Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Başbakan Davutoğlu'nun kongre konuşması

    A.A
    12 Eylül 2015 - 16:07Son Güncelleme : 12 Eylül 2015 - 16:07

    Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu, AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde konuştu.

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin zor günlerin hareketi, partisi olduğunu belirterek, "Sınamaya, sınava, çileye hazır olmayanlar bizim aramıza gelmesin. Şimdi bugünkü temel sloganımızla 'İlk Günkü Aşkla", 14 Ağustos 2001'deki aşkla 'birlik' diyoruz, 'dirlik' diyoruz, 'kardeşlik' diyoruz" dedi.

    Başbakan Davutoğlunun kongre konuşması

    Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştirilen AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde konuşan Davutoğlu, partinin kuruluşunun ardından ilk MKYK faaliyete geçtiğinde hiç kimsenin AK Parti hareketinin 1,5 yıl geçmeden iktidar olacağını düşünmediğini söyledi.

    O dönemde AK Parti Kurucu Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önüne siyasi yasak konulduğunu, partinin önüne her türlü engelin çıkarıldığını anlatan Davutoğlu, her türlü engele karşı AK Parti'nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara gelmesinin engellenemediğini kaydetti.

    Başbakan Davutoğlunun kongre konuşması

    AK Parti'nin iktidara gelmesinin ardından, önünde başta Irak savaşı, Avrupa Birliği ve Kıbrıs sorunu olmak üzere, birçok sorunla ve ekonomik krizlerle mücadele ettiğini anlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:

    "Bütün AK Parti'liler iktidara milleti taşımış olmanın gururuyla 'ne gelirse gelsin, kim ne yaparsa yapsın biz buradayız' dediler. 2003 Ekim ayında başlayan ilk kongrelerle birlikte ciddi sınamalar, ciddi zaferler de birlikte geldi. 2003 kongresinden sonra oluşan MKYK, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok ciddi sorunlarla boğuştu. Önünde Irak savaşını buldu, AB süreci bekliyordu, birer birer sorunların üzerine gidildi. 2004'te yerel seçimlerden zaferle çıktık, arkasından Kıbrıs müzakerelerini yaptık. Ülkede darbe teşebbüslerinden bahsedenler oldu. 'İktidara tutunamaz' denilen, 'iktidarda kalamaz' denilen AK Parti, iktidarını milletle birlikte millet iktidarı olarak pekiştirdi.

    Baktılar ki AK Parti ve AK Parti ile birlikte ortaya çıkan şuur engellenemez, sözde cumhuriyet mitingleri yaptılar. 2006'da İkinci Büyük Kongre'de, 11 Kasım 2006'da bu sefer yeni kadrolar yeni sınavlarla karşılaştı ama hamdolsun, her sınav bize bir bereket, rahmet, zafer vesilesi oldu. 2006'nın kongresinde iş başına gelen kadrolar 2007'de 27 Nisan e-muhtırasına muhatap oldular. Daha önce 27 Mayıs'ı yapmış olanlar, 12 Eylül'ü, 28 Şubat'ı yapmış olanlar, bir muhtırayla birlikte sizlerin, AK Parti'nin yolundan ayrılacağını zannettiler. O gün 27 Nisan'da, aynı gün bu kadrodan öyle bir ses yükseldi ki 'bu millet bir daha vesayete, darbeye izin vermez' dedi. 27 Nisan e-muhtırası karşısında AK Parti'nin onurlu duruşu, demokrasinin zaferi oldu."

    "HALKIN OYLARIYLA SEÇİLEN İLK CUMHURBAŞKANI DA BU KADROLARIN İÇİNDEN ÇIKTI"


    Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin yükselişini engelleyemeyen çevrelerin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de "AK Parti içinden cumhurbaşkanı seçilemez" söylemini geliştirdiğini hatırlatarak, "AK Parti kadroları seçime gitti, Temmuz seçimleriyle AK Parti, sadece başbakanlık makamını değil, cumhurbaşkanlığı makamını da bu kadroların temiz ellerine aldı. AK Parti'nin içinden, bağrından bir cumhurbaşkanı çıkmasını engellemek isteyenler, bu sefer 21 Ekim'de 2007'de referandumda bir kez daha sukuta uğradılar. 27 Ekim 2007 referandumuyla artık devletin en yüce makamı da halkın seçtiği oylarla gelen cumhurbaşkanı tarafından dolduruldu. Halkın oylarıyla seçilen ilk cumhurbaşkanı da bu kadroların içinden çıktı" diye konuştu.

    Başbakan Davutoğlunun kongre konuşması

    AK Parti'nin kurulduğu günden itibaren ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığını, her sınamadan, sınavdan da zaferle çıkmayı başardığını dile getiren Davutoğlu, "Sınamaya, sınava, çileye hazır olmayan bizim aramıza gelmesin. Biz, zor günlerin hareketiyiz" dedi.

    AK Parti İkinci Büyük Kongresi'nde göreve gelen kadroların da parti kapatma davasıyla mücadele ettiğini belirten Davutoğlu, partililere "milletin bağrından çıkanları kapatmak mümkün mü, millete hitap eden kadroları susturmak mümkün mü, milletle yürüyenleri durdurmak mümkün mü?" diye seslendi. Davutoğlu, salondan "hayır" yanıtı alması üzerine şöyle devam etti:

    "İşte bu inanç ve kararlılıkla AK Parti aynı hızla yola devam etti. 2009'da Üçüncü Büyük Kongremizde, yine gür bir sesle hep beraber 'milli irade, demokrasi, özgürlükler, Türkiye ve dünyada adalet' dedik. 2009 kongresiyle iş başına gelen kadrolar, bu sefer küresel ekonomik krizle ve onu etrafında gelen büyük çalkantılarla mücadele etmek zorunda kaldı, ama yine 2009 kongresiyle birlikte biz 'vakitler hayrola, hayırlar feth ola, şerler def ola' demeye devam ettik. Darbeleri, vesayetleri defettik, bütün yasakları kaldırdık ve hayırlara doğru yürüdük. Hayır neydi? Hayır özgürlüklerdi, hayır insan onuruna yakışan bir hayattı, hayır Allah'ın lütfettiği bu mekanda yükselen küresel güç olan Türkiye'yi inşa etmekti.

    Başbakan Davutoğlunun kongre konuşması

    2009'la birlikte yerel seçimde yeni bir zafer kazandık, oylarımızda nispi düşüşü görenler, zannettiler ki AK Parti hareketinde bir çatırtı var. Mahalli seçimlerin doğası içinde yüzde 40'dan aşağı bir düşüş zannedildi ki AK Parti hareketinde bir durgunluğa sebebiyet verecek. Sayın Genel Başkanımız o zaman, Sayın Başbakanımız o zaman ve şimdi Cumhurbaşkanımız bütün kadrolara aynı mesajı verdi; durmak yok, yola devam. 2011'de bu sefer üçüncü olağan kongrenin getirdiği yönetimle 2011 zaferine yürüdük, Türkiye'de bir partinin alabileceği en büyük oy oranını alıp, tekrar başarılara imza attık. Yine aynı şeyi söyledik, 'vakitler hayrola, hayırlar feth ola' dedik. 2012 kongresi çetin yollardan geçilerek, 2 referandum, 4 seçim zaferi, yerel seçimlerinden sonra yeni bir dönemi ortaya çıkardı. 2012 kongresiyle Türkiye'de artık demokrasinin ve 2023 hedeflerinin gerçekleşmesi için yola çıkan kadrolar "

    AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu, konuşmasını tezahüratlarla bölen gençlere dönerek, "Bu heyecanı 1 Kasım'a taşımaya hazır mısınız, 1 Kasım'da yeni bir zafer yazmaya var mısınız, yürümeye hazır mısınız, toprağa sağlam basmaya hazır mısınız, yüreğinizdeki ateşi, aşkı 81 ile taşımaya var mısınız?" diye sordu. Gençlerden "evet" yanıtını alan Davutoğlu, "Yolunuz hayırlı olsun inşallah" dedi.

    Davutoğlu, 30 Eylül 2012'deki AK Parti kongresinin yeni hedeflerin kongresi olduğunu, o tarihten sonra durdurulamayan AK Parti hareketinin önüne yeni engellerin, yeni sınamaların konulduğunu anlatarak, "Daha 2011 seçimlerinin o büyük zafer coşkusu devam ederken, Türkiye en büyük yatırımlara, en köklü atılımlara başlamışken, 2013 Mayısı'nda yeni bir sınamayla karşı karşıya kaldık. En büyük projeler, İstanbul'a dünyanın en büyük havalimanı, faizlerin en düşük düzeye indiği, IMF'ye son kuruş borcun ödendiği günlerde birileri düğmeye bastı, Gezi provokasyonları başladı, arkasından 17-25 Aralık tuzakları kuruldu, bu tuzakların karşısında 30 Mart seçimlerine gittik ve yeni bir zafer kazandık" diye konuştu.

    Hayırları fethetmeye gidenlerin önüne çok büyük şer tuzaklarının kurulduğunu dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

    "Bu şer tuzaklarını defetmeye var mıyız, hayırlara fethetmeye var mıyız? İşte 17-25 Aralık'ta paralel çetenin kurduğu ihanet tuzakları karışsında AK Parti kadroları dimdik durdu, aramızdan tek bir çiviyi sökemediler. Hiçbir şekilde AK Parti kadrosunun içine nifak sokamadılar. Daha sonra 10 Ağustos 2014'te yeni bir zafere Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte yürüdük, emaneti ondan devraldım. Yine yetmedi, bu zaferin arkasından bu sefer Kobani bahane edilerek olaylar çıkarıldı. Gördüğünüz gibi her zaferimiz bir sınama, her sınama bir zafer getirdi. Kobani bahanesiyle çıkarılan olaylar karşısında da milletimizin ferasetini, istiklalini, istikbalini düşünen yoğun bir çabayla çıktık, 7 Haziran seçimlerine gittik. Şimdi bugünkü temel sloganımızla 'İlk Günkü Aşkla', 14 Ağustos 2001'deki aşkla 'birlik' diyoruz, 'dirlik' diyoruz, 'kardeşlik' diyoruz."

    "Türkiye'nin her köşesinde sadece ve sadece meşruiyet hakim olacak. Türkiye'nin her köşesinde kim vatandaşlarımızın huzurunu, sükununu bozmak ister, Türkiye'yi kaosa sürüklemek isterse onlara karşı en şiddetli ceza verilecek" - "O günden bugüne bunların Kuzey Irak'taki karargahları da Türkiye içinde odaklandıkları her merkez de her şer odağı da Türkiye Cumhuriyeti'nin ve onun meşru emniyet ve güvenlik güçlerinin operasyonlarıyla temizleniyor" - "Bu operasyonlarımız kesinlikle ve hiçbir şekilde 90'lı yılların güvenlikçi anlayışıyla ilişkilendirilemez. O yıllarda faili meçhuller vardı, o yıllarda kendi yaylasına, mezrasına çıkamayanlar vardı, bir çok baskıyla kendi ana dilinde ağıt yakamayanlar vardı" - "Diyorlar ki 'Kürtlerin devleti neresi.' Net bir sesle söylüyorum, Türklerin de Kürtlerin de Sünnilerin de Alevilerin de devleti Türkiye Cumhuriyeti devletidir" - "Cizre'de vatandaşlarımıza geçmişte terör baskısı uygulayanlar, şimdi orada stoklanan silahları, kazılan hendekleri görmüyorlar ve bizim hükümetimizin aldığı tedbirlere karşı söz beyan etmeye kalkıyorlar. Bilsinler ki, Cizre de aynen Keşan gibi ya da Bergama gibi ya da Of gibi Türkiye'nin kuzeyindeki, güneyindeki, batısındaki ilçeler gibi, Türkiye Cumhuriyeti'nin aziz bir toprağıdır ve her ilimizde, her ilçemizde mutlak surette kamu düzeni sağlanacak, kardeşliğimiz pekiştirilecektir" - "Türkiye'de ne dikta yönetimlerine ne de terör örgütlerinin baskı ve zulmüne karşı taviz vermeyeceğiz. Onlara karşı dimdik, ayakta, milli iradeyi, özgürlükleri, demokrasiyi savunacağız"

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye'nin her köşesinde sadece ve sadece meşruiyet hakim olacak. Türkiye'nin her köşesinde kim vatandaşlarımızın huzurunu, sükununu bozmak ister, Türkiye'yi kaosa sürüklemek isterse onlara karşı en şiddetli ceza verilecek. O günden bugüne bunların Kuzey Irak'taki karargahları da Türkiye içinde odaklandıkları her merkez de her şer odağı da Türkiye Cumhuriyeti'nin ve onun meşru emniyet ve güvenlik güçlerinin operasyonlarıyla temizleniyor" dedi.

    Davutoğlu, AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmada, 7 Haziran seçimiyle Türkiye'nin yeni sınamalarla karşı karşıya geldiğini ifade ederek, kongrenin bu sınamalar karşısında yeni zaferlere yürümek için yapıldığını bildirdi.

    Seçimlerden sonra, yüzde 41 oy alarak en çok milletvekili çıkarmasına rağmen AK Parti'nin tek başına iktidara gelemediğini anımsatan Davutoğlu, "Bunu görenler, Türkiye'de bir yönetim boşluğu olacağı vehmine kapılanlar, AK Parti kadrolarıyla temsil edilen Türkiye'nin kaderini karartmak isteyenler düğmeye bastılar. 20 Temmuz günü DEAŞ terör örgütü, aynı gün PKK, biri Suruç'ta 32 vatandaşımızı katletti, diğeri Adıyaman'da bir askerimizi şehit etti" diye konuştu.

    Davutoğlu, daha sonra polis ve askere yönelik saldırılara ve gövde gösterisi için sokaklara çıkılmaya başlandığına işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:

    "Zannettiler ki bu ülke sahipsiz, zannettiler ki 7 Haziran seçimlerinin çıkardığı tablo Türkiye'de bir kaosa izin verir. Hep söylüyorum, çakallar puslu havaları sever. Bütün çakallar meydana çıktı. Onun karşısında da Anadolu yiğitleri, AK Parti kadroları ayağa kalktı. 'Biz bu milleti, kimseye bırakmayız bu milletin kaderini, bu ülkenin kaderini kimseye bırakmayız' dedi. Bugün birinci büyük sınamamız, milletimizin birliğini, vatanımızın bütünlüğünü tehdit eden terör olaylarına karşı dimdik ayakta durmaktır.

    Türkiye'de geçmişte olduğu gibi bugün de iki zihniyet çarpışıyor. Biri milleti bölenler, ayrıştıranlar, etnik ve mezhebi temelde farklı kutuplaşmaların önünü açanlar, milletin özgürlük alanlarını daraltanlar, baskı ve zulüm uygulayanlar. 12 Eylül nasıl getirdiği antidemokratik uygulamalarla ve Türkiye'de sivil demokratik hayata son vermesiyle ayrıştırıcı bir etki yapmıştır, aynı şekilde bugün terör örgütünün yaptığı zulüm, baskı ve terör örgütünün getirdiği ayrıştırıcı zihniyet de birbirinin ikiz kardeşidir.

    Buradan sesleniyoruz, Türkiye'de ne dikta yönetimlerine ne de terör örgütlerinin baskı ve zulmüne karşı taviz vermeyeceğiz. Onlara karşı dimdik, ayakta, milli iradeyi, özgürlükleri, demokrasiyi savunacağız."

    "HEM DEMOKRASİ HEM KAMU DÜZENİ, HEM ÖZGÜRLÜK HEM GÜVENLİK"

    AK Parti yönetimlerinin, 14 yılda tüm yasakları kaldırdığını, ret ve asimilasyon politikalarına son verdiğini, kimsenin kimliğine, hayat tarzına, etnik veya mezhebi geleneğine karşı ayrıştırıcı bir tutum takınılmadığını belirten Davutoğlu, "Kendisi gibi düşünmeyenlere karşı acımasızca davrananların karşısında AK Parti her zaman milli birliği temsil etti" ifadesini kullandı.

    Davutoğlu, AK Parti kadrolarının, 14 yıllık demokratik birikimi üzerinde, bu kongrede bir kez daha "Hem demokrasi hem kamu düzeni, hem özgürlük hem güvenlik" dediğine vurgu yaparak, şöyle dedi:

    "20-23 Temmuz arasında ülkemizi kaosa sürüklemek için harekete geçenlere karşı Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak, devraldığımız ağır sorumluluğun farkında olarak net ve açık bir talimat verdik. Şunu söyledik, Türkiye'nin her köşesinde sadece ve sadece meşruiyet hakim olacak. Türkiye'nin her köşesinde kim vatandaşlarımızın huzurunu, sükununu bozmak ister, Türkiye'yi kaosa sürüklemek isterse onlara karşı en şiddetli ceza verilecek. O günden bugüne bunların Kuzey Irak'taki karargahları da Türkiye içinde odaklandıkları her merkezde, her şer odağı da Türkiye Cumhuriyeti'nin ve onun meşru emniyet ve güvenlik güçlerinin operasyonlarıyla temizleniyor.

    Bütün milletime sesleniyorum, hiç tereddüt etmeyiniz, Türkiye kendi içindeki hainlerle de kendi dışındaki hasımlarla da mücadele edecek güce ve kudrete sahiptir. Bu güç ve kudreti kim sarsmak isterse karşısında bizim kararlığımızı bulacak. Bütün bu çabalar Türkiye'de huzuru, güvenliği teminat altına almak içindir. Bugün bir çok acı olayla, acı bir şekilde bir kez daha tecrübe ettiğimiz terör saldırıları karşısında fethetmek istediğimiz hayır birliktir, kardeşliktir. Biz, birlik ve kardeşlik için yola çıktık. Bilinsin ki kim ayrıştırıcı bir tutum takınırsa, kim diğer bir vatandaşımıza karşı ötekileştirici bir zulüm uygularsa onun karşısında olacağız. Bu operasyonlarımız kesinlikle ve hiçbir şekilde 90'lı yılların güvenlikçi anlayışıyla ilişkilendirilemez. O yıllarda faili meçhuller vardı, o yıllarda kendi yaylasına, mezrasına çıkamayanlar vardı, bir çok baskıyla kendi ana dilinde ağıt yakamayanlar vardı."

    "SELAMI, KARDEŞLİĞİ, BARIŞI EGEMEN KILALIM"

    Türkiye'nin her yerinde, 78 milyonun özgürlüklerle tanıştığını belirten Davutoğlu, "Türkiye'nin her köşesindeki vatandaşlarıma sesleniyorum. Omuz omuza veriniz. Selamı, kardeşliği, barışı egemen kılalım. Diyorlar ki 'Kürtlerin devleti neresi'. Net bir sesle söylüyorum, Türklerin de Kürtlerin de Sünnilerin de Alevilerin de devleti Türkiye Cumhuriyeti devletidir" diye konuştu.

    Davutoğlu, İstiklal Savaşı'nda ve Çanakkale Savaşı'nda bir arada olanların torunlarının bundan sonra da ebediyete kadar bir arada olacağına dikkati çekti.

    Davutoğlu, bu toprakların tüm muhacirlere kapılarını açtığını, bağrına bastığını bildirdi. Davutoğlu, "Zannediyorlar ki bu özgürlükçü anlayışı durdurabilirler. Kesinlikle Türkiye'de demokrasi bütün nitelikleriyle hakim kılınacak ve Türkiye, hiçbir baskıya, zulme, teröre izin vermeyen aydınlık bir geleceğe yürüyecek" ifadesini kullandı.

    "TÜRKİYE'NİN HER SANTİMETRE KARESİNDE SADECE AL BAYRAK OLACAK"

    Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan genel başkanlık görevini devraldığı kongrede dokuz restorasyon başlığını dile getirdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

    "Özgüvenimiz sabit kılınacak. Toplumsal bütünlüğümüz, milli birliğimiz hakim kılınacak. Demokrasimiz kesin bir suretle, bütün temel özellikleriyle hakim kılınacak. Bürokrasimiz, devletimiz kamu yönetimi itibarıyla en muhkem bir şekilde yeniden inşa edilecek. Ahlaki restorasyonu hayata geçirip, siyasette, ekonomide, sosyal hayatta ahlakı egemen kılacağız. Yargı reformuyla, yargıyı sağlam temellerde ve tam objektif, bağımsız bir çerçevede yeniden inşa edeceğiz. Kültür ve medeniyeti restorasyonumuz sürecek. Ekonomide kalkınmamız, büyük hamlemiz devam edecek. Dış politika ve uluslararası alandaki restorasyonumuz sürecek."

    Terör saldırılarını, "bu büyük hedef karşısında, piyonların ve piyonlarla birlikte harekete geçen şer odaklarının saldırıları" olarak tanımlayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

    "Bu kongreden, bu piyonlara ve onların arkasındakilere söylüyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin her santimetre karesinde sadece ve sadece al bayrak olacak, sadece ve sadece bu milletin birliği ve beraberliği hakim olacak. Kamu düzenini sağlayacağız, kamu düzeninin temeli olan meşruiyetten hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz.

    Cizre olaylarını bahane edenler, Cizre'de vatandaşlarımıza geçmişte terör baskısı uygulayanlar, şimdi orada stoklanan silahları, kazılan hendekleri görmüyorlar ve bizim hükümetimizin aldığı tedbirlere karşı söz beyan etmeye kalkıyorlar. Bilsinler ki, Cizre de aynen Keşan gibi ya da Bergama gibi ya da Of gibi Türkiye'nin kuzeyindeki, güneyindeki, batısındaki ilçeler gibi, Türkiye Cumhuriyeti'nin aziz bir toprağıdır ve her ilimizde, her ilçemizde mutlak surette kamu düzeni sağlanacak, kardeşliğimiz pekiştirilecektir."

    "İki önemli genel başkan yardımcılığı daha kuruyoruz. Birisi, insan haklarından sorumlu genel başkan yardımcılığı diğeri de şehir, çevre ve kültür işlerinden sorumlu genel başkan yardımcılığı. Daha önce başka birimlerde deruhte edilen bu görevler, bugün başlı başına kendi birimlerini oluşturacak şekilde organize edilecekler" - "Yine tüzüğümüzle birlikte bu dönemin, 25'inci dönemin kısa olması sebebiyle 3 dönem kuralına bazı istisnalar getiriyoruz"

    "Tüzüğümüzde bazı değişiklikler yapacağız. Her şeyden önce kurucu değerlerimizin bütün parti kitlelerine, teşkilatlara, belediyelere ve bütün parti kadrolarına yayılabilmesi için yeni bir kurul oluşturuyoruz, Siyasi Erdem Yönetim Kurulu. AK Parti bir siyasi erdemliler hareketi olarak başladı. Siyasi gücü alırken erdemle birleştirdik, hikmetle, irfanla birleştirdik. Şimdi de bu birleşmeyi kalıcı kılmak ve partimizin kadroları içinden gelen tecrübe birikimini yeni siyaset nesillerine aktarmak için Siyasi Erdem ve Etik Kurulu oluşturuyoruz"

    "Şehitlerimizin toprağa düştüğü bugünlerde, bu şehitlerimizin mirası üzerinde herhangi bir siyasi hesap yapan olursa, onların karşısında AK Parti kadroları dimdik duracak. Kim Türkiye'yi kana bulamak isteyen, kim Türkiye'de kardeş kavgası çıkarmak isteyen olursa onun karşısında da dimdik duracağız. 1 Kasım seçimleri yeni bir milattır. 5. Olağan Kongremiz bu miladın doğum işaretlerini veriyor"

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, iki önemli genel başkan yardımcılığı daha kurduklarını belirterek, "Birisi, insan haklarından sorumlu genel başkan yardımcılığı diğeri de şehir, çevre ve kültür işlerinden sorumlu genel başkan yardımcılığı. Daha önce başka birimlerde deruhte edilen bu görevler, bugün başlı başına kendi birimlerini oluşturacak şekilde organize edilecekler. Yine tüzüğümüzle birlikte bu dönemin, 25'inci dönemin kısa olması sebebiyle 3 dönem kuralına bazı istisnalar getiriyoruz" dedi.
    Davutoğlu, Ankara Arena Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'ndeki konuşmasında, Erzurum ve Sivas kongrelerinin istiklalin işareti olduğu gibi, AK Parti'nin de ilk kongresinden itibaren yeni işaretlerin ve hedeflerin öncüsü olduğunu söyledi.

    Söz konusu kongrenin kurucu değerleri üzerinde, büyük bir geleceğe yürüme hareketinin, en önemli dönüm noktalarından birine işaret ettiğini belirten Davutoğlu, bu değerleri korumak üzere ve tazelenmenin işareti olarak tüzükte bazı değişiklikler yapacaklarını açıkladı.

    Davutoğlu, "Her şeyden önce kurucu değerlerimizin bütün parti kitlelerine, teşkilatlara, belediyelere ve bütün parti kadrolarına yayılabilmesi için yeni bir kurul oluşturuyoruz, Siyasi Erdem Yönetim Kurulu. AK Parti bir siyasi erdemliler hareketi olarak başladı. Siyasi gücü alırken erdemle birleştirdik, hikmetle, irfanla birleştirdik. Şimdi de bu birleşmeyi kalıcı kılmak ve partimizin kadroları içinden gelen tecrübe birikimini yeni siyaset nesillerine aktarmak için Siyasi Erdem ve Etik Kurulu oluşturuyoruz" ifadesini kullandı.

    İki önemli genel başkan yardımcılığı daha kurduklarını bildiren Davutoğlu, "Birisi, insan haklarından sorumlu genel başkan yardımcılığı, diğeri de şehir, çevre ve kültür işlerinden sorumlu genel başkan yardımcılığı. Daha önce başka birimlerde de deruhte edilen bu görevler, bugün başlı başına kendi birimlerini oluşturacak şekilde organize edilecekler" diye konuştu.

    "KİM MEVKİ VE MAKAM İÇİN YOLA ÇIKARSA, BİZİM ARAMIZDA BARINAMAZ"

    Tüzükle birlikte 25'inci dönemin kısa olması sebebiyle 3 dönem kuralına bazı istisnalar getirdiklerini de bildiren Başbakan Davutoğlu, "Önemli olan şu, bütün bu kurallarda esas olan AK Parti'nin ruhudur. AK Parti'nin ruhu adalet ruhudur, vicdandır, merhamettir, ortak akıldır, ortak vicdandır, ortak zihniyettir" dedi.

    Davutoğlu, 2001'den bu yana her aşamada AK Parti'ye nifak sokabileceğini düşünenlerin çıktığını vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti:

    "Her aşamada AK Parti'yi bir şekilde sarsacak, dışarıdan odaklar, çevreler çıkıyor. Şimdi bugün coşkuyla gerçekleştirdiğimiz bu kongremizle, bugün omuz omuza verdiğimiz bu tablo da gösteriyor ki AK Parti ile yola çıkanların niyeti, hedefi mevki ve makam değil, sadece ve sadece milletin değerleri ve hedefleridir. Kim mevki ve makam için yola çıkarsa, bizim aramızda barınamaz. Kim kısa dönemli hesaplar içinde bulunursa, bizim aramızda barınamaz, kim ortak vicdanımızı, aklımızı, zihniyetimizi yok sayarsa, bu hareket içinde barınamaz. Çünkü bu hareket 14 Ağustos 2001'den bu yana nice sınamalardan geçtiğinde hep aynı sözle, aynı idealle yürüdü, bir Türkiye ideali. Bu idealin bugünkü geldiği yeni sınav, 1 Kasım seçimleridir. AK Parti ruhunun 1 Kasım seçimlerine de en güçlü şekilde damgayı vuracağına kesin şekilde inanıyoruz.

    Şehitlerimizin toprağa düştüğü bugünlerde, bu şehitlerimizin mirası üzerinde herhangi bir siyasi hesap yapan olursa, onların karşısında AK Parti kadroları dimdik duracak. Kim Türkiye'yi kana bulamak isteyen, kim Türkiye'de kardeş kavgası çıkarmak isteyen olursa onun karşısında da dimdik duracağız. 1 Kasım seçimleri yeni bir milattır. 5. Olağan Kongremiz bu miladın doğum işaretlerini veriyor."

    "BİRLİK, DİRLİK, KARDEŞLİK, DEMEYE VAR MIYIZ?"

    Salonda bulunanlara "1 Kasım'da yeni bir yürüyüşe var mıyız? Ey Anadolu çocukları, Kafkasya çocukları, Mezopotamya çocukları, Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu çocukları, Akdeniz, Karadeniz çocukları, Hazar çocukları yeniden ayağa kalkmaya var mıyız? Bütün tuzaklara karşı hep beraber ilk günkü gibi, ilk günkü aşkla 'birlik, dirlik, kardeşlik' demeye var mıyız?" diye seslenen Davutoğlu, 1 Kasım'a doğru yürürken bütün AK Parti teşkilatlarını gece gündüz çalışmaya davet ettiğini söyledi.

    Davutoğlu, bugün gençleri karşı karşıya getirmek isteyenlere karşı, tazelenmiş bir AK Parti olarak onların istikbaline en güzel şekilde bu ülkeyi hazırlayacaklarını dile getirdi.

    AK Parti Kongresi'nin Türkiye'de, dünyada ve bölgede kritik gelişmelerin yaşandığı bir dönemde gerçekleştiğinin altını çizen Davutoğlu, konuşmasını, "Ama 81 vilayetten gelen bu yürekler, bugün tek bir aşkla çarpıyor. Bu aşk vatan ve millet aşkıdır. Allah yolumuzu açık eylesin, bu aşkı, bu sevdayı daim eylesin. Ey kardeşlerim, gönüldaşlarım yeni bir yola yürümeye var mıyız? 'Vakitler hayır olsun, hayırlar feth olsun, şerler def olsun' demeye var mıyız? Allah yolunuzu hayır eylesin, 1 Kasım gününü zafer gününüz eylesin" sözleriyle tamamladı.

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı