Teknoloji

Sanalda kanat taktılar, beyinleri gerçek sandı

Güncelleme Tarihi:

Sanal gerçeklikte birkaç saat boyunca kanat kullanan gönüllülerin beyinlerinde dikkat çekici bir değişim görüldü. Araştırmaya göre beyin, VR’daki kanatları insan koluyla tamamen aynı şekilde algılamadı ancak onları vücut parçalarına daha yakın bir biçimde işlemlemeye başladı. Bu bulgu, sanal gerçekliğin yalnızca eğlence değil, beyin plastisitesi, rehabilitasyon ve geleceğin insan-makine arayüzleri için de büyük potansiyel taşıdığını gösteriyor.

Sanalda kanat taktılar, beyinleri gerçek sandı
Haberin Devamı

Sanal gerçeklik teknolojileri insanı yalnızca başka bir dünyadaymış gibi hissettirmiyor; bazı durumlarda beynin bedeni algılama biçimini de değiştirebiliyor. Çin’deki araştırmacıların yaptığı yeni çalışma, VR ortamında verilen sanal kanatların beyinde nasıl temsil edildiğini inceledi.

Araştırmada 25 gönüllüye bir hafta boyunca toplam 4 VR eğitimi verildi. Her biri 30 dakika süren oturumlarda katılımcılar, kollarının yerine geçen büyük tüylü sanal kanatlarla uçmayı öğrendi. VR ortamında kollar görünmüyor, onların yerinde kanatlar bulunuyordu. Katılımcılar bu kanatlarla havadaki halkalardan geçmek gibi görevleri tamamladı.

BEYİNDE DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM

Araştırmacılar, eğitimden önce ve sonra gönüllülerin beyinlerini fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle inceledi. Odak noktası, beynin vücut parçalarını görsel olarak işlemlemesinde rol oynayan oksipitotemporal korteks bölgesiydi.

Haberin Devamı
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Googleüzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Sonuçlar, VR deneyiminden sonra bu bölgenin sanal kanat görüntülerine daha güçlü tepki verdiğini gösterdi. Daha da dikkat çekici olan ise kanatlara verilen beyin yanıtının, insan kollarına verilen yanıta daha fazla benzemeye başlamasıydı.

Araştırmacılara göre bu durum, beynin yalnızca doğuştan sahip olduğumuz uzuvları değil, işlevsel olarak bedene bağlanan yapay uzantıları da belli ölçüde beden şemasına yaklaştırabildiğini gösteriyor. Ancak burada önemli bir ayrım var: Çalışma, beynin kanatları tamamen “gerçek bir organ” gibi kabul ettiğini söylemiyor. Bulgular, kanatların sinirsel yanıt profilinin vücut parçalarına daha benzer hale geldiğini ortaya koyuyor.

Sanalda kanat taktılar, beyinleri gerçek sandı

VR SADECE OYUN DEĞİL

Bu sonuç, sanal gerçekliğin insan beyninde ne kadar güçlü bir beden illüzyonu yaratabileceğini gösteriyor. Daha önce yapılan çalışmalarda, protezler veya kullanılan araçlar söz konusu olduğunda beynin bunları genellikle bedenden ayrı, kontrol edilen dış nesneler olarak algıladığı görülmüştü. Bu yeni çalışmada ise VR kanatları, yalnızca kullanılan bir araç gibi değil, bedene daha yakın bir “hareket uzantısı” gibi işlem görmeye başladı.

Haberin Devamı

Bunun nedeni, VR’ın görsel ve hareket geri bildirimini aynı anda sunabilmesi. Katılımcılar yalnızca ekranda kanat görmedi; kol hareketleriyle bu kanatları kontrol etti, uçuş hissi yaşadı ve görevleri bu yeni beden düzeniyle tamamladı. Bu da beynin “benim bedenim neye benziyor ve ne yapabilir?” sorusuna verdiği yanıtı kısa süreli de olsa esnetmiş olabilir.

Araştırmada ayrıca oksipitotemporal korteks ile hareket planlama ve koordinasyonla ilişkili beyin bölgeleri arasındaki iletişimin güçlendiği görüldü. Bu da beynin sanal kanatları yalnızca görsel bir nesne olarak değil, hareketle ilişkili bir unsur olarak da işlemlediğini düşündürüyor.

GELECEĞİN TEDAVİLERİNE İPUCU

Bilim insanlarına göre bu bulgu, gelecekte protez kullanımı, fizik tedavi, amputasyon sonrası rehabilitasyon ve yeni insan-makine arayüzleri için önemli ipuçları taşıyabilir. Beyin, kısa süreli VR eğitimiyle insan bedeninde doğal olarak bulunmayan bir uzantıya bile uyum sağlayabiliyorsa, benzer yöntemler gerçek dünyadaki yardımcı teknolojilere adaptasyonu hızlandırmak için kullanılabilir.

Haberin Devamı

Bu çalışma aynı zamanda gelecekte VR’da daha fazla zaman geçirmenin insan beyni üzerinde nasıl etkiler yaratabileceği sorusunu da gündeme getiriyor. Çünkü sanal gerçeklik yalnızca görüntü sunan bir ekran değil; beden algısını, hareket hissini ve çevreyle ilişki kurma biçimini dönüştürebilen bir deneyim alanı haline geliyor.

Araştırmanın en çarpıcı tarafı da burada yatıyor: İnsan beyni, yüz binlerce yıllık evrim boyunca kol, bacak, el ve ayak gibi uzuvları tanımaya alışmış olsa da, kısa bir VR eğitimi sonrasında kanatları bile bedene daha yakın bir biçimde yorumlamaya başlayabiliyor. Bu da sanal gerçekliğin, yalnızca dünyayı değil, insanın kendi bedenini algılama biçimini de değiştirebileceğini gösteriyor.