-Hekim de İran'ı savunarak, "Topraklarımızın komşu ülkelerden intikam almak için kullanılması tutumu ulusal çıkar ve güvenliğimizi hedef almaktır." açıklamasını yapmıştı.

Irak'ta Şiilerin en büyük dini otoritelerden Ayetullah Ali es-Sistani de Trump'ın açıklamalarına karşı sesini yükselterek, "Başka ülkelere zarar verme noktası olmayı kabul etmeyiz." ifadelerini kullanmıştı.

MALİKİ'DEN "ABD'YE İHTİYAÇ VAR" MESAJI

Şii kanadın ABD'nin Irak'taki varlığına karşı çıkışı söz konusuyken, İran'a yakın olduğu bilinen eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin konuyla ilgili açıklamaları ise dikkatleri çekti. Maliki, İran'a yakın grubun yanında yer almak yerine, "ABD güçlerine ülkede ihtiyaç olduğu" yönünde sözler kullandı.

Katıldığı yerel bir televizyon kanalındaki programda konuşan Maliki, "ABD'li güçlerin Irak'tan çıkarılması meclisin yetkisi dahilinde değil. Irak'ta ABD'li askeri müsteşar, uzman ve eğitmene ihtiyaç var." dedi.

İran'a yakın grupların yanında fotoğraf vermek istemeyen Maliki'nin, "ABD'li güçlerin Irak'tan çıkarılması meclisin yetkisi dahilinde değil" ifadesi de "meclisi adres gösteren Şii gruplarla bu konuda aynı yerde durmadığı" şeklinde yorumlandı.

Adının ABD'li bir şirketle yolsuzlukla anılmasının ardından Maliki söz konusu tutumunu geliştirdiği kaydediliyor. Nitekim, geçtiğimiz günlerde Londra merkezli el-Arap Gazetesi'nde yayımlanan bir haberde, Maliki'nin, ABD Başkanı Donald Trump'a, "destek aldığı takdirde, ülkesindeki İran ve ona yakın Haşdi Şabi gruplarının çıkarlarının hedef alınmasını sağlayacağı" yönünde mektup gönderdiği iddia edildi.

Haberde, "Maliki, bazı arabulucular vasıtasıyla ABD Başkanı Trump'a mektup göndererek, oradan alacağı destek karşısında İran'ın Irak'taki çıkarları ve ona bağlı Haşdi Şabi gruplarının hedef alınmasına katkı sunabileceğini iletti." ifadesi yer aldı. Aynı haberde, Maliki'nin İran ve Haşdi Şabi kartını kullanarak ABD'ye yakınlaşmak istediği vurgulandı.

ABD merkezli "Daily Beast" adlı internet sitesindeki bir haberde, Nuri Maliki'nin yaptığı yolsuzlukların, terör örgütü DEAŞ'ın yükselişine doğrudan katkıda bulunduğu iddia edildi. Haberde, "Gölgeli ödemeler, askeri endüstrimiz ve nihayetinde Amerikan hükümeti, Maliki'ye 'gerçek hayattaki derin devletini' inşa etmesi için para verdi. Maliki, İran destekli Şii ölüm ekiplerini ve mezhepçiliği finanse etti, ülkesini kaosa sürükledi ve bitmeyen bir savaşı sürdürdü." denildi. Görüşlerine yer verilen bir yetkili, "Maliki'nin yolsuzluğu, DEAŞ'ın yükselişine doğrudan katkıda bulundu." ifadesini kullandı.

Başbakan Adil Abdulmehdi de, ülkede gündemden düşmeyen konuyla ilgili, "Irak'ta hiçbir yabancı askeri üs bulunmuyor. Üslerin hepsi Irak üsleridir. ABD'li ve diğer yabancı güçlerin görevi, DEAŞ ile mücadele, Irak güçlerini eğitmek ve onlara danışmanlık etmekle sınırlıdır." açıklaması yaptı.

SÜNNİLER TEMKİNLİ

Sünni taraflar, ülkenin güvenlik durumunu göz önünde bulundurarak, konuya temkinle yaklaşıyor. ABD güçlerinin durumunun tartışılmasını erken ve yersiz buluyor.

Sünni Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi, ülkesinin terörle mücadelede uluslararası toplumun desteğine ihtiyacı olduğunu söylemişti. Yabancı güçlerin Irak'tan çıkarılması için 55 milletvekilinin imzalı talebini aldıklarını da dile getiren Halbusi, "Bunu Mart ayında başlayacak oturumlarda ele alacağız. Ama önce Irak'ın istikrara kavuşmasını beklemeliyiz, daha sonra yabancı güçlerin ülkeden çıkarılmasını konuşalım." değerlendirmesi yapmıştı.

ÖNCE MİLİSLER SONRA ABD GÜÇLERİ

Iraklı Sünni liderlerden ve Irak Ulusal Diyalog Cephesi Başkanı Salih Mutlak da, yaptığı bir açıklamasında, ABD güçlerinin Irak'tan çıkarılması konusunun tartışılmaya açılmasının, "siyasi pazarlık" olduğunu söyledi. Mutlak, bu konudaki tutumunu şu sözlerle dile getirdi:

"ABD'lilere bu pişkinlikle 'hadi çıkın' demek olmaz. Neden çağırdınız o zaman (Şii gruplar) diye sorarlar. ABD'lilerin çıkmasını talep ediyorlar ama her gün onu bunu öldüren, zavallıların koyunlarını çalan ve Beyci Fabrikası'nı kırıp döken milislere dokunmuyorlar. Bunlar mı (Şii milisler) ABD'lilere alternatif olacak? ABD'liler, bizi işgal etmelerine rağmen, uygar düşmanımızdır. Onlarla diyalog kurulabilir. Milisler, ne yöntemle olursa olsun rant elde etmek peşinde olan barbarlardır. Bunlarla diyalog kurulmaz ve bunlara devlette teslim edilemez."

Musul Arap Aşiretleri Sözcüsü Muzahim Ahmed el-Huveyt de AA'ya değerlendirmesinde, ABD'li üst düzey bir heyetle görüştüklerini ifade ederek, "Biz, bu süreçte ABD askerlerinin Irak'ta kalmasını önemli buluyoruz. ABD güçlerinin Irak'tan çıkmasını isteyenler İran'a yakın bazı Şii gruplarıdır." diye konuştu.

Huveyt, ABD'nin İran'a karşı bir tercih olduğu mesajını, "Bazı çevreler Irak'ın İran kontrolünde kalmasını istiyor ancak biz bunu reddediyoruz. Çünkü ABD güçleri Sünni bölgeleri için iyi bir güvence. DEAŞ ise hala Irak için bir tehdit" olduğunu kaydetti.

Huveyt, İran'ın Irak'ta kendine yakın silahlı ve meclisteki siyasi gruplara, ABD askerlerinin ülkeden çıkması için baskı yaptığı ve bu yönde karar çıkartmak istediğini dile getirdi.

ABD'nin Bağdat'taki diplomatik misyonu da, artan tartışmalara karşı sessizliğini bozdu. ABD'nin Irak Maslahatgüzarı Joey Hood, başkent Bağdat'ta düzenlediği basın toplantısında, Bağdat hükümetinin talep etmesi halinde Irak'taki askerlerini çekebileceklerini söyledi. ABD'li askerlerin Irak'ta merkezi hükümetin çağrısı üzerine varlık gösterdiğini hatırlatarak, "Irak hükümetinin talep etmesi halinde (ABD) güçlerimiz, uluslararası koalisyon ve NATO güçleri ülkeden çekilebilir." dedi.

Irak'ta sadece askeri danışman ve eğitmenlerinin bulunduğunu belirten Hood, ülkede ABD'ye ait herhangi bir askeri üs olmadığını da öne sürdü.

ABD'NİN IRAK'TA 9 ASKERİ ÜSSÜ BULUNUYOR

Saddam Hüseyin rejimini devirmek için Mart 2003'te Irak'ı işgal eden ABD'nin bu ülkede bilinen 9 askeri üssü var. ABD, 2011'de Irak'tan çekilse de buradaki varlığını söz konusu askeri üslerle güçlendirdi.

ABD, Uluslararası Bağdat Havalimanı'ndaki Victory Askeri Üssü'nün yanı sıra başkentin Taci bölgesinde de eğitim amaçlı bir üsse sahip.

Ülkenin batısındaki Enbar'da Habaniyye ve Aynu'l Esed adlı iki askeri üssü daha bulunan ABD, özellikle 2014 yazında DEAŞ saldırıları sırasında bu üsleri aktif şekilde kullanmaya başlamıştı.

Amerikan askerleri, Salahaddin vilayetindeki Beled Hava Üssü'nü de kullanıyor.

Irak'ı işgal eden ABD, Kerkük'teki K1 Askeri Üssü'nün yanı sıra ülkenin ikinci büyük kenti Musul'da da askeri üslerle varlık gösteriyor. ABD güçleri Musul'da Kayarra (Geyyara) Askeri Üssü'nü kullanıyor.

ERBİL'DE 2 ASKERİ ÜSSÜ VAR

Trump'ın askerlerini Suriye'den çekme kararının ardından gündeme gelen Erbil'deki Harir Hava Üssü de ABD güçlerinin bulunduğu üsler arasında yer alıyor. ABD, Uluslararası Erbil Havalimanı'nda da bir askeri üsse sahip.

Washington yönetimi, Erbil'de 2015'ten beri tamamen kontrolüne aldığı Harir Hava Üssü'nün önce pistini genişletip daha sonra aktif şekilde kullanmaya başladı. Erbil'deki Harir, Irak'ın diğer bölgelerine göre DEAŞ tehdidinin çok az olduğu bir bölgede bulunması sebebiyle ABD için oldukça güvenli bir üs olarak görülüyor.

Güvenli olmasının yanı sıra Suriye'nin kuzeyi ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ni (IKBY) birbirine bağlayan Fişhabur Sınır Kapısı'na sadece 227 kilometre mesafede yer alan Harir, ABD'nin Irak'ın kuzeyinde Suriye sınırına en yakın askeri üssü konumunda.

ABD, 2003'te işgal ettiği Irak'ta yaklaşık 165 bin askeriyle Aralık 2011'e kadar varlık göstermiş, bu tarihten sonra dönemin ABD Başkanı Barack Obama'nın talimatı üzerine tüm askerlerini Irak'tan çekmişti.

Ancak terör örgütü DEAŞ'ın 10 Haziran 2014'te ortaya çıkmasından sonra dönemin Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin çağrısı üzerine ABD yeniden Irak'a asker göndermişti.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle