GeriHürriyet Pazar ‘Çocuklarının ismini unutan, arabasını tanımayan, yaptığı işe odaklanamayan...’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Çocuklarının ismini unutan, arabasını tanımayan, yaptığı işe odaklanamayan...’

‘Çocuklarının ismini unutan, arabasını tanımayan, yaptığı işe odaklanamayan...’
Abone Olgoogle-news

COVID-19’un “Tedavi oldum, bitti” türünden bir hastalık olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Koronayı atlatıp testi negatife dönse de eski sağlığına kavuşamayan; hayatına nefes darlığı, baş ağrısı ve unutkanlık gibi sağlık sorunlarıyla devam edenler var. Uzmanların ‘Long COVID’ (Uzayan COVID) dediği bu durumu radyoloji uzmanı Prof. Dr. Güner Sönmez ve hastalarla konuştuk. Sönmez’e göre bu belirtileri gösterenler için rehabilitasyon merkezi kurulması şart.

Telefonun ucunda nefes nefese bir ses... İçimden “Ya hızla merdiven çıkıyor ya da koşuyor olmalı” diye geçirirken “Sizi daha sonra arayabilirim” demeye yelteniyorum ama o, anlatmak istiyor. Hikmet Esen, 43 yaşında. 10 Temmuz’da korona pozitif tanısı kondu; yaklaşık bir ay sonra iyileşen 31 milyon insandan biriydi ama hastalığı daha birkaç ay atlatamayacağından bihaberdi: “Eski sağlığıma dönemedim. Bazen nefes almakta zorlanıyorum. Bazı geceler ancak yüzüstü yattığımda rahat ediyorum. Akciğerlerimin çok iyi olmadığını hissediyorum, hararetli bir şekilde konuşmaya başlarsam öksürük tutuyor. Rahat değilim.”

‘Kendimden emindim, bu psikolojik değildi’

38 yaşındaki Seda Ç.’ye ise tanı 17 Mayıs’ta kondu. İki haftalık tedavinin sonunda hem test sonuçlarına hem de ciğerlerine bakıldığında hiçbir problem görünmüyordu. Ama onun da öksürük, ciğer ağrısı ve halsizliği aylarca devam edecekti... “Kalp krizi geçiriyorum” diyerek kendini hastanede bulduğu bile oldu. Kulak çınlaması ve aklını toparlayamaması da cabasıydı: “Göğsümde ağrı vardı. ‘Koronayla ilgili olmayabilir’ diyerek beni psikiyatriste yönlendirdiler. Gittim ama ilaç tedavisine başlamadım çünkü kendimden emindim, bu psikolojik bir şey değil. Kafamda da bir boşluk vardı. İşe başladım, ‘Ben neredeyim’ dedim. Tuhaftım. Kelimeler aklıma gelmiyordu. ‘Hayatımı böyle mi geçireceğim’ diye düşünüyor, kendimi çok kötü hissediyordum. Eylül itibariyle biraz daha iyi olmaya başladım.”

Enfeksiyonu atlatmış kişilerin bu yaşadıkları neyle açıklanabilir? Bu yakınmalar kalıcı olabilir mi? Radyoloji uzmanı Prof. Dr. Güner Sönmez’e sordum. Sönmez, korona geçiren hastaların bazılarından “Hastaneden çıktım, hangi araba benim bilemedim”, “Konuşurken kelimeler aklıma gelmiyor”, “Geçmeyen bir baş dönmem var” gibi şikâyetler duyduğunu ve bu örneklerin nadir olmadığını söylüyor.

‘Çocuklarının ismini unutan, arabasını tanımayan, yaptığı işe odaklanamayan...’
Prof. Dr. Güner Sönmez

COVID-19 geçirenler testleri negatife dönüp taburcu olduktan sonra eski sağlıklarına dönemeyebiliyor, şiddeti kişiden kişiye değişen bazı sağlık sorunları yaşayabiliyor. Buna da ‘Long COVID’ deniyor. Türkçesi, ‘Uzayan COVID’ veya ‘Uzun COVID’. Sönmez’e göre ülkemizde en sık görülen uzayan COVID şikâyetleri yorgunluk, baş ağrısı, solunum sıkıntısı ve hafıza bozuklukları: “Hastalar enfekte olmadan önceki faaliyetlerini yaparken çok çabuk yoruluyor ve genelde bitiremiyor. Geniş bir yelpazede şikâyetler söz konusu. Öksürük, nefes darlığı, kas ve eklem ağrıları, göğüste basınç hissi, baş ağrısı, çarpıntı, cilt döküntüleri... Bu şikâyetler alevlenip hafifliyor. Hasta bir gün kendini çok iyi hissederken başka bir gün aynı sıkıntılarla boğuşmaya yeniden başlıyor. Bu durum, hastada birtakım psikolojik rahatsızlıklara da yol açıyor. Son zamanlarda yapılan gözlem ve araştırmalar hastalığı çok hafif atlatanlarda ve hiç ilaç kullanmayanlarda da geçici hafıza kaybı, unutkanlık, koku-tat duyusu bozuklukları, konsantrasyon güçlüğü ve baş dönmesi yaşandığını gösteriyor. Bu durum, kişinin bilişsel fonksiyonlarını etkilediği için mesleğini yapmasını güçleştiriyor. Arabasını tanımayan, çocuklarının ismini unutan ve yaptığı işe bir türlü odaklanmayan kişilerden bahsediyoruz. Önemli bir nokta da iyileşenlerde aylar sonra ortaya çıkan kalp kası iltihabı... Bu patoloji, hastalıktan aylar sonra, son derece sağlıklı ve genç atletlerde de tespit edildi. Buna bağlı aritmi, çarpıntı ve kalp krizi gelişebilir.”

Uzayan COVID’in kalıcı olduğu düşünülmüyor

Kötü haber: Taburcu olduktan sonra üç haftada iyileşen de, 19’uncu haftaya kadar bu sorunları devam eden de olmuş. İyi haber: Bir organda belirli bir hasar oluşmadıysa uzayan COVID şikâyetlerinin şimdilik kalıcı olduğu düşünülmüyor. Sönmez, yakınmaları olan hastaların mutlaka hekim desteği alması gerektiğini söylüyor. Bir de Avrupa’daki gibi, korona atlatanların solunum ve yürüyüş egzersizleri, bilişsel ve psikolojik destek aldığı rehabilitasyon merkezleri kurulması gerektiğinin altını çiziyor. İstanbul Tıp Fakültesi’nde COVID-19 Hastaları İzlem Merkezi açılmıştı. Ama henüz bir rehabilitasyon merkezimiz yok. Sönmez’e göre bu merkezler, izleme merkezleri kadar önemli.

‘Çocuklarının ismini unutan, arabasını tanımayan, yaptığı işe odaklanamayan...’
Londra’daki King’s College’dan Dr. Claire Steves kadınlarda, fazla kilosu olanlarda ve astım hastalarında uzayan COVID riskinin daha fazla olduğunu söylüyor.

‘OTURUP KALKARKEN BİLE YORULUYORUM’

SEZGİN ÇİÇEK, 33: 18 Nisan’da korona pozitif oldum. Hastalığı ağır geçirdim, kusma ve ishalin yanında eklemlerde yanmalar vardı. Kanser hastasıyım ve kronik böbrek yetmezliğim var. Kusmalar, bulantılar devam ediyor. Hayat kalitem düşük. Her şeyi yapamıyorum.

SALİHA TEMİZ, 54: 2 Eylül’de testim pozitif çıktı. İyileştim ama iyi değilim. Başım dönüyor, dengemi kuramıyorum ve halsizim. Geçenlerde yataktan kalktığımda başım döndü, yere düştüm. Dün de tansiyonum 16.5’e 10.5 oldu ki bu yaşa kadar tansiyon şikâyetim olmamıştı. Hiçbir şeye dikkatimi veremiyorum. Bazen dilim dönmüyor. Unutuyorum. Doktora gittim, “Korona tetiklemiş olabilir” dediler. Beyin MR’ı çektireceğim.

YAREN ATAKAN, 23: Teşhis 4 Eylül’de kondu. İlk yedi gün tuhaf bir şey hissetmedim; sadece eklem ve baş ağrısı, tat-koku kaybı... Sonra ateşim çıktı, baş ağrım inanılmaz boyutlara ulaştı ve öksürük başladı. “Beni kesin yoğun bakıma yatıracaklar” diye düşündüm. Öksürüğüm devam ediyor ve öksürmekten kaburgam ağrıyor. Nefes darlığı yaşıyorum, 30 saniye öksürdükten sonra beynime oksijen gitmediği için başım dönüyor. Ateşim de eskisi kadar yüksek değil ama hâlâ var. Çalışıyor olsaydım kovulmuştum. Çünkü hastalığı atlatalı bir ayı geçti ve hâlâ çalışabilecek durumda değilim.

Evde oturup kalkarken, banyoya gidip dönerken bile yoruluyorum. Daha iki hafta önce arkadaşlarımla konuşamayacak durumdaydım, “Ne olur mesaj atın, dayanamıyorum” diyordum. 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle