Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bu kez salonda arbede

    ANKA/A.A
    07 Şubat 2006 - 15:13Son Güncelleme : 07 Şubat 2006 - 15:17

    “İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” konulu konferansı erteleyen mahkemenin kararına ilişkin yazıları nedeniyle haklarında dava açılan gazeteciler Hasan Kaya Cemal, Mehmet İsmet Berkan, Mehmet Murat Kadri Belge, Haluk Şahin ve Erol Katırcıoğlu'nun katıldığı ilk duruşmada arbede çıktı.

    Tartışmalı "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları" konulu konferansı erteleyen mahkemenin kararına ilişkin yazdıkları yazılar nedeniyle haklarında dava açılan söz konusu gazetecilerin Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

    Müşteki avukatlar, gazetecilerin avukatları ve gazetecilerin katıldığı duruşmada, Mahkeme Hakimi Muhterem Bulut, salonun çok kalabalık olduğunu belirterek, duruşma düzeninin bozulması halinde gerekli önlemleri alacağı konusunda taraflara ilk uyarısını yaptı.

    HAKİM BULUT’TAN SALONDAKİLERE UYARI

    Bulut, uyarısının ardından gazetecilerin kimlik tespitini yaptı ve iddianameyi okudu. Gazetecilerin avukatlarından Turgut Kazan’ın, "Şikayet nedir? Şikayetçi kimdir" diye sorması üzerine Bulut, bu konuda söz vereceğini dile getirdi.

    Avukat Kazan, davaya katılma talebi olduğunu, bu konuda karar verilmesi gerektiğini kaydetti ve "Şikayetçi olarak birileri orada duruyor" dedi.

    HAKİM BULUT: BENİM SÖZÜM HİÇ Mİ DİNLENMİYOR

    Kazan’ın sözlerinden sonra duruşmaya müşteki avukatı olarak katılan Hanifi Aktaş da, destek ve izlemek için duruşma salonunda bulunan yabancı izleyicileri göstererek, "Birileri orada duruyor" dedi.

    Müşteki tarafta bulunan yaklaşık 30 kadar avukatın Aktaş’ın tepkisine katılmasının ardından Hakim Bulut, duruşma düzenini bozanı dışarı çıkaracağı uyarısını tekrarladı ve "Benim sözüm hiç mi dinlenmiyor? Beni istemediğim tedbirlere zorlamayın" diye konuştu. Hakim Bulut, taraflar arasındaki karşılıklı itirazların sürmesi üzerine "Ben usulü uyguluyorum" dedi.

    AKTAŞ DURUŞMA SALONUNDAN ARBEDEYLE ÇIKARILDI
     
    Müşteki taraftaki avukatlar "Bize hakaret mi etsinler?" diyerek, tepkisini yinelerken, hakim Muhterem Bulut, "Burası Meclis oturumu değil, mahkeme salonu" dedi.

    Bulut, söz isteyen gazetecilerin avukatlarından Bahri Belen’in "Size kolaylık sağlayacak" demesi üzerine Hakim Bulut, "Ben kolaylık istemiyorum" diyerek, Belen’e de söz vermedi.

    Konuşmalarla gerginliğin arttığı duruşma salonunda aynı anda müşteki taraftaki avukatların bir şeyler söylemeye başlaması üzerine Muhterem Bulut, avukatlardan Hanifi Aktaş’ın salondan çıkartılmasını istedi.
    Aktaş’ın çıkarılmasını sağlamak amacıyla duruşma salonuna gelen polisler ile müşteki avukatlar arasında arbede yaşandı. Salonda yaşanan gerginliği ve arbedeyi tutanağa geçiren hakim Bulut, olayların yatışması ve Aktaş’ın dışarı çıkartılması için duruşmaya 5 dakika ara verdi.

    ADLİYE ÖNÜNDE ÖNLEM

    Davanın görüldüğü Bağcılar Adliyesi ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alan polis, adliyenin bulunduğu sokağı araç ve vatandaşların geçişine kapattı.

    Davayı izlemek üzere çok sayıda yerli ve yabancı basın mensubunun geldiği adliyeye, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Eşbaşkanı Joost Lagendijk, davanın müştekisi Hukukçular Birliği Yönetim Kurulu üyesi avukat Kemal Kerinçsiz ile Uluslararası Pen Yazarlar Derneği'nden çok sayıda üye de giriş yaptı.

    KERİNÇSİZ: ORHAN PAMUK DAVASINA BENZER BİR HADİSE BEKLİYORUZ

    5 gazeteci hakkında açılan davanın şikayetçilerinden olan Hukukçular Birliği üyesi avukat Kemal Kerinçsiz, bu davada Orhan Pamuk davasına benzer bir hadise beklediklerini söyledi. Kerinçsiz, Bağcılar Adliyesi'ne gelişinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, davayı, Hukukçular Birliği'nden 35 avukatla birlikte açtıklarını belirtti.
      
    AB'ye uyum çerçevesinde yasalarda değişiklik yapıldığını, bu değişikliklere yargının haklı olarak direnç gösterdiğini söyleyen Kerinçsiz, ekonomik açıdan direnci Danıştay'ın gösterdiğini, özelleştirme kararlarının Danıştay'dan dönmesinin de bunun açık ispatı olduğunu kaydetti.
      
    Atatürk'ün getirdiği sistemin tasfiyesi tehlikesini gören yargının, bütün baskılara rağmen bu direnci sürdürdüğünü ifade eden Kerinçsiz, siyasi iktidarın da usul ve şekli müdahalelerle bu direnişi kırma yolunda olduğunu öne sürdü. Kerinçsiz, şöyle dedi:
      
    “Bu davalardan bir tanesi budur. Orhan Pamuk davası aynı şekilde usulden bitirilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarını tamamen geçersiz kılan, Türk yargısının üzerinde görülen, efendi-köle zihniyetiyle yorumlanan sonuçları itibariyle bu davaların düşürüleceği dile getirilmektedir. Orhan Pamuk davasına benzer bir hadise bekliyoruz. Kendilerine özgü bir usul bularak, davayı düşürme yoluna gideceklerdir. Maalesef siyasi iktidar bu tür davalara şu veya bu şekilde müdahale ederek, şekli ve usul sebepleriyle düşürüyor. Pamuk'ta bunu gördük.”
      
    Kerinçsiz, “Maalesef yürürlükteki hukukun kurallarını uygulayamıyoruz. Ya yorum yoluyla, ya içtihat yoluyla ya da yasaları değiştirerek kendilerine özgü hukuk yaratılıyor” diye konuştu.
      
    EUGENE SCHOULGIN: BU DAVANIN AÇILMASINI ANLAYAMIYORUZ
      
    Uluslararası Yazarlar Birliği'nden (PEN) Eugene Schoulgin ise, ”Tüm süreç aslında inanılmaz. Böyle bir davanın açılmasını anlayamıyoruz. Orhan Pamuk davası da aynı şekilde idi” diye konuştu.

    AB uyum yasaları çerçevesinde küçük detaylarda bazı sorunlar bulunduğunu belirten Schoulgin, Türkiye'nin bu nedenlerle eleştiriler aldığını söyledi.
      
    Schoulgin, bir gazetecinin “Pamuk davasının düşmesinin iyi bir işaret olup olmadığını” sorması üzerine de, “Bunu iyi bir işaret olarak değerlendirebilmek için benzer diğer davalara da bakmak lazım. Eğer diğer davalar da durdurulursa, bu iyi bir işaret olacaktır. Yoksa Orhan Pamuk'un çok meşhur bir yazar olması nedeniyle böyle bir sonucun gerçekleşmesi iyi bir çözüm değil” dedi.

    GAZETECİLERE PROTESTO

    Bu arada, polisin güvenlik kordonu arkasında toplanan bir grup, ”Atama, vatanıma, bayrağıma sövdürtmem”, “Adalete uzanan eller kırılsın”, “Dün Ali Kemal, bugün Hasan Cemal” ve “Brüksel vokalistleri” yazılı pankartlar açtı.

    Yazar Orhan Pamuk'un "Türklüğe hakaret" ten yargılandığı Şişli Adliyesi'nin dışında arbede yaşanmıştı. Pamuk, adliye binasından çıkarken bir grup Pamuk'un aracına saldırıda bulunmuştu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı