GeriSeyahat Bangkok’ta Bir Gece’yi yazanların neler hissettiğini anladım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Bangkok’ta Bir Gece’yi yazanların neler hissettiğini anladım

Bangkok’ta Bir Gece’yi yazanların neler hissettiğini anladım

1980’lerde kalplerimizde taht kuran bir ÅŸarkıydı, ‘One night in Bangkok’ (Bangkok’ta bir gece). Åžehirde bir gece geçirdiÄŸiniz zaman ÅŸarkıyı yapanların ne hissetmiÅŸ olduklarını daha iyi anlıyorsunuz. Bir diÄŸer deyiÅŸle nasıl büyülendiklerini... Aslında bu ülkeye aÅŸinalığımız sadece bu ÅŸarkıdan deÄŸil. Yine içimizde derin bir iz bırakmış olan ‘Kral ve Ben’ filminin ülkesi Siyam... 1956 yılında çevrilen ve baÅŸrollerini Yul Brynner ve Deborah Kerr’in paylaÅŸtığı bu film, 19. yüzyılda o zamanki adıyla Siyam ülkesinde geçiyordu. Bugünkü Tayland’ın baÅŸÅŸehrini geliÅŸmeden önce o otantik ve mistik havası içinde görebildiÄŸim için kendimi ÅŸanslı sayıyorum. Tayland, bizi sıcak iklimi, güleryüzlü insanları ve kenti bir uçtan diÄŸerine sarmış ağır baharat kokusuyla karşılıyor. Kulaklımda aynı ÅŸarkının melodisiyle gece Bangkok sokaklarında ilerliyorum...Tayland, hem Büyük Okyanus’a, hem de Hint Okyanusu’na kıyısı olan, kuzey ve batıda Burma (Myanmar), kuzey ve doÄŸuda Laos, güney ve doÄŸuda Kamboçya, güneyde de Malezya ile komÅŸu bir GüneydoÄŸu Asya ülkesi. Ãœlkenin haritadaki ÅŸekli fil başını andırıyor ve Taylandlılar bundan son derece gurur duyuyorlar. Tarihlerinde ÅŸu ana kadar hiç sömürge olmamışlar, zaten Thailand ‘Özgürlük Ãœlkesi’ anlamına geliyor. Tayland, doÄŸal güzellikleri ve zengin tarihiyle dünyanın en çok turist çeken yerlerinden biri. Bangkok’un gece hayatı ise çok ünlü. Diskolar, barlar, gece kulüpleri, masaj salonları ÅŸehrin her yerinde. Ä°nsanlar sabahlara kadar eÄŸleniyorlar. Buraya kadar güzel ama madalyonun bir de öbür yüzü var. Seks endüstrisi, Bangkok’un her köşesinde ve açık bir ÅŸekilde yüzünü gösteriyor; bu kadar çok günlük hayatın içine olması rahatsızlık yaratabiliyor. Son derece stressiz bir metropol Bangkok; agresif davranışlar hiç de hoÅŸ karşılanmıyor. Halkın beden dili bize çok benziyor. Avrupa insanında pek göremediÄŸimiz bol kahkahalı ve içten bir gülmeleri var. Ä°klimden olsa gerek, iÅŸlerini her ne kadar ağır aheste yapsalar da stres, kavga ve gürültü kavramları buraya hiç uÄŸramamış. ÇoÄŸunluÄŸu Budist olan halk inançları konusunda çok hassas. Defalarca doÄŸduklarına inanıyorlar. Bu sebepten olsa gerek, kötü durumlar karşısında bile yüzleri gülüyor. ‘Ne yapalım’ diyorlar, ‘bu sefer böyle, öteki sefer düzelir.’DOÄžUNUN VENEDÄ°K’İChap Phraya nehri ve bu nehre baÄŸlı ‘khlong’ adı verilen kanallar sayesinde Bangkok’a ‘DoÄŸu’nun Venedik’i’ deniyor. Bütün büyük Budist tapınakları ve Kraliyet Sarayı bu nehrin kıyısında. Keyfinizi tek ÅŸey kaçırabilir, o da nehrin oldukça pis oluÅŸu. Bu konuda, Bangkok büyük sıkıntı çekiyor. Geçen sene ÅŸehirde 3.3 milyon ton çöp üretilmiÅŸ. Tabii ki bundan Chao Phraya da nasibini almış. Bangkok’un Tayland dilindeki adı ‘Krung Thep’, yani Melekler Kenti. Åžehrin bir tarafında Kral 1. Rama’nın 1782 yılında yaptırdığı Kraliyet Sarayı var. Kral Mongkut ve Anna Leonowens’ın bahçelerinde dolaÅŸtıkları bu saray meÅŸhur ‘Zümrüt Buda’ heykelinin yer aldığı Wat Phra Kaew tapınağına da evsahipliÄŸi yapıyor. Åžehrin bu bölgesinde birçok tapınak var. Buradan ayrılıp kısa bir süre içerisinde ÅŸehir merkezine gidiyor ve gökdelenlerle, iÅŸ ve alışveriÅŸ merkezleriyle, Asya’nın en hızlı geliÅŸen, en dinamik kentlerinden biriyle yüzyüze geliyorsunuz. Bangkok, gerçekten de bölgede Singapur ve Hong Kong’a rakip olabilir. Ancak bunun için altyapı sorunlarını çözmesi gerekiyor. Süper modern gökdelenlerin yanında, nehrin kenarında derme çatma gecekondular var. Bazı insanlar teknelerde ya da kazıkların üzerindeki yarı açık barakalarda yaşıyorlar. Önlerindeki nehri hem tuvalet, hem yıkanmak için kullanıyorlar. Trafik gerçekten büyük sorun. Bu 11 milyonluk kentte tam 5.5 milyon taşıt var ve bu sayıya her yıl 600 bin yeni taşıt ekleniyor. Åžehrin bir ucundan diÄŸer ucuna gitmek için kullanılabilecek en keyifli yol ise Chao Phraya nehrinde çalışan tekneler. Taksi ekonomik ama yine de en iyisi Tuk Tuk denen üç tekerlekli araçlarla gezmek.Bangkok’ta çoÄŸu insan sokaktaki tezgahlardan yiyor yemeÄŸini. Çünkü bu ÅŸekilde beslenmek pratik ve ucuz. ÇoÄŸu evde mutfak bile olmadığı söyleniyor. Her türlü deniz ürününü, ayrıca alışık olmadığınız böceklerden yapılmış yemekleri görebilirsiniz bu tezgahlarda. Ãœlkeyi saran ağır yemek kokusunun bir sebebi de bu.Tropik meyveler ise ülkenin bir baÅŸka özelliÄŸi. Hepsi birbirinden güzel ve lezzetli. Daha önce adını bile duymadığınız pek çok meyve sokaklarda ve her yerde satılıyor. Muz, ananas ve Mango bol ve ucuz. MUTLAKA GÖRÃœNÅžehrin en önemli eseri Wat Pra Keo ve Kraliyet Sarayı’nın bulunduÄŸu yer. Ayrıca altınla kaplı Buda heykeli, Wat Po, Wat Arum, Golden Mount’u görmelisiniz. Ayrıca ÅŸehre bir saat uzaklıktaki yüzen pazar yeri Damnoen Saduak’ı kaçırmayın. Burada çiftçi kadınlar, kayıklar üzerinde sebze meyve satıyorlar.Yolunuz Bangkok’a düştüğünde ilk koÅŸmanız gereken yerlerden biri de bir Thai masaj salonu. Her adım başı olan masaj dükkánlarının önüne sıralanmış Taylandlı kızlar sizi masaja çağırıyorlar. Fiyatlar da inanılmaz. Saati 200 Brahm, yani yaklaşık 6 YTL. Özel olarak eÄŸitilen masörler oldukça bilinçli bir masaj terapisi uyguluyorlar. Bu masajların ruhsal bir önemi de bedende bulunan yedi enerji merkezimizin uyarılıp temizlenmesine yönelik.Pattaya, yine Bangkok’a iki saat kadar uzaklıkta, geliÅŸmiÅŸ bir sahil kasabası. Gece eÄŸlencesiyle de ünlü. Ulaşım için taksi bile tutabilirsiniz. Çünkü sizi oraya 1500 Brahm yani yaklaşık 50 YTL’ye götürüyorlar. Pataya’da da fuhuÅŸ sektörü hemen göze çarpıyor. Batının beyaz erkeklerinin yanında esmer Thai kızları boy gösteriyor. Hemen her barın önünde hayat kadınlarını görüyorsunuz. Â
False