Milli Takım'da Stefan Kuntz sonrası flaş Okan Buruk sözleri! "TFF risk aldı..."

Milli Takımda Stefan Kuntz sonrası flaş Okan Buruk sözleri TFF risk aldı...

Futbol Konseyi'nde Güntekin Onay, Uğur Meleke ve Mehmet Arslan gündeme damga vuran konuları ele aldı.

Haberin Devamı

1- A Milli Futbol Takımımızın yeni hocası Alman Stefan Kuntz oldu. Türk teknik direktörlerin çok eleştirdiği bu tercihi siz nasıl 1 değerlendiriyorsunuz? Kuntz bizim için doğru bir isim mi?

TÜRK HOCALAR KUNTZ TERCİHİNİN SEBEPLERİNİ SORGULAMALI

MEHMET ARSLAN: EZBER BOZANLARIN SAYISI AZ

Alman Ümit Milli Takım hocası, Türk Milli Takımı’na teknik direktör oluyorsa, bundan en çok ders çıkarması gerekenler Türk hocalar olacaktır. İstisnaları elbette bir yana bırakıyorum, ama her kaybedilen maçı hakeme, medyaya, futbolcuya bağlayan ve özeleştiriden yoksun hocalarımız var. Yurt dışına açılmaktansa, yerel olmayı kabullenen ve ezber bozan hocalarımızın sayısı ne yazık ki çok az. Bu, işin bir yanı. Diğer yanı ise Kuntz tercihi. Alman futbol ekolünden bir hocanın tercih edilmesi iyi. Ama üst seviyede herhangi bir başarısı olmaması kötü. TFF öyle bir hoca getirmeliydi ki, tüm eleştirileri göğüsleyebilsin. Ama olmadı. Bize de başarı dilemek kaldı.

UĞUR MELEKE: OKAN BURUK GETİRİLEBİLİRDİ

Haberin Devamı

Şaşırdığım bir tercih oldu. Kuntz’un hem 8 sene Kaiserslautern süreci, hem de spor yönetimi lisansı olduğu için belki öyle bir pozisyona getirilecektir diye umut etmiştim. Ancak TFF, hiçbir 1.Bundesliga deneyimi olmayan bir koça milli takım görevini verme riski aldı. Bence şu anda milli takım için en uygun isim Okan Buruk’tu. Rangnick ya da Conte ayarında bir yabancıyı getiremiyorsak görevi Okan Hoca’ya vermeliydik

GÜNTEKİN ONAY: BİRÇOK SORU İŞARETİ VAR

Kuntz'un Alman U21 ve U23 takımları dışında teknik adamlık deneyimi yok. Ligimizi ve oyuncu havuzunu ne derece tanıyor? Bu da ayrı bir soru işareti. Ancak bu noktada Hamit Altıntop’un tercihine güvenmek durumundayız. Ayrıca şu an kulüp çalıştırmayan Türk teknik adamlar arasında kamuoyunu çok da tatmin edecek bir isim yoktu. Kuntz, kadroda ve oyun planında değişiklikler yapacak mı? Bu da ayrı merak konusu.

2- Sezonun henüz başındayız; buna rağmen birbiri ardına sakatlıklar yaşanıyor ve hocalar yorgunluktan yakınıyor. Diğer taraftan takımların sezon 2 boyu haftada 3 maç oynadığı bir Premier Lig var. Bu işte bir gariplik yok mu?

20 TAKIMLI SÜPER LİG AKIL DIŞI, 16'YA İNDİRMEMİZ GEREKİYOR

Haberin Devamı

UĞUR MELEKE: BU İŞİN TABİATI BÖYLE

Bu hafta 5 büyük ligin Avrupa’daki 29 temsilcisi de toplamda 10 galibiyet alabilmişler. Biraz da bu işin tabiatı böyle. Manchester City, Southampton önünde tanınmaz haldeydi mesela. PSV kendi evinde 4 yedi. Zaten takım kadrolarının 15 değil 25 kişi olma nedeni bu. Ancak Süper Lig özelinde benim kanaatim, bize 20 takımlı ligin çok lüks olduğu. 18 takımı bile tartışıp belki 16’ya düşürmeyi gözden geçirmemiz gerekirken şu anda içinde bulunduğumuz 20’li turnuva akıl dışı.

Haberin Devamı

MEHMET ARSLAN: LİGİMİZ ÇOK SERT

Sezon başı olması nedeniyle bu sakatlıkları çok da garip bulmuyorum. İlerleyen haftalarda yükselen tempo ile birlikte futbolcuların da bu yüke uyum sağlayacağını düşünüyorum. Türkiye ligi sert bir lig. Topa sertlikten öte rakibe sertlik çok ön planda. Bu bakımdan sadece maçlarda değil idmanlarda bile sakatlıkların yaşanmasının önüne geçilemiyor. Açıkçası ben, “Takımlarımız yoğun maç temposunu kaldıramıyor” düşüncesine katılmıyorum. Belki de oyuncularımız bu yoğun tempoda profesyonelce davranmayı beceremiyordur. Adebayor ile bir röportajda kendisine lokma tatlı, bir adet köfte bile yedirememiştim. “Benim yemek saatim 19.00. Bunun dışında asla yemem” diye diretmişti.

Haberin Devamı

GÜNTEKİN ONAY: DÜŞÜNDÜRÜCÜ OLAYLAR

Üst gelen sakatlıklar düşündürücü. Bu durumun farklı nedenleri olabilir. Kulüpler, hazırlık, maç ve rejenerasyon aşamalarında daha fazla bilimden yararlanıyor. Yaşı 30’un altındaki futbolcuların özel hayatları problemli değilse haftada 3 maçı kaldırmamak için hiçbir nedenleri yok. Uzun ve yorucu seyahatler mental yorgunluk getirebilir. Ancak henüz sezonun başındayız.

3- G.Saray-Alanya maçına damga vuran olay, taraftarların Yedlin, Babel ve Ömer’i protesto etmesiydi. Fatih Terim de protestoculara çok sert tepki gösterdi. Sizin bu konudaki yorumunuz nedir?

Haberin Devamı

MEHMET ARSLAN: HEM TARAFTAR HEM DE TERİM HEDEF SAPTIRIYOR

O protestolar Fatih Terim’e yapılıyor aslında. Ama hocanın geçmişteki başarıları ve hizmetlerine saygıdan oyunculara yöneliyor. Galatasaray’da ne takım gelişiyor, ne de bireysel olarak bir oyuncu aşama kaydediyor. Terim ise formsuzluğunun zirvesinde. Benim bu gördüklerimi tribünde taraftarlar görmüyor mu? Görüyor ve umutsuzluk içinde en kolay hedefi, yani futbolcuyu ıslıklıyor. Aslında ıslıkladığı bu takımın umut vermeyen gidişatı. Hem taraftar, hem de “Oyuncuları ıslıklamayın” diyerek Fatih Terim hedef saptırıyor. Ömer’in kötü oynadığı ilk maç mı bu? Hayır. Ama Galatasaray’ın kötü oynadığı kaçıncı maç. Durum onlar için hiç de parlak değil.

UĞUR MELEKE: G.SARAY'DA FATURA KESME HASTALIĞI OLUŞTU!

Bu sezon Galatasaray’da her kötü sonuçtan sonra birtakım oyunculara bireysel fatura kesme hastalığı oluştu sanki. Bir ara Mostafa Mohamed’le ilgili medyada bir itibarsızlaştırma politikası vardı. Şimdi benzer bir itibarsızlaştırmanın Diagne için olacağını tahmin ediyorum. Oysa Kasımpaşa maçında yenen golde esas hata Jorgensen’i önce takip edip sonra bırakan Boey’nindi. Alanya maçında Yedlin’in de ne kadar bireysel hata yapmış olursa olsun o dakikada çıkarılması bence hataydı. Doğru bir yol değil bu.

GÜNTEKİN ONAY: DEVAMLILIK VE KALİTE SORUNU VAR

Kendi taraftarının futbolcusunu protesto etmesi çok yıkıcı. Yedlin Alanya karşısında çok kötü bir maç çıkarttı. Babel ve Ömer Bayram ise sonradan oyuna girdi. Oyuncu duygusaldır ve destek ister. Hep söylüyorum, Galatasaray’ın bu yeni oluşturulan kadrosuna zaman lazım ancak yine de bu kadronun kalite ve devamlılık sorunları olduğu gerçeğini de gözardı etmemek gerekiyor. Morutan bu seviye için fiziksel ve mental açıdan hazır mı? Bu orta sahanın ofansif kalitesi yeterli mi? Bu sorular da kafa kurcalıyor.

4- Fenerbahçe, Başakşehir önünde kaybederken sezonun en kötü futbolunu sergiledi. Bu sonucu yorgunluğa bağlayıp, “Normalde kazanırdık” diyen Pereira haklı mı yoksa taktiksel hatalar da var mıydı?

FENERBAHÇE, AVRUPA LİGİ MAÇINDA BİR PREMIER LİG TAKIMI GİBİ OYNADI

MEHMET ARSLAN: 'NASILSA KAZANIRIZ' HAVASINA GİRDİLER

Avrupa Ligi maçında maçında bir Premier Lig takımı gibi oynadı Fenerbahçe. O maça baktığınız zaman Başakşehir önündeki futbol bir hayal kırıklığı. Dolayısıyla Pereira’nın yaklaşımı doğru galiba demekten kendimi alamadım. O maçtaki iyi futbolları ve performansları onları ‘nasılsa kazanırız’ havasına sokmuş. Yorgunluk ile açıklanacak bir durum değil bu. Rotasyon diye tanımladığımız şey de işte tam burada devreye giriyor. Teknik ve taktik olarak Perreia’yı eleştirmek haddim değil. Ama bu derin kadrolar tam da bu dönemler için kuruluyor. Fenerbahçe, rotasyonlu bir kadro ile sahaya çıksa farklı bir sonuç elde ederdi diye düşünüyorum. Ama her şeye rağmen onlar iyi bir takıma ve hocaya sahip olduklarını biliyorlar. Galatasaray’a göre avantajları bu.

UĞUR MELEKE: PEREIRA 2. YARI RİSK ALMALIYDI

Yorgunluk elbette faktörlerden biri. Ancak futbolda tek bir değişken yok, onlarca değişken var. Pereira’nın özellikle ikinci 45’te risk alması gerektiğini düşünüyordum ben. 1-0 mağlupsanız ve rakibiniz 9 kişiyle kapanıyorsa formasyonunuza bu kadar tutkuyla bağlı olmanız enteresan. Son yarım saatte bir stoper çıkarmayı düşünebilirsiniz. Ya da eğer üçlü savunmadan vazgeçmek istemiyorsanız Meyer yerine ön tarafa bir oyuncu sokup 3-3-3-1’e dönebilirsiniz. Maçları formasyonlar kazanmıyor, oyuncular kazanıyor çünkü.

GÜNTEKİN ONAY: AVRUPA LİGİ DÖNÜŞLERİ HER TAKIM İÇİN ZOR OLUYOR

Avrupa Ligi perşembe gecesi oynanıyor ve özellikle deplasman dönüşleri lig için zorlayıcı oluyor. Pereira’nın oynattığı futbol efor, tempo ve mücadele talep ediyor. Fiziksel olarak ivmesi biraz aşağı inen Fenerbahçe dolayısıyla çok zorlandı. Bu sezon ilk kez geri düştüler ve golün gerektiği son bölümde 3 stoper biraz lüks kaldı. Ayrıca orta alanda hücuma yönelik bir bağlantı oyuncusu yokluğunu da hissettiler. Mevcut kadroda bunu yapabilecek isimler Mesut ve Sosa.

Milli Takımda Stefan Kuntz sonrası flaş Okan Buruk sözleri TFF risk aldı...

5- Beşiktaş, ilk devresinde kâbus yaşadığı Antalya maçını ikinci yarıda kazanmayı bildi. Sergen Yalçın’ın 11 tercihi ve değişiklikleri doğru muydu? Beşiktaş bir daha böyle bir maç kazanabilir mi?

ASLAR İLE YEDEKLER ARASINDAKİ KALİTE FARKI ANTALYA MAÇINDA ORTAYA ÇIKTI

GÜNTEKİN ONAY: SERGEN YALÇIN'IN SAHAYA ÇIKARDIĞI 11 NORMAL ANCAK...

Sergen Yalçın’ın sahaya sürdüğü 11 ve bazı oyuncuları dinlendirme tercihi normal. Ancak şans verdiği oyuncular bunu değerlendiremedi ve yedek kulübesiyle as takım arasındaki kalite farkı net bir şekilde ortaya çıktı. Geniş kadrodan söz edebilmek için girenin çıkanı aratmaması gerekiyor. Beşiktaş’ta görünen o ki başta Josef de Souza olmak üzere Batshuayi, Ghezzal, Rosier ve Pjanic’in alternatifleri yok.

UĞUR MELEKE: BU 3 PUAN İÇİN BATSHUAYI'YE ÖZELLİKLE TEŞEKKÜR EDİLMELİ

Ben Sergen Yalçın’ın ilk 11 tercihinden çok, sakatlıklar sonrası yaptığı değişiklik tercihlerine takıldım. Necip sakatlandığında pekalâ Atiba’yı sağ beke çekip çok basit bir çözüm üretebilecekken 4 oyuncunun birden yerini değiştirmeyi tercih etti. Ancak ikinci devrenin başında Josef’in orijinal pozisyonuna dönüşü, beklerin de oturmasıyla sistem normalleşti. Tabii ki ilk devreyi bu kadar kötü ele alıp, 2-0 geriye düşüp her maçı kazanamazsınız. Bu 3 puan için başta Batshuayi olmak üzere aslara da teşekkür etmek gerek.

MEHMET ARSLAN: BEŞİKTAŞ, HOCASIYLA BERABER BÜYÜYOR

“Liverpool yeniden 3-0 geriden gelip Milan’ı eleyebilir mi?” gibi bir soru bu. Önemli olan şu; bu takımın bu potansiyeli ve bu dokunuşu yapabilecek bir hocası var. Maçı kazanmanın dışında olağanüstü bir kendine güven de kazandı. Galatasaray ve Fenerbahçe hocalarının tüm oyuncu değişiklikleri hiçbir sorunu çözemezken, Sergen Yalçın olağanüstü bir beceri gösterdi. Ben ilerleyen haftalarda Beşiktaş’ın hem bireysel olarak, hem de takım olarak daha iyi olacağını düşünüyorum. Beşiktaş’ta her oyuncu gelişme gösteriyor. Sergen Yalçın da bu gelişmeye paralel teknik direktörlüğünde aşama kaydediyor. Bir takımın hocası ile birlikte nasıl geliştiğini ve büyüdüğünü hissediyoruz.

Milli Takımda Stefan Kuntz sonrası flaş Okan Buruk sözleri TFF risk aldı...

6- İstanbul büyüklerinin yoğun fikstürünün aksine yeterli dinlenme fırsatı bulan Trabzonspor, Kasımpaşa’ya da takılmadı. Sizce tek cephede olması Trabzonspor’u lig yarışında öne çıkarır mı?

ABDÜLKADİR ÖMÜR TRAVMASI TÜM TAKIMI ALT ÜST EDEBİLİRDİ, İYİ ATLATTILAR

MEHMET ARSLAN: ÖNCE İÇLERİNDEKİ SORUNU ÇÖZMELİLER

Bu bir avantaj olabilir evet. Rakipleri bir haftada 2 maça konsantre olurken, onlar 1 haftayı tek bir rakibe odaklanarak geçiriyorlar. Ama saha içinde yaptıklarını da göz ardı etmeyelim. Hem yerel medyayla hem taraftar tepkisiyle mücadele edip, iyi oynamaya ve kazanmaya devam ediyorlar. Kolay bir şehir değil Trabzon. Abdülkadir Ömür travması tam takımı alt üstü edebilirdi. O travmayı iyi atlattılar. Ve umarım ders çıkarırlar. Önlerinde puan kaybedecekleri maçlar olacak. Orada da, şehir baskısını atlatabilirlerse, bu sene Abdullah Avcı ile şampiyonluğa hiç olmadığı kadar yaklaşırlar. Ama önce kendi içlerindeki sorunu çözmeliler.

UĞUR MELEKE: KADRO GENİŞLİĞİ LİG İÇİN YETERLİ

Trabzon'un, 3 İstanbul büyüğünün aksine tek cephede yarışıyor olması tabii büyük avantaj. Abdullah Avcı takımını çok fazla değiştirmek zorunda kalmıyor, zaten olağanüstü sakatlık problemleri de yaşamıyorlar. Kasımpaşa maçında sol bekte Denswil başlayınca bir yerli açığı doğdu. Abdülkadir Ömür basit oynayarak özgüven kazandı. Sonra (sakatlık şanssızlığı yaşamasına rağmen) Abdülkadir Parmak ve Dorukhan da dakika aldılar. Trabzon’un kadro genişliği lig için kesinlikle yeterli.

GÜNTEKİN ONAY: TRABZONSPOR GERÇEKÇİ VE EMNİYETLİ OYNUYOR

Trabzon'un şu an tek kulvarda oynaması tabii ki bir avantaj. Gerçekçi ve emniyetli bir futbol oynuyorlar. Nwakaeme, Bakasetas ve Hamsik gibi ofansif alanda problem çözecek oyuncuları da var. Orta alan sertliği ve dinamizmi bordo mavililerin tek problemi.

Haberle ilgili daha fazlası: