"İlk kuşak zenci Türk"

Güncelleme Tarihi:

İlk kuşak zenci Türk
Oluşturulma Tarihi: Nisan 15, 2012 17:37

Gazeteci Yüksel Evsen, UETD Hollanda’nın düzenlediği ‘Amsterdam Tartışmaları’ programında, zorluklara karşı motive edici sıra dışı bir yaşam öyküsünü içeren “Zenci Bir Türk” isimli kitabını tanıttı.

Haberin Devamı

GAZETECİ-yazar Yüksel Evsen’in “Zenci Bir Türk” isimli kitabının tanıtımı Hollanda’da yapıldı. Başkent Amsterdam’da gerçekleşen tanıtım programında Yüksel Evsen, zorluklara karşı motive edici sıra dışı yaşam öyküsünü anlattı.

UETD Hollanda öncülüğünde gerçekleşen ‘Amsterdam Tartışmaları’nin 15’incisine katılan Evsen, “Ben eski bir gurbetçiyim, Hollanda’da yaşadım. Buralarda bir kitapla olmak çok ayrı bir duygu. Üstelikte Türkiye’de çok satan altıncı bir kitap” diyerek başladığı konuşmasında önemli mesajlar verdi.

HEPİMİZ ZENCİ BİR TÜRK'ÜZ
“Bizler zenci Türk'üz. Şu anda beni dinleyen herkesin de zenci Türk olduğunu düşünüyorum” diyen Evsen, “Zenci Türk olmasaydınız, burada olmazdınız. İstanbul’da lüks bir hayat içerisinde, bir eliniz yağda bir eliniz balda olursunuz. Burada yaşam mücadelesini vermezdiniz. Zenci Türk olduğumu önce yaşamış olduğum Hollanda’da bana hissettirmişlerdi. Bu ülkeyi o yüzden terk etmiştim. Sonra Türkiye’de çok yoğun bir şekilde ne kadar zenci, ne kadar ezilmiş, ne kadar küçük Anadolulu bir delikanlı olduğumu her fırsatta yüzüme vurdular. Bu kitap çıktı biraz daha vurmaya başladılar.

“ÇOCUKLARINIZIN ROTALARINA KARŞI ÇIKMAYIN”
Bırakınız çocuklarınız kendi rotalarını çizsinler. Siz kendiniz yapamadıklarınızı, çocuklarınızın da yapamayacağını düşünmeyin. Genelde olumsuz tepki veririz. Hiçbir zaman teşvik etmeyiz. Artık bunu değişmesi lazım ve de değişmelidir de.

“BALIK YİYEN KARINCA SİZ OLUN”
‘Ya ne yapayım, ben bir gurbetçi ailenin çocuğuyum’ deyip burada kalmayı tercih etseydim veya markette raf dizmeyi kendime kader olarak görüp kabullenseydim, benim çocuğumda raf dizen Yüksel’in oğlu olarak hayata başlayacaktı. Buna izin vermedim. Çünkü bunu istemedim. Neyi isterseniz, neyi hayal ederseniz yüce yaradan da size onu verir. Unutmayın, balıklar karıncaları yer, sular çekildiğinde de karıncalar balıkları yer. Fırsatı kollayın, balıkları yiyen karınca siz olun.

“HAYAL KURMAKTAN VAZGEÇMEYİN”
Ben eski bir gurbetçiyim, Hollanda’da yaşadım. Buralarda bir kitapla olmak çok ayrı bir duygu. Üstelikte Türkiye’de çok satan altıncı bir kitapla burada olmak, farlı bir keyif. Hayatta bir günü ile diğer bir günü aynı olan herkesin kayıpta olduğunu, yeni kararların bizi mutlaka başarıya ulaştıracağını düşünüyorum. Hiçbir zaman hayal kurmaktan vazgeçmemek gerekir. Hayallerinden, sevdalarından vazgeçenler, başarılı olamazlar. Mutlaka neyi istiyorlarsa, neye ulaşmak istiyorlarsa ulaşacaklarını bilsinler. Çünkü yaradan isteyene çok, istemeyene az veriyor. Hiç istemeyene hiçbir şey vermiyor. Bizim istememiz ve çalışmamızla doğru orantılı bir dünya düzeni var. Çalışmak, istemek ve hayal kurmak. Hayallerinizin peşinde koşmadığınız her gün bir kayıptır.

AMSTERDAM TARTIŞMALARININ ÖNEMİ
Amsterdam Tartışmaları’nı Hollanda’daki Türklere örnekler vererek, teşkil ederek, onları başarıya koşturmak ve onları başarıya davet etmek için düzenlediklerini söyleyen UETD Hollanda Başkanı Veyis Güngör, “15’inci toplantımızda ele aldığımız konu çocukluğu Hollanda’da geçen, daha sonra Türkiye’ye giden ve orada çeşitli mücadeleler vererek belirli bir konuma gelen bir başarı öyküsünün hikayesini ele alan bir kitabın tanıtımı idi. Yüksel Evsen’i misafir ettik. Anlatmış olduğu hikayenin bir çok bölümünde kendi hikayemizi bulduk. Çünkü, o da bir göçmen çocuğu. Zorluklarla, horlanmalarla geçen bir hayat hikayesini anlattı. Zaman zaman duygulandık, zaman zaman sevindik, zaman zaman da tabii ki gurur duyduk. Çünkü kendisi başarıya imza atmış isimlerden bir tanesi.

Bir göçmen ailenin çocuğu olan Yüksel Evsen, eğer başarmışsa, diğer göçmen ailelerin çocukları da başarır. Yeter ki isteyin, istemek önemlidir. Zaten Amsterdam tartışmalarının önemi budur” dedi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!