GeriDünya ABD Kongresi’nde Türkiye’ye salvolar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    73
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

ABD Kongresi’nde Türkiye’ye salvolar

ABD Kongresi’nde Türkiye’ye salvolar

ABD Kongresi’nde 15 Temmuz darbe girişimi sonrasını ele alan oturumda, komite başkanı Cumhuriyetçi milletvekilinin Türkiye’ye yönelik ağır eleştirileri ve Gülenci olduğu gerekçesiyle Ankara tarafından pasaportu iptal edilen eski bir polis şefinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suçlamaları damga vurdu.

ABD Kongresi’nde düzenlenen “Temmuz Darbe Girişimi sonrası Türkiye” başlıklı oturumda Türkiye ağır suçlamalara maruz kalırken toplantının düzenleyicisi, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Avrupa Alt Komitesi Başkanı California Milletvekili Dana Rohrabacher, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın darbe girişimi sonrası Türkiye’nin durumunu “kötüleştirdiğini” savundu. Rohrabacher’in davetiyle milletvekillerine görüşünü sunan, 15 Temmuz’un “gerçek bir darbe olmadığını” yazan, eski polis şefi Ahmet Yayla da, Türkiye’nin IŞİD’i desteklediğini, Zarrab Davası’nın Erdoğan’ın bağlantılarını ortaya koyduğunu, Erdoğan’ın üniversite diplomasının olmadığını söyledi.

SUÇLAMALAR GÜVENİLİR DEĞİL

Oturuma altkomite başkanı Cumhuriyetçi Rohrabacher (California) ve Demokrat Parti grup başkanı Gregory Meeks (New York) dışında Cumhuriyetçi milletvekilleri Mo Brooks (Alabama), Paul Cook (California) ve Randy Weber (Teksas) ile altkomite üyesi olmadığı halde Demokrat Partili Gerry Connolly (Virginia) katıldı. Rohrabacher, açılış konuşmasında, “Ne yazık ki, darbe girişimi nedeniyle Türkiye zarar gördü ama Cumhurbaşkanı Erdoğan darbe teşebbüsünü kendi gücünü genişletmek için bir fırsat olarak kullandığı için durumu kötüleştirdi” diyerek gazetecilerin hapse atılmalarını eleştirdi. Darbede rol oynadıkları düşünülen Gülencilere yönelik iddialar için ise “Ben suçlamaların güvenilir olduğunu düşünmüyorum” diyen Rohrabacher, Türk Hükümeti’nin Müslüman Kardeşler ve radikal gruplarla ilişkisi olduğunu savundu. Rohrabacher, “Türk halkı bize sadık ve biz onların iyiliğini diliyoruz” derken, “Hükümetin şimdiki cadı avı kısa vadede de sonuçlar doğuracak ama uzun vadede bir felaket olacak” dedi.

İADE TALEBİ CİDDİYE ALINIYOR

Rohrabacher’in ardından söz alan Meeks ise konuşmasında darbenin sisteme büyük bir şok olduğunu söyleyerek demokratik yollarla seçilen hükümetin yanında olduklarını söyledi. ABD’nin, Gülen’in iadesi ve tutuklanmasıyla ilgili talebini ciddiye aldığını belirten Meeks, “Ancak bu bir yasal süreç ve bu Türkiye ile ABD arasındaki çok önemli olan ilişkiye zarar vermemeli” dedi, Türkiye’nin bir NATO müttefiki olarak taşıdığı önemi vurguladı.

SON DAKİKA ÇAĞRILAN POLİS ŞEFİ

Milletvekillerinin açılış konuşmalarının ardından, alt komite üyeleri, oturuma davet edilen dört uzmana Türkiye’deki durumu sordu. Darbe girişimi sonrası hükümetin gazetecilere yönelik uygulamalarını eleştiren Gazetecileri Koruma Komitesi’nden Nina Ognianova, darbe sonrası hükümetin uygulamalarının aşırı, toplumu bölücü ve antiamerikancılığı kışkırtıcı olduğunu belirten Amerikan İlerleme Merkezi’nden Alan Makovsky ve darbeye katılanların hem Gülenciler hem de Gülen Hareketi’nin dışındaki kişiler olduğunu hatırlatan Atlantik Konseyi’nden Aaron Stein dışında, oturumun en ilginç ismi ise toplantıya son anda altkomite başkanı Rohrabacher’in davetiyle katılan Ahmet Yayla’ydı.

Geçmişte Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevini de yürüten ve 20 yıllık polislik kariyerinin ardından şimdi Şiddet İçeren Aşırılık Uluslararası Araştırma Merkezi’nde çalışan Yayla, Türk Hükümeti’nin darbe girişimi sonrası uygulamalarının konuşulduğu toplantıda Türkiye’nin IŞİD’le savaşa gerçek anlamda katkı sağlamadığını, IŞİD’e destek verdiğini, Zarrab Davası’nın Erdoğan’ın kara para aklamakla suçlanan işadamı Reza Zarrab ve Erdoğan arasındaki ilişkiyi ortaya koyduğunu, Erdoğan’ın üniversite diplomasının olmadığını söyledi. Darbeden sonra 15 Temmuz’un gerçek bir darbe olmadığı yönünde bir yazı kaleme alan Yayla, darbe girişiminin hemen ardından ortaya çıkan devletten kovulacak kişilerin listesinin ise iki yıl önce hazırlandığını iddia etti. Ayrıca MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı darbe teşebbüsünün yaşandığı gün saat 16.00’da uyardığını ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 21.00’e kadar bu konuda ikaz edilmediğini, bunun şüphe uyandırıcı olduğunu belirtti. Yayla, ayrıca pasaportum iptal edildiğini ve oğlunun gözaltına alındığını söyleyince, Rohrabacher, Yayla’nın oğlunun durumunu izleyeceklerini söyledi.

HİÇBİR ŞEY BİLMİYORUZ

Oturum, Rohrabacher ve oturuma katılan, Meeks dışındaki milletvekillerinin yorumlarıyla baştan sona Gülencileri savunan bir çizgide sürerken, darbe girişiminden iki gün önce aynı salonda düzenlenen yine Türkiye konulu toplantıda “Öncelikle ben barış dışında başka bir şeyi desteklediklerine dair hiçbir zaman tek bir kanıt görmedim. O yüzden Türk Hükümeti’nin Gülencilerin terörist olduklarını ilan etmesi absürddür” diyen Makovsky ise bu seferki oturumda “Gülencilerin düşmanlarının peşinden gitmek için Türk devlet kuruluşlarını kullandıkları yönünde deliller var” dedi. Makovsky, Rohrabacher’in sorusu üzerine Gülencilerin darbede parmağı olup olmadıkları yönündeki bir soruya ise “Darbeyle ilgili hiçbir şey bilmiyoruz” diyerek yanıt verdi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle