GeriKelebek MEDYADAN : Magazin alıntıları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MEDYADAN : Magazin alıntıları

Avrupa nüfus artsın diye doğumları teşvik ediyormuş, Allaaaaah! – Sosyetik güzelin elbisesini 10 yaşındaki yeğeni tasarlamış – Yılbaşı gecesi en çok Tarkan kazanacakmış – Hakikaten TRT’de devrim olur o gece - CNN’ye sunucu olmak için gerekli nitelikler No. 1 – CHP milletvekili X’in telefonu gecenin 3’ünde acı acı çalmış (o saatte tatlı çalmaz telefonlar) – Pisiklete pinemediği için iteleyen manken – Sanatçılar 20 senede 25 senelik yıpranıyormuş – Öküz kim şimdi bu haberde ... ve sair magazin alıntıları.


Avrupa’da doğurana büyük ödül
, diyor başlık. “Her yıl nüfusu biraz daha azalan Avrupa ülkelerinde doğumu teşvik etmek için hükümetler birbiriyle yarışıyor.”

Altında bir liste, İsveç, İspanya, İtalya, Almanya, Fransa ... doğum oranını teşvik için alınan tedbirler.

Bekleyin beyler, şöyle 10-15 sene içinde, Allah’ın izniyle, Yüce Türk Milleti bu sorununuzu çözer!

Kemal Sunal’ın böyle bir filmi vardı, aklıma o geldi, bir de o meşhur bektaşi fıkrası.

Hani bektaşi, bir yarım ekmek umarak bakkala girmiş, bakmış zengin müşterinin biri alışveriş yapıyor, kaçadır diye sormadan sıralıyor:

- Bana şurdan eskisinden iki teker kaşar, bir teneke yağlı beyaz peynir, iyisinden on kangal sucuk, iki petek de bal koy oradan...

Sabırla beklemiş bektaşi, midesi guruldaya guruldaya. Zenginin alışverişi bitmiş, uşaklar malları katırlara yüklerken yanaşmış:

- Allah çoğunu versin beybaba, demiş, bu kadar alışveriş yaptığına göre, düğün dernek var galiba?
- Yaa, demiş zengin adam, nasipse bu akşam kızımı everiyorum da...
- Aman beybaba, demiş bektaşi, bu kadar masrafa ne gerek var, sen hele şu ekmeğime bir katık yap, ben değil kızını, senin sülaleni...

Vatan, 23 Kasım


*

SERİN DURUŞ’TAN SICAK ARAK...

- Şu anda hiçe yakın Yunanca biliyorum. Yunanca öğrenmeye başlayınca Türkçem yamuldu. (Akademi Türkiye Özgür - kimse artık.)

- Yeni bir meslek Tülincilik, perdecilik gibi... (Caner, Tülin hakkında konuşuyor, bunlar kim, onu da bilmiyorum!)

- CHP sertleşme sorununu çözdü (Flash TV’ ana haberde, CHP nihayet sert muhalefet yapmaya başladı, diyen haberin anonsu.)

Milliyet, 23 ve 26 Kasım


*

KOLAY!

Dedeman Otelleri’nin veliahtı Özlem Önal’ın yılbaşı gecesi giyeceği pembe-kırmızı dekolte elbiseyi ... 10 yaşındaki yeğeni Damla tasarlamış.

Vallahi bu “sosyetik güzel” tabir edilen kadınların elbisesini böyle 10 yaşındaki çocuklar bile tasarlar, nasılsa avuç içi kadar kumaş...

Posta, 23 Kasım


*

MESELA DEDİYDUK

Günaydın manşet atmış: Yılbaşı gecesinin kralı Tarkan

Spot: Yeni yıl heyecanının (!) yaşanmaya başladığı şu günlerde sanatçılar yılbaşı programlarını yaptı. O gece yine en çok Tarkan kazanacak.

Haber: ... Türkiye’nin en popüler sanatçıları yılbaşı gecesi için ortalama 50 bin dolar isterken, megastarımız (!) Tarkan en yakın rakibine tam 150 bin dolar fark atarak 200 bin dolar talep etti.

Güseeeeeeel! Ya bir sonraki cümle?

Henüz hiçbir mekân Tarkan’ın istediği bu ücreti onaylamadı!”

Sabah’la Günaydın, 23 Kasım


*

TRT’DE DEVRİM

TRT Yılbaşı’nda bize bir sürpriz yapacakmış, repçi Eminem’i seyredecekmişiz.

Hakikaten sürpriz, Eminem “o..pu” ilan ettiği annesini nasıl öldürüp gömdüğüne anlattığı şarkısını da söylerse, TRT’de o gece devrim olacağı kesin!

Hürriyet, 23 Kasım


*

Güzel bir genç kadının fotoğrafı, HAYALİ GERÇEK OLDU! diyor başlık.

Bodrum Fuga’nın sahibi (demek ki ne olduğunu bilmemiz gerekiyor bu Fuga’nın, söylenmediğine göre) bilmem kimin 19 yaşındaki sevgilisi (sıfata bakın, acaba kız kartvizitine de böyle mi yazdırmıştır: Bodrum Fuga’nın sahibi Volkan Büyükhanlı’nın sevgilisi, tel, faks, cep...) Berrak Tüzünataç, Elele dergisine kapak olduktan sonra ...

Efendim 19 yaşındaki “sevgili” kızımız mankenliğe “kesinlikle” sıcak bakmıyormuş, ama en büyük hayali “televizyonda başarılı bir spiker olmak” imiş...

Habere göre, CNN-Türk’le anlaşan Berrak, spikerlik yapmak için diksiyon dersleri alıyormuş.

İşte bu kadar ucuz, işte bu kadar kolay!

Meslekten gelen spikerlere, sunuculara, gazetecilere, televizyonculara bu kadar terbiyesizlik olur ancak...

Ama burası Türkiye! Rahmetli Metin Abi’nin dediği gibi, burada Türkler yaşar ve Türkler böyle yaşar!

Sabah’la Günaydın, 23 Kasım


*

DENİZ GÜÇER, KAFE KULİS KÖŞESİNDE ANLATIYORDU:

Ankara'da Laila olur da olay olmaz mı?

“Gecenin 3'ünde CHP'li bir milletvekilinin telefonu çalar. Senelerdir görmediği bir çocukluk arkadaşı aramaktadır. Milletvekili uyku sersemi şaşırır ve korkar. Arkadaşı hal hatır falan sormaz. Hemen "Abiii Laila'dayım. İçeri almıyorlar. Seni tanıdığımı söyledim. Yine almadılar. Söyle şunlara" der. Sonra telefonu Laila'nın korumasının kulağına yapıştırır. Milletvekili "Ya sabır" çekip korumayla konuşmaya başlar. Ama arkadaşının istediği şekilde değil. "Arkadaşım" der, "Bizimki sarhoş. Bir taksiye bindir gönder Allah aşkına şunu evine!" Koruma gülmeye başlar. "Hamili kart yakinimdir" taksiye bindirilir, zorla gönderilir.”

Vatan, 23 Kasım


*

PİSİKLETİ SÜRMEK

Bianchi bisikletlerinin tanıtımına katılan “manken” Şenay Akay, yer dar olunca bisiklete binememiş, eliyle turlatıp tanıtmış.

Posta’daki meslektaşım diyor ki:

“Yer der olunca süremedi” ...

Yer dar olunca mankenler bisikletleri sürmek yerine elleriyle ittirdi...”

Doğrudur, Anadolu’nun kimi bölgelerinde “bisiklete binmek” yerine “bisiklet sürmek” derler.

Posta’nın editörü de öyle diyor... Yine şanslıyız, “pisikleti süremediği için iteledi” de diyebilirdi...

Posta, 24 Kasım


*

SANATÇILAR YIPRANIYOR DA...

Sanatçılar, 20 sene çalışarak 25 yıl üzerinden emekli olmalarına tepki gösteren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Başesgioğlu’na seslenmiş: 5 sene yıpranma payı çok değil, çok yıpranıyoruz!

Saygımız sonsuz, ama gazeteye görüş bildiren Ahmet Özhan, Hakan Peker, Ali Rıza Binboğa, Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray veya Rutkay Aziz gibi kıymetli sanatçılar neden ... Zonguldak’ta kömür madeninde ciğeri bacaya dönen Mehmet’ten, Bağcılar’da blucin boyasını teneffüs eden Ayşe’den, Sivas genelevinde önüne gelenin altına yatan Çile’den, onun bunun evine temizliğe diğen Güllü’den daha çok “yıprandıklarını” da bir anlatıverseler bize...

HO Tercüman, 24 Temmuz


*

HÜRRİYET AİLESİ SENİNLE GURUR DUYUYOR

Birgün her şeyimiz yok olabilir ama insanlık, dostluk hep vardır. Bu insan illa ki en yakınımız değildir. Bence herhangi biri de olabilir hatta belki de en doğrusudur.”

Devam edelim okumaya:

Çünkü hayatımız boyunca yaptığımız her şey yine insanlar için çalışmak, evlenmek, sevmek, boşanmak, üzülmek, sevinmek, kazanmak, hep yine hayatımızı dolduran insanlar için, ama hepsi karşılıklı, hepsinin içinde az da olsa egoizim, menfaat vardır. Dolayısıyla mutluluğunu yaşamak yeterli olmuyor.”

“En yakın dostunuzun herhangi biri olması en doğrusudur” diyen, “... evlenmek, sevmek, boşanmak... herşey hayatımızı dolduran insanlar için” diyen bu büyüt Türk düşünürünün kim olduğunu tahmin ettiniz herhalde.

Hülya Avşar tabii ki...

Hürriyet-Kelebek, 24 Kasım


*

REFERANS SAĞLAM!

Tuvana Büyükçınar önemli bir modacıymış ki, Paris’te mağaza açmış ve Kelebek’in birinci sayfasında haber olmuş.

Peki bu büyük tasarımcının iyi bir müşterisi, sağlam bir referansı var mı?

Olmaz olur mu, zaten Kelebek de Tuvana hanımı referansını vererek tanıtıyor:

Gelinim Olur Musun yarışmasının sunucusu Ebru Akel’in modacısı Tuvana Büyükçınar...”

Referans olarak yeter herhalde...

Hürriyet-Kelebek, 24 Kasım


*

ÖKÜZ ÖLDÜ, ORTAKLIK BİTTİ diyor haberin manşeti.

Sakıp Bey rahmetlinin kızı Sevil Sabancı ile sevgilisi Sencer Can ayrılmış. Ayrılınca, birlikte kurdukları (ne olduğu, neyle iştigal ettiği haberden anlaşılmıyor) SS & Can Jumping Team de dağılmış.

İyi, güzel, ama haber ısrarla “Öküz öldü, ortaklık bitti” diyor.

Burada öküz kim sizce? Benim bir fikrim var, ama mesleki dayanışma icabı söylemiyorum...

Sabah’la Günaydın, 24 Kasım


*

ALİ KIRCA ADINI MI DEĞİŞTİRMİŞ?

Ali Sami Alkış’tan bir alıntı:

Yüksel Aytuğ da yazmıştı; Şakacı Çetin Çiftçioğlu bir gün yolda yürürken, vatandaşın biri tarafından yolu çevrilir:

Siz nasılsa Ali Kırca’yı tanırsınız. İlk karşılaştığınızda lütfen niye adını niye değiştirdi diye sorar mısınız?’

Şakacı, kendisine şaka yapılıdığını sanır:

‘Hayır canım, nerden çıkarıyorsunuz. Adını filan değiştirmedi?’

Vatandaş sinirlenir:

‘Olur mu kardeşim... Her akşam görüntüsünün altında Faruk Saraç diye yazıyor. Görmüyor musun?’

Star, 25 Kasım


*

İKİ YAZARIMIZDAN İKİ ALINTI.

- İnsan vücudu da madde gibi katı, sıvı ve gazdan oluşmaktadır. (Zeynep Bölükbaşı)

- Genelde ağlama özürlü bir hödüğümdür. (Ebru Çapa)

Hürriyet-Kelebek, 26 Kasım


*

MEHMET BARLAS’IN ŞAKA KUTUSUNDAN ALINTI:

Seks ve kalite

Magazintürk sitesinde okudum. Muğla Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu öğretim üyesi Doç. Dr. Metin Kozak "Muğla'ya gelen yabancı turistlerin büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Yaz aylarında turistler eğlence ve Türk erkekleriyle seks yapmak için geliyorlar. Özellikle Bodrum'da seks turizminde büyük patlama yaşanıyor. Kaliteli turist sayısı düşüyor" demiş.

Üzülsek mi, sevinsek mi bu kalitesizliğe bilemiyorum.

NOT: Avrupa’nın nüfus artış sorununa ihraç yoluyla katkıdır bunun adı! Bakınız 1 no.lu haber.

Sabah, 26 Kasım


*

ŞAHİDİZ ALLAH İÇİN...

Sevgilerinin kavgayla beslendiğini söyleyen Levent Kırca ile OYA Başar, ‘Eğer sessiz kalıp herşeyi içimize atarsak, ikimiz de günün birinde patlarız. Bu nedenle ne düşünüyorsak açıkça söyleyip rahatlıyoruz” demişler.

Biliyoruz, biliyoruz, ayrıldığınız günlerde bir basın konferansında “birbiriniz hakkında ne düşünüyorsanız, söylediğinize” şahit olmuştuk.

Gözcü-Asabi, 26 Kasım


*

% 59 DEKOLTE

İlgi çekici bir araştırmaydı, iyi düşünülmüş, yani magazin gazeteciliğinin iyisi de yapılabilir...

Şarkıcı, manken ve oyuncuların ödül törenlerinde giydiği kıyafetleri taramışlar, dekolte oranlarını hesaplamışlar.

1950’lerde % 20 olan dekolte, 60’larda % 9’a, 70’lerde % 7’ye kadar düştükten sonra, 1980’lerde % 13’e, 1990’larda % 39’a, 2000’lerde de ... % 59’a kadar çıkmış.

(% 59 demek, kadının boyun, sırt, omuz ve göğüslerinin yarısından fazlası açıkta demek!)

Mesela Liz Hurley, bu dekolte oranının artmasına sebep olan cıbıllardan biriymiş...

Ha, bu arada, İngilizler dekoltenin ne demek olduğunu biliyorlar demek ki, benimkiler gibi bacak dekoltesi, don dekoltesi, apış dekoltesi gibi laflar etmiyorlar...

Vatan, 26 Kasım


*

LAPSÜS MÜ, GEREKÇE Mİ...

Manken Elif Ece Uzun birlikte olduğu erkek için demiş ki: “İnsanın şöhreti, parası değil, karakteri önemli. Ben huzur istiyorum, aksiyon değil. Görüntüyü çoktan geçtim...”

Demek ki delikanlı bayağı bir güzel insan!

Takvim, 26 Kasım


*

ERKEĞİN DURUMUNU BİR DÜŞÜNÜN

Oyuncu Ayçin İnci, evlenmeyi düşündüğü Merdan Mardini’nin Banu Zorlu’yla “aşk yaşadığını” öğrenince, cevap vermekte gecikmedi” diyor spot.

Genç kızımız da “misilleme yaparak” tiyatrocu Olgun Şimşek’le “birlikte olmaya başlamış.”

Hadi kızımız malum, ama oğlumuz Olgun için de ne kadar haysiyetli bir durum, değil mi!

Takvim-Papatya, 26 Kasım


*

AŞK NEDİR MİŞ

Aynı ilavenin “Aşkın özel anlamları” haberinden bir alıntı. Aşk nedir?

Mesela... “Aşk, evinin anahtarlarından bir kopya daha yaptırmaktır” mış.

(Yedek anahtar, demeyi bilmezler abisi, cahildir bu çocuklar.)

Mesela aşk, “Banyo dolabını açtığınızda, diş macunu kapağını kapatılmamış bulmaktır” mış.

İtiraf ediyorum şu sonuncusunu anlamadım:

Aşk, gerildiğinizde sızlayan vücut lafının anlamını bilmektir.”

Takvim-Papatya, 26 Kasım


*

ABLAMIZ GERÇEKÇİ

Altıncı His köşesinde, Oksan Abla okurlarının sorunlarını hallediyor, rüyalarını yorumluyor.

Bir soruya cevaben diyor ki, “İşte benim yazılarımda anlatmak istediğim bu. Yaşamınızda gerçek ve kalıcı bir düzen kurmadan, aşk, sevgi dediğiniz duygulara çok fazla kapılmayın...”

Yani?

Yanisi belli: “Önce mantık evliliği yapın, şöyle parası, pulu yerinde bir herifle evlenin, iyi bir düzen kurun (buradaki ‘düzen’ kelimenin birinci anlamındadır), ondan sonra aşk, sevgi gibi şeyleri düşünün...”

Şok, 26 Kasım

 

 

 

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False