Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Devlet adamına 200 yıllık altın öğütler

    Hürriyet Haber
    29.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Osmanlı İmparatorluğu'nun son devirlerinde, Sultan Mustafa ve Sultan 3. Ahmet dönemlerinde ''deftardar'' olarak görev yapan Sarı Mehmet Paşa'nın yazdığı ''Nesayıh'ül Vüzera V'el-Ümera'' veya ''Kitab-ı Güldesta'' (Devlet Adamlarına Öğütler) kitabında, günümüz devlet adamlarına da ışık tutacak öğütlere yer veriliyor. 200 yıllık öğütler arasında, büyüklüğe kapılıp halka karşı nazlı davranma, sırrını gömleğinden bile sakla, çok gerekmedikçe ferman verme gibi öğütler dikkat çekiyor.

    18. Yüzyılda Sarı Mehmet Paşa tarafından kaleme alınan kitap 6 bölümden oluşuyor ve devlet yönetiminde uyulması gereken çeşitli kurallar anlatılıyor.

    ''Sadrazamın ahlak ve davranışları'', ''Makam sahiplerinin halleri ve rüşvet zararı'', ''Hazine defterdarı ve makam sahiplerinin davranışları'', ''Bektaşı ocakları'', ''Halkın halleri, zülmün ve gariplerin siteminin zararları'' ve ''Sınır erlerinin ve ordu komutanlarının nitelikleri'' konularının işlendiği kitapta, Sarı Mehmet Paşa'nın 200 yıllık öğütlerinden bazı dikkat çekici bölümler şöyle:

    Halka nazlı davranma

    ''Yakınlarının sırrını mutlaka saklamak, güzel ahlak örneklerindendir ve kendi sırlarını bile kimseye açmamalı. Zira sırrını gömleğinden dahi sakla demişler''

    ''Kendilerine saygı gösterilmesinden gururlanıp, halka karşı büyüklük ve istiğna (nazlı davranma) göstermeyeler.''

    ''Padişahın özel mallarına ve köy halkı ile askerin kamu mallarına karşı açgözlülük etmeyeler''

    ''Kanatkar olup, aç gözlülükten ve ceza gününü düşünüp Tanrı'nın kahredici gazabından çekinmek gerektir''

    ''Mesafesi uzak olan yerlerden olur olmaz dava ve anlaşmazlıklar bahanesiyle kimseyi ihzar için ferman verilirken iyi düşünülüp araştırılmalı ve çok gerekli olmadıkça ferman verilmemelidir.''

    ''Serhad ağalıkları, dizdarlıkları ve alay beylikleri hak edenlere verilmeli, ölüm yahut azil gerektiren bir durum olmadıkça, bu kimseler vazifeden uzaklaştırılmamalıdır. Taşraya gönderilen buyrukların yerine getirilmesinde dikkat gösterilmeli, açık memuriyet olmadıkça hazineden karşılık verilmek üzere adam görevlendirilmeyip, boş memurluklar öylece alıkonmalıdır.''

    Sadrazamın kapısı açık olmalı

    ''Sadrazamlar, beş vakit namazı cemaatle evinde kılıp, kapısı açık olup kendisiyle buluşulması kolay olması gerekmektedir.''

    ''Yüksek meclislerinde asla maskaralığa, yersiz şakaya, kahkahalar attırılan mizaha, arabozuculuğa, başkalarının kusurlarını saymaya ve kötülüğe izin verilmemeli. Talit, oyun ve eğlenceye dair anlamsız davranışlarda bulunulmamalıdır. Sohbetlerde daima din, devlet ve ülkeyi koruma tedbirlerine ilişkin konular üzerinde durmak gerektir.''

    ''Gerek şanlı padişah, gerek şanı yüksek vezir ve ülkenin valileri, halkın yargıç ve subayları, adalet üzere hareket etmeye gayret ve dikkat etmeleri gerektir.''

    ''Yargıçlar ve köyler halkının hallerinden, günün olaylarından her ne olursa az ve çok bilgi alınmak üzere gizli ve açık maaşlı özel, güvenilir adamlar tayin edilerek, ülkenin durumu hakkında bilgi almaya önem vermek gerekli.''

    ''Haftada bir gün tatil yapmakta ve her iş için mümkün olduğu kadarbecerikli adam arayıp görevi ona vermekte büyük fayda vardır. Böylece devlet işlerinde düzen sağlanmış olur.''

    Afta ve cezada acele etme

    ''İster af, ister cezalandırma söz konusu olsun, nasıl bir işlem yapmak gerekiyorsa, onu iyice araştırarak uygulamak ve hiçbir zaman acelecilik tehlikesine düşmemek gerekli.''

    ''Eli altındaki halkın korunması için himmet hazinelerini harcamaya önem verip halkın haklarını yerine getirmek ve esasları sağlam kanunu yürütmek yolunda güzel çalışmalara özen ve çaba gastermeye dikkat edip, eşkıyanın yakalanmasına, halkın iyi edilmesi ve korunmasına, memleketin muhafazasına, kötü adetlerin yok edilmesine, halka yapılan haksızlıkların önlenmesine, kaldırılmasına ve fesat tohumlarının temizlenip yok edilmesine önem verile.''

    ''Devlet hizmetlerinden ne gibi işe tayin olunursa, belli olan geliriyle yetine ve mal toplama sevdasıyla halka karşı kötülük yapıp, cebir ve eziyet etmekten kaçınmalı.''

    ''Kanuna göre yapılması lazım gelen işleri, rüşvetle geri bırakıp, yasaya aykırı kötü bir işi işleme kadar büyük bir günah yoktur. Devletsahiplerine, rüşvet hastalığı gibi ilacı müşkil belki ilacı yok, bir devasız hastalık yoktur. İyi düşünüp bundan son derece perhiz etmek veçekinmek lazımdır.''
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı