Britanya’nın renkleri

Güncelleme Tarihi:

Britanya’nın renkleri
Oluşturulma Tarihi: Nisan 18, 2015 00:00

İngiltere’de seçim hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor.

Haberin Devamı

Tüm partiler manifestolarını yayınladı, o kanaldan bu kanala koşup oy toplamaya çalışıyor.
Ed Milliband hala garip biri olmadığına seçmenleri ikna etmeye çalışadursun, David Cameron da Brüksel’in “AB’nin temel anlaşmalarının 2019’a kadar kesinlikle pazarlığa açılmayacağı” yönündeki açıklamalarına ne cevap vereceğini düşünüyor.
Fakat seçim heyecanının körüklediği en büyük tartışmanın aslında siyasi liderlerle uzaktan yakından alakası yok.
Bu hafta ülkenin önde gelen Afrika asıllı yıldızları, etnik azınlıklara mensup vatandaşları genel seçimlerde oy vermeye teşvik etmek için hazırlanan reklam kampanyasında yüz ve vücutlarını kısmen beyazlaştırarak poz verdi ve “Eğer oy vermek için kayıt yaptırmazsanız, renkleri Britanya’dan çıkartmış olursunuz” dedi.

* * *

Kampanya kapsamında yayınlanan 4 posterde Arsenal futbol takımı eski kaptanı Sol Campbell, paralimpik atlet Ade Adepitan, Homeland dizisi oyuncularından David Harewood ve şarkıcı Tinie Tempah ünlü fotoğrafçı John Rankin Waddell tarafından görüntülendi.
Ünlü reklam ajansı Saatchi & Saatchi tarafından, siyahi, Asyalı ve diğer etnik azınlıklardan vatandaşların seçimlerde oy kullanmasını teşvik etmeye çalışan Operation Black Vote isimli organizasyon için hazırlanan posterler (beklendiği üzere) büyük tartışma yarattı.
Yüzlerce Twitter kullanıcısı kampanyayı aşırı derecede ırkçı olmakla suçladı.
“Eğer beyaz ünlüler çıkıp yüzlerini siyaha boyasa, ‘Eğer oy vermezseniz Britanya’yı renklendirmiş olursunuz’ dese, bu kampanyanın ırkçı olup olmadığı tartışmaya bile açılmazdı” dedi.
Belli ki tamamı beyaz ve biraz da politik doğruculuktan ağzı yanmış olan kitleler, “Kampanya posterleri yasaklansın”, “Beyaz ırk da ırkçılıktan etkilenebilir”, “Reklam ajansı özür dilesin” diye ortalığı (Daha doğrusu Twitter’ı ve sağcı tabloidlerin mesaj panolarını) birbirine kattı.

* * *

Olan biteni izlerken insanların hala ırkçılığın ne olduğunu, bir kişinin rengi yüzünden ayrımcılığa uğramasının ne anlama geldiğini pek anlayamadığını bir kez daha gördüm.
Black Face, yani beyazların yüzlerini boyayıp siyahi taklidi yapma, bir nevi siyahi ırkla dalga geçme geleneği Avrupa’da hala tartışılan bir konu.
Eminim Hollanda’daki Zwarte Piet tartışmalarını siz de duymuşsunuzdur.
Ben yüzyıllar önce, siyahilerin insan bile sayılmadığı dönemlerde doğmuş ve tarihin oldukça karanlık bir sayfasından miras kalmış bu uygulamaların iyi niyetle (!) bile yapılsa ırkçılık ya da en azından duyarsızlık olduğunu düşünüyorum.
Hatta insanların bu uygulamaların neden yanlış olduğunu görmemekte ısrar etmesini anlamakta zorlanıyorum.
Ama işin doğrusu siyahilerin yüzlerini beyaza boyadıkları bu kampanyada kendimi ne kadar zorlarsam zorlayayım ırkçılık falan göremiyorum.

* * *

Bu tip uygulamaları uygunsuz” ılan şey ezen, ayrımcılık yapan baskın kitleler tarafından kullanılmalarıdır.
İşte bu yüzden “Beyaz ve gururluyum” demek ırkçılıkken “Siyah ve gururluyum” demek sadece eşitlik arayışıdır; ya da “Eşcinsel ve gururluyum” demek anlamlı bir açıklamayken, “Heteroseksüel ve gururluyum” demek sadece homofobidir.

* * *

Belli ki İngiltere’deki bu kampanya daha uzun süre gündemde kalacak.
Ama umarım ırkçılık üzerine dönen bu tartışmalar, kampanyanın amacından uzaklaşmasına neden olmaz ve bu posterler tüm azınlıklara (hele ki siyasetin göç savaşlarına dönüştüğü şu günlerde) oylarının ne kadar değerli olduğunu hatırlatmakta başarılı olur.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!