Gurbetçilerin tercümanı Mazhar Ataman...

Güncelleme Tarihi:

Gurbetçilerin tercümanı Mazhar Ataman...
Oluşturulma Tarihi: Kasım 04, 2021 12:13

Daha Türk-Alman işgücü sözleşmesi imzalanmadan 1959 yılında Zonguldak Maden Teknik Okulu’nu 2’nci sınıfta bırakıp tutmuş Almanya’nın yolunu Mazhar Ataman... Şimdi 87 yaşında olan Ataman, Hürriyet’e göç maceralarını anlattı...

Haberin Devamı

Gurbetçilerin tercümanı Mazhar Ataman...
NÜRNBERG’de yaşayan Mazhar Ataman, “Ben Almanya’ya gelen ilk Türklerdenim. Niyetim hem yarıda bıraktığım meslek eğitimine devam etmek hem de Almanca öğrenmekti. Önce Coburg’a geldim. Bir süre orada teknik resim dersleri aldım. Daha sonra da bir marangoz atölyesinde çalışmaya başladım. Tabii Almanca bilmiyordum. Zaten Türkiye’den çıkarken de kafamda Almanca öğrenmek vardı. Dil kurslarına katılıp Almanca öğrendim. Artık kendimi daha rahat hissediyordum. İşaretlerle zar zor anlaşma dönemi bitmiş, iş yerindeki arkadaşlarla rahat bir şekilde anlaşabildiğim için sevinç duyuyordum” diye başlıyor hikâyesine...
Gurbetçilerin tercümanı Mazhar Ataman...
TERCÜMANLIK BÜROSU AÇTIM
Coburg’da işimden de yaşamımdan da memnundum. 1961’de yapılan iş gücü sözleşmesinden sonra gelen Türk işçilere tercümanlık yaptım. 1964 yılında da Siemens’in kablo üreten firmasında çalışmaya başladım. Personel şefi beni çok beğendi. Beni Mudanya’daki kablo fabrikasına göndermek istiyordu. O nedenle beni o yönde yetiştirmek için bana bazı alanlarda özel eğitimler verdi. Ama o iş olmayınca ben Mudanya yerine Almanya’da danışmanlık yapmaya başladım. Siemens’te çalışırken Türkiye’den işçi de getirilmesine de arabuluculuk yapmış Mazhar Ataman. O dönemi de şöyle anlatıyor: “60 Türk işçisini Almanya’ya getirdim. Artık onlara tercümanlık yapıyordum. Hatta bir keresinde firma bana bu yüzden 200 mark ödül bile vermişti. Tabii çok sevinmiştim. Çünkü hiç beklemediğim miktarda bir paraydı bu. Hem de beklemediğim bir davranış. 1966 yılında Siemes’ten ayrılarak bir konserve fabrikasında tercüman olarak işe başladım. İki yıl sonra da kendi tercümanlık büromu açtım. Artık kendi işimi yapıyordum. Para da kazanıyordum. Tam 4 yıl resmi tercümanlık yaptım. Sonra da bir dükkân açarak ağırlıklı olarak Türk yiyecekleri satmaya başladım.”
Gurbetçilerin tercümanı Mazhar Ataman...
NÜRNBERG’E TAŞINDIM
Şöyle devam ediyor hikâyesine Ataman: “1973 yılında dükkânı kapatıp Nürnberg’e taşındım. Ağabeyimin işlettiği Ataman ismini verdiği restoranı devraldım. O zamanlar Nürnberg’de başka Türk lokantası yoktu. O dönemlerde her hafta cumartesi günleri bir sinemada Türk filmleri gösterilirdi. Sinemadan çıkanlar bizim lokantaya gelirdi. Onlarla oturup hem sohbet ederdik hem de Türk yemekleriyle hasret giderirdik.”
Gurbetçilerin tercümanı Mazhar Ataman...
3 YIL SONRA TÜRKİYE’YE GİTTİM
1992 yılında rahatsızlandığı için lokantayı kapatan ve “Şimdi emekliliğin tadını çıkarıyorum” diyen Mazhar Ataman artık Nürnberg’de bir yaşlılar yurdunda kalıyor ve ancak tekerlekli sandalye ile dolaşabiliyor. Geçen günlerin geri gelmediğini, eski arkadaşlarının çoğunun ya Türkiye’ye geri döndüğünü ya da hayata veda ettiğini söyleyen Mazhar Ataman, “1959’da geldikten sonra ilk kez 1962 yılında gidebildim Türkiye’ye ancak. Hedefim çalışıp para kazanmaktı. Hayalimde de bir otomobille Türkiye’ye gitmek vardı. Bu hayalimi de gerçekleştirdim. Satın aldığım Opel Rekord ile Coburg’dan yola çıkıp Trabzon’a, memlekete gittim. Annemi babamı çok özlemiştim. Bir süre hep birlikte hasret giderdik. Bana çok iyi geldi. Sanırım onlara da. Otomobille oraya gitmek benim için ayrı bir sevinçti” diyor.
Gurbetçilerin tercümanı Mazhar Ataman...
EŞİMLE GEMLİK’TE TANIŞTIK
Mazhar Ataman evlilik hikâyesine de şöyle değiniyor: “Eşimle Gemlik’te tanıştık ve 1973 yılında İstanbul’da evlendik. Birlikte de Coburg’a geldik. 1 kızımız bir de oğlumuz var. İkisi de Coburg’da dünyaya geldi. Kızımız 1974, oğlumuz da 1977 yılında doğdu. Ben abimden Nürnberg’deki lokantayı devraldıktan sonra onlar Coburg’da kaldı. Ancak oğlumuz doğduktan sonra onlar da Nürnberg’e geldi. Böylece ailecek hep birlikte Nürnberg’li olduk. Bugüne kadar da bu kentte kaldık. Nürnberg’de oturduğumuz semt Almanların yoğun olduğu bir yerdi. Komşular hep Alman’dı, hiç Türk yoktu. 1979’da o mahallede tek Türk aile bizdik. Çocuklarımız Almanya’ya çok çabuk adapte oldular, ama hanım olamadı. Hanımım çocuklarla Türkçe konuştu, ben Almanca. Almanca çocuklarımın ana dili gibi oldu, Türkçe zor geldi. Hayat Almanya’da Almanların içinde geçti, çocuklar Türk kültüründen ana dillerinden uzak kaldılar. Büyüdükleri ortamdan dolayı Alman kültürüne, diline adapte olmakta zorlanmadılar, entegre oldular. Almanya’ya geldiğimde en çok beğendiğim sevdiğim buranın düzeni, disiplini oldu. Burada sevemediğim, Almanların cana yakın olmamaları, soğuk insanlar olmasıydı. Almanya’da yaşayan Türklere tavsiyem, “Köklerinizi unutmayın”!
Gurbetçilerin tercümanı Mazhar Ataman...

Gurbetçilerin tercümanı Mazhar Ataman...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!