Bahçe makası cinayeti 74 yıl sonra yeniden manşetlerde... Sosyetenin tanınmış yüzünü kim öldürdü?

Güncelleme Tarihi:

Bahçe makası cinayeti 74 yıl sonra yeniden manşetlerde... Sosyetenin tanınmış yüzünü kim öldürdü
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 23, 2022 12:20

ABD'de ırkçılığın en güçlü olduğu dönemde, Mississippi eyaletinin en zengin kadınlarından biri evinin banyosunda kan donduracak bir cinayete kurban gitti. Olayın tek görgü tanığı olan kadının kızı verdiği ifadede Siyahi bir adamı suçlamıştı ama gerçekler sadece birkaç ay içinde ortaya çıktı. İşte filmlere yaraşır bir aile trajedisi...

Haberin Devamı

Takvimler 17 Kasım 1948'i gösteriyordu. Polisler, sosyetenin tanınmış isimlerinden Idella Thompson'ın evinden gelen arama üzerine Deer Creek Yolu üzerindeki lüks malikanenin kapısını çaldı.

Mississippi Deltası'nın kalbinde yer alan ev ilk bakışta sessiz görünüyordu. Ancak holden odaya doğru ilerlediklerinde korkunç bir manzarayla karşı karşıya kaldılar.

Idella banyoda yerde yatıyordu. Leland Emniyet Müdürü Frank P. Aldridge'in ifadesiyle kan revan içindeydi. Kadının yanında bir bahçe makası duruyordu. Bahçıvanların kullandığı türden sıradan bir aletti. Idella'nın vücudundaki 150'den fazla küçük kesiğin bu makasın ucundan çıktığı çok belliydi.

Nitekim olay ilerleyen dönemde basında kısaca 'bahçe makası cinayeti' diye anılacaktı.

Bundan sonra yaşananlar kamuoyunu öylesine derinden sarstı ki etkisi yıllarca silinmedi. Bu olay geçtiğimiz günlerde ABD'de raflarla buluşan "Deer Creek Drive: A Reckoning of Memory and Murder in the Mississippi Delta" (Deer Creek Yolu: Mississippi Deltası'nda Hafıza ve Cinayet) isimli kitap sayesinde bir kez daha manşetlere taşındı.

Haberin Devamı

Kitabın kendisi de Mississippi'nin Greenville şehrinde doğup büyümüş olan yazarı Beverly Lowry, olayları araştırmaya başladığında, kasaba halkının 70 yılı aşkın zaman önce yaşanmış bu cinayetten bahsetmekten kaçınmayı sürdürdüğünü gördü. Ancak cinayetten daha da tuhaf olan şey ise kasaba halkının olayla ilgili tutumuydu.

Idella'nın ölümüyle sonuçlanan saldırının tek görgü tanığı, kadının kızı Ruth Thompson Dickins'ti. Dickins polise verdiği ifadede annesini öldüren kişinin Siyahi bir erkek olduğunu söylemişti. Ancak yapılan soruşturmanın sonucunda gerçeklerin çok farklı olduğu ortaya çıktı. Peki ne olmuştu ve gerçek katil kimdi?

ABD'de ırk ayrımcılığının en güçlü olduğu yerlerden biri olan Mississippi eyaletinin tarihinde böyle pek çok olay var. Örneğin daha geçtiğimiz hafta, büyük jüri 14 yaşındaki siyahi çocuk Emmett Till'in ölümüyle sonuçlanan linç olayına yol açan suçlamayı dile getiren beyaz kadının yargılanmasına gerek olmadığına karar verdi. Idella Thompson'ın yaşadığı Leland kasabasının 1 saat uzağında meydana gelen o korkunç olayın ayrıntılarını da haberimizde okuyabilirsiniz.

"HİKAYE BENİM YAZMAMI BEKLİYORMUŞ"

84 yaşındaki Lowry, The Daily Beast'e yaptığı açıklamada, "Bu hikâye bunca yıldır benim yazmamı bekliyormuş" diye konuştu.

Cinayet işlediğinde 10 yaşında olduğunu, soruşturmanın ve davanın her bir aşamasını yerel gazetelerden takip ettiğini söyleyen Lowry, şöyle devam etti:

Haberin Devamı

"Bunun hayatımızda görüp görebileceğimiz en büyük şey olduğunu biliyorduk. Böyle durumlarda hep olduğu üzere hem korkutucu hem de heyecan vericiydi; özellikle de benim yaşlarımdaki kızlar için... Düşünsenize: Dünyayı, cinselliğin ne olduğunu merak ettiğiniz bir yaştasınız ve böyle korkunç bir şey yaşanıyor."

Mississippi'de ırk ayrımcılığının vardığı boyutları en iyi yansıtan tarihi belgelerin başında Dorothea Lange'in fotoğrafları geliyor. O yıllarda ayrımcılık sadece yaşarken değil öldükten sonra da devam ediyordu. Lange'e ait bu karede sadece Siyahilerin cenazelerini toprağa veren bir cenaze evi görüyoruz

Bahçe makası cinayeti 74 yıl sonra yeniden manşetlerde... Sosyetenin tanınmış yüzünü kim öldürdü?

Mississippi'de ırk ayrımcılığının vardığı boyutları en iyi yansıtan tarihi belgelerin başında Dorothea Lange'in fotoğrafları geliyor. O yıllarda ayrımcılık sadece yaşarken değil öldükten sonra da devam ediyordu. Lange'e ait bu karede sadece Siyahilerin cenazelerini toprağa veren bir cenaze evi görüyoruz

BİR ANDA BÜTÜN KASABA EVE AKIN ETTİ

Polisin olay yerine vardığı andan itibaren soruşturma tam bir fiyaskoydu. Zira Leland çok küçük bir kasabaydı, herkes bir şekilde birbiriyle bağlantılıydı ve olaydaki aktörlerin çoğu akrabaydı.

Sokaklardan sirenlerini çalarak geçen polis araçları ve meraklı bir santral memuresi sayesinde bütün kasaba halkı olan biteni kısa süre içinde öğrenmişti. Kasabanın beyaz ahalisi bir anda eve akın etmişti. Olay yeri tam olarak koruma altına alınmadığından bu önemli bir sorundu.

Haberin Devamı

Kapı ardına kadar açık bırakılmıştı ve birçok kişiye evin içine girme izni verilmişti. Ortalıkta dolaşan bu kişiler kan izlerini evin dört bir yanına yaymıştı. Polisler Ruth'un ifadesini hiç sorgulamadan kabul etmiş ve olay yerindeki delillerin kısa süre içinde temizlenip ortadan kaldırılmasında herhangi bir mahsur görmemişti. Üstelik birkaç bina ileride oturan Ruth'u sorgulamadan kendi evine göndermişlerdi. Kadının üzerindeki kanlı elbiseleri yıkamasına (ve tüm delilleri ortadan kaldırmasına) izin verilmesinin nasıl büyük bir hata olduğu da sonradan anlaşıldı.

Ruth, polislere verdiği ifadede siyahi bir adamın eve girdiğini ve annesine saldırdığını söylemişti. Idella çevresinde yeri geldiğinde çok huysuz olabilen bir kadın olarak tanınıyordu ve bahçesinde yetiştirdiği pekan cevizlerine çok kıymet veriyordu. Bu cevizler çok sık çalınıyordu. Ruth "Yine böyle bir şey olmuş olabilir" diyordu. Belki de adam bahçeye ceviz çalmak için girmişti, Idella da bunu pencereden görüp adama çıkışmaya başlamıştı. Belki adamı korkutmak için Ruth'un gündüz getirdiği bahçe makasını eline almıştı. Adam da kendini savunma iç güdüsünün öfkeye dönüşmesi sonucu makası Idella'nın elinden alıp kadına saldırmaya başlamıştı.

Haberin Devamı

Ruth'un bu şekilde ifade vermesinin ardından bir grup beyaz adam atlarına atlayıp kasabanın siyahilerin yaşadığı bölümüne baskın düzenledi. İfadeye uyan erkekler arıyorlardı. Birkaç saat içinde bir grup erkek gözaltına alındı ama ertesi gün hepsi serbest bırakıldı.

Ruth'un çizdiği eşkale uygun kimse bulunamamıştı. Kasaba halkından bir kadın baskına giden babasının eve geldiğinde söylediği "Zenci filan değil, evden biri öldürmüş" sözlerini aktarmıştı Lowry'e.

Bahçe makası cinayeti 74 yıl sonra yeniden manşetlerde... Sosyetenin tanınmış yüzünü kim öldürdü

Davayı yerel basın günbegün takip ediyordu. Ruth Thompson Dickins ve eşi John'un fotoğrafı 22 Haziran 1949 tarihli The Clarion-Ledger gazetesinin birinci sayfasında yer alıyordu.

Haberin Devamı

OKLAR BİR ANDA RUTH'A DÖNDÜ

Lowry, 40'lı yıllarda ABD'nin güneyinde halen Jim Crow yasalarının geçerli olduğunu hatırlatarak, "Bu hikayede çarpıcı olan şey birini suçlu ilan edip konuyu kapatmamış olmaları. Öyle yapsalar bu hikaye o seçilen kişinin ailesi dışında herkes için bitmiş olurdu" diye konuştu.

Onun yerine Idella'nın öldürülmesinden birkaç hafta sonra büyük jüri Ruth'u cinayetle itham etti. Ruth 8 Ocak 1949 günü gözaltına alındı.

Lowry, "Kaymak tabakanın 19'uncu yüzyılın sonlarında büyük evler inşa edip yerleştiği küçük kasabalarda aile sırlarını tamamen gömmek çok zordur. Sosyetenin kibar insanları bu sırları bir süreliğine görmezden gelebilir ama dedikoduların sonu asla gelmez" derken Thompson ailesi için de aynı şeyin geçerli olduğunu söyledi.

ŞÜPHELİ ÖLÜMLER PEŞ PEŞE GELİYOR

Leland sosyetesinin en üst katmanında yer alan Thompson'ların geçmişleri oldukça renkliydi, tuhaflıklarının da sonu yoktu. Aileyle ilgili fısıltılar, Ruth'un gözaltına alınmasının ardından birkaç katına çıkmıştı.

Üstelik Thompson ailesindeki tek şüpheli ölüm Idella'nınki de değildi. Ruth'un babası Joseph Wood Thompson da 10 yıl kadar önce ölmüştü. Ailenin adı kirlenmesin diye ölüm sebebi intihar olarak açıklanmıştı ama bu açıklama pek de ikna edici bulunmamıştı. Bir insanın kendi kafasına iki el ateş etmesi nasıl mümkün olabilirdi ki? Tabii bir de Ruth'un kız kardeşinin ilk eşi olduğu tahmin edilen bir kişinin ölümüyle ilgili soru işaretleri vardı. Lowry bu kişinin ölüp ölmediğini hatta var olup olmadığını dahi tespit edememiş olsa da bu durum kasaba halkının konuşmasına engel olmuyordu.

Lowry'nin ifadesiyle Ruth'un en büyük ağabeyi Jimmie'de "bir sorun vardı". Tabii bir de Ruth'un kendisi vardı. Ruth ilk bakışta mükemmel bir evlat gibi görünüyordu: Genç yaşında kendisini yürekten seven bir adamla evlenmiş ve iki çocuk sahibi olmuştu. Ama bunun dışında sınırları zorlayan bir kadındı.

Thompson ailesinin evi bugün otel ve etkinlik alanı olarak hizmet veriyor. Evin internet sitesinde Idella ve Joseph çiftinin bu fotoğrafı da yer alıyor.

Bahçe makası cinayeti 74 yıl sonra yeniden manşetlerde... Sosyetenin tanınmış yüzünü kim öldürdü?

Thompson ailesinin evi bugün otel ve etkinlik alanı olarak hizmet veriyor. Evin internet sitesinde Idella ve Joseph çiftinin bu fotoğrafı da yer alıyor.

KISA SAÇLARI VE KIYAFETLERİ OLAY OLDU

Bir eş ve anne olmakla yetinmek istemiyordu. Bu nedenle babasının ölümünden sonra erkek kardeşlerinden biriyle birlikte ailenin servetini idaresini üstlenmişti. İşler bozulmaya başladığı noktada hem çeşitli bankalardan hem de kasabadaki ahbaplarından yüklü miktarda borçlar almıştı. Borç aldığı kişilere her seferinde "Eşimin haberi olmasın" diyordu. Dış görünüşü de o zamanın standartlarına pek uymuyordu. Yargılandığı süreçte duruşmaların önemli bir kısmı Ruth'un "erkeksi kısa saçlarını" ve pek de feminen durmayan rahat kıyafetlerini konuşmakla geçmişti.

Yargı süreci demişken... Ruth'a zengin ve beyaz bir ailenin çocuğu olduğu için iyi davranılacağını düşünenler çok yanılıyordu. Saçmalıklar daha ilk gün jüri üyelerinin seçimi sırasında başladı. Kasaba halkı salonda iyi bir yerde oturabilmek için sabahın köründe sıraya girdi, seyyar satıcılar binanın içinde ve dışında yiyecek ve meşrubat sattı, savcıya duyulan hayranlık öylesine büyüdü ki bir keresinde kapıdan içeri girdiğinde izleyiciler kendisini alkışlarla karşıladı. Halkın genelinin kanısı Ruth'un suçlu olduğu yönündeydi.

Ruth mahkeme öncesi The Commercial Appeal gazetesine verdiği röportajda, "İnsanların böyle dediğini biliyorum. Bence bu hiç adil değil ve yanlış. Bütün ülkeyi gezseniz, beni bir öfke nöbeti içinde gördüğünü söyleyecek birini bulamazsınız" diyordu.

EN AĞIR SUÇLAMAYLA YARGILANDI

Suçlamaları reddetmesine ve eşinin ısrarla masumiyetini savunmasına karşın, Ruth'un cinayeti planlayarak işlediğine hükmedildi. Bu çok ağır bir suçtu. Cinayet sebebi belli değildi ama Ruth annesini para gibi bir sebep uğruna ani bir öfke sonucu öldürmüş olsa, kasıtsız öldürme suçlamasıyla yargılanabilirdi. Ne var ki hüküm ağır olsa da verilen ceza nispeten hafif sayılırdı. Planlayarak işlenen cinayetler genelde elektrikli sandalye usulüyle idamla cezalandırılıyordu ama Ruth'a en hafif ceza olan ömür boyu hapis verilmişti.

Ruth hapiste sadece 6 yıl kaldı. Eşinin sonu gelmeyen kampanyaları ve siyasi manevraları sayesinde Ruth sadece serbest bırakılmadı üstüne bir de affedildi. Leland halkının tamamı olmasa da önemli bir kısmı Ruth'un cezasını çektiğine ve ailesiyle birlikte olmayı hak ettiğine inanıyordu. Thompson'lar Ruth'un gerçekten suçlu olup olmadığını sorgulayan kişi sayısı çok azdı. Sorgulayanlar da katilin ailenin çok uzağında olamayacağına inanıyordu.

Katil Ruth değilse bile Jimmie olmalıydı. Bu teoriye göre Jimmie bir öfke nöbeti esnasında annesini katletmiş, hayatını kardeşine göz kulak olmakla geçiren Ruth da o yıllarda Mississippi'de kurulan bir mahkemenin zengin bir beyaz kadına iyi davranacağı varsayımından hareket edip şüpheleri kendi üzerine çekmeye çalışmıştı.

Bahçe makası cinayeti 74 yıl sonra yeniden manşetlerde... Sosyetenin tanınmış yüzünü kim öldürdü

Ruth'un hapisten izinli olarak eve gönderilmesi ve cezaevine geri dönmesiyle ilgili iki haber

"GERÇEKTEN ÇOK AKILLI"

Bu teorinin gerçek olduğuna işaret eden çok sayıda delil olmakla birlikte, Lowry kitabında en büyük şüphelinin Ruth olduğunu ikna edici bir biçimde ortaya koyuyor.

"Küçük kasabalar öcü hikayeleri anlatmayı çok sever. Leland için bu öcü uzun yıllar boyunca bir kadındı" ifadelerini kullanan Lowry, bir noktada Ruth'a hayranlık duymaya başladığını da belirtiyor ve ekliyor:

"Onu özel bir karakter olarak görmeye başladım. Gerçekten çok akıllı. Olması gerekenden fazla akıllı. Benim devrimden önce yaşamış böyle birçok kadın tanıyorum. Ruth'un aldığı borçlarla ilgili 'John'a söylemeyin' demesi de yetkili olmak istediğini gösteriyor. Kendi hayatını yaşamak istiyor."

Beverly Lowry'nin kaleme aldığı kitap Thompson ailesinin sırlarla dolu geçmişini bir kez daha gündeme taşıdı.

Bahçe makası cinayeti 74 yıl sonra yeniden manşetlerde... Sosyetenin tanınmış yüzünü kim öldürdü?

Beverly Lowry'nin kaleme aldığı kitap Thompson ailesinin sırlarla dolu geçmişini bir kez daha gündeme taşıdı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!