Rita Ender: Hamilelik ihtişamlı, inişli çıkışlı bir süreç

Rita Ender: Hamilelik ihtişamlı, inişli çıkışlı bir süreç

Pandemi başlangıcında 4 aylık hamile olan avukat ve yazar Rita Ender, okuduğu bir kitabın kapağında şiş karınlı, gülümseyen bir kadın fotoğrafı gördü, “Hamilelik bundan ibaret değil” diyerek bu konuyu odağına alan söyleşiler yaptı. 25 kadınla görüşmelerini ‘Bir Avazda’ adlı kitapta toplayan Ender’le konuştuk.

Haberin Devamı

Pandemide hamilelik, bir hamilelik söyleşileri kitabını doğurdu! Avukat ve yazar Rita Ender kendi hamilelik sürecinde, aralarında sanatçı Gülsün Karamustafa, sosyolog Nilüfer Taşkın ve gazeteci Sevin Okyay gibi isimlerin de olduğu farklı alanlardan 25 kadınla hamilelik ve doğum üzerine söyleşiler yaptı. Ve ortaya ‘Bir Avazda’ (İletişim Yayınları) adlı kitabı çıktı.

Bu kitap için nasıl yola çıktınız?

Pandeminin başlangıcında 4 aylık hamileydim. Hamilelik üzerine kitaplar almıştım. Kapaklarında hep şiş karınlı, gülümseyen, güzel bir kadın vardı. Hamileliğin bundan ibaret olmadığını, ihtişamlı ama inişli çıkışlı bir süreç olduğunu, konuşulmaya değer başka yanları olduğunu düşündüm. Farklı kültürlerde hamileliğin ve doğumun nasıl kutlandığını merak ettim, söyleşiler yapmaya başladım.

Kadınların yaşadığı zorluklar hamilelikte nasıl bir dönüşüm geçiriyor?

Haberin Devamı

Bu toplumda kadından beklenenlerden biri, muteber bir evlilik yapıp çocuk sahibi olması. Evlilikte hamile kalmakla bunu bir şekilde gerçekleştirmiş oluyorsun ama özel hayata müdahaleler bitmiyor, aksine yepyeni dayatmalar geliyor. Nasıl bir hamilelik geçirmen gerektiği, ne giymen, ne yemen gerektiği öğretiliyor. Çalışan bir kadın olmanın hamilelikle birlikte artan zor yönleri var. O işte kalıcı mısın, geri gelecek misin, gelirsen de verimli çalışacak mısın? Süresi kadından kadına değişmekle birlikte doğumla, hormonlarla ve bebekle birlikte bir süre gerçekten de gidiyorsun. Ama kimi erkekler çok benzer hisler yaşasa da kimse çocuk sahibi olacak veya olan bir erkeğin pozisyondaki kalıcılığını sorgulamıyor.

Rita Ender: Hamilelik ihtişamlı, inişli çıkışlı bir süreç

Çağdaş sanatçı Gülsün Karamustafa’nın 70’li yıllarda yaptığı bu çizim ‘Bir Avazda’ kitabında yer alıyor.

 

‘ANNELİĞİ BANA SOR...’

Doğum sonrası da evlere şenlik! Herkes yorum yapıyor.

Evet, herkes müdahil. Bu müdahalelerin kimi komik, kimi işe yarar olsa da birçoğu sinir bozucu olabiliyor. İnsanın kendine güvenini sorgulatabiliyor. Bir de bu dönemde ‘modern annelik’ dayatmaları var. Bilmem kaç yaşına kadar paketli gıda yedirmemek, yoğurdunu evde mayalamak, uyku eğitimi vermek vs.

Sizin yaşadığınız en büyük sıkıntılar nelerdi?

Haberin Devamı

Hamileliğim boyunca pandemi nedeniyle çok daha az insanla görüştüm, daha az müdahaleye maruz kaldım. Yine de çok az kilo almış olmam üzerine gelen uyarılar canımı sıkıyordu. 41 haftalık hamileyken biri bana “Daha doğuramazsın. Ben 6 aylık hamileyken senin kadardım” demişti. O an hormonların cesaretiyle nasıl küfretmedim, bilmiyorum.

Yaptığınız röportajlarda sizi en çok etkileyenler ne oldu?

Finansçı Güler Baban’ın hamile kalması nedeniyle kendisinden aktivistliği ve eylemlere gitmeyi bırakmasının beklenmesi... Sağlık sorunları olmamasına rağmen veteriner teknikeri Merve Ünlü’ye veganlığı, gazeteci Sevin Okyay’a basketbolu bırakmasının öğütlenmesi... Bu beklentiye karşı duran kadınların anlatılarından etkilendim.

Hemşire Seta Estukyan’ın oğlunu annesine bırakıp sinemaya gitmesini bir kaçış hikâyesi olarak kıs kıs gülerek anlatması da hoştu. Sanatçı Gülsün Karamustafa’nın şu sözleri de beni çok etkiledi: “Dönüp dolaşıp doğumun ve hamileliğin hazzını yaşamaktayız. Başka bir şey yapılmıyor. Hep aynı yere geliniyor.”

Haberin Devamı

‘Anne faşizmi’ ilginç bir kavram. Bunu bazı annelerin ‘paşa oğullar’ büyütüp erkek egemen yaklaşım üzerinden kendini gerçekleştirmesi olarak görüyorum.

İletişim sosyolojisi alanında çalışan Funda Şenol Cantek şöyle söylemişti: “Kadınların da otorite kurabilecekleri alan sınırlı ya. Sana mesela şöyle diyecekler: ‘Sen avukatsın, o kadar kitap yazıyorsun ama annelik bunlara benzemez. Sen gel anneliği bana sor!’ Kızamıyorum da, zaman geçtikçe anlamaya çalıştım. Onların da domine edebildikleri alan o, başarılı hissettikleri alan o.” Benim yarama basmıyorsa, o ‘paşa’ büyüten annenin kendini bununla tanımlamasına üzülüyorum.

Rita Ender: Hamilelik ihtişamlı, inişli çıkışlı bir süreç

Rita Ender kadınlara doğum öncesi ve sonrası ritüellerini de sordu.

Haberin Devamı

40 SAYISININ VE SUYUN ÖNEMİ

Hamilelikle ilgili farklı geleneklerden hangileri dikkatinizi çekti?

40 sayısı çok tekrarlandı. Doğumdan sonraki 40’ıncı gün kilisede dua okutulduğu da anlatıldı, Laz geleneğine göre insanların
Kırk uçurmaya (bebeğin kırkı çıktıktan sonra yapılan küçük seremoni) gittiği de söylendi. Onun dışında, su önemliydi. Anne karnında su içinde yaşayan bebek farklı kültürlerde suyla karşılanıyor, suyla kutsanıyor, suyla kutlanıyor. Mesela Rosana Şapka, Ortodoks âdetlerine göre vaftizden sonra yapılan bebeğin ilk yıkamasını, Yeşim Pündük’se Roman âdetlerine göre bebek 20 günlükken saz heyetiyle birlikte nasıl hamama gittiklerini ve eğlendiklerini anlattı.

Rita Ender: Hamilelik ihtişamlı, inişli çıkışlı bir süreç

KİTAPTAN...

Haberin Devamı

Gülsün Karamustafa (sanatçı):   “Test sonucunu aldığımız zaman çok sevinmiştik. Hâlâ ‘pozitif’ yazan kurbağa testinin sonucunu saklıyorum.”

Gamze Gül Özşahin (astrolog-arkeolog): “Herkesin deneyimi kendine. Herkesin bebeğiyle yolculuğu çok özel.”

Sevin Okyay (çevirmen-gazeteci): “Bir sürü şey söylüyorlardı ama kimse ‘Sigara içme’ demiyordu. Herkes farklı bir şey söylüyordu. O da zaten dinlememek için yeterli bir neden.”

Jinda Zekioğlu (gazeteci): “Karnımı elleyen kadınlara şunu sormak istedim: Bu sevginiz o televizyonda parçalanarak ölen çocuklara karşı neden yoktu? Bu hassasiyetin, şefkatin o televizyonun ötesine geçemeyişi çok düşündürücüydü ve bana insanlık dışı geliyordu.”

Dilan Epik Topuz (iç mimar): “Etrafta ‘Şunu yapmalısın’ diye korkutan çok fazla insan var. Özel bir hastalığın varmış gibi davranıyorlar.”

Haberle ilgili daha fazlası: