Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Aileye tabutta veda

    Mesut Hasan BENLİ / ANKARA
    14.01.2015 - 01:20 | Son Güncelleme: 14.01.2015 - 07:07

    BEYİN tümörü ve koah hastalığı nedeniyle hastanede hayatını kaybeden Mehmet Canpolat, hastanenin ve İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) ‘infazının ertelenmesine gerek yok’ yönündeki raporları nedeniyle son günlerini ailesinin yanında geçiremedi, yakınlarına veda edemedi.

    CEZAEVİNDE KALABİLİR RAPORU

    Canpolat, 1996’da ‘Komünist Parti İnşa’ isimli örgütü kurduğu gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. 19 Aralık 2000’deki ‘Hayata Dönüş Operasyonu’ sırasında Gebze Kapalı Cezaevi’ndeydi. Göğsüne isabet eden gaz bombasıyla yaralandı. İddiaya göre, sağlık sorunları da bu tarihten itibaren başladı. 2012’de koah teşhisi konuldu. Günlük faaliyetlerini sürdürememesi üzerine 2 Aralık 2014’te Kocaeli Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastane raporunda, “Cezasının infazının derhal tehiri gerekmez. Sürekli hapis cezası infazı, hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike teşkil etmez. Hastalığının resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde infaz olunmasına gerek yoktur” denildi. Bu rapor üzerine Canpolat tekrar cezaevine gönderildi. Koğuşunda arkadaşlarının yardımıyla yaşayan Canpolat, 7 Aralık 2014’te Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Avukatı Gülizar Tuncer’in iddiasına göre müvekkili şuuru kapalı bir halde bu hastaneye getirildi. Burada Canpolat’ın beyninde tümör olduğu görüldü ve iki ameliyat geçirdi. Avukat Tuncer, infazın ertelenmesi talebiyle 10 Aralık 2014’te infaz savcılığına başvurdu. Tuncer başvurusunda, müvekkilinin sağlık durumunun kötü olduğunu ve bu nedenle veda hakkından yararlandırılmasını talep etti.

    ADLİ TIP: İNFAZI DEVAM ETSİN


    Savcılık, Canpolat’ın sunduğu raporları İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sundu. Adli Tıp Kurumu ise 22 Aralık 2014’te Canpolat’ın ‘hastane şartlarında yatırılarak infazına devam edilmesinin uygun olduğu’ raporu verdi. Bu rapor nedeniyle Canpolat, hayatının son günlerinde ailesiyle görüştürülmedi ve 12 Ocak günü hayatını kaybetti.

    SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ

    Avukat Tuncer, Hürriyet’e şunları söyledi: “Son günlerini ailesinin yanında geçirsin istedik. Yanında kız kardeşi refakatçi olarak kalabiliyordu. Ailesinin ve kızının ziyaretine sorun çıkarıyorlardı. İnsanların en azında bir vedalaşma hakkı var. Boğazında açılan delikle beslenen ve şuuru kapalı olan bir kişinin kaçabileceği gerekçesiyle başucunda 24 saat jandarma nöbet tuttu. Doktorlar, savcılar, ATK elbirliği ile bu insanı katletti. Suç duyurusunda bulunacağız.”

    Babamı öldürdüler

    30 yaşında tutuklanan ve 18 yıldır cezaevinde yatan Mehmet Canpolat (48) beynindeki tümör nedeniyle kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Canpolat, Yenibosna Cemevi’nde düzenlenen törenin ardından vasiyeti üzerine Bağcılar Mezarlığı’nda toprağa verildi. Canpolat’ın kızı Berivan Canpolat (22), cenaze töreninde “Biz sana doyamadık baba. Sana kara topraklar doyacak” diye feryat etti. Berivan Canpolat cenaze sonrası ise gazetecilere “Aldılar onu bizden. Kopardılar. Sözü vardı bana gelecekti. Ben 3 yaşımdan beri babasızım. Bir gün gelecek diye bekledim hep. Ama ölüsünü verdiler. Öldürdüler babamı” diye konuştu. Abla Elmas Kılıç da son 1 aydır ağabeyine refakat ettiğini belirterek “Kardeşim, hastanedeyken ‘Bu bana yapılanlar işkencedir. Bunun hesabını sorun’ demişti. Çok mücadele etti. Direndi. Ama olmadı” dedi. Burcu PURTUL UÇAR / İSTANBUL

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı