Bir mesajınız var!

Hürriyet Haber
15 Mayıs 2017 - 11:37Son Güncelleme : 15 Mayıs 2017 - 11:37

Teknolojinin ilişkilerimize kazandırdığı en önemli icatlardan birisidir “mesajlaşmak.” Biz daha iyi, daha çok mesajlaşalım diye dünya kadar uygulama sundular önümüze. Ama elbette bizim açık ara en sevdiğimiz, canımız ciğerimiz Whatsapp!

Mesajlaşmak iyidir, hoştur da, yolladığımız mesajların bir de alt mesajı olduğunu biliyor muydunuz? Alt metni okumak da öyle her baba yiğidin harcı değildir hani. “Canım ben akşam ki buluşmaya gelemeyeceğim.” Cevap: Peki. Alt Metni: Bunu yaz bir yere hayatım, soracağım bunun hesabını.

 

Açık konuşalım. Sevgilimizin bize yolladığı mesajı defalarca okuyup o mesajdan yüzlerce anlam çıkarmışızdır. Hiç olmadı mesajı noktası virgülüne kadar arkadaşlarımıza okutup dışardan bir gözün mesajı yorumlamasını istemişizdir. Yazılı iletişimlerde, yüz yüze iletişimlerdeki duyguyu yakalayamadığımız için kimi zaman komik, kimi zaman da trajikomik durumlar ortaya çıkabiliyor. Peki bizim iki kelimeye sığdırdığımız ama karşı tarafın anlamasını beklediğimiz o mesajlar nedir? Gelin birlikte bakalım.

 

PEKİ

Günlük hayatımızda belki defalarca kullandığımız “Peki” sözcüğünün mesajlaşmalardaki sitem anlamına geldiğini biliyor muydunuz? Yok öyle değil demeyin hemen. Genel olarak “Tamam” “Ok” gibi kısaltmalarla konuyu onaylarken, peki dediğimiz an “Sen bilirsin” havasında soğuk rüzgarlar estirir. Ve “Sen bilirsin” bu gibi durumlarda sitem içerir. Adamın ciğerini dağlatır. İçin için kan ağlatır. Yani “Peki” diye bir mesaj aldığımızda “He iyi o zaman” deyip yan gelip yatmak yok. Bir deşin bakın altından neler çıkacak.

 

İLİŞKİMİZE BİRAZ ARA VERELİM Mİ?

Vermeyelim, direkt ayrılalım canım ya. Çünkü bu mesaj “Artık seni sevmiyorum, fakat seni kırmak da istemiyorum. Ee onca yaşanmışlığımız var. Ama anla işte bende bir şeyler bitti.” Anlamına gelir. Bu yüzden ilişkiyi yılan hikayesine döndürmenin kimseye faydası olmaz. Bu mesajı atmak yerine, “Çok denedik, olmuyor, olmayacak da. En iyisi ayrılalım,” diyen kişi aslandır, kaplandır.

 

BUNU DAHA SONRA KONUŞSAK OLUR MU?

Siz gazınızı almış, mesajları Gılgamış Destanı gibi karşı tarafa döşerken, sevgiliniz size böyle bir cevapla dönüyorsa aslında o konuyu bir daha hiç konuşmak istemiyordur. Bu cevap da şu anlama geliyor: Bu konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum ve bir daha da konuşulmaması için elimden geleni yapacağım. Sen de kafanda milyonlarca senaryoyla bekler durursun.

 

BU AKŞAM FB-GS MAÇI VAR

Özetle; hayatım, sen akşama kendine yapacak başka bir şey bul çünkü beni öldürsen bu maç kaçmaz. Malum benim de bir kırmızı çizgim var, maçı bırakıp da seninle hiçbir yere gelemem. Çok ısrar edersen, seni de kıramayacağım için en iyi ihtimalle maça birlikte gideriz. Hiç olmadı nargile cafe falan. Yani, siz en iyisi maç geceleri mesajın altını üstünü karıştırmayın. As bayrakları as!

 

O YALNIZCA ARKADAŞIM

Yeni bir ilişkiye başladığımızdaki en büyük sorunlardan biri de yakın arkadaşların yakınlık derecesini sevgiliye anlatabilme ihtimalidir. Kimdi o kız ya da erkek dediğimizde aldığımız cevap hemen hemen hep aynıdır. “O yalnızca arkadaşım saçmalama!” Bu cevabın altında da genelde yatan “Aslında kıskanılmak hoşuma gitti ama yemin ederim onunla beraber olmadım. Zaten olsaydım şu an muhtemelen seninle değil onunla beraber olurdum.”

 

SENİ SEVİYORUM

Dünyanın en güzel mesajıdır. Alınıp, saklanıp, sarılıp yatılasıdır. Altında üstünde başka hiçbir mana içermeyen duygunun yalın halidir. Bu mesajı aldığınızda sadece havaya zıplayın. Yanınızdakini mıncırın, ne bileyim hiç olmadı sadaka falan verin. Ve lütfen bu mesaja yüzünü kapatan maymun emojisi ile cevap vermeyin. Bu mesajın tek bir cevabı olmalıdır, “Ben de seni seviyorum.”

 

Mesajların aslında demek istediklerine kafa yorarken ânı ve hayatı kaçırmayın. Aşk hemen yanı başınızda. Özlüyorsanız, özledim deyin. Kızdıysanız, kırıldığınızı söyleyin. Kıskandıysanız, seni çok kıskandım deyin. Bin dereden su getirip, aşkı yokuşa sürmeyin. Aşkı mesajların altına saklamayın.  

 

Bu arada, bir yeni mesajınız var:

Yazan: Tuğba Badal



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı