Bakan Soylu: PKK, 40 yıl önce de bebek katiliydi bugün de bebek katili

Güncelleme Tarihi:

Bakan Soylu: PKK, 40 yıl önce de bebek katiliydi bugün de bebek katili
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 01, 2018 16:18

Bakan Soylu: PKK, 40 yıl önce de bebek katiliydi bugün de bebek katili

Haberin Devamı

Bülent DİKTEPE/KARABÜK, (DHA) - İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, PKK'lı teröristlerin yola önceden tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu otomobildeki astsubay eşi Nurcan Karakaya ile 10 aylık bebeği Mustafa Bedirhan'ın şehit olmasıyla ilgili "PKK, 40 yıl önce de bebek katiliydi. Liderinden, kurucusundan, en tepesinden, en alttaki adamına kadar PKK’nın alayı, dün de bebek katiliydi bugün de bebek katili. PKK ile kol kola girmiş herkes, her ülke ve her kurum, bu katliama dün de ortaktı bugün de ortaktır" dedi. Bakan Soylu'nun, konuşması sırasında duygulanıp, gözyaşı döktüğü görüldü. 
İçişleri Bakanı Soylu, Karabük’e gelerek, Soğuksu Merkez Spor Salonu'nda düzenlenen Karabük Polis Meslek Eğitim Merkezi'nin 2018 yılı 19/2 dönem mezuniyet törenine katıldı. Törene Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya, Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak, Karabük Valisi Kemal Çeber, AK Parti Karabük milletvekilleri Niyazi Güneş ile Cumhur Ünal, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, İl Emniyet Müdürü Mehmet Emin Akay ve Karabük İl Jandarma Komutanı Vekili Albay Önder Şevik katıldı.
'832 PKK'LI ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ'
Bakan Soylu, 621 Özel Harekat polisinin mezun olduğu törendeki konuşamasında, "Sadece bu yıl 57'si üst düzey olmak üzere 827 PKK'lıyı hatta sabahleyin aslanlarımız yine Şırnak'ta bir üs bölgemize saldırmaya çalışan, Kuzey Irak'tan saldırmaya çalışan 5 PKK'lının da iflahını kesti, onları da etkisiz hale getirdi. Yani toplam 832 PKK'lıyı, 241 DEAŞ'lıyı, 16 tane de aşırı sol terör örgütleri mensubunu nasıl etkisiz hale getirdiğimizi, yılbaşından bugüne kadar 13 bin 215 uyuşturucu satıcısını nasıl cezaevine tıktığımızı anlatacaktım" dedi.
21'inci asrın başından itibaren Türkiye'nin nasıl güçlendiğine değinen Soylu, "24 Haziran'da adım attığımız yeni dönemi, demokrasimizin nasıl güçlendiğini Türkiye'nin artık darbelerle darbe anayasalarıyla darbe akıllarıyla birlikte yönetilmeyeceğini, yarınlara ait umutlarımızı, beklentilerimizi, Türkiye'nin bu yeni dönemde nasıl daha fazla zenginleşeceğini, Orta Doğu’ya nasıl barış getireceğini anlatacaktım. Bunların hepsi gerçektir, doğrudur. Bunları başka bir zaman inşallah anlatmayı yine cenab-ı Allah nasip eder; ama bugün değil. Çünkü dün aldığımız bir haber, konuşmamızın insicamını tamamen değiştirdi. Bugün başka bir şey konuşacağız. Bugün sorumluluklarımızı, vicdanımızı, bu üniformalarımızı hangi sorumluluklarla giydiğimizi, bu kürsülere hangi sorumluluklarla çıkılması gerektiği konuşacağız’’ diye konuştu.
ŞEHİT ANNE- OĞULDAN GÖZYAŞLARIYLA BAHSETTİ
Bakan Soylu, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, astsubay eşini ziyarete gittiği üs bölgesinden evine otomobille dönen Nurcan Karakaya (25) ile 10 aylık bebeği Mustafa Bedirhan'ın, PKK'lı teröristlerin yola önceden tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olmasıyla ilgili konuşurken duygulanarak, gözyaşı döktü. Soylu, "Şehitlerimiz asker mi? Hayır. Polis mi? Hayır. Korucu mu? Hayır. Bir tanesi gencecik bir anne diğeri de onun tertemiz evladı. Kıymetli astsubayımızla olayın akabinde hemen görüştüm. Çelik gibi bir iradesi vardı. Bana dedi ki 'Bayramda geldiğimde, hanım oraya benim yanıma gelmek istedi çocukla beraber. Başımıza böyle bir iş geldi, vatan sağ olsun'" dedi.
Bakan Soylu, mezun olan Özel Harekat polislerine ise şöyle seslendi:
"Çıktığınız yolun, nasıl bir yol olduğunu, bu topraklarda neyi ifade ettiğini, şuralarda sizi Ayet-el Kürsi’lerle beraber zırh etmeye çalışan annelerinizle babalarınızla kardeşlerinizle adım attığınızda sizi İhlas'larla Fatiha’larla donatmaya çalışan bu büyük milletimizde, bu aziz milletimizde neyi ifade ettiğini herhalde en güzel ve anlamlı bir şekilde dün astsubayın o kahraman cümleleriyle ifade edebiliriz. Hiçbir şeyden korkmayın. Amerika 5 bin TIR gönderip de PKK'yı ve PYD’yi orada desteklemiş, Avrupa onlara destek verecekmiş. Bilesiniz ki Avrupa da Amerika da bunların arkasında oldu. Sizin gibi kahraman arkadaşlarımız, askerimiz, jandarmamız, korucumuz bu toprakları onlara mezar etti, zindan etti ve onlara gerekli cevabı en şiddetli şekilde verdi."
'BİR ANNE İLE BEBEĞİNE PUSU KURDULAR'
Anne- oğulun şehit olduğu terör saldırısının ardından kimsenin, Türkiye'ye söz söyleme hakkının bulunmadığını vurgulayan Soylu, şunları söyledi:
"Batı'da, Avrupa’da yıllardır bu teröristlere destek verenler, ülkelerinde oturma hakkı verenler, gösteri hakkı verenler, siyasi sığınma taleplerini ikiletmeyenler, anında kabul edenler, 5 bin TIR silah gönderenler, profesyonel katilleriyle bunlara kamplarda eğitim verenler, akıl verenler, taktik verenler, moral verenler; Amerika’dan, 10 bin kilometre öteden, okyanus ötesinden adamlarını gönderip Kandil’de PKK’nın katillerine eğitim verenler, dernekleri üzerinden buraya para gönderenler, Anadolu coğrafyasının birliğini ve beraberliğini bozmaya çalışanlar, şu ay yıldızlı bayrağıma göz dikenler, askere polise pusu kurmamışlar; bir anneyle bebeğine pusu kurdular. Bunun üzerine kimsenin Türkiye’ye terörle mücadelesinde söyleyebilecek tek sözü yoktur. Bu cinayetin görmezden gelip, üzeri örtülür bir yanı yoktur. Artık hiçbirisi ne bizim operasyonlarımıza laf söyleyebilir ne mahkemelerimize, yargımıza laf söyleyebilir ne de kiminle ortaklık yapıp, kimden alışveriş yapacağımıza laf söyleyebilir. Besleyip, büyüttükleri 'PKK' dedikleri işte budur. PKK, 40 yıl önce de bebek katiliydi. Liderinden, kurucusundan, en tepesinden, en alttaki adamına kadar PKK’nın alayı, dün de bebek katiliydi bugün de bebek katili. PKK ile kol kola girmiş herkes, her ülke ve her kurum, bu katliama dün de ortaktı bugün de ortaktır. Hiç merak etmeyin, onlar şehittirler. Annesiyle beraber sadece ailesini değil, bu aziz ve asil milleti orada kucaklamak için beklemektedirler; ama biz inanıyoruz ki onlar, şu anda aramızdadırlar. Çünkü biz onların öldüğünü zannederiz; ama onlar diridirler ve onlar bizimle birliktedirler. Kimse, kimseyi kandırmasın. Dünyada kimsenin terörle mücadele ettiği falan yoktur. Kimse Orta Doğu’ya 10 bin kilometre öteden terörle mücadele için gelmiş değildir. Bilakis kendi askerinin canı yanmasın, diye teröristlere destek verip, Orta Doğu'yu yağmalamak isteyen bir akıl, bugün masum insanlara bu acıları yaşatmaktadır."
'EN BÜYÜK ORTAKLARI PKK, CAN ÇEKİŞMEKTEDİR'
Bakan Soylu, Türkiye'nin, terörle mücadelede geri dönülmez bir yolda olduğunu belirterek, "Türkiye, ne ile karşı karşıya kaldığını çok iyi bilmektedir; ama bugün, dünden bir farkımız vardır. Allah’a hamdolsun, bugün kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz. Kimseden bir keramet beklemiyoruz. Türkiye terörle mücadelede geri dönülmez bir yola girmiştir. Türkiye'ye laf geçiremiyorlar. İşte zorlarına giden budur. Bize parmak sallıyorlardı, tehdit ediyorlardı. Para etmiyor; çünkü Türkiye artık eski Türkiye değildir ve en büyük ortakları PKK, bugün can çekişmektedir. Bugün kanlı ortaklarını kurtarmak istiyorlar; ama başaramayacaklar" dedi. 
'4 TANE MİLLETVEKİLİNİN GÖNÜLLERİ RAHAT ETTİ Mİ?'
İçişleri Bakanı Soylu, bir vatandaş olarak sandığa gittiği zaman oy pusulasında PKK'nın sözcülüğünü yapan partileri gördüğünü söyledi. O partilere oy isteyen, 'Bir oy bize, bir oy şu partiye; aman barajı geçsin' diye seçmenine akıl veren partiler olduğunu kaydeden Soylu, şunları kaydetti:
"Bakın ne zaman beri sustum ve bir tek söz söylemedim. Evet, Trabzon’da Eren Bülbül’ümüzü şehit eden ve oradaki astsubay Ferhat Gedik’i şehit eden o azılı caninin, alçağın, hainin cenazesine giden o 4 tane milletvekilinin gönülleri rahat ettiler mi, etmediler mi; onu sormak istiyorum. Yazıklar olsun. Güya adalet için şu Karabük'ten geçerek, Ankara’dan İstanbul’a ‘Sırtımızı PKK'ya yasladık’ diyen adamlarla kol kola yürüyenler vardı. Seçim öncesi gidip, bunları hapishanede ziyaret eden, 'Bunların hapisten çıkması lazım' diyenler vardı. Şimdi ben bunlardan bir şey duymak istiyorum. Bu mevkiler, bu makamlar geçer; bakanlıklar geçer, benden önce de içişleri bakanı vardı benden sonra da içişleri bakanı olacak ama bir şey söyleyeyim. Eğer makamlar ve mevkiler, içinizdekileri söylemeyi engelliyorsa eğer bu makamlar ve mevkiler, ‘Aman birileri rahatsız olacak’ diye bir şekilde içimizdeki söylemek istediklerimize engel oluyorsa bilesiniz ki engel olamayacaktır. Zihnimizden ne geçiyorsa aklımızdan ne geçiyorsa doğru olduğuna inandığımız, şu vatandaşımızın şu gönlüne bastırıp, sabrıyla beraber beklediği her şeye biz de ortak olmak zorundayız. Kendim için değil, insanlık adına belki birazcık onurları ve haysiyetleri kalmıştır, diye düşünüyorum. Milletin karşısına çıkıp, 'Allah bu PKK'nın da ona destek verenlerin de belasını versin' diyebilecekler mi, diyemeyecekler mi; bunun cevabını istiyorum. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak elbette şu milletimize bir borçlarıdır ve bu bizim hakkımızdır. Biz burada polisimizle askerimizle jandarmamızla korucumuzla yetmedi sivil vatandaşımızla 11 aylık bebeğimizle gencecik annelerimizle Necmettin öğretmenimizle Şenay Aybüke öğretmenlerimizle acı üstüne acı yaşarken, bu belayla uğraşırken, artık kimin hangi safta olduğunu adam gibi söylesin istiyorum."
'AMERİKA, SANA DA BU KAPAK OLSUN'
Öğretmenlerin 4- 5 gün önce kura çektiğini ve bazılarının 'Allah'a şükür, Batman Kozluk'a tayinim çıktı' dediğini hatırlatan Soylu, "Bu ne demektir, biliyor musunuz? Bundan yıllar önce Şırnak, Batman Kozluk’a tayini çıkan öğretmenlerimiz, 'Acaba ben ne yapacağım?' diye düşünüyordu. Şimdi Şenay Aybüke’mizin şehit olduğu Batman Kozluk’a kızlarımız, öğretmenlerimiz, evlatlarımız sadece teröristle mücadeleyi dağda değil, PKK ile değil aynı zamanda oradaki gençlerimiz ve evlatlarımızı bu ülkenin birliği ve beraberliği çatısı altında yetiştirmek için güle oynaya gidiyorlar. Amerika, sana da bu kapak olsun; aynen kapak olsun. Bu ülkenin üzerine bu anlayışla beraber gelinerek, pes ettireceğini zannedenler, bir casus rahibi yüzünden Türkiye'ye diz çöktürmeye çalışacağını zannedenler, bilinmesini isterim ki Türkiye'nin gücünü bundan sonra daha kuvvetli ve kudretli şekilde göreceklerdir. Hiç kimsenin endişesi olmasın, öyle kolay değil" diye konuştu.
'NE BU MİLLET NE BU DEVLET ACİZ'
İçişleri bakanı ve 2 evlat sahibi bir baba olduğunu kaydeden Soylu, "Bir şehit annesi ve babasıyla konuşurken, elini sıkarken, bir şehit eşiyle konuşurken, nasıl ezildiğimi, o insanların acısını nasıl hissettiğimi iyi bilirim. Şimdi istiyorum ki bir kere de o evlatların acısını kendi kitlelerine kol kola yürüdükleri adamların katil olduğunu, millete şirin gösterdikleri, özgürlük istedikleri o adamların terörist olduklarını kendileri söylesinler; ama biliyorum söyleyemeyecekler ve yine kıvıracaklar. Kim ne yaparsa yapsın, bizim yolumuz bellidir. Bu vatan bizim. Ben sizlerle sadece ve sadece yüreğimdeki acıyı paylaşıyorum. Yoksa ne bu millet ne bu devlet aciz değildir; güçlüdür, bir yola girmiştir ve bu yoldan da asla dönecek değildir" dedi.
'BİRİLERİNİN BÜKEMEDİĞİ BİLEĞİMİZ BU'
Darbe girişiminden sonra 10 bin Özel Harekat polisi almak için duyuru yaptıklarını ve 294 bin 381 kişinin başvurduğunu açıklayan Bakan Soylu, şunları söyledi:
"Alacağımız sayının neredeyse 30 katı. Bugün de inşallah 3 bin 386 kardeşimiz yemin edip, Özel Harekat polisi olarak göreve başlayacak. Bakınız bu meslek, zenginlik ve rahatlık vadeden bir meslek değildir. Bilakis canı cebinde gezen zor bir meslektir. Öyleyse bu 30 katlık talebi bir izahı olmalıdır. Kim ne derse desin; bunun tek izahı, aziz milletin vatanına, bayrağına olan sevgisidir. Bunun tek bir izahı vardır. Bu aziz, asil millet ve bu asil analar, evlatlarına helal süt emdirmişlerdir. İşte bizim en büyük gücümüz, birilerinin bükemediği bileğimiz budur. Allah bu salondaki herkesten razı olsun. Bu okulun amirleri, yöneticileri Allah sizlerden razı olsun. Bu evlatlarımızı yetiştirdiniz, eğittiniz, emek verdiniz. Hepiniz çakı gibisiniz, yiğitsiniz, kuvvetlisiniz, kudretlisiniz ve çok zor bir eğitimden geçtiniz. Bu evlatların kazandığı her başarıda sizlerin payı var. Bu bir gurur ve onur meselesi. Bu onuru sonuna kadar hak ediyorsunuz. Çok değerli amirlerimiz, eğitmenlerimiz, hepinize çok teşekkür ediyorum; başarılarınızın devamını diliyorum. Sevgili anne ve babalar, kıymetli aileler, artık hep birlikte büyük bir aile olduk. Evlatlarınız zor bir meslek seçti. Çok zengin olmayacaklar, büyük paralar kazanmayacaklar. Devletin bir maaşı var, onunla geçimini temin edecekler; ama sizin evlatlarınızın milletin gönlünde makamı, sevgisi, duası biliniz ki parayla satın alınabilecek gibi değildir. Allah sizlerden razı olsun, bu çocukları güzel yetiştirdiniz ve büyük devletin hizmetine verdiniz. İnşallah bundan sonra bu aile olarak çok daha güzel günlerinde, mürüvvetlerinde, düğünlerinde, sevinçlerinde hep birlikte olmayı Rabb'im bize nasip etsin."
'NURCAN KARAKAYA VE BEBEĞİNİ ASLA UNUTMAYIN'
Eğitimlerini tamamlayan Özel Harekat polislerine seslenen Bakan Soylu, "Bugün Özel Harekat polisi oluyorsunuz. Şu an belki çok heyecanlısınız. Elbette ki mesleğe başlayınca bu heyecan geçecektir. Bazı şeylere alışabilirsiniz, bazı işler rutin gelebilir hatta zaman içerisinde bu töreni unutabilirsiniz. Asla unutmanızı istemediğimiz bir şey var. Bugün şehit olan Nurcan Karakaya ve bebeği Bedirhan Mustafa'yı asla unutmayın. Şimdi sizlere sormak istiyorum. Genç arkadaşlarım, özel harekatçılar bir üniforma giydiniz. Bu vatan, bayrak için bu üniformayı kefen yapmaya hazır mısınız? Size para pul emanet etmiyoruz; milletin canını, malını, namusunu emanet ediyoruz. Biz size devleti, ay yıldızlı bayrağımızı, vatanı, güzel topraklarımızı emanet ediyoruz. Bu emaneti korumaya hazır mısınız? Sadece kendi evinizin değil, bu ülkedeki her evin evladı olmaya hazır mısınız? Bu ülkenin bir çakıl taşı için ay yıldızlı bayrağımız için can vermeye, şehit olmaya, o kutlu şerefe nail olmaya hazır mısınız? Allah sizlerden razı olsun, sizleri muhafaza etsin" diye konuştu. 
'VİCDAN VE HUKUK REHBERİ' VURGUSU
Törende polislere iki rehberleri olduğunu, bunlardan birinin hukuk diğerinin de vicdan olduğunu anlatan Bakan Soylu, "Ne yaparsanız yapın, bu ikisinden ayrılmayın. Aklınızı kimseye kiraya vermeyin. Anne- babanızın, öğretmenlerinizin, büyüklerimizin, bize bu toprakları emanet edenlerin bize bıraktığı değerlerden, imanımızdan, inancınızdan, geleneğimizden, milliyetimizden ve değerlerimizden vazgeçmeyin. Asla merhametsiz, vicdansız olmayın. Bir silahınız belinizdeki tabancanız ise diğer silahınız da yüreğinizde taşıdığınız merhametiniz olsun. Eğer merhametsiz olursanız zulmeden zalimlerden olursunuz ve unutmayın Allah zalimleri sevmez" dedi. 
Polislik için yüzde 100 dikkat gerektiğini dile getiren Bakan Soylu, "Şu cümleyi aklımızdan ne olur çıkarmayalım. Bizim işimizde yüzde 99 dikkat yetmez, yüzde 100 dikkatli olalım. Hiçbir zaman gözünüzü, aklınızı, zihninizi işinizin başındayken yüzde 100 dikkatten ayırmayın. Ben bu vesileyle hepinize başarılar diliyorum. Allah, çıktığınız bu yolu hayırlı ve mübarek eylesin. Bu vesileyle bütün ailelere, bu törene katılan çok kıymetli arkadaşlarımıza, saygıdeğer milletvekillerimize, parlamentoda birlikte görev yaptığım değerli Karabük milletvekillerimize, Zonguldak milletvekillerimize, burada bulunan değerli Meclis Başkanı'mıza, Vali'mize, Emniyet Genel Müdürü'müze, Polis Akademisi Başkanı'mıza ve sabahın erken saatinde haber aldım. 06.30'da, 07.00'de salona heyecanıyla beraber gelen aileler vardı. Onların her birine minnetlerimi ve şükranlarımı ifade ediyorum. Bu törenimizin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor, 'Bismillah' diyorum" diye konuştu. 

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!