15 saat boyunca öldürülmeyi bekledi, dirseğinde bir sıyrıkla atlattı... Peki nasıl? 'Ağabeyinin ona bu hediyeyi vermiş olması hepimizi yere serdi'

Güncelleme Tarihi:

15 saat boyunca öldürülmeyi bekledi, dirseğinde bir sıyrıkla atlattı... Peki nasıl Ağabeyinin ona bu hediyeyi vermiş olması hepimizi yere serdi
Oluşturulma Tarihi: Nisan 22, 2023 12:35

Yakın tarihin en kanlı uçak kaçırma girişimlerinden biri olan Pan Am 73 olayı, 37 yılın ardından bir belgesel sayesinde yeniden gündemde. Uçaktan sağ kurtulanların hikâyelerini içeren belgesel, oldukça çarpıcı detaylar içeriyor.

Haberin Devamı

Takvimler 5 Eylül 1986'yı gösteriyordu.

Mike Thexton, bütün bir yazı Himalayalar'da doğa yürüyüşü yapmakla geçirmiş ve epey yorulmuştu. O nedenle bir an evvel İngiltere'deki evine dönüp dinlenmek istiyordu.

27 yaşındaki Thexton'ın seyahatinin son durağı Pakistan'ın Karaçi şehrindeki havalimanıydı.

Thexton'ın yolcusu olduğu 73 uçuş sayılı Pan Am uçağı, saat 05.44'te Mumbai'den kalkıp Frankfurt üzerinden New York'a ulaşacaktı. Ama olmadı. Thexton'ın binmeden önce önünde hatıra fotoğrafı çektirdiği uçak, pistten bile kalkmadı.

Sonraki 15 saat boyunca, Thexton ve uçakta bulunan 360 yolcu ve 19 mürettebat, bir grup silahlı saldırgan tarafından rehin alındı.

Tüfekler ve el bombalarıyla donanmış saldırganların asıl hedefi ABD'li yolculardı. Bunun için tüm yolcuların pasaportlarını toplayıp kimin nereden geldiğini öğrenmek istemişlerdi. (Hatta olay sırasında öldürülen 22 kişiden ilki de henüz 2 ay önce ABD vatandaşı olmuş 29 yaşındaki Rajesh Kumar'dı.)

Haberin Devamı

Daha sonra saldırganlar Thexton'ı kokpite çağırdı. Thexton, "Adımı duyunca bir anda uyuştum. Kendimi bunun masum bir açıklaması olduğuna inandırmaya çalışıyor, 'Belki inmeme izin verirler' diye düşünüyordum. Ama sonra aklıma beni öldürmek için seçtikleri geliyordu" diye anlattı o anları.

Ancak Thexton'ın korktuğu başına gelmedi. Thexton, grubun lideri Zeyd Hasan Abdullatif Safarini'yle konuştuktan sonra diğer yolcuların yanına gönderildi.

Thexton, "Onlara üç yıl önce ölen ağabeyim Peter'ın anısına Himalayalar'a gittiğimi söyledim ve 'Lütfen canımı yakmayın, annemle babamın benden başka kimseleri yok' dedim" ifadeleriyle aktardı aralarındaki konuşmayı.

15 saat boyunca öldürülmeyi bekledi, dirseğinde bir sıyrıkla atlattı... Peki nasıl Ağabeyinin ona bu hediyeyi vermiş olması hepimizi yere serdi

PİLOTLAR UÇAKTAN KAÇMAYI BAŞARINCA PLANLAR DEĞİŞTİ

Uçaktaki yolcuları rehin alan saldırganlar o dönem dünyanın en tehlikeli terör örgütleri arasında sayılan Ebu Nidal adına hareket ediyordu. Grubun Aralık 1985'te Roma ve Viyana havalimanlarında düzenlediği ikiz saldırılarda 19 sivil hayatını kaybetmiş 100'den fazla kişi yaralanmıştı. Rehin alma olayında bir gün sonra yani 6 Eylül 1986'da İstanbul'da düzenledikleri sinagog saldırısında ise 22 kişi ölecekti.

Haberin Devamı

Dönemin Libya lideri Muammer Kaddafi'yle bağlantılı olduğu iddia edilen Ebu Nidal, başta İsrail ve ABD olmak üzere Batı ülkelerini hedef alıyordu. ABD'nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Pan Am da öncelikli hedeflerden biriydi.

The Telegraph'ın aktardığına göre, Safarini'nin asıl planı, 73 sefer sayılı uçağı kaçırıp 11 Eylül 2001'deki saldırılara benzer bir biçimde bir İsrail askeri hedefini vurmaktı. Ancak pilotlar, protokol gereği daha ilk dakikalarda kokpitteki gizli bir kapaktan kaçmayı başarınca uçak pistte kaldı.

15 saatin ardından uçağın güç ünitesi kapandı ve her yer karardı. Bunun üzerine saldırganlar ateş açtı ve bir anda kıyamet koptu. 22 kişi öldü, 100'den fazla kişi yaralandı. Bugün 63 yaşında olan Thexton o anları, "Öleceğime emindim" diye anlattı ve ekledi:

Haberin Devamı

"Bir anda amaçsızca dört bir yana ateş etmeye başladılar. Bir el bombasının patladığını duydum. Önümden ve arkamdan silah ve şarjör değiştirme sesleri geliyordu. Sonra bir anda sessizlik oldu. Kafamı kaldırdığımda kapının açık olduğunu gördüm. Bir yolcu açmıştı. Sol kanadın yanından aşağı atladım. Çok zayıftım ve ayağımda tırmanış botlarım vardı. Dirseğimde bir sıyrıkla atlattım."

BİR BELGESEL YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI

Yakın tarihin en kanlı uçak kaçırma girişimlerinden biri olan Pan Am 73 olayı, yaklaşık 40 yılın ardından bir belgesel sayesinde yeniden gündeme taşındı. İngiliz Sky televizyonunun hazırladığı "Hijacked: Flight 73" isimli belgeselde Thexton gibi birçok yolcunun o güne dair anlattığı anekdotlar yer alıyor. Belgeselin asıl ilginç yanı ise Safarini ile Thexton arasında gerçekleşen bir telefon konuşmasını içermesi.

Haberin Devamı

Halihazırda ABD'de 160 yıllık hapis cezasını çekmekte olan Safarini ile Thexton arasındaki konuşma, belgeselin yapım ekibi tarafından organize edildi. Yürütücü yapımcı Tanya Winston, "Safarini'ye söz verip vermeme konusunda çok tereddüt ettik. Ama Mike onunla konuşup o gün ne olup bittiğini daha iyi anlamak istedi" sözleriyle özetledi süreci.

Thexton ise, "Çok gergindim, ama bir yandan da merak içindeydim. Bunca yıldır sorumluluğu reddetmiş olan Safarini sorularımı cevaplayacak mıydı? Medeni olmak ve yanıt almak istiyordum ama dostane görünmek de istemiyordum" diye konuştu. (Safarini ateş açmasıyla ilgili o güne kadar hiç konuşmamıştı.)

15 saat boyunca öldürülmeyi bekledi, dirseğinde bir sıyrıkla atlattı... Peki nasıl Ağabeyinin ona bu hediyeyi vermiş olması hepimizi yere serdi

Haberin Devamı

ALDIĞI CEVAP THEXTON'I ŞOKE ETTİ

Konuşma Haziran 2022'de bir öğleden sonra gerçekleşti. Aslında Safarini'nin ne zaman arayacağı belliydi ama her an bir değişiklik olması söz konusu olabilirdi.

Safarini, sıcak bir tavırla, "Sesini duymak güzel. Yüzünü hâlâ hatırlıyorum. O günü hiç unutmadım" diyerek söze başladı. Thexton ise konuşmaktan ziyade dinlemeyi tercih ediyordu.

İlk sorusu, "Ne olmasını umuyordun?" oldu. Safarini ise örgütten ayrılmanın tek yolunun bu olduğunu düşündüğünü belirterek "Çok özür dilerim" dedi ve panik nedeniyle ateş açtığını söyledi. Thexton'ın da almak istediği yanıt buydu.

Thexton'ın merak ettiği bir diğer şey de neden kokpitten geri gönderildiğiydi. "Beni vurmanı bekliyordum ama vurmadın. Diğerlerinin yanına geri gönderdin. Neden?" diye soran Thexton aldığı cevapla şoke oldu:

"Ağabeyinin öldüğünü söylemiştin bana. Ben de 'Tamam kardeşim, sen kenarda dur' dedim. Söylediklerin gerçekten içime dokunmuştu."

Aslına bakılırsa bu Thexton ile Safarini'nin ilk iletişimi değildi. Safarini ABD'de cezaevine gönderildikten sonra Thexton'ın "What Happened to the Hippy Man?" isimli kitabı yayınlanınca, bir arkadaşı Safarini'ye mektup yazıp ikilinin konuşması fikrini ortaya atmıştı. Sonraki 18 ay boyunca ikili karşılıklı üçer mektup gönderse de Thexton'ın aradığı cevapları yazmamıştı. Onun yerine cezaevindeki hayatından ve futboldan bahsetmeyi tercih etmişti.

AĞABEYİ SAYESİNDE HAYATTA KALDI

Thexton konuşma bittikten sonra dahi duyduklarına inanamıyordu. Telefon elinde kalakalmıştı. Bunca yıldır neden öldürülmediğine dair birçok teori geliştirmişti ama bu açıklama asla aklına gelmemişti. Ağabeyi ölmüştü ama Thexton onun sayesinde hayatta kalmıştı.

Yönetmen Ben Anthony, Thexton'ın belgeselin çekimleri sırasında duygularını hiç dışa vurmadığını ancak ağabeyi sayesinde kurtulduğunu öğrenince kendine hâkim olamadığını belirterek, "Peter'ın ona öbür dünyadan bu hediyeyi vermiş olması fikri hepimizi yere serdi" dedi.

Diğer yandan Thexton, Safarini'nin gerçeği kabullenmesinin sadece kendisine değil toplumun geneline faydalı olmasını istediğini belirterek, "Pişman olduğunu açıkça dile getirirse, bir yerlerde birilerine yarayabilir diye düşündüm" diye konuştu.

Belgeselde görüşlerine yer verilen psikoterapi uzmanı Jennifer Darling ise bu tür kurbanla travmanın kaynağı fail arasındaki bu tür konuşmaların çok nadir gerçekleştiğini belirterek, "Travmatik olaylardan sonra yaşananları anlamlandırmak zordur ve etrafınızdaki dünya çoğu zaman paramparça olmuştur. Travmayı anlamlandırabilmek kişinin dünyaya dair inançlarını tazeleyebilir" dedi

KAHRAMAN UÇUŞ GÖREVLİSİ OLMASA CAN KAYBI DAHA FAZLA OLABİLİRDİ

Belgeselde anlatılan tek hayatta kalma hikayesi Thexton'ınki değil. Saldırganları açtığı ateşin ardından sürünerek kapıya ulaşıp uçaktan kaçmayı başaran başkaları da oldu. Onlardan biri de kahraman kabin görevlisi Sunshine Vesuwala'ydı.

Bugün Kanada'nın Ontario şehrinde yaşayan 58 yaşındaki Vesuwala, uçuş eğitimini tamamlayalı henüz birkaç ay olmuştu. Saldırganlar uçağa biner binmez Vesuwala'nın kafasına bir silah doğrulttu. Bir yandan da kokpite girmeye çalışıyorlardı. Ancak Vesuwala adamları pilotların kaçmasına yetecek sürede oyalamayı başardı.

Safarini, Vesuwala'dan yolcuların pasaportlarını toplayıp Amerikalıları ayırmasını da istemişti. Saldırganlara istediklerini vermemek için elinden geleni yaptığını belirten Vesuwala, "Beyaz Amerikalıların pasaportlarını dikkat çekmeyecek şekilde geri veriyordum. Pasaportları ayırıp koltuğun altına saklıyordum" diye konuştu ve ekledi:

"Saldırganları oyalamak için elimden geleni yaptım. Aldığım eğitimin, karakterimin ve iç güdülerimi bir kombinasyonuydu. Sizden daha güçlü kişilerle tartışmak yerine sinsice hareket etmeniz gerekir. Oradan sağ çıkacağımı düşünmüyordum o yüzden öleceksem de saklanmak yerine iyi bir şeyler yaparak ölürüm fikriyle hareket ettim."

15 saat boyunca öldürülmeyi bekledi, dirseğinde bir sıyrıkla atlattı... Peki nasıl Ağabeyinin ona bu hediyeyi vermiş olması hepimizi yere serdi

FBI DİĞER SALDIRGANLARIN BAŞINA ÖDÜL KOYDU

Mesleğini sevdiği için 1995 yılına kadar uçuş görevlisi olarak çalıştığını ama yaşadığı olayı konuşmaktan hep kaçındığını söyleyen Vesuwala, "Önceden güçlü bir insandım ama bu olaydan sonra çok fazla öfkelenir oldum. İnsanlara güvenimi kaybettim" diyen Vesuwala, olayla ilgili Pakistan'da görülen davada ifade verenlerden biriydi.

Dava sonucunda saldırganlar önce idam cezasına çarptırıldı ardından cezaları ömür boyu hapse indirildi. 2001 yılında cezaevinden salıverilen Safarini, 11 Eylül'den 2 hafta sonra FBI tarafından tutuklanarak ABD'ye götürüldü.

Hakkındaki 95 suçlamayı kabul eden Safarini'nin 2003 yılında Washington'da yapılan duruşmalarını izleyenler arasında Thexton ve Vesuwala da vardı.

Uçaktaki diğer saldırganlar ise 2008 yılında Pakistan'daki cezaevinden serbest bırakıldı ve Filistin'e sınır dışı edildi. ABD, bugün FBI'ın en çok arananlar listesinde yer alan dört saldırganın yakalanmasına ya da hüküm giymesine yardım edecek istihbaratı sağlayacak kişilere 5 milyon dolar ödül vadediyor.

The Telegraph'ın ‘I survived the world’s most infamous plane hijack – years later, the terrorist told me why’ başlıklı haberinden derlenmiştir.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!