GeriHürriyet Pazar Neymiş bu TikTok videoları...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Neymiş bu TikTok videoları...

Neymiş bu TikTok videoları...

Soğuk havadan kaçayım diye esnaf kankama sığındım, o da beni kolumdan tutup TikTok’a attı. Yıllardır bu kadar kalitesiz zaman geçirmemiştim.

Bir hava almaya çıktık çıkmasına da bu nasıl soğuk arkadaş! Çarşıdan geçerken “Her şey biraz beklesin, bir adım daha atamayacağım” dedim ve rotamı paralel sokağa, favori esnafım Ercan’ın mobilyacı dükkânına çevirdim. İçeriye, “Dışarısı ölümcül soğuk hafız, bir çaya krallığım” diyerek daldım ve müşteri varken vitrin, yokken Ercan’ın oturma odası işlevi gören noktaya, uygun bir çekyata kuruldum. Zira esnaf yeri geldiğinde salondur, oturma odasıdır.
Ercan çayı ısmarladı, karşımdaki televizyon koltuğuna da geçti oturdu ama kafayı bir türlü telefondan kaldırmıyor. TikTok’a düşmüş. Başıma geleceği bildiğim için daha en baştan “Ercan, Allah’ın varsa bana telefonundan video izletmeye kalkmazsın” dedim ama boşa konuşuyorum. “Bak bak, pişman olmayacaksın” diyerek düştüğü kuyuya beni de çekmeye kararlı.
Aldım telefonu. Elemanın biri kafasına imam sarığı geçirmiş, altta da ‘Avrupa Yakası’ndan bir Burhan Altıntop repliği dönüyor: “Kusura bakmayın, içeride zikir var da arkadaşlarla manevi yönümüzü geliştirmeye çalışıyoruz.”
Ercan’a “Allah razı olsun kardeşim, ellerin Kâbe duvarına yapışsın inşallah. Bu TikTok’u hiç görmeden yandan kaçarım diyordum, sayende kaçamadım” diyorum ama telefonu da geri veremiyorum. Sonraki video, sonraki video diye gitmeye başladım bile.
Aslında konunun komple yabancısı değilim. TikTok’un bir ‘lip-sync’ aplikasyonu olan musical.ly’ye rakip olarak çıktığını, sonra musical.ly’yi satın aldığını, işin epeydir lip-sync’ten çıkıp başka bir yere gittiğini ve insanların TikTok diye delirdiğini biliyorum.

Neymiş bu TikTok videoları...

BABA ŞOV
Performans olarak bu abiden çok daha geride insanlar, Instagram’da üzerimize viral atıp ekonomiye can veriyor.
‘Kimin kocası bu’ akımına kapılmak
Biliyorum bilmesine de ben bu TikTok’tan kaçmaya çalışıyordum. Her videonun arasına giren agresif reklamlarını görünce gözümü kaçırdım, bahsi geçince “Ben mizahtan, komiklikten pek anlamam, onu da anlamadım” diye kestirip attım, ısrar edilirse “Bold Pilot’ın filmi girmiş ama ben asıl Caş’ı çok severdim” diye konuyu saptırdım.
Ama çağımızda kaçmanın sonu yok. Bir yerden kaçsan diğer yandan yakalanıyorsun. Neticede Ercan, “O TikTok o telefona inecek” dedi ve indirtti.
Sonrası karanlık... Birtakım hanımlar ‘Kimin kocası bu’ akımına kapılmış, bir abi mayoyla kıvrak figürler yapıp sonra bodoslama denize atlıyor, bir abla Adana rap’in güzide örneği ‘Bir Daha Sildim’ playback’iyle tezgâhı zımparalarcasına siliyor... Duramıyoruz, düştük kuyuya, arka arkaya izliyoruz.
Bir noktada kafamı kaldırıp “Hacı, buna insan baktıkça bakıyor gerçekten ama diğer yandan da bu benim hayatımda gördüğüm en az komik şeylerden biri” diyorum. Ercan bu yaklaşımımı fazla elit buluyor, cevabın kralını vereceğim de TikTok’tan tam olarak başımızı kaldıramadığımız için verimli bir tartışmaya giremiyorum. İki video arası kesik kesik atışıp duruyoruz.
Ercan, Rihanna söyleyen atletli amcayı gösterip “Bak mesela şu komik değil mi” diyor. Ya Allah cezamı versin değil; yuvarlanan Trabzonlular var, onlar komik ama Trabzonlular zaten taşkınlık yaparak komik olmak istediklerinde komik insanlar, yani o yuvarlanmayı müziksiz de yapsalar gülersin.
Dördüncü çayın yarısında telefonu elimden bırakıp ayağa kalkmayı başardım ve Ercan’ı kuyuda kendi haline bırakıp çıktım. Üç gün falan çıkamaz o oradan.
Neymiş bu TikTok videoları...

DANS EDEN NİNE
Amatör sosyologluk olmasın ama gerçekten 7’den 77’ye bir ortam var. Babalar, nineler oynamak için bunu beklermiş meğer.
‘Guilty pleasure’ dedikleri bu işte...
“Yapısal reformlar, yapısal reformlar, neymiş bu yapısal reformlar” tonlamasıyla “TikTok videoları, TikTok videoları, neymiş bu TikTok videoları” diye mırıldanarak eve döndüm.
Hızımı da hırsımı da alamadığımdan evde de bir yandan çılgın gibi TikTok’a bakmaya devam ederken, bir yandan kendi kendime konuşmayı sürdürdüm. Şimdi eyvallah, aletin bir bağımlılık yapıcı yanı var. Ecnebinin ‘guilty pleasure’ dediği durum oluşuyor; insan bir yandan ne kadar boş bir işe vakit gömüyorum şu anda diye düşünürken, bir yandan da sürekli sıradaki videoya geçmeye devam ediyor.
Galiba esas komik bulunan şey, insanların görünmek için bu kadar çabalaması. Ben o kısımda da gülünecek bir durum bulamadım ama gülen gülüyor, çeken zaten gülüyor. E iyi işte, insanlar eğlenmiş. Görünme kısmında da sıkıntı yok, neticede Instagram’ından Twitter’ına orada da çaba aynı çaba değil mi? Fenomen yapınca okey, gariban yapınca hadi canım sen de demenin iler tutar yanı yok.
Bütün bunları biraz daha uzun haliyle kafamda çevirip kendimle ve TikTok’la hesaplaşmayı bitirdim. Sonrasında da “Çok bilen bir abiye benziyorsun sen, anlat bakayım bir daha şu elitlik meselesini” diyerek oturduğum yerde tekrar kurulduğum Ercan’la hesaplaşmak için gerisingeri sokağa fırladım.

False