Çevrecilerden 'Yeni maden ocağı' ve 'Kapasite artışı' tepkisi

Güncelleme Tarihi:

Çevrecilerden Yeni maden ocağı ve Kapasite artışı tepkisi
Oluşturulma Tarihi: Kasım 30, 2017 15:58

Çevrecilerden 'Yeni maden ocağı' ve 'Kapasite artışı' tepkisi

Haberin Devamı

Latif SANSÜR/KUŞADASI(Aydın), (DHA)- AYDIN'ın Söke ilçesindeki antik adı 'Latmos' olan Beşparmak Dağı'nda, daha önce izin alınarak açılmış feldspat, kuvars ve kuvarsit ocaklarının kapatılması için mücadele verilirken, yeni ocakların açılması ve kapasite artışı için toplantı yapıldı. Çevreciler, yeni maden ocaklarının açılmasının tarih ve doğa katliamına neden olacağını savundu.
Doğası ve araştırmacıların ortaya çıkardığı yüzlerce yıl önceden kalma kaya resimleriyle bilinen Beşparmak Dağı'nda feldspat, kuvars ve kuvarsit çıkaran Çanakkale merkezli Kale Maden Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş.'nin, maden ocağının kapasite artışı ve yeni ocaklar açmak istemesi nedeniyle hazırlanacak Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu için halkın katılımı toplantısı yapıldı. Yörede yaşayan köylüler ve çevreciler, bölgedeki antik yerleşimlerin, kaya resimleriyle doğal güzelliklerin maden ve taş ocakları ile tahrip edildiğini savundu. Köylüler ve çevreciler, filmler çekip, şenlikler düzenleyerek, dikkat çekmeye çalıştıkları Beşparmak Dağı'nın milli park ilan edilmesi için uğraşırken, şirketlerin kapasite artışı ve yeni ocaklar peşinde olduğunun ortaya çıkması tepkileri artırdı. Söke'ye bağlı kırsal Yeşilköy Mahallesi'ndeki bir kahvede yapılan toplantıya Aydın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ÇED Şube Müdürü Süleyman Gündeay ile uzmanlar, Aydın Orman ve Su İşleri Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü ve DSİ Bölge Müdürlüğü temsilcileri, Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) üyeleri, Söke Çevre ve Kültür Platformu (SÖKEÇEP), Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Söke gönüllüleri, maden şirketi temsilcileri ve köylüler katıldı.
PROJE ÖMRÜ, 211 YIL
Aydın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ÇED Şube Müdürü Gündeay başkanlığındaki toplantıda, maden şirketi yetkilileri, kapasite artışı ve açılacak yeni ocaklar ile yıllık 1 milyon 500 bin tonluk üretim ve 211 yıllık proje ömrü hedefledikleri belirtip, tesislerle ilgili sunum yaptı. Ardından toplantıya katılanların görüş ve önerileri alındı. Köylüler, bölgelerinde bulunan maden ocaklarının kapatılmasını isterken, kapasite artırımına gidildiğini öğrendikleri maden ocaklarından çıkan suyun, içme suyu kaynaklarını etkilediğini, yörede yaşayanların kanserden öldüğünü öne sürüp, bu konuda araştırma yapılmasını istedi. Köylüler, maden taşıyan kamyonların yerleşim yerinden geçmemesini de istedi.
MADEN OCAKLARININ KISKACINDAKİ LATMOS'UN BELGESELİ İLGİ ÇEKTİ
Latmos'ta çektiği, tanıtım ve çevre sorunlarını gündeme getiren belgeselle tanınan yönetmen Yavuz Pullukçu, "Çektiğim belgesel, yurt dışındaki festivallerde ödül aldı. Özellikle Latmos'taki kaya resimleri çok ilgi çekti; ancak aynı bölgede neden madencilik faaliyetlerine izin verildiği, anlaşılamadı. Latmos'a duyarlılıkla yaklaşılması gerekir" dedi.
Toplantıya Söke'den katılan çevreciler, madenlerin bölgede yapılan tarıma etkisinin ne olduğunun, köy halkının sağlığını nasıl etkilediğinin, patlatma anında ortaya çıkacak kimyasalların insana, havaya, toprağa ve suya verdiği zararların araştırılması gerektiği dile getirdi. 
'ZENGİN BİTKİ VE HAYVAN TÜRLERİNE SAHİP BÖLGE'
Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü de Bafa Gölü ile Azap Gölü arasındaki Beşparmak Dağı'nın Büyük Menderes Havzası'nda ekolojik olarak en hassas, arkeolojik açıdan ise Batı Anadolu'nun en zengin alanlarından biri olduğu söyledi. Sürücü, şunları söyledi:
"Maden ocağının açılması düşünülen bölgede, 8 bin yıllık kaya resimleri, antik dönem yaşam alanları ve Karya tipi kaya mezarları var. Milet Müzesi tarafından bunlar, tespit edilerek, kurula bildirildi. Bölge antik dönemde yoğun olarak kullanılmış, hemen her yerinden tarihsel bir bulguya rastlanılıyor. Bu konuda ilgili kurumların hassas bir şekilde bir araştırma yapması gerekiyor. Belirtilen proje alanları, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde yer alan saz kedisi, karakulak, tavşancıl, puhu, akkuyruklu kartal gibi nadir türlerle birlikte 91 familyaya ait 296 cins, 388 tür, 79 alttür ve 29 varyete ile zengin bir bitki çeşitliliğine ve endemik türlere sahiptir. Bölgedeki memeli hayvan ve kuş türlerinin zenginliği, alandaki yaşama ortamlarının bu canlılar için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Böylesine bakir alanlar, Batı Anadolu'da fazla kalmadı. Bölgenin eşsiz bir doğa ve kültür hazinesi var. Benzersiz kayalık yapısıyla dikkat çeken Latmos bölgesi, tarih öncesi dönemlerden Hellenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemi olmak üzere birçok kültüre ev sahipliği yapmış. Günümüzde de yöre insanlarının devam ettirdiği bu kültürün, bu döngünün bozulmaması gerekiyor. Geri dönülmez tahribat yaratacak maden ocakları yerine sürdürülebilir bir şekilde ekoturizm faaliyetlerinin yapılması gerekiyor. Maden ocaklarının açılması düşünülen sahaların hem ekolojik hem kültürel hem de turizm açısından çok önemli özellikleri var." 
Sürücü, maden ocağı açılmak istenen alanlarda Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kültür Varlıkları Koruma Kurulu'nun mutlaka detaylı bir çalışma yapıp, söz konusu alanı koruma altına alması gerektiğini de kaydetti.
Halkın katılımı toplantısı, tarafların dinlenip, gerekli tutanakların tutulup, imzaların atılmasının ardından sona erdi.

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!