Heimtextil’e Türkiye çıkarması: ‘Ben de buradayım’

Güncelleme Tarihi:

Heimtextil’e Türkiye çıkarması: ‘Ben de buradayım’
Oluşturulma Tarihi: Ocak 13, 2023 12:25

Frankfurt’ta gerçekleştirilen ev tekstili alanında dünyanın en önemli fuarı Heimtextil’e Türkiye’den katılan firmaların temsilcileri, artan maliyetlere rağmen müşterileriyle bizzat bir araya gelmenin çok önemli olduğunu savunuyorlar.

Haberin Devamı

PANDEMİ nedeniyle iki yıldır gerçekleştirilmeyen fuarın yeniden katılarak müşterilerine yeni ürünlerini ve modellerini gösterme şansı bulduklarını belirten tekstilciler, “Yeni müşteri bulmak çok zor. Önemli olan mevcut müşterilerle ilişkileri korumak, dünyanın bu en büyük sektör buluşmasında onlara ‘ben de buradayım’ demek gerekiyor” görüşünde birleşiyorlar. Türkiye, 59 ülkenin 2 bin 400 firmayla temsil edildiği fuarda en fazla katılımcıyla yer alan üç ülkeden biri. Çoğunluğu Bursa ve Denizli’den toplam 321 üretici firmanın rengarenk ürünlerinin sergilendiği standları, üretim süreçlerinde sektörün uluslararası standartlarına özen gösterildiğini kanıtlayan sertifikalar ve logolarla donatılmış durumda. Dört gün süren fuarda ziyaretçi sayısı daha önceki yıllara göre azalmış olmasına rağmen “İyi ki katıldık. Ziyaretçi sayısı düşük ancak gelenlerin büyük çoğunluğu nitelikli müşterilerden oluştuğu için belki de böylesi daha iyi” diyorlar. Biz de bugün sona eren fuarda Türkiye ekonomisinin giderek büyüyen bu dinamik sektörünü temsil eden firmalardan bir bölümünün temsilcileriyle görüşüp, fuara ve ürünlerinin dünya pazarlarındaki yerine ilişkin değerlendirmelerini aldık.

Heimtextil’e Türkiye çıkarması: ‘Ben de buradayım’

Ozanteks firması, fuarda üç kuşak tarafından temsil edildi. Firmayı 1973 yılında kuran Zafer Katrancı, kendi adını taşıyan torunu Zafer ve Alper Katrancı’yla.

Haberin Devamı

ÜÇ KUŞAK BİR ARADA
Dış pazarlara ağırlıkla havlu, bornoz, dikişsiz ürünler ve nevresim üreten ‘Ozanteks’ firmasının üçüncü kuşak temsilcisi Alper Katrancı (23), bizzat ilk kez katıldığı fuarın kendileri açısından başarılı geçtiğini belirtti. Büyük babası Zafer Katrancı’nın Denizli’de 1973 yılında kurduğu firmanın fuarda 30 yıldır temsil edildiğini belirten Alper Katrancı, “Herkes daha önceki fuarların şimdikine göre çok daha aşırı kalabalık olduğunu belirtiyor. Ancak ben bu fuardaki yoğunluktan memnunum. Zaten burada önemli olan yıllarca birlikte çalıştığımız firmalarla buluşmak, onlara yeni ürünlerimizi göstermek, dahası ‘Ben de buradayım’ demek. Yeni müşteri bulmak elbette önemli, ancak çok zor” dedi.

Haberin Devamı

AVRUPA’YA İHRACAT
Türkiye’de İstanbul Teknik Üniversitesi’nde ve Amerika’da tekstil mühendisliği öğrenimini geçen yıl bitiren, iki yıldır da yine Amerika’da aynı dalda yüksek lisans öğrenimini sürdüren Katrancı, çocukluğundan bu yana büyük babası, babası ve ağabeyinin de bizzat çalıştığı firmayı temsil için Frankfurt’a gelen 12 kişilik ekipte yer alıyor. Son 3-4 yıldır fuarda kurulan standın aynı büyüklükte olduğunu belirten Katrancı, maliyetlerin artmış olmasına rağmen bu yıl da daha önce olduğu gibi 175 metrekarelik standla katıldıklarını belirtti. Türkiye’de ‘Hobby’ ve ‘Feelamore’ markalarıyla iç piyasaya üretim yaptıklarını belirten Katrancı, Almanya, Hollanda ve Fransa başta olmak üzere ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerine ihracat yaptıklarını kaydetti. Ürünlere yurt dışındaki müşterilerinin gönderdiği marka etiketlerini koyduklarını belirten Katrancı, ancak bu etiketlerde ‘Made in Türkiye’ ibaresinin mutlaka yer aldığını vurguladı.
Fabrikalarındaki üretim süreçlerinin işçi haklarına saygıdan, çevre korumaya kadar çeşitli konulardaki standartlara uygun olduğunu belirten Katrancı, şu örneği verdi: “Denizli’deki fabrika binalarımızın çatıları 2017 yılından bu yana güneş enerjisi panelleriyle kaplandı. İthal ettikleri ürünlerimizin çevre dostu, temiz enerjiyle üretilmiş olması özellikle Avrupalı müşterilerimizi çok etkiliyor.”

Heimtextil’e Türkiye çıkarması: ‘Ben de buradayım’

Sesli Tekstil’i fuarda temsil eden Genel Müdür Arif Yıldırım (solda) ve Satış Müdürü Zeki Çelik, enerji krizinin battaniye satışlarının artmasına neden olduğunu belirttiler.

ENERJİ KRİZİ TALEBİ ARTIRDI
Türkiye’nin ilk battaniye üreticisi Sesli Tekstil’in ve en fazla battaniye ihraç eden Sespa’nın Genel Müdürü Arif Yıldırım ve Satış Müdürü Zeki Çelik, geçen yıl battaniye ihracatında büyük bir patlama yaşandığına işaret ettiler. Ukrayna’daki savaşla daha da derinleşen enerji krizi nedeniyle insanların ısınma maliyetlerini düşürmek için daha az enerji tükettiklerine, ısınmak için de battaniye kullanmaya yöneldiklerini hatırlatan Yıldırım, “Geçen yıl toplam üretimimizin yüzde 65’ini dışarıya ihraç ettik, yüzde 35’i de iç piyasaya satıldı. Bu oranlar daha önce bunun tam tersiydi. 2022 yılı toplam ihracatımız 7 milyon Euro’yu buldu” dedi. İhracat firmaları Sespa olarak, kendi markalarıyla 50’den fazla ülkeye satış yaptıklarını belirten Zeki Çelik, bunlar arasında Almanya’nın yüzde 10’luk payıyla en büyük pazar olduğunu kaydetti. 1994 yılından bu yana Heimtextil Fuarı’na katıldıklarını belirten Çelik, Sesli ve Sespa’nın bu yılki fuarda 6 kişilik ekiple 130 metrekarelik standla temsil edildiğini söyledi. Ziyaretçi sayısında önceki yıllara göre yüzde 20-30 oralarında düşüş olduğunu belirten Çelik, “İlginç olan Alman rakiplerimizin katılmamış olması. Öğrendiğimize göre fuara katılım maliyetleri nedeniyle böyle bir karar almışlar. Maliyetler asıl bizim daha da artmış durumda, ancak buraya bizzat katılım önemli. Tabii Almanların katılmaması bizim açımızdan olumsuz. Çünkü onların müşterileri fuarda bizi de ziyaret ediyordu” dedi. Merkezi Uşak’ta olan Sesli Tekstil’in Güney Afrika’da da bir fabrikası bulunuyor.
Heimtextil’e Türkiye çıkarması: ‘Ben de buradayım’

Menderes firmasının Genel Müdürü Ali Atlamaz (arkada) fuara 15 kişilik bir ekiple katıldıklarını söyledi.

Haberin Devamı

HER ÜLKEYE GÖRE ÖZEL ÜRETİM
Ev tekstili sektöründe nevresim üretimi ve ihracatı denildiğinde akla gelen en büyük şirketlerden Menderes’in Genel Müdürü Ali Atlamaz, 25 yıldır katıldıkları fuarın ilk üç günündeki ziyaretçi profilinin ve gerçekleştirilen görüşmelerin olumlu olduğunu belirttikten sonra, “Standımıza ve ürünlerimize yeterince ilginin var olduğunu gördük. Ancak esas sonuçların önümüzdeki günlerde göreceğiz” dedi. 15 kişilik ekiple yer aldıkları standartlarının boyutlarının önceki yıllara göre biraz daha küçük olduğunu belirten Atlamaz, Türkiye’de iç piyasa için kendi markalarının da olduğunu, ancak üretimin önemli bir bölümünün Amerika ve Avrupa’dan müşterilerinin markaları için gerçekleştirildiğini kaydetti. İhracatın yüzde 60-70’inin Avrupa pazarlarına gittiğini belirten Atlamaz, “İhracat odaklı bir firmayız. Ancak dış pazarlara kendi markamızla üretim ve pazarlamayı tercih etmiyoruz. Çünkü ev tekstili alanında tüketicilerin alışkanlıkları, ihtiyaçları, beklentileri ülkeden ülkeye değişebiliyor. O nedenle her ülkeden müşterilerimizin istediği özelliklere uygun üretim daha önemli” diye konuştu. Atlamaz, uzun yıllardır ihracat odaklı bir firma oldukları için uluslararası standartlar açısından tüm koşulları yerine getirdiklerini vurguladı ve bununla ilgili denetimlerin hem uluslararası kurumlar, hem de doğrudan müşteriler tarafından düzenli olarak yapıldığını belirtti.

Heimtextil’e Türkiye çıkarması: ‘Ben de buradayım’

Frankfurt’ta yaşayan iş kadını Canan Ünal ve Berlin’de moda alanında yüksek lisans öğrenimini sürdüren kızı Hazal Beytut, Türkiye’den katılan üretici firmaların standlarını gezerek, pandemi döneminde zayıflayan bağlantılarını tazelediler.

Haberin Devamı

MAALESEF HALEN FASON AĞIRLIKLI
Almanya’da yaşayan ve Frankfurt merkezli firması aracılığıyla Türkiye’deki firmalara ürettirdiği çeşitli tekstil ürünlerini Avrupa pazarlarında pazarlayan iş kadını Canan Ünal ise ülkemizin bu sektördeki gücü ve dinamizmine rağmen halen fason üretimin ağırlıkta olmasına üzülüyor. Önümüzdeki dönemde Afrika pazarlarına da açılmayı planlayan Ünal, Türkiye’den katılan firmaların standlarının sektörün potansiyelini yansıttığını vurgulayarak, “Türkiye’deki üreticilerin dünya pazarlarına kendi markalarıyla açılma konusundaki yetersizliklerine çok üzülüyorum. Maalesef üretim halen fason ağırlıklı. Aslında firmalarımızın kendi tasarımlarıyla, kendi koleksiyonlarıyla pazara açılmaları gerekiyor. Ve bunu yapabilecek durumdalar da. Ancak her şeye rağmen olumlu gelişmeler de var. Sektördeki aile şirketlerinin yönetimleri artık ikinci neslin temsilcilerine geçiyor. Onların da vizyonları kurucu nesle göre daha geniş. Bu sevindirici” diye konuştu.

Heimtextil’e Türkiye çıkarması: ‘Ben de buradayım’

YENİ KONTAKLAR DA ÖNEMLİ
Türkiye’nin havlu ve bornoz ihracatında önemli bir yeri olan Evliyaoğlu Tekstil A.Ş.’nin temsilcileri Emel Özler, Heimtekstil’e katılımın amacına ulaştığını belirtti. Müşterilerle bire bir görüşmenin yanısıra yeni bağlantıların da çok önemli olduğunu kaydeden Özler, “Eskiden bu fuar daha kalabalık oluyordu. Bizim de beklentilerimiz daha yüksekti. Ancak böylesi daha iyi oldu. Gerçek müşterilerle başbaşa kaldık. Fuar amacına ulaştı” dedi. Artan maliyetler ve Türk Lirası’nın Euro karşısındaki büyük değer kaybı nedeniyle 20 yıldır katıldıkları fuarda bu yılki stantlarının boyutunu küçülttüklerini belirten Özler, önümüzdeki yıl yine daha büyük bir standla katılmayı düşündüklerine işaret etti. Denizli’de 1998 yılında kurulan Evliyaoğlu Tekstil A.Ş’nin dünya pazarlarına “maxxsoft” markasıyla ihraç ettiği ürünlerin Avrupa’dan beklenen standartlara uygun olarak üretildiğini vurgulayan Özler, bu konuda şunları söyledi:
“Özellikle çevre korumaya ilişkin standartlar sorgulanıyor. Buna biz de çok önem veriyoruz. Havlu ve bornozlarımızın kendi iplik fabrikamızda üretilen ipliklerle üretilmesi müşterilerimiz açısından da çok önemli. İki yılda bir Avrupa Birliği’nin standartlarını kontrol eden BCI kurumunun denetiminden geçiyoruz. Sektörü yakından takip edenler bilir BCI, denetlediği kurumları A, B ve C harfleriyle sınıflandırıyor. A bunlar içinde en iyisi ve biz her denetimden sonra bu kategoride yer almayı hakediyoruz.”
Heimtextil’e Türkiye çıkarması: ‘Ben de buradayım’

İHRACATI KENDİ MARKALARIMIZLA YAPIYORUZ
Yaklaşık 65 ülkeye ihracat yapan İstanbul merkezli ‘Öncü Grup AŞ’, toplam 210 metrakarelik standıyla geniş bir alanda ürünlerini tanıttı ve müşterileriyle buluştu. Toplam ihracatının yüzde 3-4 oranlık bir bölümünü Almanya’ya yapan şirket, dünya pazarlarına dekor, dekorama, dekomarin ve dekoflor gibi markalarla ürettiği PVC masa örtüsü, kaymaz yolluk, yer döşemesi ve duvar kağıtları gibi ürünlerini satıyor. Heimtextil’e 1992 yılından bu yana, pandemi döneminde verilen ara hariç, sürekli olarak katıldıklarını belirten grubun Operasyon Başkoordinatörü Göktürk İnan, bu yılki fuarı da olumlu bulduklarını belirtirken, “Önceki dönemlere göre daha düşük sayıda ziyaretçimiz oldu. Ancak buna rağmen müşterilerle görüşmelerimizden memnun kaldık” dedi.
İhracatı kendi markalarıyla yaptıklarını, başka ülkelerden firmalar için fason üretim yapmadıklarını vurgulayan İnan, yaptıkları görüşmelerde Almanya’da yeni çıkan “Tedarik Zinciri Yasası”nın getirdiği yeniliklerin de ele alındığını kaydetti. İnan’ın bu konudaki değerlendirmesi şöyle: “Bu alandaki regülasyonlara ilişkin olarak, sistemin henüz tam oturmadığı kanaatindeyiz.”
Heimtextil’e Türkiye çıkarması: ‘Ben de buradayım’
FUARA DENİZLİ DAMGASI
Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, beraberinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Katip üyesi Denizli milletvekili Şahin Tin, Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, DSO Başkan Yardımcısı ve Ecogreen Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu, Avrupa Denizlililer Derneği Başkanı Ali İnceören ve Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Taşevli ile, Frankfurt Am Main Messe Fuar Alanı’nda Denizlili firmaları ziyaret etti. Başkan Erdoğan, Heimtextil 2023 Ev Tekstili Fuarı’nda stant açan 79 firmayı yalnız bırakmadı. Firma temsilcileriyle bir araya gelerek taleplerini dinleyen Erdoğan ve Denizlili tekstilcilere başarılar diledi.

Haberin Devamı

‘FİRMALARIMIZ BU YIL DA İLGİ ODAĞI OLDU’
Başkan Erdoğan, Heimtextil Fuarı’nın Denizli’nin lokomotif sektörü konumundaki tekstil sektörü için büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Erdoğan, “Denizli’miz, tekstildeki bilgi ve tecrübesiyle ilmek ilmek dokuyarak ürüne dönüştürdüğü eşsiz emeğini, bu yıl da dünyanın en büyük fuarlarından birinde uluslararası pazarda alıcıların beğenisine sundu. Stantlarıyla Almanya’da Heimtextil 2023 Ev Tekstili Fuarı’nda şehrimizi ve sektörümüzü temsil eden Denizli Ticaret Odası üyelerimiz ile ihracatçı firmalarımızı biz de yalnız bırakmadık; tek tek ziyaret ederek ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi aldık. Fuarla ilgili görüşlerini de dinledik; hayırlı ve uğurlu olmasını diledik. Firmalarımızın yeni yıla umutla bakmaları, fuardan ve sektördeki gelişmelerden yana beklentilerinin yüksek olması, bizleri sevindirdi. Ayrıca Denizlili firmalarımızın, bu yıl da fuardaki ziyaretçilerin ilgi odağı olduğunu görmekten büyük mutluluk duyduk. Buradaki tabloya bakılırsa tekstilcilerimiz stantlarındaki birbirinden güzel ürünleriyle, Denizli’nin ihracattaki başarısını bu yıl daha da artırmanın yolunu açtılar” diye konuştu.

‘TÜRKİYE EKONOMİSİNE BÜYÜK KATKI SAĞLIYOR’
Denizli milletvekili Şahin Tin ise Heimtextil Fuarı’nda Türkiye’nin sayıları 300’ü aşan firmayla yer aldığını ifade etti. Milletvekili Tin, “Fuarın en büyük katılımcı ülkelerinden biriyiz; gurur duyduk. Denizli’den 79 firmamız var. Denizli’yi temsil eden iş adamlarımız ile ziyaretçilerimiz de buradalar. Denizli olarak, özlemle biz bu fuarı bekledik. Alıcıların ve satıcıların buluştuğu, kendi ürünlerini sergiledikleri önemli bir pazar yeri burası. Türkiye’deki sanayicilerimizin, tekstilcilerimizin Avrupa’daki tedarikçilere dair pazarlarının bu yıl açılacağını düşünüyorum. Bunun da Türkiye ekonomisine olumlu bir şekilde yansıyacağını düşünüyorum” dedi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!